<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ergani Haber - Son Dakika Ergani Haberleri</title>
    <link>https://www.erganigazetesi.com.tr</link>
    <description>Ergani haberleri ile ilgili son dakika gelişmeleri, en sıcak haberler ve geçmişten bugüne tüm detayları Ergani Haber Gazetesi sayfasından takip edebilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 25 Jun 2026 10:31:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan:  Bölgemizde huzur olacaksa israilin fitnelerine rağmen olacak]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bolgemizde-huzur-olacaksa-israilin-fitnelerine-ragmen-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bolgemizde-huzur-olacaksa-israilin-fitnelerine-ragmen-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Bölgemizde barış eğer gelecekse israile rağmen gelecek. Bölgemizde huzur olacaksa israilin fitnelerine rağmen olacak. Katliam şebekesi ne yaparsa yapsın bölgemizde sulhu sükûnun, adaletin, istikrarın, refahın egemen olmasını, Allah'ın izniyle, engelleyemeyecek.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı'na katılarak bir konuşma yaptı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Bir partinin iç meselesinin, TBMM çatısının ve demokrasinin meselesi hâline getirilmeye çalışıldığında buna kayıtsız kalamayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: 'Ana muhalefet partisi içindeki tartışmalar son günlerde aynen buna evrilmiş. Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığına gölge düşürülmekte, siyaset kurumu yıpratılmaktadır. Lafa gelince 'Cumhuriyet'i biz kurduk', Atatürk'ün partisi olmakla övünen bir siyasi oluşumun böyle bir noktaya savrulması kaygı vericidir. Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini de paralize ediyor. Çok başlılık, muhalefetle birlikte demokratik siyasete de zarar veriyor. Açık söyleyeyim, biz, bu durumun sürdürebilir olmadığına inanıyoruz. Bizim duruşumuz ilk günden beri bellidir, iktidarı denetleme görevini layıkıyla ifa eden güçlü bir muhalefet, güçlü bir demokrasinin mütemmim cüzüdür.'</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: 'En son İran krizinde, Türkiye'nin ve Türk dış politikasının ulaştığı yüksek kapasiteyi tekrar görme imkânı elde ettik. Aklıselimi, sağduyuyu, hakkaniyeti merkeze alan siyasetimizle ülkemizi bu ateş çemberinden uzakta tuttuk. Türlü kışkırtmalara rağmen tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına izin vermedik. israilin bölgemizde yeni fitne kazanları kaynatmayı amaçlayan oyunlarına eyvallah etmedik. Şu bir gerçek ki, İran krizi sürecinde yaşananlar Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu herkese göstermiştir. Yine bu süreç, Türkiye'nin tecrübeli, güvenilir ve ehil kadrolar tarafından yönetildiğini bir kez daha teyit etmiştir. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin, kriz yönetiminde ülkemize sağladığı asimetrik avantajlar berraklaşmıştır.'</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>'İran krizinin kalıcı çözümüne yönelik çabalara her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz'</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki en riskli çatışmalardan birinin, partisinin ve ittifaklarının basiretli siyaseti sayesinde başarıyla idare edildiğini vurgulayarak bu zor süreçte başta dışişleri ve güvenlik bürokrasisi olmak üzere tüm kurumların büyük bir gayret ve emek ortaya koyduklarını dile getirdi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Kimi zaman arka kapı diplomasisiyle, kimi zaman doğrudan tavır alarak, kimi zaman anlaşmazlıklar büyümeden müdahale ederek çok dikkatli bir şekilde müzakere sürecine katkı sunduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: 'Şimdi daha hassas yürütülmesi gereken bir sürecin içindeyiz. israilin en küçük bir barış ihtimaline bile tahammül edemediğini biliyoruz. Son 10 gündür yaptıkları açıklamalara bakıldığında, aslında karşımızda bir devlet aklından ziyade, çıldırmış bir grup radikalin olduğu görülecektir. Durum öyle vahim ki, herkes birbirini daha az insan öldürmekle, daha az kan dökmekle suçluyor. İktidarı ve muhalefetiyle herkes soykırımcılıkta sürekli el yükseltiyor. Gözü dönmüşlükle birbiriyle yarışan azgın bir güruh, bölgemizde silahların susmasını asla istemiyor. Ulusal güvenliğini, komşuları dâhil kendisi dışındaki herkesin istikrarsızlık içinde olmasında gören, terörü ve işgali bir devlet politikası hâline getiren bu katliam şebekesi, tüm tarafların büyük emeğiyle varılan mutabakatı dinamitlemek için son 10 gündür elinden geleni yapmaktadır. Amaçlarına ulaşana kadar her türlü şirretliği yapmaya devam edeceklerdir.'</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>'Bölgemizde barış eğer gelecekse israile rağmen gelecek'</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bölgemizde barış eğer gelecekse israile rağmen gelecek. Bölgemizde huzur olacaksa israilin fitnelerine rağmen olacak. Katliam şebekesi ne yaparsa yapsın bölgemizde sulhu sükûnun, adaletin, istikrarın, refahın egemen olmasını, Allah'ın izniyle, engelleyemeyecek. Türkiye olarak iğne ucu kadar bile olsa, barış şansının değerlendirilmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız. Önümüzdeki dönemde İran krizinin kalıcı çözümüne yönelik çabalara her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz.'</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>'Terör çıkmaz yoldur ve miadını doldurmuştur'</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı ortakları MHP ile birlikte başlattıkları, akabinde devlet politikasına dönüştürerek bugünlere getirdikleri Terörsüz Türkiye sürecinde önemli merhaleler katettiklerini belirtti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>23 Ekim 2024 tarihinde yaşanan TUSAŞ saldırısı başta olmak üzere, süreç boyunca karşılaşılan sabotajlara rağmen sabır ve sağduyuyla çalışmaları yönettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinde geride bırakılan zamanda ciddi direnç testlerinden başarıyla geçtiklerini vurguladı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Sürecin önündeki en önemli engellerden biri olan Suriye'nin kuzeyindeki sorun, Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara'nın kuşatıcı yaklaşımıyla büyük ölçüde çözüme kavuştu. Entegrasyon süreci çeşitli güçlerle karşılaşmasına rağmen, hamdolsun, başarıyla hayata geçiriliyor. Biz de süreci yakından takip ediyor, gerekli katkıyı sunuyoruz. 13,5 yıllık iç savaşın ardından Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerine yeniden sahip çıkmalarını memnuniyetle karşılıyoruz. Bunun korunarak devam ettirilmesi samimi temennimizdir. İran krizi, sürecin, sadece ülkemiz ve bölgemiz için değil, Kürt kardeşlerimiz için de hayati önemde olduğunu tescil etmiştir. Sürecin sağladığı müspet atmosfer ve diyalog kanalları sayesinde, Kürt kardeşlerimizin de zarar göreceği daha büyük fitnelerin önüne geçilmiştir. Burada sadece şunu söylemekle iktifa ediyorum: Türkler, Kürtler, Araplar, Farslar olarak ne kadar kanlı, ne kadar sinsi bir oyunu bozduğumuz ilerde daha net görülecektir. Bölgemizin nasıl bir uçurumun kıyısından döndüğü daha iyi anlaşılacak. Şunu bir defa artık herkes kabul etmeli: Terör çıkmaz yoldur ve miadını doldurmuştur.'</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>'Terör defteri tamamen kapanınca, 86 milyonun tamamı yaklaşık yarım asır sonra derin bir nefes alacak'</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörün her türlü gelişmenin, ekonomik kalkınmanın, refahın, siyasi ve demokratik atılımın önündeki en büyük engel olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: 'Terörün gölgesi çekildikçe, turizmden istihdama, güvenlikten tarıma her alanda nasıl bir bahar havasının estiğini hep birlikte görüyoruz ve göreceğiz. Diyarbakır'ın sokakları, kahvehaneleri bugün cıvıl cıvıl. Hakkâri'nin dağlarında ülkemizin dört bir yanından turistler geziyor. Dicle'nin kenarında serinlemek için herkes sıraya giriyor. Kars'tan Van'a, Batman'dan Ağrı'ya, Mardin'den Şırnak'a her tarafta esnafımızın yüzü gülüyor, bölgeye gelen yeni yatırımlarla özellikle gençlerimizin umudu güçleniyor. İnşallah çok daha iyi olacak. Terör defteri tamamen kapanınca, 86 milyonun tamamı yaklaşık yarım asır sonra derin bir nefes alacak. Terörle mücadele için ayrılan kaynaklar yatırıma harcandıkça, milletimizin her bir ferdinin refahı artacak. Türkiye, artık yeni bir kulvarda ilerlemeye başlayacak.'</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Milletin artık bu sorundan kalıcı biçimde kurtulma isteğinin ortada olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak milletin bu beklentisini karşılamak istediklerini dile getirdi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Gönül ister ki, 50 yıllık bu sorunu süratle çözelim ve geride bırakalım. Maalesef bölgemizin içinden geçtiği dinamik jeopolitik, hem aynı anda pek çok krize vaziyet etmemizi hem de çok hassas olmamızı elzem kılıyor. Gelinen noktada, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra, fazla da uzatmadan, söz konusu düzenlemeyi sorunların çözüm adresi olan Meclisin takdirine sunacağız.'</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: 'Devletimizin niteliklerinden, milletimizin değerlerinden taviz vermeden bu meseleyi çözecek kapasiteye ziyadesiyle sahip olduğumuza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak Meclisimizin de desteğiyle inşallah bu hayırlı süreci tamama erdirecek, tarihe, gururla anacağımız bir kayıt düşeceğiz. Tekrar bir 'Yenikapı Ruhu' aranıyorsa, bunun vücut bulması gereken zemin, Terörsüz Türkiye sürecidir. Siyaset kurumu, tıpkı Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarında olduğu gibi farklılıklarını bir yana koymalı, sürece destek olmalı, bu meselenin milletin gündeminden çıkması için yük almalıdır. Biz, İttifak ve iktidar olarak, iradeyse irade, kararlılıksa kararlılık, uzlaşıysa uzlaşı, cesaretse cesaret, üzerimize düşenleri fazlasıyla yaptık, yapıyoruz, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.'<b> (İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bolgemizde-huzur-olacaksa-israilin-fitnelerine-ragmen-olacak</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 17:43:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/cumhurbaskani-erdogan-bolgemizde-huzur-olacaksa-israilin-fitnelerine-ragmen-olacak.jpg" type="image/jpeg" length="75754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akgül: Aşure Günü ibret, maneviyat ve muhasebe günüdür]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/akgul-asure-gunu-ibret-maneviyat-ve-muhasebe-gunudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/akgul-asure-gunu-ibret-maneviyat-ve-muhasebe-gunudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Peygamber Sevdalıları Derneği Başkanı Mehmet Arap Akgül, Aşure Günü'nün hem manevi hem de tarihsel yönleri bulunduğunu belirterek, Müslümanların bu günü ibadet, muhasebe ve ümmet olma bilinciyle değerlendirmesi gerektiğini söyledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Peygamber Sevdalıları Derneği Başkanı Mehmet Arap Akgül, Aşure Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Aşure'nin İslam tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.</p> <p>Aşure Günü'nün manevi yönüne dikkat çeken Akgül, Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Medine'ye hicret ettiğinde Yahudilerin Aşure Günü oruç tuttuklarını gördüğünü hatırlatarak 'Yahudiler, Hazreti Musa Aleyhisselam'ın Firavun'un zulmünden kurtuluşu vesilesiyle o gün oruç tuttuklarını ifade etmişlerdi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz 'Biz Musa'ya sizden daha yakınız.' buyurarak Aşure Günü oruç tutmuştur.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Akgül, Aşure orucunun sünnet oruçlardan biri olduğuna işaret ederek 'Peygamber Efendimiz, Yahudi ve Hristiyanlara benzememek adına Muharrem ayının yalnızca onuncu gününü değil, dokuzuncu veya on birinci gününü de ekleyerek oruç tutulmasını tavsiye etmiştir. Bu yönüyle Aşure günü oruç tutmak, nafile ibadetlerle meşgul olmak, dua ve niyazda bulunmak müstahap amellerdendir.' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Kerbela hadisesi Müslümanlara büyük dersler vermektedir'</strong></p> <p>Aşure Günü'nün tarihsel yönüne de değinen Akgül, Kerbela hadisesinin Müslümanlar açısından ibretlerle dolu olduğunu belirtti.</p> <p>Akgül '10 Muharrem aynı zamanda Kerbela faciasının yaşandığı tarihtir. Hazreti Hüseyin radiyallahu anh, Peygamber Efendimizin nadide torunu olmasına rağmen makam ve mevki hırsına kapılan insanlar tarafından büyük bir zulme maruz bırakılmıştır. Bu olay, makam ve mevki hırsının insanı nasıl felakete sürükleyebileceğini göstermektedir.' diye konuştu.</p> <p>Müslümanların makam ve mevkiyi bir sorumluluk ve vebal olarak görmesi gerektiğini vurgulayan Akgül 'Tarih sayfalarında Hazreti Hüseyin ve beraberindekilere yapılan zulmü görüyoruz. Bu nedenle Müslümanlar, makam ve dünya hırsına kapılmamalı, adalet ve hakkaniyet bilinciyle hareket etmelidir.' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Bugün siyonistler zulümle anılıyor'</strong></p> <p>Konuşmasında Gazze'de yaşanan saldırılara da değinen Akgül, geçmişte zulümden kurtarılan İsrailoğullarının bugün siyonizm eliyle zulmün sembolü hâline geldiğini söyledi.</p> <p>Akgül 'Hazreti Musa Aleyhisselam vasıtasıyla Firavun'un zulmünden kurtarılan bir topluluğun devamı olan siyonistler, bugün kadın, çocuk, yaşlı demeden katliam ve soykırımlar gerçekleştirmektedir. Yeryüzünde artık zulüm ve barbarlıkla anılmaktadırlar. Bunun temelinde ise makam, güç ve madde hırsı bulunmaktadır.' dedi.