Gündem

Bakan Gürlek: Adliye ve idare uyum içinde olduğunda başarı gelir

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kaymakam adaylarına hitaben yaptığı konuşmada, 'Ankara'da imzalanan bir protokol, ilçede karşılığını bulmuyorsa o protokol yalnızca bir kağıttır. Yani adliye ile idare bir uyum içerisinde olduğu zaman başarı gelir.' dedi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığı Eğitim Daire Başkanlığı'nda düzenlenen 111. Dönem Kaymakamlık Kursu kapsamında kursiyer kaymakam adaylarıyla bir araya geldi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre mevzuatı öğrenmenin altı ay, devleti anlamanın ise bir ömür sürdüğünü dile getiren Bakan Gürlek, 'Bu Adalet Bakanlığı makamına hakimlik savcılık mesleğinden geldim. İddianame yazdım, gece nöbet tuttum, olay yerine gittim, dosya kapattım, dosya açtım. Ağır Ceza Başkanlığı yaptık. İstanbul Başsavcılığı görevi nasip oldu. Bugün İçişleri Bakanımız da tıpkı sizin gibi bu sıralarda oturdu. Kaymakamlık kursundan geçti, ilçe yönetti, valilik yaptı. Yani bugün bu ülkede adaletin ve idarenin başında ikisi de sahadan gelmiş iki meslek insanı var.' diye konuştu.

'Yüzyıllardır bu iki gelenek yan yana yürüdü'

Mülkiye ve adliye olmak üzere devletin iki eli olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, 'Biri düzeni kurar, diğeri hakkı teslim eder. Biri toplumu yönetir, diğeri toplumda adalet unsurlarını gözetir. Biri ne yapılmalı diye sorar, diğeri ne olmuş diye. Yüzyıllardır bu iki gelenek yan yana yürüdü. Bazen aynı binada, çoğu zaman aynı kasabada, çok kere aynı sofrada. Bu iki geleneğin birbirine bakışı aslında bir devletin olgunluk düzeyinin de en sağlam göstergesidir.' diye konuştu.

'Adliye ile idare bir uyum içerisinde olduğu zaman başarı gelir'

Adalet ile idarenin birbirinin rakibi olmadığına vurgu yapan Bakan Gürlek şöyle konuştu: 'Birbirinin denetçisi de değildir. Aynı gövdeye bağlı iki eldir. Sağ el ne yaptığını bilmeden hareket ederse sol el onu düzeltmek zorunda kalır. Ama iki el birbirinin işine karışırsa gövde felç olur. Bunu size soyut bir güzel söz olarak söylemiyorum. Merkezde bunun karşılığı fiilen vardır. Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı bugün ortak eylem planları üzerinden çalışıyor. Organize suçla, uyuşturucuyla mücadeleden çocuk adalet sistemine, kadına yönelik şiddete karşı ve siber suçlara karşı biliyorsunuz birçok operasyonu ortak yaptık. Aslında bu operasyonlardaki başarımız da iki bakanlığın ortak tek bir gövde olarak hareket etmesinden kaynaklanıyor. Bizim merkezi anlamda kurmuş olduğumuz bu iş birliği taşradaki karşılığı sizsiniz. Ankara'da imzalanan bir protokol, ilçede karşılığını bulmuyorsa o protokol yalnızca bir kağıttır. Yani adliye ile idare bir uyum içerisinde olduğu zaman başarı gelir'

'Adalet, vatandaşa sunulan sıradan bir hizmet değil, devletin vatandaşına verdiği bir sözdür'

Bakan Gürlek, mülki idare ile yargı kurumları arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekerek, adliye ile idarenin uyum içerisinde çalışmasının kamu hizmetlerinin başarısı açısından önemli olduğunu kaydetti. Adaletin, vatandaşla devlet arasındaki güven ilişkisinin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, 'Adalet yalnızca bir görev, bir işleyiş meselesi değil, aynı zamanda vatandaşa verilen vaatler zinciridir. Bu zincirin halkalarında kopma olmamalıdır. Adalet Bakanlığı dışarıdan bakıldığında mahkeme binaları, dosyalar ve duruşma salonları gibi görünse de arkasında yoğun bir gündem, devasa bir kadro ve yargı kurumları ile doludur. Adalet, vatandaşa sunulan sıradan bir hizmet değil, devletin vatandaşına verdiği bir sözdür.' ifadelerini kullandı.

