<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Ergani Haber - Son Dakika Ergani Haberleri</title>
    <link>https://www.erganigazetesi.com.tr</link>
    <description>Ergani haberleri ile ilgili son dakika gelişmeleri, en sıcak haberler ve geçmişten bugüne tüm detayları Ergani Haber Gazetesi sayfasından takip edebilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 03 Aug 2026 18:39:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Göçmen haklarında yeni skandal: ICE'den açlık grevindeki göçmenlere zorla besleme müdahalesi]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/gocmen-haklarinda-yeni-skandal-iceden-aclik-grevindeki-gocmenlere-zorla-besleme-mudahalesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/gocmen-haklarinda-yeni-skandal-iceden-aclik-grevindeki-gocmenlere-zorla-besleme-mudahalesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu'nun (ICE) göçmen gözaltı merkezlerinde uyguladığı yöntemler yeni insan hakları tartışmalarını beraberinde getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>The Guardian tarafından yayımlanan kapsamlı soruşturmaya göre, Trump yönetimi döneminde açlık grevine başlayan en az 10 göçmenin iradesi dışında zorla tıbbi müdahaleye tabi tutulması için sessizce hukuki süreç işletildi.</span></span></span></p> <p data-end='1546' data-start='1307' style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Soruşturmaya göre, 2025 ve 2026 yıllarında en az üç göçmen zorla beslenirken, iki kişinin daha benzer uygulamalara maruz kaldığı değerlendiriliyor. Beş göçmenin ise zorla müdahale tehdidi nedeniyle açlık grevini sonlandırdığı belirtiliyor.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-end='1773' data-start='1548' style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>İnsan hakları örgütleri tarafından uzun süredir işkence veya kötü muamele kapsamında değerlendirilen zorla besleme uygulamasının, ICE'nin artan gözaltı politikalarıyla birlikte daha sistematik hale geldiği aktarılıyor.</span></span></span></p> <p data-end='2073' data-start='1775' style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Mahkeme kayıtları ve çok sayıda tanık beyanına dayandırılan soruşturmaya göre, uygulamalar yalnızca zorla beslemeyle sınırlı kalmadı. Açlık grevcilerine damar yoluyla zorunlu sıvı verilmesi, rızaları dışında kan alınması ve idrar örneği toplanması gibi işlemlerin de gerçekleştirildiği açıklandı.</span></span></span></p> <p data-end='2410' data-start='2075' style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>En dikkat çeken vakalardan birinde, Teksas'taki Port Isabel Gözaltı Merkezi'nde tutulan Kürt bir sığınmacının yaklaşık sekiz ay boyunca zorla beslendiği, uygulamanın ancak sınır dışı edilmesiyle sona erdiği aktarıldı. Aynı merkezde bulunan başka bir göçmenin ise yaklaşık altı ay boyunca benzer müdahalelere maruz kaldığı ifade edildi.</span></span></span></p> <p data-end='2636' data-start='2412' style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Florida'daki Krome Gözaltı Merkezi'nde tutulan bir başka göçmene de yaklaşık üç ay boyunca zorla tıbbi müdahale uygulandığı belirtilirken, Washington ve Teksas'taki iki ayrı merkezde de benzer vakaların yaşandığı kaydedildi.</span></span></span></p> <p data-end='2930' data-start='2638' style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Soruşturmaya göre, İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), bu işlemler için federal mahkemelerden hızlandırılmış kararlar aldı. Ancak incelenen altı dosyada göçmenlerin mahkemelerde herhangi bir avukat tarafından temsil edilmediği, çoğu zaman kararların göçmenler itiraz edemeden verildiği ifade edildi.</span></span></span></p> <p data-end='3187' data-start='2932' style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Hak savunucuları, özellikle İngilizce bilmeyen ya da ABD hukuk sistemine yabancı göçmenlerin fiilen savunma hakkından mahrum bırakıldığını savunurken, süreçlerin büyük ölçüde gizli yürütülmesinin olası hak ihlallerini görünmez hale getirdiğini belirtiyor.</span></span></span></p> <p data-end='3428' data-start='3189' style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Göçmen hakları avukatı Eunice Cho, Trump yönetiminin açlık grevindeki göçmenlere karşı zorla besleme kararlarına başvurmasının, göçmenlere yönelik sert politikaların yeni bir örneği olduğunu belirterek uygulamaları ağır sözlerle eleştirdi.</span></span></span></p> <p data-end='3858' data-start='3430' style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Colorado Üniversitesi Biyoetik Merkezi Direktörü Dr. Matthew Wynia ise bilinçli bir hastanın açık iradesine rağmen zorla tedavi uygulanmasının tıbbi etik ilkeleriyle bağdaşmadığını söyledi. Wynia, açlık grevindekilerin intihar amacı taşımadığını, ellerindeki tek protesto aracını kullandıklarını vurgulayarak sağlık çalışanlarının devlet adına baskı aracına dönüştürülmesinin tehlikeli bir emsal oluşturacağı uyarısında bulundu.</span></span></span></p> <p data-end='4245' data-start='3860' style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Mahkeme kayıtlarına göre ICE yetkilileri ise müdahalelerin gözetimleri altındaki kişilerin yaşamını korumak, gözaltı merkezlerinde düzeni sağlamak ve olası güvenlik sorunlarını önlemek amacıyla gerekli olduğunu savundu. Belgelerde ayrıca bir açlık grevcisinin yaşamını yitirmesinin kurumun kamuoyu algısını olumsuz etkileyebileceğine ilişkin değerlendirmelerin de yer aldığı aktarıldı.</span></span></span></p> <p data-end='4523' data-start='4247' style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Öte yandan DHS ve ICE, The Guardian'ın soruşturmadaki sorularına herhangi bir yanıt vermedi. Soruşturma ayrıca kurumun 2026 mali yılı için açlık grevleriyle mücadele kapsamında ekipman ve tıbbi malzemelere yaklaşık 169 bin dolar bütçe ayırmayı planladığını ortaya koydu.</span></span></span></p> <p data-end='4829' data-is-last-node='' data-is-only-node='' data-start='4525' style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>İnsan hakları savunucuları, göçmen gözaltı merkezlerinde yürütülen bu kapalı süreçlerin bağımsız denetimden uzak olması nedeniyle zorla tıbbi müdahalelerin gerçek boyutunun hâlâ bilinmediğine dikkat çekerek, ICE'nin uygulamalarına ilişkin şeffaf ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Haber merkezi</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/gocmen-haklarinda-yeni-skandal-iceden-aclik-grevindeki-gocmenlere-zorla-besleme-mudahalesi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:04:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/gocmen-haklarinda-yeni-skandal-iceden-aclik-grevindeki-gocmenlere-zorla-besleme-mudahalesi.jpg" type="image/jpeg" length="51834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 33 organizatör yakalandı]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/31-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-33-organizator-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/31-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-33-organizator-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 31 ilde düzenlenen göçmen kaçakçılığı operasyonlarında 33 organizatörün yakalandığını, şüphelilerden 21'inin tutuklandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>İçişleri Bakanlığı, 31 ilde göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 33 şüphelinin yakalandığını bildirdi.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde, il jandarma komutanlıklarınca göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik operasyonlar gerçekleştirildi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Afyonkarahisar, Ağrı, Ankara, Antalya, Aydın, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Çanakkale, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzurum, Gaziantep, Hatay, Iğdır, Isparta, İzmir, Kars, Kırklareli, Kırşehir, Malatya, Manisa, Muş, Osmaniye, Sakarya, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Van ve Yalova'da düzenlenen operasyonlarda 33 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Şüphelilerden 21'i çıkarıldıkları hakimliklerce tutuklanırken, 12'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Açıklamada, operasyonların Jandarma İnsansız Hava Araçlarının (JİHA) havadan, il jandarma komutanlıklarına bağlı asayiş, otoyol ve komando timlerinin ise karadan yürüttüğü çalışmalar sonucunda gerçekleştirildiği belirtildi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Operasyonlarda 83 araç ile 11 bot ve bot motoru ele geçirildi. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Ankara</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/31-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-33-organizator-yakalandi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:02:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/31-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-33-organizator-yakalandi.jpg" type="image/jpeg" length="56240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akdeniz İhracatçı Birlikleri'nin temmuz ayı ihracatı 1,3 milyar doları aştı]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/akdeniz-ihracatci-birliklerinin-temmuz-ayi-ihracati-13-milyar-dolari-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/akdeniz-ihracatci-birliklerinin-temmuz-ayi-ihracati-13-milyar-dolari-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), temmuz ayında 1 milyar 328 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. AKİB'in Türkiye'nin toplam ihracatına katkısı yüzde 6 olarak kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı temmuz ayına ilişkin ihracat verilerini açıkladı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Açıklanan verilere göre AKİB, temmuz ayında 1 milyar 328 milyon dolar ihracat gerçekleştirerek Türkiye ihracatına katkı sağlamayı sürdürdü.