</p> <p>Aşure Günü'nün ümmetin birlik ve beraberliğine vesile olması temennisinde bulunan Akgül, 'Rabbimizden niyazımız; Aşure Günü'nü ümmetin kurtuluşuna, birlik ve beraberliğine vesile kılmasıdır.' ifadeleriyle açıklamasını tamamladı. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/akgul-asure-gunu-ibret-maneviyat-ve-muhasebe-gunudur</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 12:36:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/akgul-asure-gunu-ibret-maneviyat-ve-muhasebe-gunudur.jpg" type="image/jpeg" length="81109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Canözer: Piknik alanlarında küçük ihmaller büyük felaketlere dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/canozer-piknik-alanlarinda-kucuk-ihmaller-buyuk-felaketlere-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/canozer-piknik-alanlarinda-kucuk-ihmaller-buyuk-felaketlere-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ve Afet Yönetimi Daire Başkanı Alpay Canözer, yaz mevsiminde artan yangın riskine dikkat çekerek, piknik alanlarında alınacak basit tedbirlerin olası felaketlerin önüne geçebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ve Afet Yönetimi Daire Başkanı Alpay Canözer, piknik alanlarında yapılan ihmallerin hem çevre kirliliğine hem de orman ve örtü yangınlarına neden olabildiğini belirterek vatandaşları daha duyarlı olmaya çağırdı.</p> <p><strong>'Kontrolsüz ateş kullanımı yangın tehlikesini artırıyor'</strong></p> <p>Yazılı açıklamada bulunan Canözer, piknik alanlarında en fazla karşılaşılan sorunların başında ateşin bilinçsiz şekilde kullanılması ve çevre temizliğine yeterince dikkat edilmemesi geldiğini belirterek şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Piknik alanlarında en sık karşılaşılan hataların başında kontrolsüz ateş yakılması gelmektedir. Mangalın kuru otların üzerine kurulması, ateşin başıboş bırakılması ve kömürlerin tamamen söndürülmeden terk edilmesi ciddi risk oluşturmaktadır. Bunun yanında çöplerin doğaya bırakılması, cam şişelerin gelişigüzel atılması ve sigara izmaritlerinin çevreye atılması da önemli sorunlardandır. Bazı vatandaşlar piknik alanı dışındaki bölgelerde ateş yakarak riski daha da artırmaktadır. Bu davranışlar hem çevre kirliliğine hem de büyük yangınların çıkmasına neden olabilmektedir.'</p> <p><strong>'Küçük ihmaller büyük felaketlere dönüşebiliyor'</strong></p> <p>Yangınların çoğu zaman büyük hatalardan değil, göz ardı edilen küçük ihmallerden kaynaklandığını ifade eden Canözer, 'Yangın riski genellikle küçük ihmaller sonucu ortaya çıkmaktadır. Söndürülmediği düşünülen ancak içinde hâlâ kor bulunan mangal kömürleri rüzgârın etkisiyle yeniden alevlenebilir. Sigara izmaritleri kuru otlarla temas ettiğinde yangın başlatabilir. Cam şişeler güneş ışınlarını odaklayarak kuru bitki örtüsünü tutuşturabilir. Özellikle sıcaklığın yüksek, nem oranının düşük ve rüzgârın kuvvetli olduğu günlerde risk daha da artmaktadır. Bu nedenle piknik alanlarında ateş kullanımı konusunda çok dikkatli olunmalı ve tüm güvenlik kurallarına uyulmalıdır.' dedi.</p> <p><strong>'Denetimlerin etkinliği vatandaş desteğiyle artar'</strong></p> <p>İlgili kurumların sahada denetim faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Canözer, kurallara uyulmasının yalnızca denetimlerle sağlanamayacağını vurgulayarak, 'Piknik alanlarında belediyeler, orman teşkilatları ve diğer ilgili kurumlar tarafından çeşitli denetimler yapılmaktadır. Ancak özellikle hafta sonları ve tatil dönemlerinde yoğun ziyaretçi sayısı nedeniyle tüm alanların sürekli kontrol edilmesi zorlaşmaktadır. Bu nedenle denetimlerin artırılması kadar vatandaşların kurallara gönüllü olarak uyması da önemlidir. Güvenlik görevlilerinin sayısının artırılması, kamera sistemlerinin yaygınlaştırılması ve riskli bölgelerde daha sık kontrol yapılması denetimlerin etkinliğini artırabilir.' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Vatandaşların çevreye karşı sorumluluğu bulunuyor'</strong></p> <p>Doğal alanların korunmasında her bireyin önemli görevleri bulunduğunu kaydeden Canözer, alınabilecek basit önlemlerin büyük zararların önüne geçebileceğini belirterek, 'Vatandaşlar çevreyi koruma konusunda önemli sorumluluklara sahiptir. Ateş sadece izin verilen alanlarda yakılmalı, mangal sonrası kömür ve küller tamamen söndürülmelidir. Çöpler mutlaka çöp kutularına atılmalı veya geri dönüşüm noktalarına bırakılmalıdır. Sigara izmaritleri kesinlikle doğaya atılmamalı, cam ve plastik atıklar çevrede bırakılmamalıdır. Ayrıca herhangi bir duman veya yangın belirtisi görüldüğünde vakit kaybetmeden yetkililere haber verilmelidir. Her bireyin sorumluluklarını yerine getirmesi hem doğal alanların korunmasına hem de yangınların önlenmesine katkı sağlar.' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Güvenli piknik kültürü eğitimle yaygınlaşmalı'</strong></p> <p>Toplumda kalıcı bir çevre ve yangın bilinci oluşturulmasının önemine değinen Canözer, bu konuda eğitim ve farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini belirterek şöyle devam etti:</p> <p>'Güvenli piknik kültürünün oluşturulması uzun vadeli bir bilinçlendirme sürecini gerektirir. İnsanlara sadece kuralların öğretilmesi değil, bu kuralların neden önemli olduğunun da anlatılması gerekir. Okullarda çevre bilinci eğitimleri verilmeli, piknik alanlarında bilgilendirici tabelalar bulunmalı ve medya aracılığıyla farkındalık çalışmaları yapılmalıdır. Ailelerin çocuklarına doğaya saygılı davranmayı öğretmesi de bu kültürün gelişmesinde önemli rol oynar. Güvenli piknik kültürü, bireylerin çevreyi kendi yaşam alanları gibi görmeleri ve koruma sorumluluğunu üstlenmeleriyle mümkündür. Böylece hem doğal güzellikler korunur hem de yangın riski en aza indirilebilir.'</p> <p>Canözer, özellikle yaz aylarında vatandaşların daha dikkatli hareket etmesinin doğal alanların korunmasına ve yangınların önlenmesine önemli katkı sağlayacağını sözlerine ekledi. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/canozer-piknik-alanlarinda-kucuk-ihmaller-buyuk-felaketlere-donusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 10:16:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/canozer-piknik-alanlarinda-kucuk-ihmaller-buyuk-felaketlere-donusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="23509"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Canözer: Orman yangınlarına karşı en güçlü mücadele bilinçli toplumla mümkündür]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/canozer-orman-yanginlarina-karsi-en-guclu-mucadele-bilincli-toplumla-mumkundur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/canozer-orman-yanginlarina-karsi-en-guclu-mucadele-bilincli-toplumla-mumkundur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir İtfaiye ve Afet Yönetimi Daire Başkanı Alpay Canözer, yaz aylarında artan orman yangını riskine dikkat çekerek, yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Büyükşehir İtfaiye ve Afet Yönetimi Daire Başkanı Alpay Canözer, Türkiye'de ve bölgede yaz aylarında artış gösteren orman yangınlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p> <p>Canözer, yangınların büyük çoğunluğunun insan kaynaklı nedenlerden meydana geldiğini ifade ederek, vatandaşları daha dikkatli ve duyarlı olmaya çağırdı.</p> <p><strong>'Orman yangınlarının başlıca nedenleri insan kaynaklı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Canözer, orman yangınlarının doğal ve beşeri nedenlerle meydana gelebildiğini belirterek, 'Orman yangınları genel olarak doğal ve insan kaynaklı nedenlerle meydana gelir. Doğal nedenler arasında yıldırım düşmesi önemli bir yer tutsa da Türkiye'de çıkan yangınların büyük çoğunluğu insan faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır. Söndürülmeden bırakılan mangal ve kamp ateşleri, sigara izmaritleri, çöplerin doğaya bırakılması, anız yakılması, tarım alanlarından sıçrayan ateşler, enerji nakil hatlarındaki arızalar ve kasıtlı çıkarılan yangınlar en önemli nedenler arasındadır. Son yıllarda artan sıcaklıklar, kuraklık ve kuvvetli rüzgârlar da yangınların daha hızlı yayılmasına ve kontrol altına alınmasının zorlaşmasına neden olmaktadır. Özellikle yaz aylarında kuruyan otlar ve bitki örtüsü, küçük bir kıvılcımın bile büyük bir felakete dönüşmesine yol açabilmektedir.' dedi.</p> <p><strong>Dikkatsizlik büyük felaketlere yol açabiliyor</strong></p> <p>Yangınların çıkışında insan faktörünün belirleyici olduğuna dikkat çeken Canözer, 'İnsan faktörü orman yangınlarında belirleyici bir role sahiptir. Uzmanların değerlendirmelerine göre Türkiye'de meydana gelen orman yangınlarının büyük bölümü doğrudan veya dolaylı olarak insan kaynaklıdır. Dikkatsizlik, ihmalkarlık, bilinç eksikliği ve kurallara uyulmaması yangınların en önemli sebeplerindendir. Örneğin bir kişinin söndürmeden bıraktığı mangal ateşi, araçtan atılan sigara izmariti veya orman kenarlarındaki tarlalarda, orman yakınındaki bahçe ya da bağ evi gibi yerlerde temizlik amacıyla yakılan atıklar büyük yangınlara dönüşebilmektedir. İnsan etkisi sadece yangının çıkışında değil, yangının büyümesinde de önemlidir. Yangın riskine rağmen kurallara uyulmaması, erken ihbar yapılmaması ve yasaklı alanlara girişler yangınların kontrolünü zorlaştırmaktadır. Bu nedenle yangınlarla mücadelede teknik ekipman kadar insan davranışlarının düzeltilmesi de büyük önem taşımaktadır.' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Ekiplerimiz 7/24 saat görev başında'</strong></p> <p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak ormanların korunması için yoğun çalışma yürüttüklerini belirten Canözer, 'Türkiye'de orman yangınlarına karşı son yıllarda önemli yatırımlar yapılmıştır. Yangın söndürme uçakları ve helikopterlerinin sayısı artırılmış, insansız hava araçlarıyla erken tespit sistemleri geliştirilmiş ve orman gözetleme faaliyetleri güçlendirilmiştir. Ayrıca riskli dönemlerde ormanlara giriş yasakları uygulanmaktadır. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ve Afet Yönetimi Dairesi Başkanlığı olarak, akciğerlerimiz olan ormanlarımızı korumak için 7/24 saat görev başındayız. Ekiplerimiz, olası yangın risklerine karşı ormanlık alanlarımızda aralıksız nöbet tutmakta ve devriye faaliyetlerini sürdürmektedir. Ancak iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle sıcaklıkların yükselmesi ve kuraklığın artması, mevcut önlemlerin sürekli geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Uzmanlara göre sadece yangına müdahale kapasitesinin artırılması yeterli değildir. Yangın çıkmasını önlemeye yönelik eğitim, bilinçlendirme ve denetim faaliyetlerinin de güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle alınan önlemler önemli olmakla birlikte, risklerin büyüklüğü karşısında sürekli güncellenmeye ihtiyaç duyulmaktadır.' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Yangın çıkaranlara ağır yaptırımlar uygulanıyor'</strong></p> <p>Orman yangınlarına neden olan kişiler hakkında ciddi hukuki yaptırımlar bulunduğunu hatırlatan Canözer, 'Orman yangınlarına sebep olan kişiler hakkında Türk hukuk sisteminde ciddi yaptırımlar bulunmaktadır. Özellikle kasten çıkarılan yangınlarda ağır hapis cezaları uygulanabilmektedir. İhmal sonucu meydana gelen yangınlarda da sorumlular hakkında adli ve idari işlemler yapılmaktadır. Ancak birçok uzman, cezaların tek başına yeterli olmadığını ifade etmektedir. Çünkü yangınların önemli bir kısmı kasıttan çok dikkatsizlik ve bilinçsiz davranışlardan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle cezaların yanında toplumun bilinçlendirilmesi, denetimlerin artırılması ve yangın riskleri konusunda sürekli eğitim verilmesi daha etkili sonuçlar doğurabilir. Cezaların hızlı uygulanması ve kamuoyuna duyurulması da caydırıcılığı artıran unsurlar arasında yer almaktadır.' dedi.</p> <p><strong>Toplumsal farkındalık en güçlü savunma mekanizmasıdır</strong></p> <p>Toplumun bilinçlendirilmesinin yangınların önlenmesinde kritik rol oynadığını ifade eden Canözer, 'Toplumsal bilinç, orman yangınlarının önlenmesinde en etkili araçlardan biridir. İlkokuldan başlayarak çevre ve yangın güvenliği eğitimlerinin verilmesi, çocukların erken yaşta bilinçlenmesini sağlar. Televizyon, radyo, sosyal medya ve kamu spotları aracılığıyla vatandaşlara sürekli bilgilendirme yapılabilir. Özellikle yaz aylarında yangın riskinin arttığı dönemlerde farkındalık kampanyaları düzenlenmelidir. Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve eğitim kurumları iş birliği içinde çalışarak toplumun her kesimine ulaşmalıdır. Ayrıca vatandaşların yangın gördüklerinde nasıl davranacakları ve hangi kurumları arayacakları konusunda bilgi sahibi olmaları da önemlidir. Bilinçli bir toplum, yangınların çıkmasını önlemede en güçlü savunma mekanizmasıdır. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ekiplerimiz, yangının hızla yayılmasına neden olabilecek orman kenarlarındaki kuru otları iş makineleriyle temizleyerek güvenli şeritler oluşturmaktadır.' diye konuştu. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/canozer-orman-yanginlarina-karsi-en-guclu-mucadele-bilincli-toplumla-mumkundur</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:01:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/canozer-orman-yanginlarina-karsi-en-guclu-mucadele-bilincli-toplumla-mumkundur.jpg" type="image/jpeg" length="69877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Katarlı mevkidaşı Al Sani ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/bakan-fidan-katarli-mevkidasi-al-sani-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/bakan-fidan-katarli-mevkidasi-al-sani-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Diplomatik Kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani arasında telefon görüşmesi yapıldı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Görüşmede, ABD ile İran arasında İsviçre'de gerçekleştirilen barış müzakereleri ele alındı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Tarafların, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu belirtildi.