• "Elektrik üretiminde güneşin payını arttırmalıyız"
  • "Namazdan uzaklaştık uzaklaşalı gün yüzü görmedik"
  • "İstanbul sözleşmesinde yer alan kavramlar insanın varoluşuna saldırıdır"
  • "Elektrik üretiminde güneşin payını arttırmalıyız"
  • "Namazdan uzaklaştık uzaklaşalı gün yüzü görmedik"
  • "İstanbul sözleşmesinde yer alan kavramlar insanın varoluşuna saldırıdır"

ERGANİ SANATÇILARI

ERGANİ SANATÇILARI
Erganili Sanatçılar kimlerdir.

Yaşar ÖZEL"Ses Kralı" unvanıyla da bilinen bas bariton sesli Türk sanat müziği solistidir.

1939 yılında Ergani’de dünyaya gelen Yaşar Özel, öğrenim yaşamına burada başladı. Bu dönemde müziğe olan ilgisini fark etti; fakat olanakların kısıtlı olması nedeniyle, eğitimini sürdürmek için Ankara’ya gitti. İlk özel müzik derslerini Ankara'da Fahri Topuz ve Vedia Tunççekiç’ten aldı.

1957’nin Ağustos ayında düzenlenen iki ayrı yarışmada üst üste finale kaldı ve "Ses Kralı" unvanıyla anılmaya başlandı. 1959 yılında stajyerlik sınavını başarıyla geçerek, Ankara Radyosu’na girdi. Okul niteliği olan ve pek çok ses sanatçısını yetiştiren Ankara Radyosu'nda 3 yıl görev yaptı. Bu dönemde içlerinde Saadet İkesus’un da yer aldığı ünlü hocalardan ders aldı.

İlk özel gazino programlarına Ankara’da başlayan Özel, 1970 yılında İstanbul Radyosu’na geçti. İstanbul’a gelişiyle birlikte albüm çalışmalarına başladı. 1980 yılında İstanbul Radyosu’ndan emekli oldu; ama müzikal çalışmalarına radyo ve televizyondaki solo konserleriyle devam etti.

Yaşar Özel, müziğin yanı sıra güzel sanatlar ve tiyatro eğitimi de aldı. Sanatın yanında sporla da ilgilendi veatletizmde Türkiye birincilikleri kazandı.

200'ü aşkın albümü bulunan Yaşar Özel’in 1970’li yıllarda Fransız bir müzik yapımcısıyla birlikte İstanbul’da kaydettiği uzunçalar Fransa’da yayımlandı. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya,Avustralya, İran, Pakistan, Afganistan, Irak gibi pek çok ülkede düzenlenen konser ve turnelere katıldı.

Evli ve biri kız, diğeri erkek olmak üzere iki çocuk babası olan Yaşar Özel, müzik yaşamını hâlen sürdürmektedir.

EMİN TURGAY

EMİN TURGAY (1945-2000)

Emin Turgay 1945 Ergani-Bagür doğumlu. Çocuk yaşta babasını kaybetti. Zor ve sıkıntılı günler içerisinde ancak İlkokulu bittirdi ise de bilahare Diyarbakırda Ortaöğrenimini tamamladı. 16-17 yaşlarında gündüzleri Karayollarında geçici işçi olarak çalışıyor, geceleri de pavyon, içkili lokanta ve çay bahçelerinde amatörce türküler söylüyordu. Bu esnada Diyarbakır Musiki Cemiyeti sesinin güzelliğini keşfederek, ona destek olur.

 Askerlik dönüşü Ankara ve Diyarbakır Radyolarında ses sanatçısı olarak çalışmaya başlar. 1967 yılında İstanbulda “Diyarbakır Benim Köşem” isimli  ilk plakı çıkar. İyi satış yapar. Ardından Yarı Türkçe yarı Kürtçe “Yabacın Değilem-Pısmamêteme”  plağı “Altın Plak” ödülü alır. 
           Tam 50 plak yapar. Altı adet Altın Plak ödülü alır.