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Temmuz ayı performansıyla AKİB'in Türkiye'nin toplam ihracatındaki payı yüzde 6 olarak gerçekleşti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>AKİB, bölge ihracatının artırılması ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi̇, Mersin</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/akdeniz-ihracatci-birliklerinin-temmuz-ayi-ihracati-13-milyar-dolari-asti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:54:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/akdeniz-ihracatci-birliklerinin-temmuz-ayi-ihracati-13-milyar-dolari-asti.jpg" type="image/jpeg" length="12867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İtalya'da otobüs ile karavan kafa kafaya çarpıştı: 7 ölü, 34 yaralı]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/italyada-otobus-ile-karavan-kafa-kafaya-carpisti-7-olu-34-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/italyada-otobus-ile-karavan-kafa-kafaya-carpisti-7-olu-34-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya'da Marmore Şelalesi'nden dönen tur otobüsü ile karavan kafa kafaya çarpıştı. Zincirleme kazada en az 7 kişi hayatını kaybetti, 6'sı ağır 34 kişi yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Ülkenin orta kesimindeki Umbria ve Lazio bölgeleri sınırında yer alan Terni-Rieti karayolunda (SS79 Ternana) bir tur otobüsü ile karavan kafa kafaya çarpıştı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Olayın ardından arkadan gelen üç binek aracın da kazaya karışmasıyla zincirleme felaket meydana geldi. </span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Kazada en az 7 kişi hayatını kaybederken, 6'sı ağır olmak üzere 34 kişi yaralandı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Trafik polisinin olay yerinde yaptığı ilk incelemelere göre kaza, Marmore Şelalesi gezisinden dönen tur otobüsünün şeridine karşı yönden gelen karavanın girmesiyle gerçekleşti. </span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Şiddetli çarpışmanın etkisiyle karavan tamamen hurdaya dönerken, otobüs ve diğer araçlarda büyük hasar oluştu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Hayatını kaybedenlerin otobüsün iki sürücüsü, iki yolcusu ve karavanda bulunan iki kişi olduğu açıklandı. </span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Yaralılar, bölgeye sevk edilen helikopterler ve ambulanslarla yakın hastanelerin yanı sıra başkent Roma'daki Gemelli Hastanesi'ne kaldırıldı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Kaza nedeniyle Terni-Rieti karayolu saatlerce trafiğe kapatıldı. Terni Savcılığı, kazanın kesin nedenini ve sorumlularını belirlemek amacıyla adli soruşturma başlattı.<strong> (İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Roma</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/italyada-otobus-ile-karavan-kafa-kafaya-carpisti-7-olu-34-yarali</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:51:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/italyada-otobus-ile-karavan-kafa-kafaya-carpisti-7-olu-34-yarali.png" type="image/jpeg" length="65352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pakistan Keşmiri'nde kanlı baskı iddiası: Onlarca sivilin öldürüldüğü bildiriliyor]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/pakistan-kesmirinde-kanli-baski-iddiasi-onlarca-sivilin-olduruldugu-bildiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/pakistan-kesmirinde-kanli-baski-iddiasi-onlarca-sivilin-olduruldugu-bildiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistan yönetimi, kontrolü altındaki Keşmir bölgesinde barışçıl göstericilere yönelik sert müdahale ve insan hakları ihlalleri iddiaları nedeniyle uluslararası kamuoyunun hedefinde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Yerel sivil toplum kuruluşları, son iki gün içinde güvenlik güçlerinin protestoculara ateş açması sonucu en az 30 kişinin öldürüldüğünü öne sürerken, İslamabad yönetimi suçlamaları reddediyor.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Bölgede faaliyet gösteren Joint Awami Action Committee (JAAC), güvenlik güçlerinin on binlerce silahsız göstericiye gerçek mermiyle müdahale ettiğini, pazartesi günü 25, salı günü ise 5 kişinin öldüğünü iddia etti. JAAC yetkilileri, güvenlik güçlerinin yalnızca protestoculara ateş açmakla kalmadığını, hayatını kaybedenlerin cenazelerini de olay yerinden kaldırarak delilleri ortadan kaldırmaya çalıştığını belirtti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>JAAC Sözcüsü SA Khan, Mirpur'da güvenlik güçlerinin hastaneyi kapattığını ve cenazeleri bilinmeyen yerlere götürdüğünü iddia ederek 'Kanlar içindeki cesetleri gösteren fotoğraf ve videolar elimizde. Güvenlik güçleri delilleri yok etmek için cenazeleri kaçırdı.' ifadelerini kullandı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>İddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanabilmiş değil. Gazetecilerin bölgeye girişinin engellendiği ve internet ile mobil iletişimin kesildiği bildiriliyor. Haberleşme kısıtlamaları nedeniyle olayların boyutunun bağımsız şekilde teyit edilmesi güçleşirken, Pakistan medyasının da protestoları büyük ölçüde görmezden geldiği belirtiliyor.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Haziran ayından bu yana devam eden protestoların temelinde, Pakistan yönetiminin seçim sistemi ve bölge üzerindeki siyasi kontrolü bulunuyor. Yerel gruplar, Hindistan kontrolündeki Keşmir'den gelen mülteciler için ayrılan kontenjanların İslamabad'ın bölge siyasetini yönlendirmesine hizmet ettiğini savunuyor.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Pakistan hükümeti ise protestoların arkasında Hindistan'ın bulunduğunu öne sürüyor. Enformasyon Bakanı Atta Tarar, gösterilerin Hindistan tarafından finanse edildiğini ve yönlendirildiğini iddia etti. Ancak JAAC bu suçlamaları reddederek, Pakistan'da siyasi ve ekonomik hak talep eden herkesin rutin şekilde 'Hindistan destekli' ya da 'devlet karşıtı' ilan edildiğini savundu.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>İslamabad yönetiminin protestolara yönelik yaklaşımı uluslararası insan hakları kuruluşlarının da sert eleştirilerine neden oldu. Uluslararası Af Örgütü, iletişim ambargosunun derhal kaldırılması çağrısında bulunurken, güvenlik güçlerinin güç kullanımına ilişkin bağımsız ve şeffaf soruşturma yürütülmesini istedi. Kuruluş, internet ve mobil iletişim kesintilerinin bölgede yaşanan ihlallerin ortaya çıkarılmasını engellediğine dikkat çekti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de daha önce bölgede yaşanan ölümcül olayların bağımsız şekilde soruşturulması çağrısında bulunmuştu. İnsan hakları savunucuları, Pakistan yönetiminin Keşmir'de uzun süredir güvenlik politikalarını siyasi taleplerin önüne koyduğunu ve bunun bölgedeki gerilimi daha da tırmandırdığını belirtiyor.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Pakistan yönetimi ise sivillere yönelik ölümcül müdahale iddialarını reddetmeye devam ediyor. Buna karşın iletişim kısıtlamalarının sürmesi ve bağımsız gözlemcilerin bölgeye erişememesi, yaşananlara ilişkin soru işaretlerini artırmayı sürdürüyor. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Keşmir</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/pakistan-kesmirinde-kanli-baski-iddiasi-onlarca-sivilin-olduruldugu-bildiriliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:40:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/pakistan-kesmirinde-kanli-baski-iddiasi-onlarca-sivilin-olduruldugu-bildiriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="69844"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aslan: Orman yangınları büyük ölçüde insan kaynaklı nedenlerle meydana geliyor]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/aslan-orman-yanginlari-buyuk-olcude-insan-kaynakli-nedenlerle-meydana-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/aslan-orman-yanginlari-buyuk-olcude-insan-kaynakli-nedenlerle-meydana-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, orman yangınlarının büyük ölçüde insan kaynaklı olduğuna dikkat çekerek, mücadelede teknolojinin yanı sıra eğitimli insan gücü, toplumsal bilinç ve önleyici tedbirlerin hayati önem taşıdığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HAK-İŞ Konfederasyonu'na bağlı Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, yaz aylarında artan orman yangınlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, yangınlarla mücadelenin yalnızca söndürme faaliyetlerinden ibaret olmadığını belirterek, asıl başarının yangın çıkmadan önce alınacak tedbirlerle mümkün olacağını ifade etti.</p> <p>İlke Haber Ajansı (İLKHA) muhabirine yaptığı açıklamada ormanların su, temiz hava, üretim ve yaşamın teminatı olduğunu vurgulayan Aslan, yeterli sayıda eğitimli orman işçisinin istihdam edilmesi, çevre temizliği, toplumsal farkındalık ve güçlü bir önleyici politika oluşturulmasının Yeşil Vatan'ın korunmasında vazgeçilmez unsurları olduğunu söyledi.</p> <p><strong>İnsan ihmali orman yangınlarını tetikliyor</strong></p> <p>'Yaz aylarında artış gösteren orman yangınlarının temel insan faktörleri ve çevresel nedenleri nelerdir?' sorusunu Aslan, 'Orman yangınlarının çıkmasında insan faktörünün belirleyici olduğu artık tartışmasız bir gerçektir. Yıllara ve yangınların sınıflandırılma biçimine göre oranlar değişebilse de resmî veriler ve saha tecrübemiz, yangınların büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu ortaya koymaktadır. Anız ve bahçe temizliği amacıyla yakılan ateşler, söndürülmeden bırakılan piknik ateşleri, sigara izmaritleri, çöplerin yakılması, kaynak ve kesim çalışmaları sırasında sıçrayan kıvılcımlar, tarım makineleri, enerji nakil hatlarında meydana gelen arızalar, dikkatsizlik, ihmal ve maalesef kasıtlı eylemler en önemli nedenler arasındadır.</p> <p>Ancak insan kaynaklı bir kıvılcımın büyük bir afete dönüşmesini sağlayan çevresel şartları da doğru değerlendirmemiz gerekir. Uzun süren sıcak hava dalgaları, kuraklık, düşük nem, kuvvetli rüzgâr, orman tabanında biriken kuru otlar ve yanıcı materyal, yangının çok kısa sürede büyümesine neden olmaktadır. Özellikle ilkbahar yağışlarının ardından hızla büyüyen otların yaz sıcaklarıyla birlikte kuruması, orman tabanında adeta kesintisiz bir yanıcı örtü meydana getirmektedir.</p> <p>İklim değişikliği de yangın sezonunu uzatmakta ve geçmişte olağan kabul ettiğimiz risk hesaplarını değiştirmektedir. Artık yangına yalnızca temmuz ve ağustos aylarının meselesi olarak bakamayız. Hazırlıklarımızı daha uzun bir dönemi kapsayacak şekilde yapmak zorundayız. Fakat burada altını çizmemiz gereken gerçek şudur: Sıcaklık, rüzgâr ve kuraklık yangının yayılmasını kolaylaştırır; çoğu zaman ilk kıvılcımı çıkaran yine insandır. Bu nedenle yangınla mücadelenin ilk cephesi, insan davranışını değiştirmektir.' şeklinde değerlendirdi.</p> <p><strong>Vatandaşlara yangın riskine karşı hayati uyarılar</strong></p> <p>Piknik ve mesire alanlarında yangın riskini en aza indirmek için vatandaşların dikkat etmesi gerekenlerle ilgili de Aslan, ' Vatandaşlarımız öncelikle bulundukları bölgede ormana giriş veya ateş yakma yasağı bulunup bulunmadığını öğrenmeli ve kamu otoritelerinin kararlarına eksiksiz uymalıdır. Ateş yakılmasına izin verilmeyen yerde 'Ben kontrol ederim, bana bir şey olmaz' anlayışıyla hareket edilmemelidir. Çünkü orman yangınlarında en tehlikeli düşünce, küçük bir ateşin kontrol altında tutulabileceğine ilişkin aşırı güvendir. Piknik yapılacaksa yalnızca izin verilen alanlar kullanılmalı, mümkün olduğu kadar ateşsiz piknik tercih edilmelidir. Kuvvetli rüzgârın bulunduğu günlerde ateş kesinlikle yakılmamalı; mangal közü, kül veya yanmış odun parçaları çevreye dökülmemelidir. Ateşin söndüğü gözle değil, tamamen soğutulduğundan emin olunarak kontrol edilmelidir. Sigara izmaritleri yere veya araç camından dışarı atılmamalı, araçlar kuru otların üzerine park edilmemeli, cam şişe, plastik, kâğıt ve diğer çöpler doğada bırakılmamalıdır.</p> <p>Vatandaşlarımız piknik alanından ayrılırken yalnızca kendi çöpünü değil, gördüğü risk oluşturabilecek atıkları da mümkün olduğu ölçüde toplamalıdır. Çevre temizliği yalnızca estetik bir mesele değildir; aynı zamanda yangını önleme faaliyetidir. Duman, ateş veya şüpheli bir durum görüldüğünde zaman kaybedilmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı, mümkün olduğunca açık konum bilgisi verilmelidir. İlk birkaç dakika bazen yüzlerce hektarlık alanın ve onlarca canın kurtarılması anlamına gelebilir.' dedi.</p> <p><strong>Teknoloji kadar eğitimli orman işçisi de hayati önemde</strong></p> <p>Kurumların aldığı tedbirlerin yeterli olup olmadığıyla ilgili de Aslan, 'Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelede sahip olduğu teknik kapasiteyi görmezden gelemeyiz. Devletimizin güçlü bir hava filosu, insansız hava araçları, gözetleme kuleleri, termal kameraları, erken uyarı sistemleri, arazözleri, ilk müdahale araçları ve iş makineleri bulunmaktadır. 2026 yılı için 28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracının görevlendirilmiş olması, hava ve gözetleme kapasitemizin ulaştığı seviyeyi göstermektedir. Fakat 'Tedbirler yeterli mi?' sorusunun cevabı yalnızca uçak ve helikopter sayısıyla verilemez. Hava araçları yangının hızını keser, ilerlemesini baskılar ve yerdeki ekiplere zaman kazandırır. Yangını çevreleyen, kontrol altına alan, toprağı karıştıran, kütüklerin ve köklerin altında devam eden ateşi bulan, soğutmayı yapan ve günlerce nöbet tutan ise orman işçisidir. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, hortumun başında yeterli ve eğitimli işçi bulunmuyorsa mücadele zincirinin önemli bir halkası eksik kalır.' ifadelerine yer verdi.</p> <p><strong>Yangınlarla mücadele eden personelin sayısı artırılmalı</strong></p> <p>Aslan, 'Bizim itirazımız devletimizin teknik kapasitesine değil, insan kaynağının tasarruf tedbirlerine takılmasınadır. Yangınlar, tasarruf genelgesi okumaz. Yangın, kadro hesabı yapmaz. Yangın başladığında kaç işçinin eksik olduğuna bakmadan ilerler. Bu nedenle orman yangınlarıyla mücadele eden işçilerimizin sayısı artırılmalı, geçici ve mevsimlik çalışma anlayışı yerine kalıcı ve tecrübeyi koruyan bir istihdam sistemi kurulmalı, yoğun risk taşıyan bölgelerde ikili vardiya düzeni uygulanmalıdır. Tedbirlerin yeterli kabul edilebilmesi için yalnızca söndürme kapasitesinin değil; önleyici temizlik çalışmalarının, yol kenarı ve enerji hattı bakımlarının, orman köyleriyle koordinasyonun, personel eğitimlerinin, devriye faaliyetlerinin ve yangın sonrası soğutma gücünün de yeterli olması gerekir. Biz 'işçiden tasarruf edilmez' derken tam olarak bunu anlatıyoruz.' şeklinde belirti.</p> <p><strong>Yangınla mücadelede vatandaşlara önemli görevler düşüyor</strong></p> <p>Vatandaşların dikkat edeceği hususlar hakkında da Aslan, 'Vatandaşlarımızın yapacağı en önemli şey, yangın çıkarmamak ve gördüğü yangını mümkün olan en kısa sürede doğru şekilde bildirmektir. Ormana yakın alanlarda ateş yakılmamalı, anız ve bahçe temizliği ateşle yapılmamalı, tarım makineleri özellikle sıcak ve rüzgârlı saatlerde dikkatli kullanılmalıdır. Kaynak, spiral ve metal kesme gibi kıvılcım çıkaran çalışmaların çevresinde su, söndürme tüpü ve güvenlik tedbirleri bulunmalıdır. Bir yangın görüldüğünde önce 112 aranmalı; il, ilçe, köy, mevki, yol, görülebilen yapı veya coğrafi işaretler mümkün olduğunca açık şekilde paylaşılmalıdır. Vatandaşlarımız yangın bölgesine yalnızca görüntü çekmek amacıyla gitmemeli, yolları araçlarıyla kapatmamalı, arazözlerin ve iş makinelerinin geçişini engellememelidir. Yangın sahasında yayılan doğrulanmamış bilgiler de mücadeleye zarar vermektedir. Resmî açıklamalar takip edilmeli, kaynağı belirsiz bilgiler paylaşılmamalıdır.</p> <p>Tahliye kararı verilmişse tartışmadan uygulanmalıdır. İnsanlarımızın evini, hayvanını ve geçim kaynağını korumak istemesini anlıyoruz. Ancak yangının yönü rüzgârla birkaç dakika içinde değişebilir. Tecrübesiz bir insanın yangın hattında kalması, hem kendi hayatını hem de onu kurtarmaya çalışacak ekiplerin hayatını tehlikeye atar. Vatandaşlarımız şunu unutmamalıdır: Yeşil Vatan hepimizindir fakat yangın sahası profesyonel bir çalışma alanıdır. Vatandaşlık sorumluluğu, kontrolsüz biçimde alevlerin arasına girmek değil; yangını önlemek, doğru ihbarda bulunmak, ekiplerin yolunu açmak ve verilen talimatlara uymaktır.' diye konuştu.</p> <p><strong>Yangın sonrası asıl mücadele başlıyor</strong></p> <p>Yangın sonrası doğanın yeniden kazanılması nasıl sağlanacağıyla ilgili de Aslan, şunları aktardı: 'Yangın kontrol altına alındığında iş bitmiş olmaz. Asıl uzun mücadele o zaman başlar. Öncelikle yanan alanın toprağı, eğimi, bitki örtüsü, tohum kapasitesi, su kaynakları, yaban hayatı ve erozyon riski bilimsel olarak incelenmelidir. Her yanan alanın aynı yöntemle ağaçlandırılması doğru değildir. Bazı sahalar doğal gençleşme kapasitesine sahiptir; bazı alanlarda tohum takviyesi gerekir; bazı alanlarda ise fidan dikimi, erozyon kontrolü ve farklı rehabilitasyon uygulamaları birlikte yürütülmelidir.</p> <p>Yangın sonrasında ilk hedeflerden biri toprağı korumaktır. Çünkü ağaç örtüsünü kaybeden eğimli arazilerde şiddetli yağışlarla birlikte erozyon, sel ve heyelan riski artabilir. Yüzey akışını yavaşlatacak çalışmalar yapılmalı, dere yatakları ve su kaynakları korunmalı, bölgenin doğal yapısına uygun türler ve yerel gen kaynakları esas alınmalıdır. Ağaçlandırma yalnızca fidanı toprağa dikmek değildir; bakım, tamamlama, koruma ve yıllarca sürecek takip gerektirir. OGM'nin rehabilitasyon uygulamalarında doğal gençleştirme, ağaçlandırma, erozyon ve sel kontrolü ile doğal vejetasyonu geliştirme çalışmalarının birlikte planlandığı görülmektedir.</p> <p>Anayasamızın 169'uncu maddesi son derece açıktır: Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir. Bu anayasal güvence tartışmaya açılmamalı ve yanan alanların başka amaçlarla kullanılabileceğine ilişkin toplumsal şüpheleri ortadan kaldıracak şeffaf bir takip sistemi kurulmalıdır. Yanan alanın koordinatları, rehabilitasyon yöntemi, yapılan çalışmalar ve sahanın gelişimi kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılmalıdır.</p> <p>Ayrıca bölgedeki orman köylüsü sürecin dışında bırakılmamalıdır. Orman köylüsü hem bölgeyi en iyi tanıyan kişidir hem de rehabilitasyon çalışmalarının doğal ortağıdır. Üretim, temizlik, ağaçlandırma, bakım ve koruma çalışmalarında yöre halkına öncelik verilmesi, hem doğanın iyileşmesini hızlandırır hem de yangın nedeniyle zarar gören yerel ekonominin ayağa kalkmasını sağlar.'</p> <p><strong>Çevre temizliği yangın riskini azaltıyor</strong></p> <p><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/236c7638-b561-4cbd-befb-6e60c66f0bbd.jpg' /></p> <p>Doğaya bırakılan cam ve plastik atıkların yangın çıkarma riski konusundaki toplumsal bilincin oluşturulmasın gerektiğini vurgulayan Aslan, 'Cam şişeler ve cam parçaları, uygun açı ve çevresel şartlar oluştuğunda güneş ışığını belirli bir noktada yoğunlaştırarak kuru otlar üzerinde risk oluşturabilir. Plastik, kâğıt ve diğer atıklar ise çevreyi kirletmenin yanında orman tabanındaki yanıcı madde yükünü artırabilir; yangın sırasında alevin ilerlemesine ve zehirli duman oluşmasına katkı sağlayabilir. Bu nedenle meseleyi yalnızca 'Cam gerçekten yangın çıkarır mı?' tartışmasına indirgemek yanlıştır. Ormana hiçbir atık bırakılmaması esastır. Biz bu konuda ülke çapında, yangın mevsimi başlamadan önce kapsamlı bir çevre temizliği seferberliği yapılması gerektiğini düşünüyoruz.</p> <p>Orman yolları, enerji nakil hatlarının çevresi, piknik ve mesire alanları, karayolu kenarları, köy bağlantı yolları ve ormanla yerleşim yerlerinin kesiştiği alanlar kurumlar, belediyeler, sendikalar, sivil toplum kuruluşları, öğrenciler ve gönüllülerle birlikte temizlenmelidir. OGM'nin 'Orman Benim' çalışmaları kapsamında cam, plastik, kâğıt ve diğer atıkların toplanmasına öncelik verilmesi önemli bir adımdır; bu çalışmaların sürekliliği sağlanmalıdır.' dedi.</p> <p><strong>Yeşil Vatan bilinci küçük yaşta kazandırılmalı</strong></p> <p>Aslan, 'Toplumsal bilinç yalnızca afiş asmakla oluşmaz. Televizyonlarda, radyolarda, sosyal medyada, akaryakıt istasyonlarında, dinlenme tesislerinde, köy kahvelerinde ve okullarda sürekli bilgilendirme yapılmalıdır. Ormana çöp bırakan kişiye yalnızca para cezası verilmesiyle yetinilmemeli; çevre temizliği ve kamu hizmeti gibi eğitici ve caydırıcı uygulamalar da değerlendirilmelidir. En önemlisi çocuklardır. Biz yıllardır 'Ağaç yaşken eğilir' diyerek Yeşil Vatan bilincinin okullarda öğretilmesini savunduk. 2025-2026 eğitim öğretim yılının 'Her Çocuk Bir Fidan, İlk Ders Yeşil Vatan' temasıyla başlamasını ve çalışmaların yıl boyunca tematik bir takvimle sürdürülmesini son derece kıymetli buluyoruz. Bu eğitim tek bir dersle sınırlı kalmamalı; çevre temizliği, yangın önleme, suyun korunması ve doğaya saygı uygulamalı biçimde çocuklarımıza kazandırılmalıdır.' diye konuştu.</p> <p><strong>Sivil katılım koordinasyon içinde yürütülmeli</strong></p> <p>Orman yangınlarına erken müdahale ve söndürme çalışmalarında sivil katılımın ile ilgili de Aslan, 'Sivil katılım değerlidir fakat eğitim, disiplin ve koordinasyon içinde yürütülmelidir. Yangını ilk gören vatandaşın zamanında yapacağı ihbar, belki de en önemli sivil katkıdır. Bunun yanında köylülerimizin bölgeyi tanıması, su kaynaklarını ve yolları bilmesi, tahliyeye yardımcı olması, hayvanların güvenli alanlara götürülmesi ve ekiplerin lojistik ihtiyaçlarının karşılanması büyük önem taşır. Ancak hiçbir vatandaş, yangın amirinin bilgisi ve yönlendirmesi olmadan yangın hattına girmemelidir. Yangının önüne traktörle, özel araçla veya kişisel ekipmanla çıkmak iyi niyetli olsa bile ölümcül sonuçlar doğurabilir. Orman yangını düz bir hat üzerinde ilerlemez. Rüzgâr değişebilir, alev sıçraması yaşanabilir, duman görüşü kapatabilir ve vatandaş kendisini birkaç dakika içinde yangının ortasında bulabilir.</p> <p>Sahaya aktif olarak katılacak kişilerin eğitimli, kayıtlı, kişisel koruyucu donanıma sahip ve yangın komuta sistemi içinde görev yapması gerekir. OGM'nin kayıtlı orman yangını gönüllüsü sayısının 2025 yılı sonunda 136 bini aşması önemli bir toplumsal güçtür. Fakat bu gücün değeri, gönüllülerin bilinçli, koordineli ve güvenli biçimde hareket etmesiyle ortaya çıkar. Sivil katılımın sınırı nettir: Profesyonel ekiplerin işini zorlaştırmamak, ulaşım yollarını kapatmamak, talimat dışına çıkmamak ve kendi hayatını tehlikeye atmamak. Dayanışma; herkesin alevlerin içine girmesi değil, herkesin kendisine verilen görevi doğru yerde ve doğru zamanda yapmasıdır.' dedi.</p> <p><strong>Ormanların korunması için yeni yasal adımlar önerildi</strong></p> <p>Gelecek nesillere yeşil bir alan bırakmak adına ormanlık alanların korunması için hangi yasal ve sosyal adımlar atılması gerektiğiyle ilgili de Aslan, 'Öncelikle orman yangınlarına ilişkin hukuki süreçler hızlı, şeffaf ve caydırıcı biçimde yürütülmelidir. İhmal, dikkatsizlik veya kasıt sonucu yangına sebep olanların yalnızca yanan ağaç sayısıyla değil; ekosisteme, yaban hayatına, su kaynaklarına, kamu bütçesine, bölge halkına ve geleceğe verdikleri toplam zararla karşı karşıya kalmaları gerekir. Cezasızlık veya dosyaların sonuçsuz kaldığı algısı, caydırıcılığı zayıflatır. Riskli dönemlerde ormanlara giriş yasakları kâğıt üzerinde kalmamalı, etkili şekilde denetlenmelidir. Enerji nakil hatlarının bakımı, yol kenarlarındaki kuru otların temizliği, belediyelerin çöplük alanları, tarım faaliyetleri ve orman-yerleşim sınırları için kurumların sorumlulukları açıkça belirlenmelidir. İhmal tespit edildiğinde yalnızca vatandaş değil, görevini yerine getirmeyen kurum veya işletme de hesap vermelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Biz ayrıca mevcut orman muhafaza yapısına, jandarma ve diğer güvenlik güçlerine destek olacak uzmanlaşmış bir Orman Güvenlik Birimi kurulmasını öneriyoruz. Bu yapı yangın söndürme ekibi değil; önleme, gözetleme ve caydırıcılık birimi olarak çalışmalıdır. Yüksek riskli günlerde motorize devriyeler gerçekleştirmeli, orman girişlerini ve kritik noktaları kontrol etmeli, şüpheli hareketleri takip etmeli, yol kenarları ile enerji hatlarındaki riskleri ilgili kurumlara bildirmeli ve yangın çıktığında delillerin korunmasına yardımcı olmalıdır. Böyle bir birim mevcut kurumların alternatifi değil, onların gücüne güç katacak tamamlayıcı bir yapı olacaktır.' diye konuştu. </p> <p><strong>Yeşil Vatan devlet-millet dayanışmasıyla korunabilir</strong></p> <p>Son olarak Aslan, 'Sosyal alanda ise Yeşil Vatan eğitimi okul öncesinden başlayarak bütün eğitim kademelerinde sürdürülmelidir. Her il ve ilçede düzenli orman temizliği faaliyetleri yapılmalı, köylerde yangın tatbikatları artırılmalı, gönüllülük sistemi yaygınlaştırılmalı ve medya aracılığıyla yalnızca yangın çıktığında değil, yıl boyunca farkındalık çalışmaları yürütülmelidir. Biz gelecek nesillere yalnızca fidan dikilmiş alanlar değil, korunmuş bir ekosistem bırakmak zorundayız.</p> <p>Bunun yolu da yangından sonra gösterilen kahramanlık kadar, yangından önce gösterilecek akıl, dikkat, eğitim ve sorumluluktan geçmektedir. Yeşil Vatan'ı korumak yalnızca orman işçisinin, devletin veya belirli kurumların görevi değildir. Devletimiz bütün imkânlarıyla mücadele edecek, orman işçimiz canı pahasına görev yapacak, vatandaşımız da davranışlarıyla bu mücadelenin sorumlu bir parçası olacaktır. Ancak böyle devlet-millet el ele vererek ormanlarımızı ve geleceğimizi koruyabiliriz.' ifadelerine yer verdi. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Ankara</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/aslan-orman-yanginlari-buyuk-olcude-insan-kaynakli-nedenlerle-meydana-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:39:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/aslan-orman-yanginlari-buyuk-olcude-insan-kaynakli-nedenlerle-meydana-geliyor.jpg" type="image/jpeg" length="15111"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeşilyurt Belediye Başkanı Geçit, Yeşilyurt Bilim Merkezi'ni ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/yesilyurt-belediye-baskani-gecit-yesilyurt-bilim-merkezini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/yesilyurt-belediye-baskani-gecit-yesilyurt-bilim-merkezini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK'ın destekleriyle Yeşilyurt Belediyesi tarafından kurulan Yeşilyurt Bilim Merkezi'ni ziyaret ederek eğitim faaliyetlerini inceledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Yeşilyurt Belediyesi Hizmet Binası önündeki Millet Bahçesi'nde faaliyet gösteren Bilim Merkezi'nde okul öncesi ile ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitim programlarını inceleyen Geçit, sınıf ve atölyeleri gezdi. Öğrencilerle sohbet eden Başkan Geçit, yürütülen çalışmalar hakkında eğitmenlerden bilgi aldı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Ziyaretin ardından açıklama yapan Geçit, belediye olarak çocuklara yönelik bilim ve teknoloji eğitimlerine önem verdiklerini söyledi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Bilim Merkezi'nde farklı yaş gruplarına yönelik eğitimlerin sürdüğünü belirten Geçit, yaklaşık bin metrekarelik kapalı alanda deneyler, uygulamalı eğitimler ve çeşitli bilimsel etkinliklerin gerçekleştirildiğini ifade etti. Eğitimlerin alanında görevli eğitmenler tarafından yürütüldüğünü kaydeden Geçit, ailelerin de süreci takip edebildiğini belirtti.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Geçit, Bilim Merkezi'nin resmi açılışının önümüzdeki dönemde yapılmasının planlandığını ifade etti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Merkezde çocukların bilim ve teknoloji alanında uygulamalı eğitimler aldığını belirten Geçit, bu çalışmaların öğrencilerin araştırma ve uygulama becerilerini geliştirmeyi amaçladığını söyledi. </span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>(İLKHA)</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'> </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Malatya</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/yesilyurt-belediye-baskani-gecit-yesilyurt-bilim-merkezini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:33:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/yesilyurt-belediye-baskani-gecit-yesilyurt-bilim-merkezini-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="83432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya, Moskova'daki bombalı saldırıdan Ukrayna'yı sorumlu tuttu]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/rusya-moskovadaki-bombali-saldiridan-ukraynayi-sorumlu-tuttu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/rusya-moskovadaki-bombali-saldiridan-ukraynayi-sorumlu-tuttu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Moskova'da Kanlı Restoran Saldırısı: Rusya, Kiev'i 'Terör Yöntemleri' Kullanmakla Suçladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Rusya, Moskova'nın merkezindeki lüks bir İtalyan restoranında beş kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırının arkasında Ukrayna'nın bulunduğunu söyledi. </span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Rus yetkililer, olayın Kiev yönetiminin Rusya topraklarında sürdürdüğü sabotaj ve suikast girişimlerinin son halkası olduğunu savundu.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Patlama, cumartesi akşamı Moskova'nın simge yapılarından Stalin dönemine ait gökdelenlerden birinin bulunduğu Kudrinskaya Meydanı'ndaki restoranın girişinde meydana geldi. Rus savcılığı, kimliği henüz belirlenemeyen bir kadının el yapımı patlayıcıyla restorana girmeye çalıştığını, güvenlik görevlisinin müdahalesinin ardından bombanın infilak ettiğini açıkladı. Patlamada beş kişi hayatını kaybederken, 19 kişi de yaralandı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Rusya Dışişleri Bakanlığı, saldırının ardından yaptığı açıklamada doğrudan Kiev yönetimini suçlayarak, Zelenskiy'i hedef alan sert ifadeler kullandı ve olayı 'terör eylemi' olarak nitelendirdi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Rus makamları saldırının hedefinin kim olduğunu resmi olarak açıklamazken, Kremlin'e yakın askeri blog yazarları ve bazı Rus medya kuruluşları, hedefin Rus Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aleksandr Çayko olabileceğini öne sürdü. İddialara göre Çayko, 55'inci yaş günü nedeniyle restoranda düzenlenen özel bir davete katılıyordu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Sosyal medyada paylaşılan ve etkinlikten çekildiği belirtilen görüntülerde sahnede 'Aleksandr 55' yazısının yer aldığı görüldü. Güvenlik kaynaklarına yakınlığıyla bilinen Telegram kanalı VChK-OGPU ise Çayko'nun saldırıdan yara almadan kurtulduğunu, kızının ağır yaralandığını, damadının ise patlamada hayatını kaybettiğini ileri sürdü.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Rus gazetesi Kommersant, soruşturmayı yürüten ekiplerin, patlayıcıyı taşıyan kadının bomba taşıdığından haberdar olmayabileceği ve düzeneğin uzaktan infilak ettirilmiş olabileceği ihtimali üzerinde durduğunu aktardı. Hayatını kaybedenler arasında Rusya Federal Koruma Servisi'nden (FSO) bir görevlinin de bulunduğu bildirildi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Kiev yönetimi ise olayla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Moskova</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/rusya-moskovadaki-bombali-saldiridan-ukraynayi-sorumlu-tuttu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:21:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/rusya-moskovadaki-bombali-saldiridan-ukraynayi-sorumlu-tuttu.jpg" type="image/jpeg" length="18641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öter: Maneviyatı ve ahlaki yapıyı bozan en büyük olumsuzluklardan biri de sanal kumardır]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/oter-maneviyati-ve-ahlaki-yapiyi-bozan-en-buyuk-olumsuzluklardan-biri-de-sanal-kumardir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/oter-maneviyati-ve-ahlaki-yapiyi-bozan-en-buyuk-olumsuzluklardan-biri-de-sanal-kumardir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dönemde hızla artan ve toplumun önemli sorunlarından biri haline gelen sanal kumar ve dijital oyunlar hakkında değerlendirmelerde bulunan Mardin Toplumsal Dayanışma Federasyonu (MTDF) Başkanı Mehmet Şerif Öter, 'Maneviyatı ve ahlaki yapıyı bozan en büyük olumsuzluklardan biri de sanal kumardır. Devlet isterse bunu çok rahatlıkla önleyebilir. Eğer bu sorun hala devam ediyorsa ortada ciddi bir ihmal vardır.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İLKHA mikrofonuna konuşan Mardin Toplumsal Dayanışma Federasyonu<strong> </strong>Başkanı Mehmet Şerif Öter, sanal kumarın neden olduğu tahribata ve bu sorunun kaynaklarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Son zamanda artan ve özellikle gençleri kıskacına alan sanal kumar ve şans oyunlarının her geçen gün yaygınlaştığını belirten Öter, bu bağımlılığın birçok gencin hem hayatında hem de aile düzeninde büyük yıkımlara neden olduğunu ifade etti.</p> <p>Öter, sanal kumarın yaygınlaşmasında bankaların gençlere kolay kredi ve kredi kartı imkanı sunmasının önemli bir etken olduğunu belirterek, bu konuda yasal sınırlamalar getirilmesi gerektiğini söyledi.</p> <p>Sanal kumarın manevi ve ahlaki değerleri zedelediğini ifade eden Öter, yetkililerin bu sorunun önüne bir an önce geçmesi gerektiğini, aksi halde bunun açık bir ihmal olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p> <p><strong>'Sanal kumarın ortaya çıkardığı tahribatların ana kaynağı bankaların sunduğu kolay kredi imkanlarıdır'</strong></p> <p>Öter, sanal kumarın ortaya çıkardığı tahribatın ana kaynağına diğnerek, 'Bu durum gerçekten çok vahim ve trajik bir konudur. Yetkililerin mutlaka el atması gerekmektedir. Son zamanlarda baktığımızda sanal kumarla ilgili kolluk kuvvetleri operasyonlar yapıyor fakat bunlar yeterli olmuyor. Öncelikle sanal kumarın ortaya çıkardığı tahribatlara ve kaynağına baktığımızda, ana etkenlerden birinin bankaların sunduğu kolay kredi imkanları olduğunu görüyoruz. Özellikle gençler bu tuzağa düşüyor. Nasıl düşüyor? Gençler 18 yaşına geldiklerinde veya üniversiteye başladıklarında hesap açmak için bankalara gidiyorlar. Bankalar da onlara kredi kartı teklif ediyor. Düzenli ödeme yapmaları halinde önce 5 bin, 10 bin, 20 bin liralık limitler veriliyor, ardından 4-5 ay içerisinde bu limitler daha da artırılıyor.' şeklinde ifade etti.