<b> (İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/bakan-fidan-katarli-mevkidasi-al-sani-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 21:05:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/bakan-fidan-katarli-mevkidasi-al-sani-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="16360"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Diyetisyen Korkmaz: Kahvaltı fiziksel ve zihinsel performansın temel destekçisidir]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/uzman-diyetisyen-korkmaz-kahvalti-fiziksel-ve-zihinsel-performansin-temel-destekcisidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/uzman-diyetisyen-korkmaz-kahvalti-fiziksel-ve-zihinsel-performansin-temel-destekcisidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Ayşe Şura Korkmaz, kahvaltının yalnızca açlığı gidermekten ibaret olmadığını belirterek, dengeli bir sabah öğününün fiziksel ve zihinsel performansı desteklediğini, düzenli kahvaltı alışkanlığının ise sağlıklı yaşamın önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İLKHA muhabirine yazılı açıklamada bulunan Korkmaz, günün ilk öğünü olan kahvaltının, gece boyunca süren açlığın ardından vücudun ihtiyaç duyduğu enerji ve besin ögelerinin karşılanmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.</p> <p><strong>'Kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesine yardımcı olur'</strong></p> <p>Kahvaltının, büyüme çağındaki çocuklardan yoğun iş temposuna sahip yetişkinlere kadar her yaş grubunda fiziksel ve zihinsel performansı destekleyen temel öğünlerden biri olduğunu belirten Korkmaz 'Uyku süresince vücut enerji depolarını kullanmaya devam eder. Sabah yapılan dengeli bir kahvaltı, kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesine yardımcı olur, metabolik faaliyetlerin sağlıklı şekilde devam etmesini destekler ve güne daha enerjik başlanmasını sağlar. Ayrıca günlük protein, vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanmasına da katkıda bulunur.' dedi.</p> <p>Korkmaz, kahvaltının düzenli olarak atlanmasının gün içerisinde aşırı açlık hissine, düzensiz beslenmeye ve kontrolsüz atıştırmalıklara yönelmeye neden olabileceğini belirterek, bunun yanı sıra bazı kişilerde dikkat dağınıklığı, yorgunluk hissi ve enerji düşüklüğünün görülebileceğini söyledi. Uzun vadede ise bu durumun sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesini zorlaştırabileceğini ifade etti.</p> <p><strong>'Yeterli ve dengeli bir kahvaltı'</strong></p> <p>Çocukluk döneminin büyüme ve gelişmenin en hızlı yaşandığı süreçlerden biri olduğuna dikkat çeken Korkmaz 'Yapılan çalışmalar, düzenli kahvaltı yapan çocukların dikkat, öğrenme ve akademik performans açısından daha avantajlı olabildiğini göstermektedir. Ayrıca yeterli ve dengeli bir kahvaltı, çocukların günlük enerji ihtiyaçlarının karşılanmasına ve sağlıklı büyüme süreçlerinin desteklenmesine katkı sağlar. Kaliteli protein kaynakları olan yumurta, peynir ve yoğurt; tam tahıllı ürünler, mevsim sebzeleri, sağlıklı yağ kaynakları ve yeterli sıvı tüketimi kahvaltının temel bileşenleri arasında yer almalıdır. Şeker içeriği yüksek ve besin değeri düşük ürünlerin ise mümkün olduğunca sınırlandırılması önerilir.' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Zihinsel performansın desteklenmesine yardımcı olabilir'</strong></p> <p>Kahvaltının enerji ve konsantrasyon üzerindeki etkilerine de değinen Korkmaz 'Beyin, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını glikozdan karşılar. Dengeli bir kahvaltı, günün ilk saatlerinde zihinsel performansın desteklenmesine yardımcı olabilir. Düzenli kahvaltı alışkanlığı olan bireylerde dikkat, odaklanma ve üretkenlik düzeylerinin daha iyi olduğu birçok bilimsel çalışmada bildirilmiştir. Özellikle öğrenciler ve yoğun zihinsel performans gerektiren işlerde çalışan bireyler için kahvaltı önemli bir destekleyici faktördür.' ifadelerini kullandı.</p> <p>Kahvaltının sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olduğunu belirterek, önemli olanın yalnızca kahvaltı yapmak değil, içeriğinin dengeli ve yeterli olması olduğunu kaydeden Korkmaz, her bireyin ihtiyaçlarının farklı olduğunu, kahvaltı planlamasının kişinin yaşı, sağlık durumu ve yaşam tarzına uygun şekilde düzenlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. <strong>(İLKHA) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/uzman-diyetisyen-korkmaz-kahvalti-fiziksel-ve-zihinsel-performansin-temel-destekcisidir</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 13:17:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/uzman-diyetisyen-korkmaz-kahvalti-fiziksel-ve-zihinsel-performansin-temel-destekcisidir.jpg" type="image/jpeg" length="64788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜDA PAR Milletvekili Dinç, Mersin'de partili gençlerin 'Bahar Etkinlikleri' final programına katıldı]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/huda-par-milletvekili-dinc-mersinde-partili-genclerin-bahar-etkinlikleri-final-programina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/huda-par-milletvekili-dinc-mersinde-partili-genclerin-bahar-etkinlikleri-final-programina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Mersin İl Gençlik Kolları tarafından düzenlenen 'Bahar Etkinlikleri' final programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. HÜDA PAR Milletvekili Faruk Dinç'in katılımıyla, Gençlik ve Gazze temasıyla düzenlenen programda Filistin'de yaşananlar, gençliğin karşı karşıya olduğu sorunlar ve toplumsal sorumluluklar ele alınırken, etkinlikler kapsamında düzenlenen futbol turnuvasında dereceye giren takımlara da ödülleri takdim edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>HÜDA PAR Mersin İl Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Bahar Etkinlikleri Final Programı gerçekleştirildi. Program, Abdurrahman Erdem tarafından okunan Kur'an-ı Kerim'le başladı. </span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından HÜDA PAR Mersin İl Gençlik Kolları Başkanı Ferhat Pınar açılış konuşmasını yaptı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><strong><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'Bir genç ya zamanın akışına kapılıp savrulur ya da inancı, ahlakı ve davasıyla zamanı yönlendirir'</span></span></span></strong></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Pınar, bu yılki etkinlik temasını gençlik ve Gazze olarak belirlediklerini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır Filistin ve Gazze'de on binlerce insanın katledildiğini belirten Pınar, Gazze'yi yalnızca bir coğrafya olarak değil, insanlığın vicdanını sınayan bir imtihan olarak gördüklerini söyledi. Gençlere de seslenen Pınar, 'Sizler sadece bugünün değil, yarının da taşıyıcısısınız. Omuzlarınızda büyük bir sorumluluk, yüreklerinizde ise bu ümmetin umudu var. Bir genç ya zamanın akışına kapılıp savrulur ya da inancı, ahlakı ve davasıyla zamanı yönlendirir.' dedi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Gençlerin ilmi önceleyen, ahlakı rehber edinen ve adaleti hayatının merkezine koyan bireyler olması gerektiğini vurgulayan Pınar, güçlü yarınların bilinçli ve sorumluluk sahibi gençlerle inşa edileceğini ifade etti. Pınar, programın birlik ve beraberliği güçlendirmesini temenni ederek katılımcılara teşekkür etti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Ardından HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, yaptığı konuşmada </span></span></span><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>etkinliğin hayırlara vesile olmasını temenni ederek, </span></span></span><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>gençlerin toplumun en kıymetli değeri olduğunu belirtti. Düzenlenen etkinliklerin İslami ölçüler çerçevesinde gerçekleştirildiğini ifade eden Dinç, Gazze'de yaşanan vahşetin hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini söyledi. Dünyanın neresinde bir zulüm yaşanırsa yaşansın mazlumun yanında olmanın imanın bir gereği olduğunu belirten Dinç, Filistin halkının yanında olduklarını ve bunu her platformda dile getirmeye devam edeceklerini ifade etti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><strong><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'Sessiz kalmak soykırıma ortak olmaktır'</span></span></span></strong></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Gazze'de yaşananların yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını vurgulayan Dinç, Müslümanların bu konuda duyarsız kalamayacağını belirtti. Dinç, 'Bu soykırıma karşı sessiz kalırsak, mazlum çocukların ölümüne duyarsız kalırsak bu yalnızca bir utanç meselesi değildir. Sessiz kalmak soykırıma ortak olmaktır. Sessiz kalmak işgalci israilin yanında durmaktır.' ifadelerini kullandı. Bugüne kadar Gazze için çok sayıda yürüyüş, miting ve etkinlik gerçekleştirildiğini belirten Dinç, bu çalışmaların en azından Müslümanların yaşananlara alışmadığını ortaya koyduğunu söyledi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><strong><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'Ülkemizde siyonist ve çocuk katillerini istemiyoruz'</span></span></span></strong></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>TBMM'de verdikleri kanun teklifine de değinen Dinç, Türkiye ve işgalci rejimin çifte vatandaşlığı bulunan ve soykırıma katılan kişilerin yargılanmasını öngören teklif sunduklarını ifade etti. Teklifin Meclis'te geniş destek gördüğünü belirten Dinç, buna rağmen teklifin halen görüşülmeyi beklediğini söyledi. Dinç, 'Biz ülkemizde siyonist istemiyoruz. Biz ülkemizde çocuk katillerini istemiyoruz. Bu konunun üzerinin örtülmesine de asla razı olmayacağız.' dedi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><strong><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'Gençlik oy deposu değildir'</span></span></span></strong></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Konuşmasının devamında gençliğin karşı karşıya bulunduğu sorunlara değinen Dinç, gençlerin çoğu zaman yalnızca seçim dönemlerinde hatırlandığını ifade etti. Gençlerin oy deposu olarak görülmemesi gerektiğini belirten Dinç, 'Gençler bu ülkenin asli unsurlarıdır. Ancak eğitimden sosyal yaşama kadar birçok alanda gençlik ihmal ediliyor.' diye konuştu. </span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Mevcut eğitim sistemine yönelik eleştirilerde bulunan Dinç, gençlerin uzun yıllar eğitim almasına rağmen yeterli mesleki donanıma ve ahlaki eğitime ulaşamadığını savundu.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Madde bağımlılığının toplumun en önemli sorunlarından biri haline geldiğini söyleyen Dinç, son yıllarda yaşanan birçok aile faciasının uyuşturucu kullanımından kaynaklandığını ifade etti. Uyuşturucu satıcılarına ve organizasyonlarına karşı daha ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini belirten Dinç, yalnızca sokak satıcılarıyla değil, uyuşturucu ağlarını yöneten kişilerle de etkin mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Ekonomik krizden önce ahlak ve maneviyat krizi var</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Toplumda yaşanan birçok sorunun temelinde ahlaki ve manevi zafiyetlerin bulunduğunu dile getiren Dinç, gençlerin kendi değerleriyle yetiştirilmesinin önemine dikkat çekti. 'Ahlaklı, erdemli, Rabbini ve değerlerini tanıyan bir nesil yetiştiremezsek daha büyük sorunlarla karşılaşırız.' diyen Dinç, HÜDA PAR teşkilatları olarak gençlerle birlikte topluma fayda üretmeye devam edeceklerini belirtti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><strong><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Futbol turnuvasında dereceye giren takımlara ödülleri verildi</span></span></span></strong></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Bahar Etkinlikleri Final Programı kapsamında düzenlenen futbol turnuvasında dereceye giren takımlar için ödül töreni gerçekleştirildi. Turnuvada birincilik elde eden Müslüman Kardeşler takımına ödülleri, HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç tarafından takdim edildi. Turnuvayı ikinci sırada tamamlayan Mevlana Spor takımına ise ödülleri HÜDA PAR Mersin İl Gençlik Kolları Başkanı Ferhat Pınar tarafından verildi. Ödül töreninde genç sporcular tebrik edilirken, organizasyona katılan tüm takımlara teşekkür edildi. Program, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve gerçekleştirilen çeşitli etkinliklerin ardından sona erdi. <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Mersin</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/huda-par-milletvekili-dinc-mersinde-partili-genclerin-bahar-etkinlikleri-final-programina-katildi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:44:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/huda-par-milletvekili-dinc-mersinde-partili-genclerin-bahar-etkinlikleri-final-programina-katildi.jpg" type="image/jpeg" length="60463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müftü Yardımcısı Aktan'dan düğünlerde sadelik ve İslami ölçüler çağrısı]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/muftu-yardimcisi-aktandan-dugunlerde-sadelik-ve-islami-olculer-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/muftu-yardimcisi-aktandan-dugunlerde-sadelik-ve-islami-olculer-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep İl Müftü yardımcısı Aziz Aktan, düğünlerin sade, kolay ve İslami hassasiyetlere uygun şekilde yapılması gerektiğini vurguladı. Aktan, evliliğin teşvik edilmesi ve ailelerin gençlere kolaylık sağlaması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep İl Müftü yardımcısı Aziz Aktan, yaz aylarıyla birlikte artan düğün sezonuna ilişkin İLKHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Evliliğin dini bir teşvik olduğunu belirten Aktan, düğünlerin İslami ölçüler çerçevesinde, sade ve huzurlu bir şekilde yapılması gerektiğini ifade etti.