       1971 yılında İstanbul’a yerleşen Emin Turgay kaset ve plaklardan sonra sahne ve film çalışmalarına da başlar. Başrolünü Canan Candanla paylaştığı “Dert Durağı” ilk filmidir. 
         1977 de TRT İstanbul Radyosunda Sözleşmeli Sanatçı olarak işe başlar. 200 eseri başka sanatçılar tarafından kaset ve plaklara okunur.

 Kanser hastalığına yakalanarak 01.07.2000 tarihinde İstanbulda vefat eder.


AZİZE GÜRSES

Azize Gürses 5 Şubat 1962'de Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde doğdu. 1976 yılında TRT Diyarbakır Bölge Müdürlüğü'nce yapılan THM ses yarışmasında birinci oldu. TRT'ye girdikten sonra televizyonda bazı programlar yaptı. TRT halk müziği repertuvarında derlemeleri bulunan sanatçı, pek çok kurumdan ödüller kazanmıştır. Gürses, halen Ankara Radyosu'nda ses sanatçısı olarak görevini sürdürmektedir.


KÜÇÜK EMRAH (EMRAH İPEK)

            Elyasa Erdoğan ve Ayten Erdoğan’ın tek çocuğu olan Emrah, 1971 yılında Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde doğdu. Babasını 1.5 yaşında kaybettikten sonra annesinin işi nedeniyle Elazığ’ın Maden ilçesinin Gülaman köyünde ilkokula başladı.

Okulda müziğe olan ilgisi ve özellikle sesinin güzelliği müzik öğretmeninin dikkatini çekti. Müzik öğretmeninin desteğiyle Emrah’a amatör bir demo kaset yapıldı. Emrah yaşantısına Diyarbakır‘da devam ettiği süreçte eniştesi ve yakın çevresinin teşviki ile 4 adet amatör kaset yapılarak videoları çekildi. Bu kaset ve videolar bölgede kısa zamanda arz talebi meydana getirdi ve “Küçük Emrah” isminin büyümeye başladığı ilk yıllar oldu.

Bu 4 amatör kasetin bölgede getirdiği ses İstanbul’dan duyuldu. Ve Emrah İstanbul’dan gelen ilk yapımcısı Mustafa Güneş’in profesyonel teklifi ile ününü Türkiye’ye duyurmaya hazırdı. İlk profesyonel albümü “Ağam Ağam” ile beklenen oldu. Diyarbakır’da yapılan 4 amatör kasetin yarattığı sansasyonun benzeri bu sefer Türkiye çapında yaşandı. Emrah sanat kariyerine “Küçük Emrah” ismini 1980’li yıllara damgasını vurarak başladı.

Emrah günümüze kadar gelen süreçte 22 stüdyo albümü, 18 sinema filmi, 3 tv programı, 4 tv filmi, 8 tv dizisi ile Türkiye’nin son 30 yılına damgasını vurdu. Sayısız yurtiçi yurtdışı konser, sayısız yurtiçi yurtdışı ödül peşi sıra geldi.

Emrah günümüze kadar olan kariyerinde birçok ilkede imza attı.

1994 yılında Türkiye’nin 50.000 bilet satışlı ilk stad konserini veren sanatçı olması,

2009 yılında 38 yaşında iken 26. sanat yılı nedeniyle Mgd tarafından “Yaşam Boyu Onur Meslek” ödülü alarak bu ödülü layık görülen en genç sanatçı olma özelliğini taşıyordu.

Emrah başarılı sanat kariyeri yanında örnek yaşantısı ile yanlı yansız herkesin gönlünde taht kurdu.

Sigara vb zararlı madde kullanmayan sanatçı sosyal sorumluluk projelerinde sanatçı duyarlılığı ile ön safta durarak kitlelere örnek olmaya devam etti. 

Sporu yaşam tarzı haline getirerek İstanbul’un en lüks rezidanslarından birinde spor salonu sahibi oldu. “Spor Aşktır” sloganı ile de sağlıklı yaşam adına örnek olmak için elinden gelen çabayı gösterdi.

Emrah Diyarbakır’ın Ergani ilçesinden çıkıp tüm dünyanın tanıdığı bir örnek sanatçı olmak yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.

