Şahinbey Ziraat Odası Başkanı Ali Çolak, son dönemde yaşanan ekonomik gelişmelerin çiftçiler üzerindeki yükü artırdığını kaydederek, özellikle mazot fiyatlarında yaşanan yükselişin tüm üretim maliyetlerine doğrudan yansıdığını belirtti.
Çolak, girdi maliyetlerinin aşırı yükseldiğini ifade ederek, çiftçinin kar edebilmesi için üretim maliyetlerini karşılamak zorunda olduğunu, son dönemde yaşanan savaşların ardından mazot fiyatlarında ciddi artış meydana geldiğini ifade etti.
Vatandaş ürünü pahalı tüketiyor
Mazota bir yıl içerisinde yaklaşık yüzde 61 oranında zam geldiğini belirten Çolak 'Girdi maliyetlerinin yüksekliği çiftçiyi aşırı derecede etkilemektedir. Çünkü çiftçinin kar edebilmesi için üretim yapması, uygulama maliyetlerini karşılaması gerekiyor. Bildiğiniz gibi son dönemde yaşanan savaşlardan dolayı mazot fiyatlarında büyük artış yaşandı. Mazota bir yıl içerisinde yaklaşık yüzde 61 oranında zam geldi. Bu durum çiftçinin belini bükmüş durumda. Mazota gelen zam, ilaca, gübreye ve ekipman maliyetlerine de yansıyor. Bundan dolayı çiftçi yeterince kar etmekte zorlanıyor. Biz çiftçiler olarak en çok üzüldüğümüz noktalardan biri de budur. Biz bir yıl boyunca alın teri döküyoruz, emek veriyoruz. İşçilik, masraf ve girdi maliyetlerini karşılayarak üretim yapıyoruz, ardından ürünümüzü pazara gönderiyoruz. Ancak vatandaş, bu ürünleri 3-4 katı fiyatına tüketmek zorunda kalıyor. Burada hükümetin tedbir alması gerekiyor.' dedi
Ürün kalitesi ve rekolte düşüyor
Çolak 'Yani çiftçi üretiyor ama vatandaş ürünü ucuza tüketemiyor. Bu noktada komisyoncu, nakliye ve market zincirleri gibi unsurlar devreye girince ürün fiyatı sofraya 2-3 kat artışla ulaşıyor. Biz buna yönelik öneriler sunduk. Ben Şahinbey Belediyesine yazı yazdım. Bakın, bütün mahallelerimizde büyük kapalı pazar alanları var. Bu alanlar halka haftada yalnızca bir gün hizmet veriyor. Pazarcı esnafına zarar vermek istemiyoruz ancak en azından haftada bir gün de çiftçi doğrudan gelip kendi ürününü satabilse, Ayşe teyze yetiştirdiği domatesi, biberi getirip burada pazarlayabilse vatandaş ürünü daha uygun fiyata ve birinci elden tüketebilir. Böylece rekabet oluşur, marketler de fiyatları düşürmek zorunda kalır. Bu dönemde vatandaşlarımız da daha uygun fiyatla ürün tüketmiş olur.' ifadelerini kullandı.
'İlk desteklenmesi gereken kesim çiftçilerdir'
Çiftçilerin zor durumda olduğunu dile getiren Çolak 'Çiftçiler olarak aşırı derecede zorlanıyoruz. Az önce de bahsettiğimiz gibi girdi maliyetleri çok yüksek. Girdi maliyetleri yüksek olduğundan dolayı çiftçi ürününe yeterince bakım yapamıyor, besleme yapamıyor ve gerekli hizmeti veremiyor. Bundan dolayı ürün kalitesinde ve rekoltede düşüşler yaşanıyor. Bu durumda çiftçinin ümidi kırılıyor, üretim yapacak mecali kalmıyor. Hükümetin bir an önce buna yönelik tedbirler getirmesi gerektiğini düşünüyorum. Aslında ilk desteklenmesi gereken kesim çiftçilerdir. Çünkü insanları doyuran çiftçilerdir. Gıda olmazsa güç olmaz, güç olmazsa üretim olmaz, hareket olmaz, hiçbir şey olmaz. Bu dönemde gemilere verilen mazot desteğinin çiftçiye de daha uygun şekilde verilmesi gerekiyor.' şeklinde konuştu.
Çolak, mazot desteğinin yetersiz olduğuna değinerek şu ifadeleri kullandı:
'Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım 'Mazotun yarısı sizden, yarısı bizden, gübrenin yarısı sizden.' demişti. Ancak nasıl hesap yapılıyor bilmiyorum. Şu anda verilen desteklerin adı 'temel destek' olarak değişti. Fakat verilen destekler, mazot ve gübre maliyetinin yüzde 50'sini değil, yüzde 20'sini dahi karşılamıyor. Bu şekilde çiftçi tam anlamıyla desteklenmiş olmuyor. Çiftçinin yeterince desteklenmesi gerekiyor ki devletin desteğini arkasında hissetsin ve heyecanla üretim yapabilsin.'
'Destek olursa çiftçi kazanır'
Son olarak Çolak, 'Bizde bir atasözü vardır 'Kuş daneden kaçmaz.' Ben zaman zaman ziraat mesleğim kapsamında köylerde eğitim ve bilgilendirme toplantıları yapıyorum. Burada gördüğüm tablo gerçekten çok acı. Buna özellikle dikkat çekmek istiyorum. 55-60 yaşın altındaki neredeyse hiçbir çiftçi toplantılara katılmıyor. Bunun nedeni ise çiftçinin kazanamaması. Çiftçi baba kazanamadığı gibi çocuğunu da köyde tutamıyor, hatta tutmak istemiyor. 'Gidin bir fabrikada çalışın, en azından asgari ücretiniz ve sigortanız olur. Ben bu tarladan kazanamıyorum.' diyor. Bundan dolayı şehir merkezlerine göç aşırı derecede artmış durumda. Ancak çiftçi kazanmış olsa çocuğunu kesinlikle başka işe göndermez; kendi işinde, kendisinden sonraki kuşak olarak üretime devam etmesini ister. Pazar günü yağan dolu da bazı köylerimize zarar verdi. Buradan tüm çiftçilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah kendilerine bol kazanç versin.' dedi. (İLKHA)