</p> <div class='embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube' data-align='none' data-oembed='https://youtu.be/eeU5kNam3Yg' data-oembed_provider='youtube' data-resizetype='noresize' data-title='https://youtu.be/eeU5kNam3Yg'><iframe allowfullscreen='true' allowscriptaccess='always' frameborder='0' height='349' scrolling='no' src='//www.youtube.com/embed/eeU5kNam3Yg?wmode=transparent&jqoemcache=xGAsg' title='https://youtu.be/eeU5kNam3Yg' width='425'></iframe></div> <p><strong>'Evliliği teşvik eden bizatihi dinimizdir'</strong></p> <p>Açıklamasında evlilik kurumunun önemine, düğünlerde dikkat edilmesi gereken hususlara ve ailelerin sorumluluklarına değinen Aktan 'Kardeşlerimiz, değerli büyüklerimiz; malumunuz olduğu üzere okulların yavaş yavaş tatile girmesi ve mevsimsel bir gerçeklik olarak memleketimizin, bölgemizin düğün-dernek mevsiminin başladığı bir sürece giriyoruz. Öncelikle evlenecek ve yuva kuracak bütün kardeşlerimize hayırlı, bereketli ve mutlu yuvalar diliyorum. Cenab-ı Allah celle celaluhu, evlilik niyetiyle meşru bir çerçevede yuva kurmaya yönelen kim varsa hangi ailemiz varsa onlardan nasip etsin inşallah. Kıymetli kardeşlerimiz, öncelikle bilmemiz gereken birkaç husus var. Evliliği teşvik eden bizatihi dinimizdir. Evliliğin kaynağı dindir. Mensubu olmakla şeref duyduğumuz dinimiz evliliği teşvik etmektedir. Meşru daire içerisinde gençlerimizin bekâr kalmaması ve şartlar oluştuğunda bir an önce evlenmelerini tavsiye etmektedir.' dedi.</p> <p><strong>'Müslüman olarak her birimizin sorumlulukları ve görevlerimiz var'</strong></p> <p>İnanan ve inançları gereği hareket etmekle mükellef olan Müslümanlara seslenen Aktan 'Tabii ki bir Müslüman olarak her birimizin bu manada sorumlulukları ve görevlerimiz var. Biz hem iyi günümüzde hem kötü günümüzde dindarlığımızı ve Müslümanlığımızı göstermemiz lazım. Sadece üzüntülü zamanlarımızda ya da cenaze merasimlerinde değil; düğünlerde de, yüzümüzün güldüğü zamanlarda da bu mutluluğu verenin Cenab-ı Allah olduğunu, bu nimeti bize nasip edenin Mevlamız olduğunu bilinciyle, bunun bir şükür vesilesi olduğunu unutmadan, Rabbimizin emrettiği doğrultuda hareket etmemiz gerekir. Düğünlerimizin elbette eğlenceli olması gerekir. Bir gencin, bir ailenin, bir delikanlının, bir kız kardeşimizin en mutlu günü olması hasebiyle buna hiç kimsenin itirazı olamaz. Ancak gelenek ve göreneklerin, örf ve adetlerin hiçbir zaman dini hassasiyetleri gölgelememesi gerekir. Bunu özellikle bilmemiz gerekiyor.' ifadelerini kullandı.</p> <p>Sorumluluk sahibi Müslümanların hayatın her alanında inançlarının gereğini yerine getirmek zorunda olduğuna değinen Aktan, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Biz her zaman dinimizin emrettiği şekilde hem düğünlerimizi hem de diğer cemiyetlerimizi icra etmekle mükellefiz. Dolayısıyla düğünlerimizin Allah'ın haram kıldığı ortamlardan, haram kıldığı içeceklerden ve mahremiyet kurallarını ihlal eden her türlü görüntüden uzak olması gerekir. Buna rağmen yine eğlenceli, mutlu ve huzurlu olmalıdır ancak bu çerçevede kalmalıdır.'</p> <p><strong>Sade ve kolay evlilik vurgusu</strong></p> <p>Halkın değil Hakk'ın razı edilmesi gerektiğine vurgu yapan Aktan 'Bir diğer husus, kıymetli büyüklerimiz ve değerli kardeşlerimiz; en hayırlı düğün, Peygamberimiz'in (Aleyhissalatu vesselam) tavsiye ettiği üzere en kolay ve en az külfetli olandır. Dolayısıyla 'Başkaları ne der, el alem ne der?' demek yerine, 'Rabbim celle celaluhu benim bu düğünüm hakkında ne der?' düsturuyla yola çıkarak, İslam'dan uzak, şatafattan uzak, sade ve kolay bir şekilde düğünlerimizi yapmamız faydalı olacaktır.' şeklinde konuştu.</p> <p><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/d07d5336-9b52-4daf-902d-6ce3ca02e6d2.jpg' style='height:910px; width:1366px' /><strong>Aziz Aktan</strong></p> <p><strong>'Aile büyüklerimizin rehberliği her zaman önemlidir '</strong></p> <p>Aile büyüklerinin düğün işlerini kolaylaştırması gerektiğine değinen Aktan 'Düğün yapma ve gençlerimizi evliliğe teşvik etme hususunda aile büyüklerimize biraz daha iş düşmektedir. Olabildiğince kolaylaştırıcı, külfetten uzak ve sade bir şekilde düğünlerimizin problemsiz olması için gayret göstermeliyiz. Kıymetli kardeşlerimiz ve değerli büyüklerimiz; zaman zaman duyuyoruz, düğünlerde bile bazı tatsız olayların yaşandığına dair haberler geliyor. Düğünlerimizin huzur içerisinde, aile fertlerinin birbirini kırmadan, dökmeden, üzmeden ve ezmeden; güven ve huzur ortamında, sade bir şekilde geçmesi gerekir. Her iki tarafın da yeni akrabalıklar, yeni hısımlıklar kurduğu bir ortama dönüşmesi için aile büyüklerimizin rehberliği her zaman önemlidir ve kaçınılmazdır.' dedi.</p> <p>Aktan, açıklamasını şu dua ve temenni ile sonlandırdı:</p> <p>'Allah celle celaluhu, tekrar tekrar düğün yapma niyetiyle yola çıkan bütün kardeşlerimize kolaylıklar nasip eylesin. Düğünü gerçekleştirmiş olup da evlat konusunda imtihan yaşayan ya da evlat sahibi olamayan kardeşlerimize de Yüce Rabbim celle celaluhu en yakın zamanda muratlarını hayra tebdil eylesin. Allah'a emanet olun. Allah cümlemize sağlık, afiyet ihsan eylesin.' <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/muftu-yardimcisi-aktandan-dugunlerde-sadelik-ve-islami-olculer-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 11:18:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/muftu-yardimcisi-aktandan-dugunlerde-sadelik-ve-islami-olculer-cagrisi.JPG" type="image/jpeg" length="35747"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hukukçu Bozkurt: israil hukuk tanımazlığını yasal zemine oturtuyor]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/hukukcu-bozkurt-israil-hukuk-tanimazligini-yasal-zemine-oturtuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/hukukcu-bozkurt-israil-hukuk-tanimazligini-yasal-zemine-oturtuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Cebrail Bozkurt, işgal rejiminin Filistinli esirlere yönelik onayladığı idam yasasının uluslararası hukuku, Cenevre Sözleşmesi'ni ve adil yargılanma hakkını açıkça çiğneyerek savaş suçu işlediğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bozkurt, işgal rejiminin Filistin halkına ve esirlere karşı uyguladığı sistematik zulmü yasal bir kılıfa uydurmaya çalıştığını vurguladı.</p> <p>israil meclisinin onayladığı idam yasasının tamamen işgal düzenini koruma amacı taşıdığına dikkat çeken Bozkurt, bu hamlenin uluslararası toplumun sessizliğinden alınan cesaretle yapıldığını ifade etti.</p> <div class='embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube' data-align='none' data-oembed='https://youtu.be/9aWnJLA9dgk' data-oembed_provider='youtube' data-resizetype='noresize' data-title='https://youtu.be/9aWnJLA9dgk'><iframe allowfullscreen='true' allowscriptaccess='always' frameborder='0' height='349' scrolling='no' src='//www.youtube.com/embed/9aWnJLA9dgk?wmode=transparent&jqoemcache=QHZOO' title='https://youtu.be/9aWnJLA9dgk' width='425'></iframe></div> <p><strong>'İşgalci israil idam yasasıyla hukuksuzluk yapıyor'</strong></p> <p>Bozkurt, 'İşgalci israil devleti tarafından Filistinli esirlere ve Filistin halkına yönelik hukuk tanımazlık artık yasal bir zemine oturtulmaya çalışılmaktadır. israil devleti tarafından Filistinli esirlere yönelik çıkarılan idam yasasına göre, israil devleti kendi işgalci düzenini korumak amacıyla, kendisine yönelik gerçekleştirilecek bir eylem neticesinde gözaltına alınan Filistinliler hakkında kısa sürede yargılama yaparak idam kararı verebilmeyi yasal zemine oturtmaya çalışmaktadır.' dedi.</p> <p><strong>'Adil yargılanma hakkının tamamen ortadan kaldırılması'</strong></p> <p>Filistinlilerin her tür hakkının gasp edilmek istendiğine değinen Bozkurt,  'Meclis tarafından onaylanan bu idam yasasına göre, Filistinli bir kişinin Yahudi ya da siyonist bir israilliye karşı gerçekleştireceği bir eylem neticesinde, bu kişilerin adil yargılanma hakkı ortadan kaldırılarak kısa sürede askerî mahkemelerde yargılanmaları ve haklarında idam kararı verilmesi mümkün hale gelmektedir. Ayrıca bu kararların infazı da kısa sürede gerçekleştirilebilecektir.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Uluslararası </strong><strong>sözleşmelerin ihlali ve savaş suçu'</strong></p> <p>Bozkurt çıkarılan yasanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu dile getirerek, 'Bu durum, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'ne açıkça aykırıdır. Aynı zamanda ayrımcılık suçu niteliği taşıdığı için savaş suçu kapsamında değerlendirilmesi gereken bir uygulamadır. Bu yönüyle Cenevre Sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi açısından da hukuka aykırı bir durum ortaya koymaktadır. Ancak ne yazık ki bu duruma, yani israilin hukuk tanımazlığına karşı Birleşmiş Milletler üyesi devletler tarafından yeterli düzeyde tepki gösterilmemektedir. israil ise bu sessizlikten cesaret alarak söz konusu düzenlemeyi yasalaştırmış ve uygulamaya koymuştur. Şu anda bu uygulamanın öncelikli olarak Filistinli esirlere karşı kullanılması ihtimali bulunmaktadır. Bununla birlikte, söz konusu düzenleme Filistin halkının tamamına yönelik bir tehdit niteliği de taşımaktadır.' şeklinde konuştu.</p> <p>'<strong>Müslüman devletlerin ciddi bir tepki göstermesi gerekmektedir'</strong></p> <p>İslam dünyasının sessizliği ve atılması gereken hukuki adımların atılması gerektiğine vurgu yapan Bozkurt,<strong> </strong>'Bu noktada hem Birleşmiş Milletler üyesi devletlerin hem de ülkemizin ve bölgemizde bulunan Müslüman devletlerin ciddi bir tepki göstermesi gerekmektedir. Zira insanların haksız şekilde gözaltına alınmaları, adil olmayan yargılamalara tabi tutulmaları ve ardından idam edilmeleri savaş suçu kapsamına girmektedir. Bu nedenle israilde bu uygulamanın hayata geçirilmesinde sorumluluğu bulunan yetkililer hakkında diğer ülkeler nezdinde gerekli hukuki süreçlerin başlatılması ve uygulanması gerekmektedir. Ne var ki Müslüman devletler bu konuda yeterli karşılığı verememektedir. Yalnızca birkaç devlet, israilin bu kanunu uygulamaya başlaması hâlinde mütekabiliyet ilkesi gereğince kendi ülkelerinde de Yahudilere veya israillilere yönelik benzer uygulamaların gündeme gelebileceğini ifade etmektedir. Ancak diğer Müslüman ülkeler bu duruma karşı maalesef sessiz kalmaktadır.' ifadelerini kullandı. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/hukukcu-bozkurt-israil-hukuk-tanimazligini-yasal-zemine-oturtuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 11:16:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/hukukcu-bozkurt-israil-hukuk-tanimazligini-yasal-zemine-oturtuyor.JPG" type="image/jpeg" length="96917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜDA PAR'dan Afganistan ve Pakistan'a sağduyu çağrısı]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/huda-pardan-afganistan-ve-pakistana-sagduyu-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/huda-pardan-afganistan-ve-pakistana-sagduyu-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR, Pakistan ve Afganistan'da, iki kardeş halkı karşı karşıya getiren ve aralarında düşmanlık tohumu ekilmesine zemin oluşturan adımlardan kaçınılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>HÜDA PAR tarafından yayımlanan gündem değerlendirmesinde, Afganistan ile Pakistan arasında yaşanan gerilimin tırmanmasının emperyalistlerin bölgesel planlarına yarayacağı uyarısında bulundu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Açıklamada, Pakistan ordusu tarafından Afganistan'a yönelik gerçekleştirilen ve çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine neden olan saldırıların bölgedeki kırılgan istikrarı derinden sarsan ve son derece endişe verici eylemler olduğu belirtildi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>'Güvenlik kaygılarının çözüm yolu askeri müdahaleler değildir'</b></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Afganistan ile Pakistan arasındaki sorunların çözüm adresinin silah olmadığına dikkat çekilen açıklamada, taraflar diyalog ve müzakereye davet edilerek, 'Pakistan ve Afganistan'da iki kardeş halkı karşı karşıya getiren ve aralarında düşmanlık tohumu ekilmesine zemin oluşturan adımlardan kaçınılmalıdır. Bu tehlikeli tırmanış, yalnızca bölgenin toparlanmasını, huzura ve refaha kavuşmasını asla istemeyen emperyalist odakların ekmeğine yağ sürecektir. Yıllardır savaş ve işgallerle yorulan coğrafyamızın yeni çatışmalara değil, imara ve dayanışmaya ihtiyacı vardır. Emperyalizmin bölgeyi istikrarsızlaştırma stratejilerine hizmet edecek olan uzun gerginlik ve saldırılar, her iki ülkeye de telafisi çok zor zararlar verecektir. Mevcut anlaşmazlıkların ve güvenlik kaygılarının çözüm yolu askeri müdahaleler değildir. Ortadaki tüm ihtilaflar; karşılıklı saygı ve samimi bir diyalog zemininde, masa başında çözülmelidir.' denildi. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/huda-pardan-afganistan-ve-pakistana-sagduyu-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 13:46:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/huda-pardan-afganistan-ve-pakistana-sagduyu-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="54589"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayacan: Gazze gündemden düşmemeli, boykot ve yetim hassasiyeti güçlü şekilde sürdürülmeli]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/kayacan-gazze-gundemden-dusmemeli-boykot-ve-yetim-hassasiyeti-guclu-sekilde-surdurulmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/kayacan-gazze-gundemden-dusmemeli-boykot-ve-yetim-hassasiyeti-guclu-sekilde-surdurulmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Genel Müdür Yardımcısı Fatih Kayacan, Gazze başta olmak üzere İslam coğrafyasındaki mazlumların yaşadığı sıkıntılara dikkat çekerek boykotun sürdürülmesi, yardımların artırılması ve yetimlere yönelik çalışmaların güçlendirilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class='embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube' data-align='none' data-oembed='https://youtu.be/z1jx8XJmhqI' data-oembed_provider='youtube' data-resizetype='noresize' data-title='https://youtu.be/z1jx8XJmhqI'><iframe allowfullscreen='true' allowscriptaccess='always' frameborder='0' height='349' scrolling='no' src='//www.youtube.com/embed/z1jx8XJmhqI?wmode=transparent&jqoemcache=nPb6m' title='https://youtu.be/z1jx8XJmhqI' width='425'></iframe></div> <p>Kayacan, Gazze'nin yanı sıra İslam coğrafyasındaki birçok bölgede yaşanan insani krizlere dikkat çekerek, Müslümanların hem boykot hem de yardım faaliyetleriyle daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade etti.</p> <p><strong>'Gazze, İslam coğrafyasının kanayan yarasıdır'</strong></p> <p>İslam coğrafyasındaki krizlere dikkat çeken Kayacan, Gazze'nin özel bir konumda olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:<br /> 'İslam coğrafyasının en önemli, kanayan yaralarından birisidir Gazze. Tabii Doğu Türkistan'da, Yemen'de, Sudan'da, birçok İslam beldesinde, Arakan'da mazlumların çok büyük sıkıntıları vardır. Ama Gazze odak olarak bizim için sabahıyla akşamıyla hayatımızda, gündemimizde tutmamız gereken bir noktadır, bir alandır.'</p> <p><strong>'Boykot, en önemli mücadele yöntemidir'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ekonomik boykotun etkisine vurgu yapan Kayacan, bu tavrın sürdürülmesi gerektiğini belirterek,<br /> 'Tabii boykot bunun en önemli kısmıdır. Kesinlikle bu noktada hassasiyetlerimizi artarak devam ettirmemiz lazım. Yahudi'nin anlayacağı dil budur. Maddeden, paradan, yoksulluktan anlar Yahudi. Onun için Müslümanlar gücünü en azından bu alanda ısrarla, şiddetle bu boykot sürecini devam ettirmelidirler.' dedi.</p> <p><strong>'Gazze'ye yardım kesintisiz sürdürülmelidir'</strong></p> <p>Gazze'deki insani krize dikkat çeken Kayacan, yardım çağrısını şu sözlerle yineledi:<br /> 'Diğer taraftan da Gazze'yi gündemimize çıkarmamalıyız. Şu anda onların ciddi derecede her günden daha fazla yardıma, desteğe ihtiyacı var. Genel anlamda Gazze'li kuruluşlar vasıtasıyla oraya biz belli bir plan, program dahilinde ciddi bir kaynağı aktarma noktasında gayretimizi artarak devam ettirmemiz lazımdır. Onlar tabiri caizse açık hava hapishanesi diyeceğimiz bir noktada hayatlarını sürdürmenin mücadelesindeler. Evsiz, yiyeceksiz, barınaksız ama ilkelerinden, duruşlarına taviz vermeden siyonistlerle mücadele etmenin gayretindeler. Hiçbir şey yapamıyorsak en azından boykot noktasındaki tavrımızı şiddetlendirerek, artırarak devam ettirmemiz lazım. En azından... ruz-i mahşerde Mevlamıza halimizi arz edeceğimiz zaman, biz de şunu yaptık diyebileceğimiz bir duruşumuzu mutlaka kuvvetlendirmemiz lazım, devam ettirmemiz lazım.'</p> <p><strong>'Gazze gündemden düşmemeli, hayatın merkezinde tutulmalıdır'</strong></p> <p>Kayacan, Gazze'nin sürekli gündemde kalması gerektiğini vurgulayarak, 'Hulasası işte Gazze cidden özgür oluncaya kadar, Gazze bağımsızlığını kazanıncaya kadar bizim her gün meşakkat namazımızın beraberinde Gazze gündemimizi evimizden, çocuklarımızdan, soframızdan eksik etmeme çabamızı devam ettirmemiz lazım diyorum. Rabbim ümmetin birliğine inşallah bu süreçleri vaat edebilsin. Çünkü bunların hepsinin özünde paramparça olmuş bir ümmet var. Artık biz Gazze konusunda söylemin dışında ciddi bir eylem ve duruş istiyoruz. Evlerimizde, mahallemizde, sohbetlerimizde Gazze'yi canlı tutmalıyız.' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Yetimlere sahip çıkmak İslami bir sorumluluktur'</strong></p> <p>Yetimlere sahip çıkmanın ve  bu alanın dini önemine dikkat çeken Kayacan, 'Yetim konusu Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) tavsiyeleriyle çok kıymetli bir konudur. Türkiye Diyet Vakfımız dünyanın dört bir yanında yetim kalmış yavruları kucaklayan, onların eğitimine katkı sunan ve ihtiyaçlarını karşılayan bir teşkilattır. Eğitimhaneler ve çocuk gelişim projeleriyle yetime dokunmanın önemini ortaya koyan çalışmalar yürütülmektedir. 81 il ve ilçelerdeki müftülükler de yetimlerle ilgili önemli faaliyetler gerçekleştirmektedir.'</p> <p><strong>'Eğitim ve uluslararası öğrenci faaliyetleri yürütülmektedir'</strong></p> <p>Eğitim çalışmalarına ilişkin bilgi veren Kayacan, şunları kaydetti:<br /> 'Eğitime erişemeyen dezavantajlı grupların eğitim faaliyetlerine katılmasını önemli bir alan olarak görüyoruz. Bu kapsamda 110 ülkeden yaklaşık 3 bin 800 öğrenciye Türkiye'de eğitim imkanı sağlanmaktadır. Bu öğrencilerin tüm ihtiyaçları karşılanarak eğitim sürecine katılımları sağlanmaktadır.'</p> <p><strong>'Ramazan, Kurban ve Kur'an hizmetleri çok yönlü yürütülmektedir'</strong></p> <p>Dini ve insani yardım faaliyetlerini özetleyen Kayacan, 'Ramazan ayında zekatların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, Kurban Bayramı'nda kurban ibadetinin mazlum coğrafyalara ulaştırılması gibi faaliyetler yürütülmektedir. Kur'an ve sünnet çerçevesinde İslam'ın doğru anlaşılması için çalışmalar yapılmaktadır. 44 dil ve lehçede Kur'an mealiyle insanlığı buluşturan 'Hediyem Kur'an olsun.' projesiyle farklı din ve dillere mensup insanlara Kur'an ulaştıran bir kurumdur Türkiye Diyanet Vakfı.' dedi. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/kayacan-gazze-gundemden-dusmemeli-boykot-ve-yetim-hassasiyeti-guclu-sekilde-surdurulmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 10:21:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/kayacan-gazze-gundemden-dusmemeli-boykot-ve-yetim-hassasiyeti-guclu-sekilde-surdurulmeli.JPG" type="image/jpeg" length="40402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erat: Ticaret yalnızca kanunlarla değil ahlakla da yürütülmeli]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/erat-ticaret-yalnizca-kanunlarla-degil-ahlakla-da-yurutulmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/erat-ticaret-yalnizca-kanunlarla-degil-ahlakla-da-yurutulmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HAKSİAD Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Nakşi Erat, ticaretin sadece mal alıp satmaktan ibaret olmadığını belirterek, ticaretin güven, adalet ve dürüstlük üzerine kurulduğunda hem insanların hem de ülkenin kalkınacağını kaydetti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hak Sanayici ve İş Adamları Derneği (HAKSİAD) Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Nakşi Erat, ticarette dürüstlük, güven ve ahlakın önemine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ticaret denildiğinde akla sadece mal alıp satmanın gelmemesi gerektiğini belirten Erat, 'Elbette ticarette dürüstlük esastır. Peygamber Efendimiz (Aleyhissalatu vesellem) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor, 'Dürüst ve güvenilir tüccar; peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.' ifadelerini kullandı.</p> <div class='embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube' data-align='none' data-oembed='https://youtu.be/XCzeY8WVe54' data-oembed_provider='youtube' data-resizetype='noresize' data-title='https://youtu.be/XCzeY8WVe54'><iframe allowfullscreen='true' allowscriptaccess='always' frameborder='0' height='349' scrolling='no' src='//www.youtube.com/embed/XCzeY8WVe54?wmode=transparent&jqoemcache=3QyvV' title='https://youtu.be/XCzeY8WVe54' width='425'></iframe></div> <p><strong>'Dürüst tüccarların güzel örnekliği İslamiyet'in yayılmasında önemli rol oynamıştır'</strong></p> <p>İçinde bulunduğumuz coğrafyada Hazreti Ömer döneminde Mısır'ın fethedilmesiyle birlikte önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Erat, 'Mısır'daki dürüst tüccarların güvenilir davranışları ve Hazreti Ömer'in adaleti, bu topraklara kadar ulaşmış, adeta bir tebliğ vazifesi görmüştür. İnsanlar, Hazreti Ömer'in adaletini ve İslam ordularını umutla bekler hale gelmiştir. Dolayısıyla dürüst tüccarların güzel örnekliği, İslamiyet'in yayılmasında önemli bir rol oynamıştır.' dedi.</p> <p>Günümüzde Müslümanların karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birinin ticarette yaşanan güven kaybı olduğunu vurgulayan Erat, 'Bugün Müslümanların karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri, ticarette yaşanan güven kaybıdır. Dürüstlüğün zedelenmesi hepimiz için büyük bir kayıptır. Bu nedenle ticarette doğruluk ve güvenilirlik vazgeçilmez olmalıdır.' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Her şeyin başında ahlak gelmelidir'</strong></p> <p>Kur'an-ı Kerim'in ölçü ve tartıda adaleti emrettiğini belirten Erat, 'Kur'an-ı Kerim'e baktığımızda, Allah Teala'nın ölçü ve tartıda adaleti emrettiğini, hile yapanları ise şiddetle uyardığını açıkça görmekteyiz. Bu da gösteriyor ki ticaret yalnızca kanunlar ve yönetmeliklerle yürütülemez. İşin bir de ahlaki ve etik boyutu vardır. Bu yüzden her şeyin başında ahlak gelmelidir.' ifadelerini kullandı.</p> <p>Peygamber Efendimizin, 'Bizi aldatan bizden değildir.' hadis-i şerifini hatırlatan Erat, 'Bir tüccar karşısındakini kandırmamalı, aldatmamalıdır. Faizden, rüşvetten, stokçuluktan ve her türlü haksız kazançtan uzak durmalıdır. Piyasada bu anlayış hakim olduğunda güven ortamı oluşur. Fakir ile zengin arasında sağlam köprüler kurulur ve insanlar daha huzurlu bir hayat sürer.' dedi.</p> <p> </p> <p><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/c55df889-9176-4f08-b6d2-129ab82fa57a.jpg' /></p> <p><strong>Mehmet Nakşi Erat</strong></p> <p><strong>'Güven sermayenin görünmeyen yüzüdür'</strong></p> <p>'Ahlakın zayıfladığı yerde ise kaos ortaya çıkar, toplumsal huzur bozulur, fakir ile zengin arasındaki uçurum derinleşir ve toplum birçok açıdan çıkmaza sürüklenebilir.' diyen Erat, güvenin ekonomik ve sosyal hayatın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.</p> <p>Erat, 'Bu nedenle güven mutlaka tesis edilmelidir. Çünkü güven, sermayenin görünmeyen yüzüdür. Ticaret güven, adalet ve dürüstlük üzerine kurulduğunda hem insanlarımız hem de ülkemiz kalkınır. Eğer ahlakı, adaleti ve dürüstlüğü kendimize rehber edinirsek, inanıyorum ki ekonomik olarak da çok daha güçlü ve müreffeh bir seviyeye ulaşabiliriz.' ifadelerine yer verdi.</p> <p>Açıklamasının sonunda Erat, 'Allah hepimize dürüstlükten ayrılmamayı nasip etsin.' duasında bulundu.<strong> (İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/erat-ticaret-yalnizca-kanunlarla-degil-ahlakla-da-yurutulmeli</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 15:36:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/erat-ticaret-yalnizca-kanunlarla-degil-ahlakla-da-yurutulmeli.JPG" type="image/jpeg" length="47137"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halkbank: ABD'deki ceza davası kesin ve nihai olarak kapandı]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/halkbank-abddeki-ceza-davasi-kesin-ve-nihai-olarak-kapandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/halkbank-abddeki-ceza-davasi-kesin-ve-nihai-olarak-kapandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD mahkemesi, Halkbank hakkındaki ceza davasının düşürülmesini onayladı. Böylece Halkbank hakkında 9 yıldır devam eden hukuki süreç tamamen sona erdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>ABD Güney New York Bölge Mahkemesi, ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile Halkbank'ın ceza davasının düşürülmesi için yaptığı müşterek başvuruyu onayladı. Mahkemenin başvuruyu onaylamasıyla 9 yıldır devam eden ceza davası sona ermiş oldu.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Halkbank'tan Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamada, 'Bankamız hakkında ABD'de yıllardır devam eden ceza davası kesin ve nihai olarak kapanmıştır.' denildi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Konuya ilişkin açıklama yapan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, hukuki sürecin Banka açısından herhangi bir adli veya idari yaptırım olmadan tamamlandığını belirtti. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/halkbank-abddeki-ceza-davasi-kesin-ve-nihai-olarak-kapandi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 18:23:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/halkbank-abddeki-ceza-davasi-kesin-ve-nihai-olarak-kapandi.jpg" type="image/jpeg" length="49863"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep gözlükçüler odasından güneş gözlüğü alacaklara uyarılar]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/gaziantep-gozlukculer-odasindan-gunes-gozlugu-alacaklara-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/gaziantep-gozlukculer-odasindan-gunes-gozlugu-alacaklara-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Optisyen Gözlükçüler Odası Başkanı Erkan Kanalıcı, güneş gözlüğü ve optik gözlük kullanımında halk sağlığını korumak için ruhsatsız satış noktalarından uzak durulması gerektiğini kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Optisyen Gözlükçüler Odası Başkanı Erkan Kanalıcı, gözlük kullanımına ilişkin İLKHA muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.