</p> <p><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/ed6107ac-6117-4296-b20a-4df13873d97d.jpg' style='height:910px; width:1366px' /></p> <p><strong>'Bunalıma giren gençler eğitimden de kopuyorlar'</strong></p> <p>Öter, gençlerin dijital platformlarda lüks ve israf dolu hayat paylaşımları hususunda birbirlerine özendiğini ifade ederek, 'Ben bu felakete düşmüş birkaç gençle görüştüm. Bu gençlerin ceplerinde 100-200 bin lira limitli kredi kartları bulunuyor. Ne yazık ki bugün sosyal medya ve dijital platformlarda lüks ve israf dolu hayat paylaşımlarını görüyor, birbirlerine özeniyorlar. 'Bu parayı şu oyundan kazandım', 'Şurada şans oyunu var', 'Şeker oyunu, portakal oyunu var' gibi farklı isimler altında sunulan bu kirli sistemin içine çekiliyorlar. İlk başta küçük miktarlar kazandırıyor gibi görünüyor. Örneğin bin lira yatırıp 10 bin lira kazandığını sanıyor. Tam bu noktada bağımlı hale geliyorlar. Tıpkı sigara bağımlılığı gibi. Sonrasında kaybetmeye başlıyorlar. Kaybettikçe banka kredilerini ve kredi kartı limitlerini tüketiyorlar. O da yetmeyince ailelerinden, çevrelerinden borç almaya başlıyor, hatta tefecilere kadar yöneliyorlar. Bunun sonucunda gençler ağır bir bunalıma giriyor. Bunalıma girdiklerinde eğitimden de kopuyorlar. Oysa geleceğimizin teminatı eğitimli gençlerdir. Bugün gençlerin önemli bir kısmı eğitimden kopuyor ve başarısız oluyorsa bunun temel nedenlerinden biri budur.' diye kaydetti.</p> <p>Özellikle gençler hususunda bankacılık sisteminde yeni düzenlemeler ve sınırlandırma getirilmesi gerektiğini söyleyen Öter, 'Bunun için öncelikle bankacılık sistemine yönelik yeni düzenlemeler yapılmalıdır. Bugün bir işçi, memur veya fabrikada çalışan biri ihtiyaç kredisi başvurusu yaptığında kefil ve çeşitli şartlar aranıyor. Gençlere verilen kredi kartı ve kredi limitlerinde de benzer sınırlamalar getirilmelidir. Henüz mesleği, işi ve hayat tecrübesi olmayan, geçimini ailesinin desteğiyle sürdüren gençlere çok yüksek limitler verilmemelidir. Meslek sahibi olmadan veya düzenli gelir elde etmeden verilecek kredi kartı limitleri makul seviyelerde tutulmalı, bunun üzerine çıkılmamalıdır.' dedi.</p> <p><strong>'Gençlerin alın teri dökmeden kolay yoldan zengin olma hayaline kapılmalarının önüne geçilmeli'</strong></p> <p>Dijital ortamların denetlenemsi gerektiğini belirten Öter, şunları kaydetti: 'Sanal kumar siteleri tamamen dijital ortamda, internet ve cep telefonları üzerinden faaliyet yürütüyor. Yetkililer siber suçlarla mücadele birimleri aracılığıyla bu siteleri sürekli takip etmeli ve tespit edilenleri derhal erişime kapatmalıdır. Burada bir ihmal ve göz yumma söz konusudur. Daha önce bölgede yaşanan bazı olaylar nedeniyle sosyal medya platformları ve çeşitli iletişim uygulamaları birkaç gün süreyle kapatılabildi. Bu da demek oluyor ki istenildiğinde teknik olarak bu mümkündür. O halde telekomünikasyon alanındaki yetkili kurumlar ve uzman ekipler, sanal kumar sitelerini tespit ettiklerinde aynı hızla müdahale edebilmelidir.</p> <p>Ayrıca sanal para olarak bilinen Bitcoin gibi dijital varlıklar üzerinden de bu kumara teşvik yapılıyor. Ben buna 'piscoin' diyorum. Ortada fiziki bir para yok ancak insanlar bu sistem üzerinden farklı oyunlara yönlendiriliyor. Bunun hem teknik olarak engellenmesi hem de gençlerin emek vermeden, alın teri dökmeden kolay yoldan zengin olma hayaline kapılmalarının önüne geçilmesi gerekiyor.'</p> <p>Öter, 'Bankaların sunduğu kolay kredi imkanlarının da bu tuzağı beslediği unutulmamalıdır. Aslında bu iki tedbiri almak devletimizin yetkisi dahilindedir ve uygulanması da zor değildir. Aksi takdirde son zamanlarda görüldüğü gibi gençlerin önemli bir kısmı eğitimde başarısız oluyor. Bazıları da 'Neden okuyup atanmayı bekleyeyim, buradan para kazanırım.' düşüncesiyle hareket ederek başkalarını da bu sisteme teşvik ediyor. Hatta bu işi adeta meslek haline getirmiş kişiler ortaya çıkmış durumda.' dedi.</p> <p><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/89d0cb4c-23ea-44d1-82a8-18bd858a3123.png' /></p> <p><strong>'Eğer bu sorun hala devam ediyorsa ortada ciddi bir ihmal olduğu açıktır'</strong></p> <p>Öter, brçok gencin sanal kumara yönlendirildiğini belirterek şunları söyledi: 'Farklı gençleri bu alana çekiyorlar. Hem internet ve sosyal medya üzerinden hem de yüz yüze görüşmelerle bu propagandayı yapıyorlar. Maalesef birbirlerini zehirliyorlar. Bu nedenle gerekli yaptırımların uygulanması ve bu faaliyetlerin önünün kesilmesi şarttır. Bu da devletimizin görevidir ve ancak devletimiz bu önlemleri alabilir. Çünkü sadece nasihatle bir sonuç alınamıyor.</p> <p>Günümüz gençleri maalesef büyüklerinin sözünü eskisi kadar dinlemiyor. Yeni kuşak; babasından, atasından, örf ve adetlerinden önemli ölçüde uzaklaşmış durumda. Tamamen sanal bir dünyanın içinde yaşıyorlar. Bu sanal dünyanın öyle zararlı siteleri var ki gençleri hem manevi hem de ahlaki açıdan zehirliyor. Maneviyatı ve ahlaki yapıyı bozan en büyük olumsuzluklardan biri de sanal kumardır. Devlet isterse bunu çok rahatlıkla önleyebilir. Eğer bu sorun hala devam ediyorsa ortada ciddi bir ihmal olduğu açıktır.' <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Mardin</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/oter-maneviyati-ve-ahlaki-yapiyi-bozan-en-buyuk-olumsuzluklardan-biri-de-sanal-kumardir</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:16:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/oter-maneviyati-ve-ahlaki-yapiyi-bozan-en-buyuk-olumsuzluklardan-biri-de-sanal-kumardir.JPG" type="image/jpeg" length="33637"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ve Çin arasında hukuk ve yargı iş birliği ele alındı]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/turkiye-ve-cin-arasinda-hukuk-ve-yargi-is-birligi-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/turkiye-ve-cin-arasinda-hukuk-ve-yargi-is-birligi-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Çin'e gerçekleştirdiği çalışma ziyaretinde yüksek yargı temsilcileriyle bir araya gelerek hukuk, dijital dönüşüm, yapay zeka ve adli iş birliği konularını görüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ve beraberindeki heyet, Çin Yüksek Halk Mahkemesinin resmi daveti üzerine 29 Temmuz-1 Ağustos tarihleri arasında Çin'e çalışma ziyareti gerçekleştirdi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Anayasa Mahkemesinden yapılan açıklamaya göre Özkaya, ziyaret kapsamında Çin Yüksek Halk Mahkemesi, Çin Adalet Bakanlığı, Çin Ulusal Halk Kongresi ve Tianjin Yüksek Halk Mahkemesinde temaslarda bulundu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Ziyaretin ilk durağında Çin Yüksek Halk Mahkemesi Başkanı Zhang Jun ile bir araya gelen Özkaya ve beraberindeki heyet, iki ülkenin yüksek yargı kurumlarının yapısı ve işleyişi, anayasa yargısı alanındaki güncel gelişmeler, bilgi ve tecrübe paylaşımı ile yargı hizmetlerinde dijital dönüşüm ve yapay zekâ teknolojilerinin kullanımını ele aldı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Çin Yüksek Halk Mahkemesi Başkanı Zhang Jun, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi heyetini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, iki ülkenin yargı alanındaki uzun süredir devam eden temas ve iş birliğinin ziyaretle daha da güçleneceğini belirtti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılına dikkati çeken Zhang Jun, karşılıklı ziyaretlerin ve bilgi-tecrübe paylaşımının kurumsal iş birliğine katkı sağlayacağını ifade etti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/473f44e6-2ce5-45fc-95ec-4a1d1c196b2e.jpg' style='width: 1366px; height: 910px;' /></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Özkaya ise Çin Yüksek Halk Mahkemesi Başkan Yardımcısı Shen Liang ile Zhejiang Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi Başkanvekili Jiang Weiyu ve beraberlerindeki heyetlerin daha önce Anayasa Mahkemesine gerçekleştirdiği ziyaretlerin önemine değindi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Türkiye ile Çin arasındaki dostane ilişkilerin hukuk ve yargı alanındaki iş birliğine de yansıtılmasının önemli olduğunu belirten Özkaya, 'Ülkelerimiz arasında üst düzeyde devam eden yapıcı diyalog ve stratejik iş birliği anlayışının Mahkemelerimiz arasında da sürdürülmesi ve en üst seviyeye çıkarılması yargı sistemlerimize önemli kazanımlar sağlayacaktır.' ifadelerini kullandı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Özkaya, Çin'in yargı süreçlerinde verimliliği artırmak amacıyla yapay zekâ ve teknoloji kullanımına yönelik çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirterek, bu alandaki tecrübelerin karşılıklı paylaşılmasının önem taşıdığını kaydetti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Anayasa Mahkemesi Başkanı Özkaya ve beraberindeki heyet, Çin Yüksek Halk Mahkemesi ziyareti kapsamında Dijital Mahkeme Laboratuvarında incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><strong><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Adalet Bakanlığı ile görüşme</span></span></span></strong></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Özkaya ve beraberindeki heyet, Çin temasları kapsamında Adalet Bakanı He Rong ile de görüştü.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Görüşmede hukukun üstünlüğü, adalet hizmetlerinde dijitalleşme, yargıda teknoloji kullanımı ve iki ülke arasındaki adli iş birliği konuları değerlendirildi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Özkaya, Türkiye ile Çin arasındaki ilişkilerin hukuk ve yargı alanına da taşınmasının önemine işaret ederek, Çin'in yapay zekâ ve teknoloji uygulamalarını değerli bulduklarını belirtti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Özkaya, 'Anayasa Mahkemesi olarak insanın odakta olduğu bir hukuk anlayışını teknoloji ile birleştirmek istiyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/7a4e6e29-d953-406f-ac7e-a900851fdb9b.jpg' style='width: 1366px; height: 910px;' /></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>He Rong da iki ülke liderleri arasındaki mutabakatın ilişkilerin gelişmesine katkı sağladığını belirterek, Çin Adalet Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi arasındaki iş birliğini geliştirmeye hazır olduklarını ifade etti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Görüşmede ayrıca Lahey Sözleşmesi ile iki ülke arasındaki medeni ve ticari konulardaki adli yardımlaşma mekanizmaları ele alındı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><strong><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Ulusal Halk Kongresi ve Tianjin temasları</span></span></span></strong></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Özkaya ve beraberindeki heyet, Çin Ulusal Halk Kongresinde Ulusal Halk Kongresi Daimî Komitesi Üyesi ve Anayasa ve Hukuk Komitesi Başkan Yardımcısı Yuan Shuhong başkanlığındaki heyetle bir araya geldi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Görüşmede, Türkiye ile Çin arasında hukuk ve yargı alanındaki ilişkilerin geliştirilmesi, yasama faaliyetleri, anayasal denetim mekanizmaları ve hukukun üstünlüğü ilkesi kapsamında bilgi ve tecrübe paylaşımı konuları değerlendirildi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Heyet, Tianjin Yüksek Halk Mahkemesini de ziyaret ederek Bilgi Merkezi ve Mahkeme Tarihi Sergi Salonu'nda incelemelerde bulundu. Ziyarette dijital mahkeme uygulamaları, dava yönetim sistemi ve yapay zekâ destekli yargı teknolojileri hakkında bilgi alındı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Ziyaret kapsamında Özkaya ve beraberindeki heyet, Türkiye'nin Pekin Büyükelçisi Selçuk Ünal ile de görüştü. Görüşmede, Türkiye-Çin ilişkileri ile hukuk ve yargı alanındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik imkânlar ele alındı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Özkaya'ya ziyarette Anayasa Mahkemesi Başkanvekili İrfan Fidan, Anayasa Mahkemesi Üyeleri Engin Yıldırım, Yusuf Şevki Hakyemez, Kenan Yaşar ve Metin Kıratlı ile Anayasa Mahkemesi Genel Sekreteri Murat Azaklı, Başraportör Mehmet Sadık Yamlı ve Özel Kalem Müdürü Adnan Kahveci eşlik etti. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Pekin</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/turkiye-ve-cin-arasinda-hukuk-ve-yargi-is-birligi-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:11:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/turkiye-ve-cin-arasinda-hukuk-ve-yargi-is-birligi-ele-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="23308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Romanya'dan kuruyan Tuna nehrinde kontrollü patlatma]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/romanyadan-kuruyan-tuna-nehrinde-kontrollu-patlatma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/romanyadan-kuruyan-tuna-nehrinde-kontrollu-patlatma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'yı etkisi altına alan aşırı sıcaklar ve kuraklık, Tuna Nehri'ndeki su seviyesini kritik düzeye indirirken, Romanya ve Macaristan'da nükleer enerji üretimini koruyabilmek için olağanüstü önlemler devreye alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Romanya, ülkenin faaliyette kalan son nükleer reaktörüne soğutma suyu akışını artırmak amacıyla pazartesi günü Tuna Nehri'ndeki bir kaya çıkıntısını kontrollü patlamayla ortadan kaldırdı. Donanma tarafından gerçekleştirilen operasyon sırasında metrelerce yükselen su sütunu, Avrupa'nın karşı karşıya bulunduğu kuraklık ve enerji krizinin boyutunu gözler önüne serdi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Aşırı sıcaklar nedeniyle elektrik talebinin arttığı dönemde, Tuna Nehri'ndeki su seviyesinin tarihi dip seviyelere gerilemesi hem Romanya hem de Macaristan'ın nükleer santrallerinde üretimin önemli ölçüde düşmesine neden oldu. İki ülke de kalan elektrik ihtiyacını daha pahalı ithal enerjiyle karşılamak zorunda kalıyor.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Macaristan'da hükümet, daha önce hafta sonu tamamen durabileceği belirtilen Paks Nükleer Santralinin mevcut düşük kapasitesiyle en az pazartesi veya salı gününe kadar çalışmayı sürdürebileceğini açıkladı. Normal şartlarda ülke elektriğinin yaklaşık yarısını sağlayan 2 gigavatlık santral, Tuna'nın rekor düşük seviyeye inmesi nedeniyle pazartesi günü kapasitesinin yalnızca yüzde 10'u biraz aşan bölümünde üretim yapabildi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Macaristan Başbakanı Peter Magyar 'Bugün ve belki yarın son türbin 240 megavat üretmeye devam edebilir. Bu sayede elektrik tüketiminin en yüksek olduğu günlerden birinde santralin tamamen durması önlenmiş olacak.' ifadelerini kullandı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Romanya'da ise devlet şirketi Nuclearelectrica'nın işlettiği Cernavoda Nükleer Santrali'ndeki iki reaktörden biri geçen hafta düşük su seviyesi nedeniyle devre dışı bırakıldı. Uzmanlar, gerçekleştirilen kontrollü patlamanın ardından inşa edilecek geçici set sayesinde nehir suyunun kalan reaktöre yönlendirilmesinin mümkün olacağını belirtti. Romanya Donanması, çalışmaların çarşamba günü tamamlanmasının planlandığını açıkladı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Romanya Savunma Bakanı Radu Miruta 'Santralin çarşamba veya perşembeden sonraki her çalıştığı gün bir kazançtır. Bu operasyonun maliyetine kıyasla santralin bir gün daha çalışması üç kat daha verimli.' değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Enerji tasarrufu kapsamında Romanya'da Renault bünyesindeki Dacia ile Ford'un otomobil fabrikaları 19 Ağustos'a kadar üretime ara verme kararı aldı. Başbakan Ilie Bolojan, bu adımla elektrik tüketiminin yaklaşık 200 megavat azaltılacağını söyledi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Macaristan'da da hükümetin çağrısı üzerine hane halkı ve şirketlerin gönüllü elektrik tasarrufuna yöneldiği bildirildi. Başbakan Magyar, pazar günü elektrik talebinin yaklaşık 700 megavat düştüğünü ve bunun şebeke üzerindeki baskıyı önemli ölçüde hafiflettiğini ifade etti.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>İlaç şirketi Richter de önümüzdeki üç hafta boyunca elektrik tüketimini yüzde 50'den fazla azaltacağını, ayrıca güneş enerji santralinden günlük 4 megavat elektriği sisteme sağlayacağını duyurdu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Uzmanlar, Avrupa genelinde etkisini sürdüren sıcak hava dalgası ve kuraklığın nehir taşımacılığından içme suyu kaynaklarına ve enerji üretimine kadar birçok alanda baskıyı artırdığına dikkat çekiyor. Tuna Nehri'ndeki su seviyesinin kısa vadede yeniden yükselmemesi halinde bölgedeki enerji arzına ilişkin risklerin devam etmesi bekleniyor. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Haber merkezi</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/romanyadan-kuruyan-tuna-nehrinde-kontrollu-patlatma</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:08:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/romanyadan-kuruyan-tuna-nehrinde-kontrollu-patlatma.jpg" type="image/jpeg" length="46002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaziantep'te arama kaydı bulunan 477 kişi yakalandı]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/gaziantepte-arama-kaydi-bulunan-477-kisi-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/gaziantepte-arama-kaydi-bulunan-477-kisi-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, temmuz ayında aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalarda 477 kişi yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince temmuz ayında aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalarda, çeşitli suçlardan aranan 477 kişi yakalanırken, haklarında toplam 1425 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yapılan çalışmalarda, hırsızlık suçundan aranan 121, uyuşturucu suçundan aranan 108, kaçakçılık suçundan aranan 34, yağma suçundan aranan 29, dolandırıcılık suçundan aranan 22 ve çeşitli suçlardan aranan 163 kişi olmak üzere toplam 477 aranan şahıs yakalandı. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/gaziantepte-arama-kaydi-bulunan-477-kisi-yakalandi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:00:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/gaziantepte-arama-kaydi-bulunan-477-kisi-yakalandi.jpg" type="image/jpeg" length="43305"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya: Harkiv bölgesindeki 2 yerleşim yeri kontrolümüze geçti]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/rusya-harkiv-bolgesindeki-2-yerlesim-yeri-kontrolumuze-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/rusya-harkiv-bolgesindeki-2-yerlesim-yeri-kontrolumuze-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da Harkiv bölgesindeki Belıy Kolodez ve Ustinovka yerleşim birimlerinin kontrolünü ele geçirdiklerini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, </span></span></span><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Rus güçlerinin Ukrayna'daki cephe hattının tüm yönlerinde ilerleme kaydettiği belirtilerek, 'Kuzey askeri grubu birlikleri, aktif eylemleri sonucunda Harkiv bölgesindeki Belıy Kolodez ve Ustinovka yerleşim yerleri üzerinde kontrol sağladı.' denilldi.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Bakanlığın açıklamasında ayrıca, Ukrayna'ya ait 131 İHA'nın hava savunma sistemlerince çeşitli bölgelerde ve Karadeniz üzerinde yok edildiği kaydedildi. <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Moskova</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/rusya-harkiv-bolgesindeki-2-yerlesim-yeri-kontrolumuze-gecti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:52:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/rusya-harkiv-bolgesindeki-2-yerlesim-yeri-kontrolumuze-gecti.png" type="image/jpeg" length="54060"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Japonya'da meydana gelen depremde ölü sayısı 38'e yükseldi]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/japonyada-meydana-gelen-depremde-olu-sayisi-38e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/japonyada-meydana-gelen-depremde-olu-sayisi-38e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya'nın Kumamoto eyaletinde 28 Temmuz'da meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 38'e yükseldiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Japonya'nın Kumamoto eyaletinde 28 Temmuz'da meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı artıyor.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Japon basını, Kumamoto Eyalet Valiliği yetkilisinin 28 Temmuz'da meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremle ilgili açıklamasını yayımladı. </span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 38'e yükseldiği, enkazdan yaralı çıkarılan 13 kişinin durumu ciddiyetini koruduğu belirtildi. </span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Eyalet genelinde ev ve iş yeri dahil toplamda 4 bin 600 yapının hasar gördüğü ifade edildi. <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Tokyo</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/japonyada-meydana-gelen-depremde-olu-sayisi-38e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:42:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/japonyada-meydana-gelen-depremde-olu-sayisi-38e-yukseldi.jpg" type="image/jpeg" length="60079"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duran: Cumhurbaşkanımızı diktatörlüklerle aynı zeminde değerlendirmek çarpık bir anlayışın tezahürüdür]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/duran-cumhurbaskanimizi-diktatorluklerle-ayni-zeminde-degerlendirmek-carpik-bir-anlayisin-tezahurudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/duran-cumhurbaskanimizi-diktatorluklerle-ayni-zeminde-degerlendirmek-carpik-bir-anlayisin-tezahurudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 'Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı, milletimizin hür iradesiyle sandıkta defalarca göreve getirdiği demokratik bir lider olmasına rağmen, otoriter rejimlerle ya da diktatörlüklerle aynı zeminde değerlendirmeye çalışmak; siyasi eleştiri sınırlarını aşan, demokratik meşruiyeti ve milli iradeyi hedef alan çarpık bir anlayışın tezahürüdür.