Mardin Ovası'nda arpa, buğday ve mercimek hasadında yoğunluk yaşanıyor.
Hasat süreci, buğday fiyatları ve artan girdi maliyetleri hakkında İLKHA'ya konuşan çiftçiler, TMO'nun açıkladığı buğday alım fiyatlarının beklentilerin altında kaldığını ifade etti.
Bu yıl bölgede yağışların bol olmasına rağmen sulu arazilerde beklenen etkinin görülmediğini belirten üreticiler, kuru tarım yapılan alanlarda ise yağışların verime daha fazla katkı sağladığını söyledi.
Çiftçiler, rekoltenin geçen yıllara göre daha iyi olmasını umut ettiklerini de dile getirdi.
Hububat Ticaret Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Seyhan Arat, hasat sezonunun bereketli geçmesini temenni ederek, kuru alanlarda dekara 300 ila 500 kilogram, sulu alanlarda ise 500 ila 800 kilogram arasında verim beklediklerini söyledi.
'Yeni fiyat düzenlemesi bekliyoruz'
Çiftçilerin genel olarak TMO tarafından açıklanan fiyatlardan memnun olmadığını belirten Arat, 'Fiyatlar çok düşük, üretim maliyetlerinin altında kalıyor. Çiftçilerimiz en az 20 bin lira artı prim bekliyordu. Devletimiz bu sene hem ekmeklik hem de makarnalık buğday için fiyatı ton başına 16 bin 500 lira olarak açıkladı. Yağışların bol olması nedeniyle ürün bereketli olsa da bu sene buğdayların protein değerleri düşük çıkıyor. Genellikle yüzde 10 ila 12 arasında protein oranı görülüyor. Bir kısmı daha düşük kaliteli sınıflara giriyor. Bu nedenle çiftçiler ürünlerini TMO'ya teslim ettiğinde ellerine yaklaşık 14 bin 500 ila 15 bin 500 lira arasında gelir geçiyor.
Bu durumdan dolayı fiyatlardan şikayetçiler. Devletimizden fiyat düzenlemesi bekliyoruz. Cumhurbaşkanımız zaten 'Primleri yükselteceğiz' şeklinde açıklama yaptı. Ancak fiyatlara da bir düzenleme yapılırsa bu çiftçi için çok daha iyi olacaktır. Çünkü çiftçi olmazsa gerçekten hiçbirimiz var olamayız. Üreten çiftçidir, biz her zaman çiftçinin yanında olmalıyız. Çiftçinin tarlaya koyduğu emeğin karşılığını alamadığı kesindir.' şeklinde konuştu.
'Genel olarak bölgemizde dekar başına 300 ila 400 kilogram arası verim alıyoruz'
Çiftçi Nurullah Yiğit, bu yıl hasadın bol geçtiğini ancak verim ve buğday fiyatının beklentilerin altında kaldığını belirterek, 'Bu sene buğday hasadı bol geçti. Çiftçiler olarak sevindik ancak verim bir miktar düştü. Genel olarak bölgemizde dekara 300 ila 400 kilogram arası verim alıyoruz. Yaklaşık 100 dönüm civarında araziye ortalama 35 ton verim düşüyor. Bu durum beklentimizi karşılamadı. Ayrıca hükümetin açıkladığı son fiyat, prim ve destekler de bizi pek memnun etmiyor. Biz ton başına 20 bin liranın üzerinde bir fiyat bekliyorduk. Yapılan hesaplamalara göre girdi maliyetleri ne kadar düşürülse de mevcut koşullarda açıklanan fiyat bizi kurtarmıyor.' ifadelerini kullandı.
'Sürekli sorun yaşıyoruz, işlerimiz aksıyor'
Girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çeken Yiğit, 'Girdi fiyatları oldukça yüksek. Gübre 29 bin ila 32 bin lira arasına çıktı. Aynı şekilde tohum, mazot ve ilaç fiyatları da yüksek seviyelerde. Aldığımız destekler bile maliyetleri karşılamaya yetmiyor. Bölgemizde Dicle Elektrik kurumundan da büyük şikâyetçiyiz. Sürekli sorun yaşayıp işlerimiz aksıyor. Bir diğer sorunumuz ise sulama altyapısıdır. Geçen sene yer altı boruları yenilendi ancak bölge müdürlüğü su kaynağını kesti. Ben bizzat CİMER'e ve Cumhurbaşkanlığına da yazı yazdım.
Yağışlar çok bol gelmesine rağmen bazı yerlerde gereğinden fazla su olduğu için zarar oluştu. Bu nedenle tam olarak ne iyi ne kötü oldu anlayamadık. Geçen sene aynı tarladan, yağış olmamasına rağmen sadece sulama ile dekara 700 kilograma varan verim almıştık. Çiftçiyi ayakta tutacak uygun fiyat ton başına 20 bin lira seviyesidir. Benim beklentim de bu yöndeydi.' diye konuştu.
'Çoğu ürüne yüzde 40 zam gelirken buğdaya yaklaşık yüzde 22 zam yapıldı'
Çiftçi Bilal Görgün de bu yıl hem verim hem de kalite açısından beklentilerin altında kaldıklarını ifade ederek, 'Bu yıl buğday rekoltesi eski senelere göre biraz düşük geldi. Fazla yağmur yağmasına rağmen verim düşük kaldı. Kalite bakımından da geçen seneye göre daha düşük. Normalde dekarda 600 kilogram ve üzeri verim bekliyoruz. Ancak bu yıl beklentimizin altında görünüyor. Ayrıca açıklanan buğday fiyatı da iç açıcı değil.
Malum olduğu üzere mazot, gübre, ilaç ve nakliye gibi girdi maliyetleri oldukça yüksek. Buğday fiyatı ise bunlara göre düşük kaldı. Çoğu ürüne yüzde 40 zam gelirken buğdaya yaklaşık yüzde 22 zam yapıldı. Dolayısıyla TMO'nun açıkladığı buğday fiyatı biraz daha yüksek olsaydı daha iyi olurdu. Çiftçinin beklentisi buğday fiyatının 20 bin lira bandında olmasıydı.' dedi.
Aşırı yağışların bazı olumsuz etkilerinin de görüldüğünü belirten Görgün, 'Çoğu tarlada fazla yağış nedeniyle daha önce verilen azotlu gübrenin etkisi kayboldu. Bu nedenle yağışların olumlu yönde beklenen etkisi tam olarak gerçekleşmedi. Ancak kıraç arazilerde bol yağışın faydası oldu. Bizim tarlalarımız sulu olduğu için yağmurun etkisini çok fazla hissetmedik.' şeklinde belirtti. (İLKHA)