</p> <div class='embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube' data-align='none' data-oembed='https://youtu.be/JxCQR6EkkVk' data-oembed_provider='youtube' data-resizetype='noresize' data-title='https://youtu.be/JxCQR6EkkVk'><iframe allowfullscreen='true' allowscriptaccess='always' frameborder='0' height='349' scrolling='no' src='//www.youtube.com/embed/JxCQR6EkkVk?wmode=transparent&jqoemcache=wWmTR' title='https://youtu.be/JxCQR6EkkVk' width='425'></iframe></div> <p><strong>'Öncelikli olarak halk sağlığını korumak'</strong></p> <p>Güneş gözlüğü alırken sağlık koşullarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydeden Kanalıcı, 'Halk sağlığını korumak adına, güneş ve optik gözlüklerinin öncelikli olarak optisyenlik müesseselerinden alınmasını tercih ediyoruz. Diğer ortamlarda satılan gözlüklerin UV (ultraviyole) korumasının olmaması ve bu yerlerin ruhsatsız çalışması, ilerleyen süreçte ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Optik müesseselerinde satılan gözlüklerin tamamı Sağlık Bakanlığı onaylıdır ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) sistemine kayıtlıdır. Bu ürünler, ultraviyole ışınlarını daha yüksek oranda kırdığı ve halk sağlığını doğrudan koruduğu için özellikle tercih edilmelidir.' dedi.</p> <p><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/51eef8af-3eb3-4bf6-b895-334e425a5992.jpg' style='height:910px; width:1366px' /><strong>Erkan Kanalıcı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'İnternet üzerinden satılan gözlükler'</strong></p> <p>İnternet ortamında alınacak gözlükler için dikkatli olması uyarısında bulunan Kanalıcı, fiziki olarak görülen gözlüklerin seçiminin daha kolay ve yüze uygun olduğunu kaydetti.</p> <p>İnternet üzerinde yapılan alış verişler için uyarıda bulunan Kanalıcı, 'İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde, satışın güvenilir bir optik müessesesi tarafından yapıldığından emin olunduğu takdirde satın alma işlemi onaylanabilir. Ancak fiziki mağazalara gidildiğinde yüz hatlarına uygun, daha ergonomik modeller denenerek seçilebileceği için fiziki alışverişi daha uygun buluyoruz. Bunun yanı sıra pasajlar, kozmetik mağazaları ve benzeri iş yerlerinde ruhsatsız şekilde satılan hiçbir gözlüğün tercih edilmemesini önemle rica ediyoruz. Altını çizerek belirtmek isteriz ki bu ruhsatsız ürünler göz sağlığını ciddi şekilde bozmaktadır.' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Gözlük seçiminin göz doktoru kontrolü önemli'</strong></p> <p>Kanalıcı, 'Hazır gözlük kullanımı da maalesef doğru bir uygulama değildir. Kişi, bu gözlükleri taktığında net gördüğünü zannederken aslında kendi gözünü bozabilir. Bu sebeple öncelikle bir göz doktoru kontrolünden geçilmeli ve süreç reçete karşılığında ilerlemelidir.' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Ekstra koruma sağlayan camlardır'</strong></p> <p>Polarize camlar hakkında değerlendirmede bulunan Kanalıcı, 'Polarize cam ile standart cam arasında işlevsel farklılıklar vardır. Meslek gruplarına ve kullanım alanlarına göre kişilere polarize ya da düz cam seçenekleri sunabiliyoruz. Halk arasında polarize camların her zaman daha iyi olduğu düşünülse de polarize camlar aslen yansımaları kesme özelliği olan, ekstra koruma sağlayan camlardır. Örneğin, uzun yol şoförlerine polarize camları özellikle öneriyoruz, çünkü asfalt üzerinde oluşan ve gözü yoran su dalgası görünümündeki yansımaların polarize camlarla engellendiği kanıtlanmıştır. Dolayısıyla kullanıcılar, ihtiyaçlarına göre polarize camı ya da ultraviyole ışınlarını yüksek oranda kesen standart bir camı tercih edebilirler.' dedi.</p> <p><strong>'Güneş gözlüğü yıl boyu kullanılabilir'</strong></p> <p>Göz sağlığını korumak ve bu riskleri ertelemek adına her mevsim güneş gözlüğü kullanılması tavsiyesinde bulunan Kanalıcı, 'Ozon tabakasının incelmesiyle birlikte, güneş gözlüğü kullanımı artık sadece sıcak havalarla sınırlı kalmamalıdır. Güneşli ortamların tamamında, hem yaz hem de kış aylarında güneş gözlüğü kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Ultraviyole ışınlarının göze fazlasıyla temas etmesi ilerleyen yaşlarda katarakt ve benzeri hastalıklara yol açabileceğinden, göz sağlığını korumak ve bu riskleri ertelemek adına her mevsim güneş gözlüğü kullanılmalıdır.' ifadelerine yer verdi. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/gaziantep-gozlukculer-odasindan-gunes-gozlugu-alacaklara-uyarilar</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 10:58:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/gaziantep-gozlukculer-odasindan-gunes-gozlugu-alacaklara-uyarilar.jpg" type="image/jpeg" length="82742"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oto elektrik ustası Çiloğlu'ndan sıcak havalarda klima ve elektrik sistemi uyarısı]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/oto-elektrik-ustasi-ciloglundan-sicak-havalarda-klima-ve-elektrik-sistemi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/oto-elektrik-ustasi-ciloglundan-sicak-havalarda-klima-ve-elektrik-sistemi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oto elektrik ve klima ustası İbrahim Çiloğlu, yaz aylarında araçlarda klima ve elektrik sistemlerinde yaşanan arızalara dikkat çekerek, sürücülerin bakım ve kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları, araçların klima ve elektrik sistemlerinde çeşitli arızaların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.</p> <div class='embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube' data-align='none' data-oembed='https://youtu.be/RNoaBHOfCfU' data-oembed_provider='youtube' data-resizetype='noresize' data-title='https://youtu.be/RNoaBHOfCfU'><iframe allowfullscreen='true' allowscriptaccess='always' frameborder='0' height='349' scrolling='no' src='//www.youtube.com/embed/RNoaBHOfCfU?wmode=transparent&jqoemcache=NxtqB' title='https://youtu.be/RNoaBHOfCfU' width='425'></iframe></div> <p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan oto elektrik ve klima ustası İbrahim Çiloğlu, sıcak hava koşullarının özellikle klima sistemleri ve bazı elektrik aksamları üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'İklimsel arızalar daha çok oluyor'</strong></p> <p>Araçlarda yaşanan arızaların marka ve modele göre değişebildiğini ifade eden Çiloğlu 'Far ampulü patlayabilir, şarj kesebilir. İklimsel arızalar daha çok oluyor. Havanın sıcaklığına, soğukluğuna göre değişiyor. İzmir sıcak bir memleket. Kışın da o kadar soğuk bir iklim olmadığı için fazla üzülmüyoruz ama yine de klasik arızalar var. Hangi araçta hangi arıza olacağı değişiyor.' dedi.</p> <p>Genellikle ön radyatörlerde sorun yaşandığını belirten Çiloğlu 'Ön radyatörler çürüyor. Çürümeden dolayı orada bir basınç olduğu için gaz kaçağı oluyor. Eğer sadece radyatör kaynaklıysa değişim yapıp soğutmayı sağlıyoruz. Ancak bazen klima kompresörleri de arıza yapabiliyor.' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Elektrik tesisatında sorun olan araçlarda akü daha çabuk bozuluyor'</strong></p> <p>Akülerin kullanım ömrünün aracın durumuna göre değiştiğini kaydeden Çiloğlu 'Akünün ömrü kalitesine göre değişiyor. Eğer aracınız düzgünse, problemli değilse kolay kolay bitmez. Ancak elektrik tesisatında sorun olan veya yorgun araçlarda akü çok çabuk bozulur. Akü bazen durduk yere de bozulabilir.' diye konuştu.</p> <p>Klima sistemlerinin düzenli kontrol edilmesi gerektiğini belirten Çiloğlu 'Polen filtrelerinin değişmesi gerekiyor. O arada gaz kontrolü de yapılmalı. Soğutmada bir eksiklik yoksa kullanılmaya devam edilebilir.' dedi.</p> <p><strong>'Yüksek hızda klimayı açmak kompresöre zarar verebilir'</strong></p> <p>Sıcak havalarda yapılan yaygın hatalardan birinin yüksek hızda seyir halindeyken klimayı açmak olduğunu belirten Çiloğlu 'Sıcak havalarda yüksek hızlarda giderken klima akla gelip açılıyorsa yüzde 90 klima kompresörü o anda bozulur. Çok sıcak havalarda sistem aniden yük altında kalıyor. Eğer yağlama yeterli değilse kompresör zarar görüyor ve değişmesi gerekiyor.' ifadelerini kullandı.</p> <p>Elektrik arızalarının çoğu zaman kendini tekrar eden sorunlar olduğunu belirten Çiloğlu 'Sürücü bilinçli şekilde elektrik arızası oluşturamaz. Araçta bir arıza varsa zaten zamanla tekrar ortaya çıkar.' dedi. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/oto-elektrik-ustasi-ciloglundan-sicak-havalarda-klima-ve-elektrik-sistemi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 13:14:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/oto-elektrik-ustasi-ciloglundan-sicak-havalarda-klima-ve-elektrik-sistemi-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="84762"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İDEV Gaziantep Temsilcisi Taş'tan öğrencilere verimli yaz tatili tavsiyeleri]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/idev-gaziantep-temsilcisi-tastan-ogrencilere-verimli-yaz-tatili-tavsiyeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/idev-gaziantep-temsilcisi-tastan-ogrencilere-verimli-yaz-tatili-tavsiyeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İdeal Eğitim Vakfı (İDEV) Gaziantep Temsilcisi Mehmet Taş, yaz tatilinin sadece dinlenme dönemi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek öğrencilerin kitap okuma, spor, Kur'an eğitimi, sosyal faaliyetler ve kişisel gelişim çalışmalarına yönelmelerinin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İdeal Eğitim Vakfı (İDEV) Gaziantep Temsilcisi Mehmet Taş, yaz tatiline giren öğrencilere yönelik tavsiyelerde bulunarak tatil döneminin verimli değerlendirilmesinin yeni eğitim öğretim yılına hazırlık açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p> <p>İLKHA muhabirine yazılı açıklamada bulunan Taş, öğrencilerin verimli bir tatil geçirmesinin kontrollü ve dengeli bir yol izlemelerinden geçtiğini kaydetti.</p> <p><strong>'Tatil kişisel gelişim için önemli bir fırsattır'</strong></p> <p>Mehmet Taş, yaz tatilinin yalnızca dinlenme zamanı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek 'Tatil, sadece dinlenme zamanı değil; aynı zamanda kişisel gelişim, yeni beceriler kazanma ve eksikleri tamamlama fırsatıdır. Öğrenciler günlük ve haftalık hedefler belirleyerek zamanlarını planlamalıdır. Spor yapmak, kitap okumak, Kur'an öğrenmek ve Kur'an okumasını biliyorsak da geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmak, yeni bir hobi edinmek ve aile ile kaliteli vakit geçirmek tatilin verimli geçirilmesine önemli katkılar sağlar.' dedi.</p> <p><strong>'Ders ve dinlenme arasında denge kurulmalı'</strong></p> <p>Öğrencilerin yaz boyunca derslerden tamamen uzak kalmasının doğru olmadığını belirten Taş 'Yaz tatili boyunca öğrencilerin tamamen derslerden uzaklaşması doğru olmadığı gibi, sürekli ders çalışmaları da uygun değildir. Günlük zamanın küçük bir kısmı tekrar ve okuma faaliyetlerine ayrılırken, geri kalan zaman dinlenme, sosyal etkinlikler ve kişisel gelişim çalışmalarına ayrılmalıdır. Buradaki temel amaç, öğrencilerin yeni eğitim dönemine hem zihnen hem de bedenen dinlenmiş ve hazır bir şekilde başlamalarıdır.' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Kitap seçimi bilinçli yapılmalı'</strong></p> <p>Kitap okuma alışkanlığının küçük ama düzenli adımlarla kazanılabileceğini dile getiren Taş 'Kitap okuma alışkanlığı küçük ama düzenli adımlarla gelişir. Öğrenciler ilgi alanlarına uygun kitaplarla başlamalı, her gün belirli bir okuma saati oluşturmalıdır. Ailece yapılan okuma etkinlikleri ve okunan kitaplar üzerine gerçekleştirilen sohbetler bu alışkanlığın kalıcı hale gelmesini sağlar. Unutulmamalıdır ki kitap okumak; düşünce ufkunu genişletir, kelime hazinesini artırır ve akademik başarıya katkı sunar. Bunun yanında kitap seçimi konusunda da seçici davranılmalı, rastgele eserler yerine Rabbimizi, Peygamberimizi ve dinimizi öğrenmeye katkı sağlayacak kitapların tercih edilmesine dikkat edilmelidir.' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Sosyal faaliyetler ve yardımlaşma bilinci geliştirilmeli'</strong></p> <p>Öğrencilerin sosyal faaliyetlere katılmasının önemine değinen Taş, 'Sosyal faaliyetler öğrencilerin iletişim becerilerini, özgüvenlerini ve takım çalışması yeteneklerini geliştirir. Yaz kursları, sportif faaliyetler, gönüllülük çalışmaları ve kültürel etkinlikler öğrencilerin hem eğlenmelerini hem de kendilerini geliştirmelerini sağlar. Sosyal çevre içerisinde kazanılan tecrübeler öğrencilerin hayata daha güçlü hazırlanmalarına yardımcı olur. Bunun yanında bir yardım kuruluşu ile gerçekleştirilen yardım faaliyetlerinin dağıtım süreçlerine destek verilmesi de bireyin toplumsal sorumluluk ve yardımlaşma duygusunun gelişmesine önemli katkılar sunacaktır.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Teknoloji kontrollü kullanılmalı'</strong></p> <p>Teknolojinin doğru kullanıldığında önemli bir eğitim aracı olduğuna dikkat çeken Taş 'Teknoloji doğru kullanıldığında önemli bir eğitim aracıdır. Ancak uzun süreli ve kontrolsüz ekran kullanımı öğrencilerin fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle günlük ekran süresi sınırlandırılmalı, teknoloji eğitim, araştırma ve üretim amaçlı kullanılmalıdır. Ekran başında geçirilen zaman kadar kitap okumaya, spora ve yüz yüze iletişime de önem verilmelidir.' diye konuştu.