Çocuk Cerrahisi Operatör Doktor Mücahit Tan, çocuklarda görülen dil bağı ve dudak bağı hakkında İLKHA muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.
Dil ve dudak bağının fizyolojik olarak herkeste bulunduğunu belirten Tan, bazı durumlarda bu yapıların kısa, kalın veya gergin olmasının ciddi problemlere yol açabileceğini söyledi.
Dil ve dudak bağının özellikle yeni doğanlarda emme sorunlarına yol açabileceğini belirten Tan 'Çocukluk çağında ise daha çok konuşma bozukluklarına yol açar. Aileler ya bu şikayetlerle ya da bebeklerinin ağlarken memeyi tutmakta zorlandığını fark ederek bir çocuk doktoruna veya çocuk cerrahına başvururlar. Teşhis, çocuk doktoru veya çocuk cerrahı tarafından yapılan fiziksel muayene ile konur.' ifadelerini kullandı.
'İşlem çoğunlukla 4-5 dakika içinde tamamlanıyor'
Tedavi sürecinin oldukça kısa sürdüğünü belirten Tan 'Eğer yeni doğanda ciddi beslenme problemleri görülüyorsa, vakit kaybetmeden dil ve dudak bağının kesilmesiyle tedavi sağlanır. Bu işlem zor bir prosedür değildir; çoğunlukla poliklinik şartlarında, yaklaşık 4-5 dakika içinde, bölge uyuşturularak koter cihazı veya makas yardımıyla tamamlanır.' diye konuştu.
İşlem sonrası sürece de değinen Tan 'İşlemden sonra hastalar yaklaşık 10 dakika gözlem altında tutulur; kanama problemi yoksa reçeteleri düzenlenerek taburcu edilirler. Kesilen bölgelerin tamamen iyileşmesi genellikle 2 ile 3 haftayı bulur ve çoğunlukla ek bir kontrol randevusuna gerek kalmaz.' dedi.
'Her yaş döneminde müdahale edilebilir'
Dil ve dudak bağının her zaman hemen ameliyat gerektirmediğini belirten Tan, şöyle devam etti:
'Dil ve dudak bağı fark edildiğinde, eğer ciddi bir beslenme problemi veya konuşma bozukluğu yaratmıyorsa takibe alınabilir. Takipler sırasında bir problem fark edilirse her yaş döneminde müdahale edilebilir. Hatta bazen ileri yaşlarda fark edilen, daha önce müdahale edilmemiş vakalarda, ameliyathane şartlarında anestezi altında kesim yaparak problemi düzeltiyoruz.'
'Ailelerin bu işlemden korkmaması gerekir'
Ailelerin işlem konusunda endişe etmemesi gerektiğini vurgulayan Tan 'Özellikle erken dönemde bu bağların ince olması ve damarlanmanın az olması nedeniyle işlem hem daha kolaydır hem de bebekler daha az ağrı duyar. Kanama riski de oldukça düşüktür.' ifadelerini kullandı.
'Bizim tercihimiz genellikle erken dönemde müdahale etmekten yanadır'
Bazı durumlarda ailelere farklı seçenekler sunduklarını belirten Tan 'Bazen arada kaldığımız durumlarda aileye seçenekleri sunuyoruz: Ya şimdi basit bir işlemle bu bağı keseceğiz ya da ileride gerekirse anestezi altında daha kapsamlı bir işlem yapılacak. Bizim tercihimiz genellikle erken dönemde müdahale etmekten yanadır.' dedi.
Erken müdahalenin önemine dikkat çeken Tan, son olarak şunları söyledi:
'Çünkü başlangıçta müdahale etmek çok daha kolayken, ileride ihtiyaç duyulduğunda poliklinik şartlarında yapılamayacağı için hastanın genel anestezi alması gerekebilir. Yine de aileler takip etmek isterlerse hastaları gözlemlemeye devam ediyor ve ileriki dönemlerde gerektiğinde müdahalemizi gerçekleştiriyoruz.' (İLKHA)