Batman'da İLKHA muhabirine konuşan Bilişim Uzmanı ve Cezeri Robotech Kurucusu Metin Özer, son yıllarda hızla artan dijital dolandırıcılık yöntemlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Vatandaşların bilinçsiz teknoloji kullanımı nedeniyle daha kolay hedef haline geldiğini ifade eden Özer, alınması gereken önlemleri de sıraladı.
Özellikle internet kullanımının yaygınlaşması, mobil bankacılık işlemlerinin artması ve kişisel verilerin dijital ortamlarda daha fazla yer almasıyla birlikte dolandırıcıların yöntemlerini çeşitlendirdiği ve daha profesyonel hale getirdiği belirtiliyor.
Uzmanlar, bu tür dolandırıcılık girişimlerinin sadece bireysel mağduriyetlere değil, aynı zamanda ciddi ekonomik kayıplara da yol açtığına dikkat çekiyor.
'Teknolojik dolandırıcılık ilk sırada'
Günümüzde dolandırıcılık yöntemlerinin büyük ölçüde dijital ortama taşındığını belirten Özer 'En yaygın dolandırıcılık yöntemlerinin başında teknolojik dolandırıcılıklar geliyor. Bunların arasında kart dolandırıcılıkları, SMS dolandırıcılıkları ve yapay zeka destekli dolandırıcılıklar oldukça yaygın. Bu durumun en büyük nedeni, insanların teknolojiyi yoğun kullanmasıdır. Kartların her yerde kullanılması, telefon numaralarının paylaşılması ve kişisel bilgilere kolay erişim sağlanması bizi dolandırıcılığa açık hale getiriyor. Bu yüzden sürekli dikkatli olmalı ve gerekli önlemleri almalıyız.' dedi.
Kart bilgilerinin özellikle sahte platformlar üzerinden ele geçirildiğine dikkat çeken Özer 'Kart dolandırıcılıklarında, sahte alışveriş platformlarına girilen kart bilgileri dolandırıcıların eline geçebiliyor ve bu bilgiler kötüye kullanılabiliyor. Bununla birlikte şantaj yöntemleri de kullanılabiliyor. Sosyal platformlarda paylaşılan fotoğrafların yapay zeka ile manipüle edilmesi ve aleyhte kullanılması, insanları ödeme yapmaya zorlayabiliyor.' ifadelerini kullandı.
'Her 10 kişiden 3'ü risk altında'
Dijital dolandırıcılığın yaygınlığına vurgu yapan Özer 'Dijital dolandırıcılık oldukça yaygın bir seviyeye ulaşmış durumda. Yaklaşık her 10 kişiden 3'ü bu tür girişimlere maruz kalıyor. Bazıları tecrübeleri veya dikkatleri sayesinde bu tuzaklara düşmezken, bazıları mağdur olabiliyor. İnsanların bu tuzaklara düşmesinin başlıca nedenleri dikkatsizlik ve teknolojiye aşırı alışmış olmalarıdır. Günlük hayatta bir yabancı sizden banka bilgilerinizi istese tepki gösterirsiniz ancak internet ortamında sürekli alışveriş yaptığımız için kart bilgilerimizi paylaşmak normalleşebiliyor. Bu da dolandırıcılar için fırsat oluşturuyor.' şeklinde konuştu.
'Bilinmeyen web sitelerinden alışveriş'
Vatandaşların alabileceği önlemleri sıralayan Özer 'Bu tür olaylardan korunmak için bazı önlemler alınmalıdır. Öncelikle internet alışverişlerinde fiziksel kart yerine sanal kart kullanılmalıdır. Sanal kartlar mobil bankacılık üzerinden oluşturulabilir ve limitleri ayarlanabilir. Böylece olası bir riskte zarar sınırlandırılmış olur. Bilinmeyen web sitelerinden alışveriş yapılmamalıdır. Gerekirse ödeme yöntemleri dikkatle seçilmeli ve riskli işlemlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca sosyal platformlarda paylaşılan fotoğraflara dikkat edilmeli, olası şantaj girişimlerine karşı hazırlıklı olunmalıdır.' dedi.
'Çocuklar ve cihaz güvenliği'
Son olarak kullanıcı güvenliğine değinen Özer 'Çocukların dijital ortamdaki faaliyetleri kontrol edilmelidir. Oyun içi harcamalar ve sohbet platformlarındaki etkileşimler takip edilerek olası dolandırıcılık girişimleri engellenebilir. Son olarak, telefon veya bilgisayar gibi cihazlar değiştirilirken içindeki tüm veriler silinmelidir. Bu cihazlar, yapılan işlemleri arka planda kaydeden sistemlere sahiptir. Şifreler ve kişisel bilgiler otomatik doldurma gibi özelliklerle saklanabilir. Bu nedenle cihazlar teslim edilmeden önce tamamen sıfırlanmalıdır.' dedi. (İLKHA)