HÜDA PAR Ağrı Kadın Kolları Başkanlığı, Filistinli mahkumlar için işgal rejimi tarafından gündeme getirilen idam kararlarına karşı basın açıklaması gerçekleştirdi.
Cumhuriyet Caddesi üzerinde gerçekleştirilen basın açıklamasında, işgal rejiminin soykırım suçlarına bir yenisini eklediği vurgulanarak uluslararası topluma somut adım atma çağrısı yapıldı.
Sembolik darağacıyla mesaj verildi
Katılımcıların ellerinde 'Hukuk', 'Adalet', 'Özgürlük' ve 'Filistin Halkını İdam Edecekler' yazılı dövizler taşıdığı eylemde, çarpıcı bir protesto gerçekleştirildi. Açıklamanın yapıldığı alanda kurulan temsili darağacında iki kişi Filistinli mahkumları canlandırarak boyunlarına ip geçirdi. Minyatür darağaçlarının da taşındığı etkinlikte, işgal rejiminin barbarlığı görsel bir protesto ile gözler önüne serildi.
'Bu karar insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur'
Grup adına basın açıklamasını okuyan HÜDA PAR Ağrı Kadın Kolları Başkanı Saliha Adıgüzel, 1967'den bu yana 1 milyondan fazla Filistinlinin esir edildiğini hatırlatarak, idam kararının gayrimeşru olduğunu belirtti. Adıgüzel, şunları söyledi:
'Sözde yasa tasarılarıyla Filistinli esirlerin idam edilmesine dair alınan karar, bir halkın yok edilmesine yönelik soykırım suçunun en ağır tablosudur. Bu zulme sessiz kalan devletler, işgal rejiminin suçlarına ortak olmaktadır. Görülmemiş bu vahşete dur diyecek ortak bir irade şarttır.'
Kudüs ittifakı ve somut yaptırım çağrısı
Açıklamada, Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın tüm ümmetin ortak değeri olduğu vurgulanırken, sadece kınama mesajlarıyla yetinilmemesi gerektiği ifade edildi. Adıgüzel, çözüm önerilerini şu maddelerle sıraladı:
'Türkiye ve bölge ülkeleri güç birliği yaparak askeri ve siyasi bir 'Kudüs İttifakı' kurmalıdır. Gazze'de soykırım suçuna karışan Türkiye vatandaşı siyonistlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını öngören yasa teklifi ivedilikle yasalaşmalıdır. ABD ve siyonist rejime lojistik destek sağlayan tüm askeri üsler (İncirlik, Kürecik vb.) kapatılmalıdır. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin tutuklama kararı pratikte uygulanmalı, katiller cezalandırılmalıdır. Siyonist sermayeye destek veren ürünlere yönelik boykot, bir dönemlik değil 'ömür boyu' bir bilinçle sürdürülmelidir.' (İLKHA)