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın milletin hür iradesiyle sandıkta defalarca göreve getirilmiş demokratik bir lider olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı, milletimizin hür iradesiyle sandıkta defalarca göreve getirdiği demokratik bir lider olmasına rağmen, otoriter rejimlerle ya da diktatörlüklerle aynı zeminde değerlendirmeye çalışmak; siyasi eleştiri sınırlarını aşan, demokratik meşruiyeti ve milli iradeyi hedef alan çarpık bir anlayışın tezahürüdür. </span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Gazete manşetleriyle hedef gösterilen, siyasi yasaklarla önü kesilmeye çalışılan, kapatma davalarından darbe teşebbüslerine kadar pek çok antidemokratik girişime maruz kalan Sayın Cumhurbaşkanımız, tüm bu süreçlerden yalnızca milletimizin güçlü desteği ve demokratik iradesi sayesinde çıkmıştır. Bugün aynı çevrelerin farklı söylemler ve benzer yöntemlerle siyasi mühendislik yapmaya, millet adına karar vermeye ve siyasi ömür biçmeye kalkışmaları; vesayetçi reflekslerin hâlâ terk edilemediğini açıkça göstermektedir. </span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Demokrasilerde meşruiyetin yegâne kaynağı millettir. Türkiye'de kimin ülkeyi yöneteceğine, kimin görevine devam edeceğine ya da görevden ayrılacağına; köşe yazıları, siyasi temenniler, dış yönlendirmeler veya vesayet odakları değil, yalnızca aziz milletimizin sandıkta tecelli eden iradesi karar verir. Bu temel hakikati görmezden gelen her yaklaşım milletimizin iradesine yöneltilmiş bir saygısızlıktır.' <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Ankara</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/duran-cumhurbaskanimizi-diktatorluklerle-ayni-zeminde-degerlendirmek-carpik-bir-anlayisin-tezahurudur</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:37:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/duran-cumhurbaskanimizi-diktatorluklerle-ayni-zeminde-degerlendirmek-carpik-bir-anlayisin-tezahurudur.jpg" type="image/jpeg" length="81533"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Toptan: Sıcaklarla birlikte etkisini artıran ultraviyole ışınlar gözde kalıcı hasarlara yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/doc-dr-toptan-sicaklarla-birlikte-etkisini-artiran-ultraviyole-isinlar-gozde-kalici-hasarlara-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/doc-dr-toptan-sicaklarla-birlikte-etkisini-artiran-ultraviyole-isinlar-gozde-kalici-hasarlara-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müslüm Toptan, aşırı sıcaklarla birlikte etkisini artıran ultraviyole ışınlarının gözde kalıcı hasarlara yol açabileceğini belirterek, vatandaşlara güneşten korunmaları çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müslüm Toptan, yaz aylarında etkisini artıran ultraviyole (UV) ışınlarının göz sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu.</p> <p>Sıcak hava ve yoğun güneş ışınlarının yalnızca cilt sağlığını değil, göz sağlığını da tehdit ettiğini ifade eden Toptan, uzun süre UV ışınlarına maruz kalmanın katarakt, sarı nokta hastalığı ve halk arasında 'göze et yürümesi' olarak bilinen 'pterjium' hastalığının görülme riskini artırdığını söyledi.</p> <div class='embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube' data-align='none' data-oembed='https://youtu.be/wLXYbEKZ6ps' data-oembed_provider='youtube' data-resizetype='noresize' data-title='https://youtu.be/wLXYbEKZ6ps'><iframe allowfullscreen='true' allowscriptaccess='always' frameborder='0' height='349' scrolling='no' src='//www.youtube.com/embed/wLXYbEKZ6ps?wmode=transparent&jqoemcache=bADZX' title='https://youtu.be/wLXYbEKZ6ps' width='425'></iframe></div> <p>Ultraviyole ışınlarının gözün hemen her tabakasını etkileyebildiğini belirten Toptan, 'Göz kapağında renk değişiklikleri görülebileceği gibi uzun vadede cilt kanserine kadar ilerleyebilen ciddi tablolar gelişebilir. Korneada halk arasında 'göze et yürümesi' olarak bilinen 'pterjium' hastalığı oluşabilir. Bunun yanı sıra UV ışınları katarakt gelişimini hızlandırırken, retina tabakasında sarı nokta hastalığının ortaya çıkmasına da zemin hazırlayabilir.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Göz sağlığının korunmasında doğru güneş gözlüğü kullanımının önemine dikkat çeken Toptan, 'Güneş gözlüğü estetik bir aksesuar değil, göz sağlığını koruyan tıbbi bir ekipmandır. Bu nedenle seçim yapılırken fiyatından çok koruyucu özellikleri dikkate alınmalıdır.' ifadelerini kullandı.</p> <p>Yüzme havuzlarında kullanılan klor ve diğer kimyasalların da göz sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Toptan, uzun süre maruz kalınması halinde göz yüzeyinde kalıcı hasarlar oluşabileceğini ifade ederek havuza girerken koruyucu yüzücü gözlüğü kullanılmasını tavsiye etti.</p> <p><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/6ff49750-7101-4e5a-a43e-e050434ab920.jpeg' /></p> <p>Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde güneş ışınlarına maruz kalma süresinin uzun olması ve tarımsal faaliyetlerin yoğunluğu nedeniyle göz hastalıklarının daha sık görüldüğünü belirten Toptan, özellikle açık alanda çalışanlara koruyucu ekipman kullanmaları çağrısında bulundu.</p> <p>Pterjium (göz eti) nedeniyle çok sayıda cerrahi müdahale gerçekleştirdiklerini belirten Toptan, 'En büyük temennimiz, vatandaşlarımızın ve özellikle açık alanda çalışanların gerekli koruyucu önlemleri alarak bu hastalıkların oluşmasını önlemesidir.' dedi.</p> <p>Doç. Dr. Toptan, özellikle 10.00 ile 16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça doğrudan güneş altında kalınmaması, CE belgeli ve UV400 korumalı güneş gözlüğü ile geniş kenarlı şapka kullanılmasının göz sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şanlıurfa, Sağlık</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/doc-dr-toptan-sicaklarla-birlikte-etkisini-artiran-ultraviyole-isinlar-gozde-kalici-hasarlara-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:29:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/doc-dr-toptan-sicaklarla-birlikte-etkisini-artiran-ultraviyole-isinlar-gozde-kalici-hasarlara-yol-acabilir.jpg" type="image/jpeg" length="81526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kuş gribi Avustralya'da yayılıyor: İkinci eyalette toplu kuş ölümleri alarmı]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/kus-gribi-avustralyada-yayiliyor-ikinci-eyalette-toplu-kus-olumleri-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/kus-gribi-avustralyada-yayiliyor-ikinci-eyalette-toplu-kus-olumleri-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya'da yüksek patojenik H5 kuş gribinin yaban hayatına yayılmasına ilişkin endişeler artarken, ülkenin ikinci eyaletinde de toplu kuş ölümleri tespit edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Yetkililer, Victoria eyaletinde hafta sonu gerçekleştirilen hava gözetim çalışmalarında çok sayıda ölü ve hasta kuşun belirlendiğini açıkladı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Gözlemler, Güney Avustralya açıklarındaki Baudin Rocks bölgesinde H5 kuş gribine bağlı ilk toplu ölüm olayının laboratuvar tarafından doğrulanmasının ardından geldi. Victoria'da alınan numunelerin de pozitif çıkması halinde, bu bölge ülkede hastalığa bağlı ikinci doğrulanmış toplu ölüm vakası olarak kayıtlara geçecek.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Avustralya Çevre Bakanı Murray Watt, ülkenin uzun ve zorlu bir sürecin başlangıcında olduğunu belirterek, yaban kuşlarının serbest dolaşımı nedeniyle virüsün yayılmasının tamamen engellenemeyeceğini söyledi. Watt, benzer toplu ölüm olaylarının önümüzdeki dönemde de yaşanabileceği uyarısında bulundu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Güney Avustralya yönetimi, Baudin Rocks'ta yapılan hava taramalarında yaklaşık 50 ölü ve 30 hasta kuş tespit edildiğini açıkladı. CSIRO'ya bağlı Hastalık Hazırlık Merkezi'nde incelenen beş büyük tepeli sumru ile bir gümüş martıdan alınan örneklerin H5 virüsü açısından pozitif sonuç verdiği bildirildi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Victoria'nın biyolojik çeşitlilikten sorumlu yetkilisi James Todd, eyaletteki bulguların Güney Avustralya'da görülen tabloyla uyumlu olduğunu ifade etti. Eyaletin Baş Veteriner Yetkilisi Graeme Cooke ise son günlerde Portland ve Nelson çevresindeki kıyılarda ölü sumru sayısında belirgin artış gözlendiğini, hastalığın artık daha geniş alanlara yayılarak etkisini artırdığını söyledi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Risk altındaki bölge, Avustralasya sümsük kuşlarının önemli üreme kolonilerinin yanı sıra fok kolonileri ile uluslararası öneme sahip Glenelg Nehri Halici ve Discovery Bay sulak alanlarını da kapsıyor.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Öte yandan Güney Avustralya Çevre Bakanı Emily Bourke, eyalette virüsün yeni noktalara yayılmasından endişe duyduklarını belirtti. CSIRO tarafından doğrulanan 18 yeni vaka arasında Coorong bölgesinde bulunan göçmen bir fırtına kuşunun da yer aldığı açıklandı. Yeni vakalar ayrıca Troubridge Adası, Pages Adaları, Southend, Glenelg ve Monarto'da tespit edilen farklı deniz kuşlarını kapsıyor.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Yetkililer, Coorong'un çok sayıda su kuşu ve göçmen tür için kritik öneme sahip uluslararası bir sulak alan olduğunu belirterek, virüsün deniz kuşlarından su kuşlarına sıçrama ihtimalinin yaban hayatı açısından ciddi risk oluşturduğuna dikkat çekti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Avustralya makamları, hava ve kara gözetim faaliyetlerini sürdürürken, yaban hayatındaki gelişmelerin yakından takip edildiğini ve yeni vakaların doğrulanması için laboratuvar çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Haber merkezi</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/kus-gribi-avustralyada-yayiliyor-ikinci-eyalette-toplu-kus-olumleri-alarmi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:26:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/kus-gribi-avustralyada-yayiliyor-ikinci-eyalette-toplu-kus-olumleri-alarmi.jpg" type="image/jpeg" length="89253"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HÜDA PAR Şırnak il başkanı Yalçın: Kuşkonar Köyü sakinleri, köylerine dönmek istiyor]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/huda-par-sirnak-il-baskani-yalcin-kuskonar-koyu-sakinleri-koylerine-donmek-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/huda-par-sirnak-il-baskani-yalcin-kuskonar-koyu-sakinleri-koylerine-donmek-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak'ta 32 yıl önce boşaltılan ve yaklaşık 40 gündür köye yakın arazide çadır kurarak köylerine geri dönmek isteyen Kuşkonar Köyü sakinlerini ziyaret eden HÜDA PAR Şırnak il başkanı Emcet Yalçın, yol ve köye dönüş için yetkililere çağrıda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Şırnak'ta 1994 yılında yaşanan güvenlik olayları nedeniyle köylerinden çıkan Kuşkonar Köyü sakinleri, aradan geçen 32 yılın ardından doğdukları topraklara dönmek için yetkililere çağrıda bulundu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Çadır kuran köy sakinlerini ziyaret eden HÜDA PAR Şırnak il başkanı Emcet Yalçın, köy ahalisi ile bir araya gelerek taleplerini dinledi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><strong><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'Köylüler eski köy yerleşim yerinin yolunun yapılması ve köylerini yeniden inşa etmek için destek istiyor'</span></span></span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Köylülerin devletten yardım beklediğini ifade eden HÜDA PAR Şırnak il başkanı Emcet Yalçın 'Şırnak'a bağlı Kuşkonar köyüne geldik. Bu köyde kardeşlerimiz köylerine dönmek istediler, yasalar gereğince şu anda köylerine geçip ikamet etmek istiyorlardı. Daha önce gelmişler. Şu anda köyün yakınına kadar gelmişler, biz de onları ziyaret ettik, hâl hatırlarını sorduk. Şu an için köylüler, asıl olan köylerinin biraz dibinde ikamet etmektedirler, kendileri şu anda çadır halinde yaşıyorlar. Yani günümüzün bu ortamında köylerinde kalabilmek için çadır ortamında kalıyorlar. Mesele 3 kilometrelik bir yoldur ve o 3 kilometrelik yol olduktan sonra artık köylerine de rahat bir şekilde geçip ikamet edebilecekler. Köylülerimizle konuştuk, şu anda kendileri devletin şefkat elini beklemektedir. Sosyal devlet anlayışı gereği şu anda bu köylülerimize devletimizin şefkat elini uzatmasını bekliyorlar.' diye konuştu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><strong><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'Köy yeniden imar olacağı için elektriğidir, suyudur, kanalizasyonudur; yani hayatın devamı için gerekli çalışmaların yapılması gerekiyor'</span></span></span></strong></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'Sosyal devlet anlayışı gereği gerekli ihtiyaçları karşılanmalıdır' diyen Başkan Yalçın, 'Köy ahalisinin fazla bir sıkıntıları yok sadece köy, 30 yıla yakındır boşaltılmış. Daha önce terörden dolayı burayı boşaltmak zorunda kalmışlar. Herkes şu anda başka başka bölgelere yerleşmiş. Bazıları büyük metropol şehirlere göçmüşler ama şu an için kendi köylerine gelip yerleşmek istiyorlar. Köy, 30 yıl sonrasında harabeye dönüşmüş. Beklentileri, devletin şu anda bu köyde yerleşim olabilmesi, onların hayatlarını idamesi için yani şefkat göstermesini bekliyorlar. Onlara ilk etapta yol vermek, yollarını yapmak, sonrasında imar için gerekli atılımları yapmak, çalışmaları sağlamak. Şu anda köylüler bu isteklerini bize de ilettiler. Şimdi köy yeniden imar olacağı için bunun elektriğidir, suyudur, kanalizasyonudur; yani hayatın devamı için gerekli çalışmaların yapılması gerekiyor. Bunu da devletimizden bekliyorlar. Dileğimiz budur ki bu vatandaşlarımız sahipsiz bırakılmaz, sosyal devlet anlayışı gereği bunların gerekli ihtiyaçları temin edilir ve sağlanır.' şeklinde konuştu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><strong><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'Cami, okul, sağlık ocağı gibi ihtiyaçlarımız giderilsin'</span></span></span></strong></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Köyün illeri gelenlerinden Hacı Ali Burak 'Yaklaşık 32 yıldır köyümüz boşaltılmıştı. 'Köye Dönüş Projesi' ile herkes köyüne dönsün dediler bizlerde toplanarak köyümüze geri dönmek istedik. Köyümüze geldik ne yol var ne ulaşım. Yetkililerimize durumu izah ettik yapacaklarını söylediler ama daha yollarımız yapılmadı. Yollarımız yapılsa batıda köye dönmek isteyen akraba ve köy sakinlerini çağırır köyümüze yerleşiriz. Yaklaşık 30 yıldır köyden büyükşehirlere göç eden birçok aile var eğer köyün ulaşım ve alt yapısı yapılırsa dönecekler. Devletimizden maddi ve manevi isteğimiz bize destek olsun. Cami, okul, sağlık ocağı gibi ihtiyaçlarımız giderilsin. Bunlar yapılırsa bizlerde köyümüzde yeniden yaşamaya başlayacağız.' dedi. <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Si̇yaset, Şırnak</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/huda-par-sirnak-il-baskani-yalcin-kuskonar-koyu-sakinleri-koylerine-donmek-istiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:22:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/huda-par-sirnak-il-baskani-yalcin-kuskonar-koyu-sakinleri-koylerine-donmek-istiyor.jpg" type="image/jpeg" length="43558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da farklı suçlardan aranan 110 kişi yakalandı]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/diyarbakirda-farkli-suclardan-aranan-110-kisi-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/diyarbakirda-farkli-suclardan-aranan-110-kisi-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da yağma, kasten öldürme, hırsızlık ve uyuşturucu gibi farklı suçlardan hakkında arama kararı olan 110 kişi yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı, asayiş ve diğer suçlardan aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Diyarbakır genelinde aralarında yağma, kasten öldürme, hırsızlık ve uyuşturucu gibi farklı suçlardan hakkında 10-20 yıl arası 7, 5-10 yıl arası 22, 2-5 yıl arası 56 ve 2 yıl altı cezası bulunan 25 kişi olmak üzere toplam 110 kişi yakalandı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Yakalanan 110 kişi adli makamlara sevk edildi. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/diyarbakirda-farkli-suclardan-aranan-110-kisi-yakalandi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:20:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/diyarbakirda-farkli-suclardan-aranan-110-kisi-yakalandi.jpeg" type="image/jpeg" length="27474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Zelanda Parlamentosu'na 'Patetik' eleştirisi: İngilizce yasası alay konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.erganigazetesi.com.tr/yeni-zelanda-parlamentosuna-patetik-elestirisi-ingilizce-yasasi-alay-konusu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erganigazetesi.com.tr/yeni-zelanda-parlamentosuna-patetik-elestirisi-ingilizce-yasasi-alay-konusu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Zelanda Parlamentosu'nun, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 95'inin zaten konuştuğu İngilizceyi resmen 'resmi dil' statüsüne kavuşturan yasayı kabul etmesi, akademisyenler ve hukukçuların alaycı yorumları ve sert eleştirilerine neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Muhalifler, parlamentonun çözüm bekleyen daha önemli sorunlar yerine sembolik düzenlemelerle vakit harcadığını savundu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>30 Temmuz'da yürürlüğe giren yasa ile İngilizce, Māori dili (te reo Māori) ve Yeni Zelanda İşaret Dili ile aynı resmi statüye kavuştu. Düzenleme, merkez sağ Ulusal Parti ile Yeni Zelanda First Partisi arasında kurulan koalisyon anlaşmasının maddelerinden biri olarak parlamentodan geçti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Ancak Adalet Bakanlığı yetkilileri, yasa teklifinin kabul edilmemesi yönünde tavsiyede bulunarak, İngilizcenin resmi statüsünün yetersiz olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığını bildirdi. Bakanlık, Māori dili ve işaret dilinin resmi statüye alınmasının temel amacının dilsel azınlıkları korumak olduğunu hatırlattı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Parlamentodaki tartışmalar ise zaman zaman alaycı ifadelerle dikkat çekti. Yeşiller Partisi Milletvekili Tamatha Paul, düzenlemeyi parlamentonun sorumluluğunun patetik bir israfı olarak nitelendirirken, koalisyon ortaklarının Māori dilindeki 'Aotearoa' ismini duyunca adeta ürküp titrediğini söyledi. Paul'ün konuşması sosyal medyada milyonlarca kez izlendi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Koalisyon ortağı Yeni Zelanda First adına konuşan Milletvekili Casey Costello ise eleştirileri reddederek, yasanın mevcut uygulamaları hukuki zemine oturtan pratik bir düzenleme olduğunu savundu. Partinin lideri ve Dışişleri Bakanı Winston Peters da daha önce kamu hizmetlerinde Māori dilinin kullanımının kafa karışıklığına sebep olduğunu ileri sürerek düzenlemeyi desteklemişti.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Buna karşın İşçi Partisi, yasayı gereksiz bir kültür savaşı olarak değerlendirmesine rağmen, tartışmayı sonlandırmak amacıyla lehte oy kullandı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Dil bilimci Dr. Sidney Wong ise yasanın gerçek bir ihtiyaca dayanmadığını belirterek, resmi dil statüsünün normalde korunmaya ihtiyaç duyan diller için verildiğini, İngilizcenin ise böyle bir risk altında olmadığını söyledi. Wong, hükümetin gerçekten İngilizceyi geliştirmek istiyorsa sembolik yasalar yerine dil araştırmalarına yatırım yapması gerektiğini ifade etti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Victoria Wellington Üniversitesi Hukuk Profesörü Dr. Dean Knight da düzenlemeyi hukuken ve pratikte hiçbir şeyi değiştirmeyen anlamsız bir girişim olarak değerlendirdi. Knight, parlamentoda yapılan tartışmaların aksine, yeni yasanın devlet kurumlarına İngilizceyi diğer resmi dillere üstün tutma zorunluluğu getirmediğini, ülkenin fiilen olduğu gibi üç resmi dille yoluna devam edeceğini vurguladı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Eleştirmenlere göre, Yeni Zelanda Parlamentosu'nun günler süren tartışmalar sonunda ulaştığı sonuç, zaten günlük yaşamın ve kamu yönetiminin baskın dili olan İngilizceyi yeniden teyit etmekten öteye geçmedi. Bu durum, muhalefet ve uzmanlar tarafından 'sembolik siyaset' ve 'gündem değiştirmeye yönelik performatif bir yasa' olarak değerlendirildi. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Wellıngton</category>
      <guid>https://www.erganigazetesi.com.tr/yeni-zelanda-parlamentosuna-patetik-elestirisi-ingilizce-yasasi-alay-konusu-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:09:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erganigazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/erganigazetesi-com-tr/uploads/2026/08/yeni-zelanda-parlamentosuna-patetik-elestirisi-ingilizce-yasasi-alay-konusu-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="81653"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