'Kaybedilen güveni geri kazanmak yıllar sürebilir'

Kaymakam adaylarına hitaben kamu görevinde güven unsurunun önemine işaret eden Bakan Gürlek, hizmetlerde yaşanabilecek aksaklıkların telafi edilebileceğini ancak devletin verdiği sözün tutulmamasının çok daha ağır sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Adalet Bakanı Gürlek, 'Hizmet gecikebilir, vatandaş söylenir ve geçer. Ama söz tutulmazsa vatandaş devletten kopar. Bir insanın devletine olan güvenini kaybettiği an, o güveni geri kazanmak yıllar sürebilir' dedi. Adalet anlayışlarının erişilebilirlik, makullük ve insan onuru olmak üzere üç temel ayağı bulunduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, bu ilkelerin mülki idare amirlerini de doğrudan ilgilendirdiğini kaydetti.

Adli yardım, mağdur hizmetleri, dijital adalet altyapısı, e-Duruşma ve UYAP gibi uygulamaların temelinde vatandaşın adalete erişimini kolaylaştırma amacının bulunduğunu, adaletin erişilebilir olması gerektiğini vurgulayan Bakan Gürlek, 'Adalet sadece hakkını arayacak vakti, parası ve cesareti olanlara açıksa adalet değildir' dedi.

'Denge, bu mesleğin en zor sanatıdır'

Adaletin ikinci ayağının makullük olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, yargı süreçlerinde sürat kadar sağlıklı ve hakkaniyetli karar vermenin de önemli olduğuna dikkat çekerek, 'Geciken adaletin adalet olmadığını herkes söyler. Ben şunu da eklemek istiyorum; yeterince araştırılmadan, aceleye getirilerek ve hakkaniyet duygusunu zedeleyerek verilen bir karar da adaletin sağlanmasına hizmet etmez. Denge, bu mesleğin en zor sanatıdır.' dedi.

'Devlet en çok yetki kullandığı anda en dikkatli olmak zorundadır'

İnsan onurunun adalet politikalarının merkezinde yer aldığını belirten Adalet Bakanı Gürlek, kamu gücünü kullanan makamların sorumluluklarını hatırlatarak, 'Devlet en çok yetki kullandığı anda en dikkatli olmak zorundadır. Çünkü özgürlük kısıtlama yetkisi devletin elindeki en ağır yüktür. Siz de yarın bu ağır yetkilerden bazılarını kullanacaksınız. Yaşınız genç olabilir ama o yetkinin ağırlığı yaşınıza göre hafiflemiyor.' diye konuştu.

Kaymakamlar ile yargı mensuplarının görev yaptıkları ilçelerde yakın çalışma ve sosyal çevre içerisinde bulunabildiğini anlatan Bakan Gürlek, bu ilişkilerde karşılıklı saygı kadar mesleki etik ve kurumsal sınırların korunmasının da önem taşıdığını söyledi. Bakan Gürlek sözlerini şöyle sürdürdü: 'Yargı mensuplarımız ile mülki idari mensuplarımız et ile tırnak gibidir. Devletin milletine hizmet eden kurumları bir aile olma bilincini her zaman taşımalıdır. Görev yaptığınız ilçelerde ya da şehirlerde sosyalleşirken mesleki ahlak ve ciddiyetten asla uzaklaşmayın. Gerekli hassasiyetleri ihmal etmeyin.'

Vatandaşın devletle en sık karşılaştığı alanlardan birinin kolluk birimleri olduğunu belirten Bakan Gürlek, mülki idare amirlerinin kolluk birimlerinin vatandaşa yönelik tutumunu yakından takip etmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bakan Gürlek, 'İdare amiri olduğunuz kolluğun vatandaşa nasıl davrandığı ilçenizdeki en önemli performans göstergesidir. Yakalanan şüpheli sayısından daha önemlidir. Çünkü hukuki ilkelerden ayrılmayan kolluk gücü suçu bastırır, güvenilen yargı suçu önler ve suçu önlemenin tek yolu ihbardır. İhbar ise güvene bağlıdır. Kurumlarımıza güven olmaz ise yargıya ya da karakola giderken vatandaş tereddüt gösterir. Suç örgütünü haber vermez, kadına yönelik şiddeti bildirmez, aile çocuğunun kimlerle görüştüğüne ilişkin endişesini paylaşmaz. Bu nedenle kolluk-vatandaş arasındaki güven ilişkisi doğrudan doğruya bir güvenlik kapasitesidir.' dedi. Bakan Gürlek vatandaşın kolluğa duyduğu güven arttıkça adliyeye ve idareye duyduğu güvenin de güçleneceğini ifade etti. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }