AB kurumları ile üye ülkeler arasında üzerinde uzlaşma sağlanması beklenen 'Geri Dönüş Tüzüğü', göçmenlerin Avrupa dışındaki merkezlere gönderilmesinin önünü açarken, insan hakları savunucuları tarafından son yılların en sert ve tartışmalı göç politikası olarak değerlendiriliyor.
Yeni düzenleme kapsamında, AB ülkeleri düzensiz göçmenleri yalnızca geldikleri ülkelere değil, kökenleriyle hiçbir bağlantısı bulunmayan üçüncü ülkelere de gönderebilecek. Bunun için söz konusu ülkelerle ikili anlaşmalar yapılması ve 'geri dönüş merkezi' adı verilen tesislerin kurulması yeterli olacak.
Eleştirmenler, bu uygulamanın Avrupa'nın göç sorununu çözmek yerine sorumluluğu daha zayıf ülkelere devretme girişimi olduğunu savunuyor. İnsan hakları örgütleri ise göçmenlerin hukuki güvencelerden yoksun ülkelerde belirsiz koşullarda tutulabileceği uyarısında bulunuyor.
Düzenleme, ailelerin ve çocukların da Avrupa dışındaki merkezlere gönderilmesine izin verirken, yalnızca refakatsiz çocuklar kapsam dışında bırakılıyor. Ayrıca düzensiz göçmenlerin gözaltında tutulma süresi altı aydan iki yıla çıkarılıyor. Güvenlik riski olarak değerlendirilen kişiler için ise gözaltı süresine herhangi bir üst sınır getirilmiyor.
AB ülkelerinin düzensiz göçmenlerin yaşadığı ev ve diğer mekanlarda arama yapabilmesine imkan tanıyan hükümler de insan hakları kuruluşlarının tepkisini çekiyor. Çok sayıda sivil toplum kuruluşu, söz konusu yetkilerin ayrımcı uygulamalara ve temel hak ihlallerine yol açabileceğini belirtiyor.
250'den fazla sivil toplum kuruluşu düzenlemenin geri çekilmesi çağrısında bulunurken, Equinox Irksal Adalet Girişimi Direktörü Sarah Chander 'AB daha önce görülmemiş şekilde denizaşırı gözaltı merkezlerini, etnik profillemeyi ve çocukların tutulmasını meşrulaştırıyor.' ifadelerini kullandı.
Muhalif çevreler, düzenlemenin göç akınlarını azaltacağı yönündeki iddiaların da gerçekçi olmadığını savunuyor. İtalya'nın Arnavutluk'ta yürüttüğü benzer projede hedeflenen kapasitenin çok altında kalınması, yeni modelin etkinliğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Uzmanlar, düzensiz göçmen girişlerinde son iki yılda belirgin düşüş yaşanmasına rağmen AB'nin giderek daha sert yöntemlere yönelmesini, kıta genelinde yükselen aşırı sağ partilerin siyasi baskısına bağlıyor. Yeni yasa, Avrupa Birliği'nin göç yönetiminden uzaklaşıp sınır dışı süreçlerini hızlandırmaya odaklanan yeni yaklaşımının en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Brüksel'de bugün başlaması beklenen son müzakerelerin ardından düzenlemenin Avrupa Parlamentosu ve üye ülkeler tarafından resmen onaylanması bekleniyor. (İLKHA)