 

 NEYZEN ERGÜN SÖNMEZ

 

  Ergün Sönmez, babasının iddiasına göre 1936, annesinin iddiasına göre 1938 yılında Diyarbakır-Ergani'de doğdu.

          İlkokulu, ortaokulu Ergani'de, liseyi Diyarbakır'da Ziya Gökalp Lisesi'nde tamamladı. Sonra, 1958 yılında İstanbul İktisat Fakültesi'ne girdi ve okurken 1960 yılında İstanbul Yüksek Gazetecilik Enstitüsü'nün sınavını kazanarak iki okulda birden okumaya başladı. 1962–1964 yıllarında Yedek Subay Öğretmen olarak askerliğini yaptı. 1964 yılında İstanbul Yüksek Gazetecilik Enstitüsü'nü bitirdi. 1965 yılında İktisat Fakültesi'ni bitirdi.

          1965 yılında Türkiye İş Bankası İstanbul Şişli Şubesi'nde bir yıl çalıştı. Sonra Almanya'ya giderek çeşitli işlerde çalıştı. 1971 yılında Alman Devlet'i tarafından Türk çocuklarına eğitim vermek üzere öğretmen olarak tayin edildi, ilk okuldan meslek okullarına kadar çeşitli okullarda 26 yıl öğretmenlik görevini severek sürdürdü.

          1971 yılında Almanya'da mastır yapmak için dil eğitimine başladı. İki yıl dil eğitimi aldıktan sonra 1973 yılında mastıra başladı ve 1975 yılında mastırını bitirdi. 1979 yılında ise doktorasını verdi.

           Almanya'da bulunduğu sürede çeşitli sendika dernek ve partilerde görev aldı.

            Türkiye ve Avrupa BirliğiTürkiye Atatürk'ten Bu Güne Kadar isimli kitapları Almanca yayımladı.

          Dr. Mustafa Demir'le birlikte 40 Yıllık Türkiyeli İşçilerin Tarihi40 Yıllık Türkiye'li Öğrencilerin Eğitim ve Öğrenim Sefaleti isimli kitapları Almanca yayımladılar.

          Halen Berlin'de kitap yazma çalışmalarını sürdüren Ergün Sönmez evli ve Devrim isimli bir kız evlat babasıdır.

 

Ergün Sönmez'in müzik yaşamına gelince...

Anlatıldığına göre, eskiden kurban bayramlarında, yöre sakinleri Ergani'de Zülküf Dağına çıkarak kurban kesip eğlenirlermiş. Ergün Sönmez, 1947 yılında Kurban Bayramı'nda Zülküf Dağı'na çıkarak yapılan bir eğlenceye katılır. Eğlencede arabana ismi verilen 7 ayrı büyüklükte vurmalı çalgılar eşliğinde kavalla halay müziği çalınıyormuş. Hayatında ilk kez kadınlarla erkeklerin kol kola girerek halay çektiklerini görür. Bu durumdan çok etkilenir, kadınla erkeği kol kola bir araya getiren büyünün müzik olduğunu düşünerek, babasına uzun süren yalvarmalar sonucunda bir kaval aldırır. Ergani'nin ünlü kavalcısı Baygür'lü Hafız Zülfo'dan, babasından çaldığı buğdayları vererek, 5-6 yıl kaval dersleri alır. Ayrıca akrabası olan Kavalcı Hanifi Subaş'ından da 4-5 yıl istifade eder.

Çok sonraları, 1990 yılında Berlin'de Neyzen Dündar Atalay ile tanışır, dinlediği ney onu çok etkiler ve geçen zamanda ney üflemediği için üzülür. Başlar Neyzen Dündar Altay'dan  nota ve solfej dersleri almaya.

1996 yılında Almanya'dan özel olarak İzmir'e gelip Ney Yapımcısı Mehmet Yücel'den bir Mansur bir de Kız ney alarak neyzen olabilmek için ilk adımını atar, ney üfleme çalışmalarına başlar. Şu anda Almanya, İsviçre Türkiye üçgeninde ney çalışmalarına devam etmektedir.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 1966 Ergani Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05322056493