</p> <p>Taş, son olarak, 'Yaz tatili, öğrencilerin sadece dinlendiği değil, aynı zamanda kendilerini geliştirdikleri, yeni deneyimler kazandıkları ve gelecek eğitim dönemine hazırlandıkları değerli bir fırsattır. İdeal Eğitim Vakfı olarak tüm öğrencilerimize verimli, sağlıklı ve bereketli bir tatil dönemi diliyoruz.' ifadeleriyle sözlerini tamamladı.  <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/idev-gaziantep-temsilcisi-tastan-ogrencilere-verimli-yaz-tatili-tavsiyeleri</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:49:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/idev-gaziantep-temsilcisi-tastan-ogrencilere-verimli-yaz-tatili-tavsiyeleri.JPG" type="image/jpeg" length="75205"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ABD-İran mutabakatına destek]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-abd-iran-mutabakatina-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-abd-iran-mutabakatina-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile İran arasında varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını belirterek, anlaşmanın bölgede kalıcı barış ve güven ortamının oluşmasına katkı sağlamasını temenni etti. Erdoğan, tarafları gerilimi artırabilecek söylem ve eylemlerden kaçınmaya çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile İran arasında varılan mutabakata ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Mutabakatın bölgede sulh ve sükûnun hâkim kılınması açısından önemli bir gelişme olduğunu belirten Erdoğan, anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını ifade etti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünyanın uzun süredir ihtiyaç duyduğu bu gelişmenin bölgede kalıcı huzur ve güven ortamının tesisine vesile olmasını temenni ederek, imzaların atılacağı güne kadar tarafların gerilimi tırmandırabilecek söylem, tahrik ve eylemlerden uzak durması gerektiğini vurguladı. Erdoğan ayrıca olası sabotaj girişimlerine karşı dikkatli olunmasının önemine işaret etti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Mutabakatın sağlanmasında rol oynayan ülkelere de teşekkür eden Erdoğan, ABD ve İran liderliklerinin yanı sıra arabuluculuk çabaları nedeniyle Pakistan'a teşekkür etti. Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik girişimlere verdiği desteğin de takdire şayan olduğunu belirtti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrarı desteklemeyi sürdüreceğini kaydeden Erdoğan, ülkenin diplomasi ve uluslararası hukuk temelinde kalıcı çözümlere katkı sunmaya devam edeceğini ifade etti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>'İmzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Bu neticenin alınmasında ABD ve İran liderlikleri başta olmak üzere müstesna ara buluculuk gayretleri için Pakistan'a teşekkür ediyorum. Ayrıca Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik girişimlere sağladıkları desteği takdirle karşıladığımı ifade etmek istiyorum. Türkiye olarak bölgemizde barışın, istikrarın ve huzurun tesisine yönelik her türlü çabayı desteklemeye, diplomasi ve uluslararası hukuk temelinde kalıcı çözümlere katkı sunmaya devam edeceğiz.' <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Haber merkezi</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-abd-iran-mutabakatina-destek</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 06:58:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/cumhurbaskani-erdogandan-abd-iran-mutabakatina-destek.jpg" type="image/jpeg" length="60590"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müftü Soykök: Cami adabına riayet etmek Allah'ın evine saygının gereğidir]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/muftu-soykok-cami-adabina-riayet-etmek-allahin-evine-sayginin-geregidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/muftu-soykok-cami-adabina-riayet-etmek-allahin-evine-sayginin-geregidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök, camilerin İslam medeniyetinde özel bir yere sahip olduğunu belirterek, Allah'ın evi olarak nitelendirilen camilerde bulunurken cami adabına riayet edilmesinin her Müslümanın sorumluluğu olduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'>Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök, camilerde adaba uygun davranmanın önemine dikkat çekerek, kıyafetten saf düzenine, çocukların camiyle buluşturulmasından cemaat bilincine kadar birçok konuda vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulundu.</p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Soykök, camilerin sadece namaz kılınan mekanlar olmadığını, aynı zamanda müminlerin kalplerinin birleştiği, manevi huzurun yaşandığı kutsal mekânlar olduğunu söyledi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'><b>'Cami adabına uyarak bulunmak Müslümanın vazifelerinden biridir'</b></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Camilerin taşıdığı manevi değere dikkat çeken Soykök, Müslümanların camilerdeki davranışlarına özen göstermesi gerektiğini dile getirerek, 'Yüce Rabbimiz, zamanın ve mekânın yaratıcısı olduğu için zaman ve mekânla sınırlandırılamaz. Ancak mecazen camilere Allah'ın evleri diyoruz. Camilerin temsil ettiği sembolik anlam ve bizlere hatırlattıkları, onları Allah'ın evi olarak nitelendirmemize sebebiyet vermektedir. Allah'ın evi olan camilerimiz saygın ve değerli mekânlardır. Camilerimizde birtakım kurallara, yani cami adabına uyarak bulunmak; camilerimizin değerine ve saygınlığına zarar vermeden hareket etmek Müslümanın vazifelerinden biridir.' dedi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'><b>'Cami adabına riayet etmek Allah'ın evine saygının bir gereğidir'</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Özellikle yaz mevsiminde camilere girişte kıyafet adabına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Soykök, 'Elbette havalar ısındı ve insanlar daha rahat kıyafetlerle dolaşmaya başladılar. Ancak özellikle tarihî ve merkezi konumdaki camilerimize girerken, çıkarken veya gezmek amacıyla dahi olsa cami adabına riayet etmek; bol kıyafetler giymek ve tesettüre uygun davranmak, Allah'ın evine saygının bir gereğidir. Bu hususlara dikkat etmemiz gerekir. Bunun yanında başka cami adabı kuralları da vardır. Camiye sağ ayak ile girilir. Camide mümkün mertebe dünya kelamı konuşulmaz; ibadet eden insanları rahatsız edecek şekilde davranışlarda bulunulmaz. Şayet vakit müsaitse tahiyyetü'l-mescid, yani camiyi selamlama namazı eda edilir. Camide zikirle, tesbihle ve Kur'an tilavetiyle meşgul olunur.' ifadelerini kullandı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'><b>'İmamın arkasında duracak kişilerin kıraat ve fıkıh açısından bilgili olmaları önemlidir'</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Cemaatle namazda saf düzeninin önemine değinen Soykök, imamın arkasında bulunan kişilerin yeterli dini bilgiye sahip olması gerektiğini belirtti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Soykök, 'Sünnet namazlarımızı camide kıldığımız zaman, caminin farklı noktalarında kılabiliriz. Ancak imamın arkasında farz namazı eda ederken saf düzenini almamız gerekir. İmamın arkasında duracak kişilerin kıraat ve fıkıh açısından bilgili olmaları önemlidir. Bunun hikmeti şudur: Şayet imamın abdesti bozulur ve namaza devam edemezse, namazı devam ettirebilecek ehil kişilerin imamın arkasında, sağında ve solunda bulunması gerekir. Saflarımızın aynı hizada, topuk hizasında olması gerekir. Saf düzeni kurulduğunda mümkün mertebe omuzlarımızın birbirine değmesi tavsiye edilmiştir. Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) saf düzenine büyük ehemmiyet verdiğini görüyoruz. Bu nedenle aralarda boşluk bırakmamak gerekir.' şeklinde konuştu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'><b>'Saflarınızdaki bozukluk ve düzensizlik kalplerimizdeki ayrılığa ve düzensizliğe vesile olabilir'</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Saf düzeninin sadece fiziki bir düzen olmadığını, aynı zamanda manevi birlikteliği de temsil ettiğini vurgulayan Soykök, 'Farz namazları kılarken saflar, imamın arkasından başlayarak sağlı sollu tamamlanmalıdır. Birinci saf tamamlandıktan sonra ikinci saf yine imamın arkasından başlanarak oluşturulmalıdır. Bu şekilde saf düzenine riayet edilmelidir. Bu, önemli bir cami adabıdır. Farz namazlarımızı camide eda ederken buna dikkat etmemiz gerekir. 'Saflarınızı sık ve düzenli tutun.' denir. Çünkü saflardaki bozukluk ve düzensizlik, kalplerimize de sirayet edebilir. Kalplerimizdeki ayrılığa ve düzensizliğe vesile olabilir. Halbuki cami, Allah'ın kalpleri bir araya getirdiği mekânlardan biridir. Bu hususa özellikle riayet etmeliyiz.' dedi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'><b>'Çocuklarımızın namazı ve cami adabını bizimle birlikte yaşayarak öğrenmelerini sağlamamız gerekiyor'</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Yaz Kur'an kurslarının başlamasıyla birlikte çocukların camilerde daha fazla vakit geçireceğini hatırlatan Soykök, şöyle devam etti:</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>'Ayrıca yaz Kur'an kurslarımız başlayacak ve çocuklarımız camilere gelecek. Onlara karşı soğutucu ve incitici davranışlarda bulunmamalıyız. Çocuklarımız tatil dönemlerinde bizimle birlikte cemaatle namaza iştirak ediyorlar. Çocuğun camiyi sadece oyun ve eğlence yeri olarak görmesi elbette doğru değildir. Ancak çocukça davranışlarda bulunmaları da doğaldır. Biz bunlara müsamaha gösteririz. Özellikle farz namazı kıldığımız zaman veliler ve büyükler olarak çocuklarımızı aramıza almalı; onların en azından farz namazı ciddiyetle ve olması gerektiği şekilde bizimle birlikte kılmalarını sağlamalıyız. Böylece çocuklarımız namazı ve cami adabını yaşayarak öğrenmiş olurlar.'</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Aptos,sans-serif'>Soykök, camilerin temiz tutulmasının ve cemaat adabına riayet edilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, 'Allah'ın evi saygın bir mekândır. Bizler de Allah'ın evinde, kalplerimizi diriltmek ve ibadetlerimizi yerine getirmek için bulunuyoruz.' dedi. </span></span></span><strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/muftu-soykok-cami-adabina-riayet-etmek-allahin-evine-sayginin-geregidir</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:48:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/muftu-soykok-cami-adabina-riayet-etmek-allahin-evine-sayginin-geregidir.JPG" type="image/jpeg" length="30773"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÖĞ-DER Şube Başkanı İlhan: Mezuniyet kutlamaları milli ve manevi değerlere uygun yapılmalı]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/og-der-sube-baskani-ilhan-mezuniyet-kutlamalari-milli-ve-manevi-degerlere-uygun-yapilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/og-der-sube-baskani-ilhan-mezuniyet-kutlamalari-milli-ve-manevi-degerlere-uygun-yapilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim ve öğretim yılı sonunda düzenlenen mezuniyet balolarının gençleri ifsada sürüklediğini belirten Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) Gaziantep Şube Başkanı Levent İlhan, mezuniyet kutlamalarının mevcut şeklinin kültür ve inanç değerleriyle bağdaşmadığını ifade ederek eğitimcilere ve velilere önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim ve öğretim yılı sonunda düzenlenen ve gençleri ifsat eden mezuniyet baloları hakkında eğitimci ve ebeveynlere uyarılarda bulunan İlhan, mezuniyet kutlamalarının yapılış şeklinin kültür ve inanca ait olan bir kutlama şekli olmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Okullarda dönem sonu yapılan mezuniyet törenlerinin inanç ve kültürde yeri olmadığını belirten İlhan, toplumun gelenek ve görenekleriyle uyuşmayan bu programların yapılmaması gerektiğini ifade etti.</p> <p>Milli Eğitim sisteminde asıl olanın çocukların ahlaklı bireyler olarak yetiştirilmesi olduğunu vurgulayan İlhan, son yıllarda gerçekleştirilen bazı yıl sonu etkinliklerinin örf ve adetlerle bağdaşmadığını dile getirdi.</p> <p><strong>'Ahlak dışı bir takım nahoş olayların yaşanmasıyla sıkıntılar meydana gelmektedir'</strong></p> <p>Mezuniyet ve veda programlarında gerekli hassasiyetin gösterilmediğini belirten İlhan, 'Özelikle çocukların veda programlarında milli eğitimin bu konuda hassasiyetle yaklaşımının olmaması, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerindeki yetkili arkadaşların bu konuda tamamen sahaya hakim olmayışı nedeniyle özellikle bazı öğretmenler ve idareciler yıl sonu etkinliklerini bizim kültür ve inancımıza uymayacak şekilde bir takım programlar yapmaktalar. Çocuklar bu programlarda ahlak dışı bir takım nahoş olayların yaşanmasıyla sıkıntılar meydana gelmektedir. Bundan dolayı önümüzdeki yıllarda bu konu ciddi anlamda milli eğitim tarafından gündeme alınmalı ve dikkat edilmelidir.' dedi.</p> <p>İlhan, mezuniyet programlarının İslami ölçüler, milli ve manevi değerler çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek, gençlerin ahlaki gelişimini zedeleyecek etkinliklerden uzak durulmasının önemine dikkat çekti.</p> <p><strong>'İnanç ve ahlaki değerler ön planda tutulmalı'</strong></p> <p>Ebeveynlere tavsiyelerde bulunan İlhan, velilerin okul yönetimlerinin bu tür faaliyetleri karşısında kendi değerlerine sahip çıkmaları gerektiğini söyledi.</p> <p>İlhan, 'Özellikle anne babalara tavsiyemiz bir takım yaptırımlarla karşılaşmalarına rağmen öğretmen veya okul idarelerinin bu tür çalışmalarına karşı kendi ahlaki erdemlerini ortaya koysunlar. Özellikle de bu konularda kendileri kendi inanç değerlerini ön plana çıkarsınlar.' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'</strong><strong>Adının milli olması yeterli değil içeriğinin doldurulması lazım '</strong></p> <p>Türkiye'deki eğitim sisteminin milli bir karakter taşımadığını savunan İlhan, mevcut sistemin Batı merkezli modellerden etkilendiğini ifade ederek 'Biliyorsunuz Türk Milli Eğitimi batıcı bir eğitim sistemini örnek almıştır. Bundan dolayı özellikle 1948 yılından beri Fulbright eğitim sistemi üzerinden Türkiye'deki eğitim sistemi şekillenmiş. Önce İngiliz modeliyle şu anda da Amerika sistemiyle harmanlanmış bir eğitim modeli var. Her ne kadar adına yerli, milli eğitim sistemi desek de Türkiye'de maalesef henüz milli bir eğitim sistemi oluşturulmuş değildir. Biz dernek olarak bunun ön plana çıkması için gayret ediyoruz. Adının milli olması yeterli değil içeriğinin doldurulması lazım. Velilerimizin de özellikle bu çalışmalarda çocuklarını çok sıkı bir şekilde takip etmesi lazım. Son zamanlarda madde bağımlılığının arttığı bir ortamda, ahlaksızlığın ön plana çıktığı bir ortamda ve özellikle bir takım okullardaki çocukların yozlaşma kültüründen ve medyadan etkilenmeleri neticesinde çocuklarımızın kendi öz değerlerinden uzaklaşması nedeniyle büyük sıkıntılar yaşamaktayız. Bu konuda anne babaların özellikle çevresindeki çocukları ve kendi çocuklarını iyi takip etmeleri, milli ve manevi değerlerimizi aşılayacak şekilde bir eğitim sistemi ön plana almaları, üzerlerine düşen görevleri yapmaları ve takip etmelerini istiyoruz.' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Eğitimde herkes üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyor ancak yeterli değiliz'</strong></p> <p>Eğitim camiasının büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirten İlhan, öğretmenlerin ahlaklı, onurlu, erdemli ve şuurlu bireyler olmalarının toplumun geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p> <p>İlhan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p> <p>'18 milyon öğrencimizin olduğu ve bir milyon 200 binden fazla öğretmenimizin olduğu büyük bir eğitim camiası var. Bunun yanı sıra sadece eğitim camiası değil yüzbinlerden oluşan diyanet camiası ve din görevlilerimiz var. Bunun yanında Türkiye'mizde önemli bir görev gören sivil toplum kuruluşlarımız var. Herkes üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyor ancak yeterli değiliz. Büyük bir potansiyel olan eğitim camiasındaki insanlarımızın özellikle öğretmenlerimizin ahlaklı, onurlu, erdemli ve şuurlu olması lazım ki çevresinde yaşanan bütün sıkıntılara rağmen bu manada yol gösterici olmaları lazım. Anne babalarda bu insanlara destek vermeli ve çocuklarımızı birilerinin ellerine bırakmamalıyız.' <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/og-der-sube-baskani-ilhan-mezuniyet-kutlamalari-milli-ve-manevi-degerlere-uygun-yapilmali</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:55:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/og-der-sube-baskani-ilhan-mezuniyet-kutlamalari-milli-ve-manevi-degerlere-uygun-yapilmali.jpg" type="image/jpeg" length="66923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Molla Said Varol, vefatının 8'inci yıl dönümünde anılıyor]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/molla-said-varol-vefatinin-8inci-yil-donumunde-aniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/molla-said-varol-vefatinin-8inci-yil-donumunde-aniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cesareti, ilmi, ahlakı, İslam davasına olan sadakati ve fedakârlığıyla tanınan Hizbullah Cemaati'nin önde gelen isimlerinden Molla Said Varol vefatının, 8'inci yıl dönümünde rahmetle anılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Hizbullah Cemaati'nin önde gelen isimlerinden Molla Said Varol, 12 Haziran 2018'de geçirdiği trafik kazası sonucu vefat etti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>İslami kimliğinden dolayı uzun yıllar zindanlarda kalan Varol, vefatından önceki yaklaşık son 7 yılını muhacir olarak geçirdi. Vefatının üzerinden tam 8 yıl geçen Molla Said, hayırla yad ediliyor.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Hayatı</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Molla Muhammed Said Varol, 13 Mart 1967 tarihinde Batman'ın Beşiri ilçesine bağlı Çakıllı (Bênarin) köyünün Yağlıca (Cimsarê) mezrasında dünyaya geldi. Bölgenin tanınmış alimlerinden Molla Emin Varol'un oğlu olan Molla Said, ilim yolculuğuna babasının rahle-i tedrisinden geçerek başladı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Henüz çocukluk yaşlarındayken zekâsı ve yaşını aşan olgunluğu, çevresindekiler tarafından hemen fark ediliyordu. Küçük yaşından itibaren başladığı medrese hayatında, engin zekâsı sayesinde ilim basamaklarını hızlıca geçiyordu. Bölgenin tanınmış Seydalarından ilim tahsil eden Molla Said, medrese tedrisatını bitirip 'icazet' almıştı. 1980'li yıllardan itibaren başladığı İslami mücadele içerisinde ilmi, feraseti ve teşkilatçı yönleriyle bulunduğu ortama canlılık ve bereket katıyordu. En zorlu günlerde, en çetin mücadele ortamlarında daima en önde, göğsünü davasına siper edercesine gayret sarf ediyordu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>1990'lı yıllarda Silvan'da dindar Müslümanları imhaya dönük başlatılan saldırılara karşı dava arkadaşlarıyla birlikte yiğitçe karşılık veriyordu. Susaların yaşandığı şehitler yurdu Silvan'da şehadet mektebinin harcını mücadele azmi ve sabrı ile karmıştı. Ve sonunda İslam düşmanlarını zelil edecek bir direnişin öncüsü olmuştu. Çok cesurdu bununla birlikte çok mütevazi, takva ve ihlas sahibiydi. Dünyalıkları elinin tersi ile itmiş bütün yeteneklerini Allah'ın dinin hizmetine amade etmişti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>İlmin pratiğinin sahalarda olması gerektiğine inanıyordu. Bu sebeple bütün enerjisini İslami mücadeleyi güçlendirmek için sarf ediyordu. Gittiği her ortamda insanlara İslam'ı anlatıyor ve dağınık haldeki Müslümanları bir araya getiriyordu. İslami mücadelenin büyüdüğü, insanların fevç fevç uyanışa geçtiği 1990'lı yıllardaki çalışmalarda Seyda Molla Said'in büyük bir katkısı ve emeği vardı. Engin ilmi ve ferasetiyle mücadeleye ışık tutuyor, İslami tebliğin önündeki engelleri kaldırıyordu. Olayları ve olası durumları çabuk kavrıyor, analizler yapıyor, strateji geliştiriyor ve isabetli kararlar veriyordu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Gençleri çok severdi</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Molla Said, medrese döneminde de çevresi tarafından çok sevilen biriydi. İnsanlarla olan diyaloğu çok iyiydi. Medresedeki öğrenciliğinde de çok başarılıydı. Molla Said, birçok alimden ders alır ve medrese eğitimini tamamlayarak icazetini alır.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>İlmini tamamladıktan sonra Diyarbakır'ın Silvan ilçesine dönen Molla Said, ilçede kitapevi işleten ağabeyi Molla Mizgin'e yardım eder. Ağabeyi Molla Mizgin, kardeşini, 'Kitap evinde ben hem çok fazla zaman bulamadığım için hem de ticaretten çok anlamadığım için fazla kar edemiyorduk. Ancak kardeşim Sait yanıma gelince zarar eden iş yerimiz kâr etmeye başladı.' diye tarif eder.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Kitap evinde öğrenciler ile ders yapma fırsatı da bulur. 80'li yıllarda kitap evleri çok fonksiyonluydu. Adeta bir vakıf veya dernek gibi faaliyet gösterebilirdi. Yani kitap evleri o dönemde ilim öğretme ve dine faydalı işler yapma adına merkez konumundaydı. Bundan dolayı Said'in öğrenciler üzerinde çok fazla emeği olur.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Özellikle gençlerin irşadı için elinden gelen bütün imkânları seferber ediyordu. Neredeyse evinde oturmuyordu. Sokak sokak, ev ev dolaşarak gençlerin irşadı için çalışan biriydi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Gösterişten ve ön plana çıkmaktan uzak bir yaşantısı vardı. Ağabeyi Molla Mizgin, kardeşi Molla Said'in bu güzel ahlakını da Hizbullah Cemaatinin Kurucu Rehberi Hüseyin Velioğlu'ndan aldığını belirtir.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Yaptığı hizmetleri o kadar ihlasla ve sessiz sedasız yapardı ki onu tanımayanlar yaptığı hizmetleri çok iyi bilmezdi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Cesaret timsali</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Cesaret timsali biriydi. Cesur bir insandı ve zalime asla boyun eğmezdi. Diyarbakır'dan Silvan'a gelen bir aile, oto tamir dükkânı açmıştı. Molla Said de bir iş için o dükkâna gider, dükkânda beklerken oto tamircilerin komşularından bazıları çok zalim oldukları için onlara zulmediyorlardı. Bu tamirciler, güzel ahlaklı oldukları için insanlar arabalarını onların dükkânına götürüyordu. Bu yüzden komşuları da onları kıskanıyor ve onlara zulmediyorlardı. Bir gün Molla Said oradayken komşular gelip bu aileye sataşıyor. Neticede de çok büyük bir kavga çıkıyor. O kavgada Molla Said kan revan içinde kalır. Kavga ederken kavga ettiği kişilerin kanı da onun üstüne bulaşmıştı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Günlerce işkence gördü</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Gece-gündüz demeden yaptığı çalışmalar İslam düşmanlarının dikkatini çekmiş, 28 Şubat zihniyetinin takibine uğrayan Molla Said de muhacir durumuna düşmüştü. Nihayetin de 2000 yılında göz altına alınan Molla Said, 70 günü aşkın bir süre gözaltında kalmıştı. Burada akıl almaz işkencelere tabi tutulmuş, vücudunda kısmi felçlikler meydana gelmişti. Gözaltı sürecinden sonra cezaevine konulan Molla Said, bir yandan ağır işkencelerin neden olduğu hastalıklarla mücadele ederken diğer taraftan medreseye çevrilen zindanın baş müderrisi olarak alim ve dava adamları yetiştirmeye devam etti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/5bcc7317-3ec1-44c5-a801-3e6167c912b1.jpg' /></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Vahdeti dert edinirdi</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'Ümmetin ittihadını kendine çok dert edinirdi ve bu konuda 'Ne yapılabilir' endişesiyle istişarelerde buluyordu. İslam âlimlerini bir çatı altında buluşturma gayreti ve özlemi içerisindeydi. 'Elimde olsa, İslam âleminin âlimlerini bir binaya doldurur, onlara kendi aralarında birleşmeyinceye, ittifak etmeyinceye kadar buradan çıkış yok' derdim.' diyerek bu konudaki kararlılığını dile getiriyordu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>2000 yılında yakalanınca günlerce ağır işkencelerden geçirilir cezaevine konulur. Cezaevinde yine gecesini gündüzüne katarak ilimle âlim yetiştirmeyle geçiren biriydi. Molla Said'in bir gün bile cezaevinde bir arkadaşının kalbini kırdığını, tartıştığını gören olmamıştı. Cezaevi arkadaşları ile o kadar iyi geçiniyordu ki arkadaşları onun koğuşunda kalabilmek için adeta can atıyorlardı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Gündüz cezaevi içerisinde 20 kişiye yakın mahkumla bir araya gelme fırsatı yakalayabiliyordu. Bu durumu değerlendirip orada da hizmetini devam ettirip ders veriyordu. Zamanının tamamını bu şekilde ilme veriyordu. Cezaevinde birçok mahkûma sürekli ilim dersi verdiği için bu durumdan dolayı hasta bile oldu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Kış aylarında hava şartları müsait olmasa bile ilim derslerini aksatmayıp devam ettiriyordu. Alt koğuştakilere ders verdiği esnada pencereleri açmak zorunda kalıyorlardı. Pencerelerin açılması ile içeriye çok soğuk hava giriyordu. Bu soğuktan dolayı Molla Said, kendini muhafaza etmek için vücuduna naylon muşamba sarıyordu. Kar-kış günlerinde bile ders programlarını ihmal etmeyip sürdürüyordu. Bu şekilde hasta oldu. Hasta olduktan sonra hastaneye kaldırıldı. Burada tedavi sürecinde safra kesesinden ameliyat oldu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/0a2f08ba-348d-4a34-a95c-2f521f8b16a6.jpg' style='width: 1366px; height: 910px;' /></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Muhacerat ve vefat</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>10 yıl devam eden zindan hayatının ardından 2010 yılında tahliye edilen Molla Said, İslam düşmanlarının başlattığı algı operasyonu ve anti propaganda sonucu yeniden tutuklanmak istendi. Bunun üzerine yeniden muhacerat yolunu tercih ederek İslami faaliyetlerine gizlice devam etmek zorunda kaldı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>8 yıl boyunca muhacir olarak kalan Molla Said'in 12 Haziran 2018'de muhaceratta vefat ettiğini hatırlatan Molla Mizgin, kardeşinin vefat ettiği ana ilişkin şunları söylüyordu:</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'O ve hanımı akşam yürüyüşe çıkıyorlar. Biraz hava almak ve spor amaçlı çıkıyorlar. Dönüşte hanımı önde seyda da arkasında geliyor. Hanımının bahsettiğine göre yürürlerken arkadan bir ses geliyor. Dönüp baktığında bir aracın geçtiğini ve Molla Said'in yerde olduğunu görüyor. Hanımı, hemen yanına gitmiş ama seyda konuşacak vaziyette değilmiş.'</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Molla Said'in mübarek naaşı, dava arkadaşları, öğrencileri ve sevenleri tarafından binlerce kişinin omuzlarında, tekbirler ve salavatlar eşliğinde memleketi Batman'da toprağa verildi. <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Haber merkezi</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/molla-said-varol-vefatinin-8inci-yil-donumunde-aniliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 17:19:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/06/molla-said-varol-vefatinin-8inci-yil-donumunde-aniliyor.jpg" type="image/jpeg" length="49621"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
