Teknoloji politikaları üzerine çalışan uzmanlar, Avustralya'nın attığı adımın diğer ülkeler için bir dönüm noktası olduğunu belirtiyor. Tech Policy Press'in CEO'su Justin Hendrix, 40'tan fazla ülkede benzer düzenlemelerin gündeme geldiğini ifade ederek, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olası zararlarına ilişkin endişelerin giderek arttığını söyledi.
Ülkeler farklı yaş sınırları belirliyor. Avusturya 14 yaş altını, Fransa 15 yaş altını hedef alırken, Norveç mevcut 13 yaş sınırını 16'ya çıkarmayı değerlendiriyor. Polonya, Danimarka ve İngiltere ise sosyal medya kısıtlamalarını okullarda akıllı telefon yasağıyla birlikte uygulamaya hazırlanıyor. Brezilya ise öğrencilerin okulda cep telefonu kullanmasını yasaklarken, 16 yaş altındaki çocukların ebeveyn gözetiminde sosyal medya hesabı açmasına izin veriyor.
Son yıllarda sosyal medya platformlarına karşı açılan davalar da düzenlemelerin hız kazanmasında etkili oldu. Binlerce aile, okul yönetimi ve kamu kurumu; platformları çocukların ruh sağlığına zarar vermek, bağımlılık oluşturan algoritmalar geliştirmek ve zararlı içeriklerden yeterince koruma sağlamamakla suçluyor. Şirketler ise iddiaları reddediyor.
Kaliforniya'da görülen dikkat çekici bir davada Meta ve YouTube'un bağımlılık oluşturacak şekilde ürün tasarladığı ve bunun genç bir kullanıcının zarar görmesine yol açtığı yönündeki mahkeme kararı, teknoloji şirketlerine yönelik eleştirileri daha da artırdı.
Düzenlemeler yalnızca sosyal medya ile sınırlı kalmıyor. İngiltere ve Kanada yapay zekâ şirketlerine zararlı içerikleri engelleyecek güvenlik önlemleri alma zorunluluğu getirmeye hazırlanıyor. Norveç ise ilkokullarda üretken yapay zekâ araçlarını büyük ölçüde yasaklamayı değerlendiriyor.
Buna karşın sosyal medya yasaklarının etkinliği konusunda tartışmalar sürüyor. Avustralya hükümeti yaklaşık 5 milyon çocuk hesabının kapatıldığını açıklarken, resmi araştırmalar yasak öncesinde hesabı bulunan gençlerin yaklaşık üçte ikisinin platformlara erişimini sürdürdüğünü ortaya koydu.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yasakların kolayca aşılabileceğini savunarak benzer bir düzenlemeye sıcak bakmadıklarını açıkladı. ABD'de ise Florida ve Utah gibi bazı eyaletlerde yaş sınırlamaları getirilse de, mahkemeler ifade özgürlüğü gerekçesiyle bazı düzenlemeleri durdurdu.
Uluslararası Af Örgütü ise çocukların korunması için tek başına yasakların yeterli olmayacağını savunuyor. Kuruluş, daha güçlü veri koruma yasaları, platformların daha güvenli tasarlanması ve dijital okuryazarlık eğitimlerinin çocukları korumada daha etkili olacağını belirtiyor.
Uzmanlara göre ülkelerin düzenleme gerekçeleri farklılık gösterse de ortak görüş, sosyal medyanın çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerine karşı daha güçlü önlemler alınması gerektiği yönünde. (İLKHA)