Asırlardır bayram sofralarında eksilmeyen ve Diyarbakır'da bir kültür haline gelen çörek, kırsal mahallelerde varlığını sürdürse de şehirleşmenin yaygın olduğu bölgelerde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış durumda.
Sayılı günlerin kaldığı Kurban Bayramı öncesinde çörek kültürünün günden güne varlığını yitirmesi durumunu yapılan malzeme satışıyla ortaya koyan çörekçi esnafı Murat İyisoylu, hamurun hazırlanışında kullanılan bitki ve baharatların tezgahlarda kaldığını belirterek bir kültürün yok olmaması için Diyarbakır annelerine 'bu geleneği kızlarınız ve gelinlerinizle sonraki nesillere aktarın' çağrısında bulundu.
'Çörek, Diyarbakır'ımıza özgü bir kültürdür'
Diyarbakır merkez Sur ilçesinde çörek malzemeleri satan esnaf İyisoylu, çöreğin yapımında kullanılan baharatların satışlarında her bayramın bir önceki bayramı arattığına dikkat çekerek şunları söyledi:
'Her bayram işlerin daha da düzeleceğini ümit ediyoruz fakat düşüşe gidiyor. Mesela 100 kaşık ürün sattığımız bayramın sonrasında 80'e, 75'e düşüyor. Yeni nesil artık çörek yapmaya mı üşeniyor, annelerimi öğretmiyor? Bu Diyarbakır'ımızın adedidir, buraya özgü bir kültürdür. Anneler, kaynanalar kızlarına öğretmeye bizim satışlar her bayram daha da düşüyor. Daha önce her bir üründen 15-20 kilogram getirir, bitirirdim. Şimdi 5'er kilogram getirmişim, yarısını geri götürüyorum.'
'Yapacağınız çöreklerle bayram havasını hissettirin'
Diyarbakır annelerine çörek kültürünü sonraki nesillere aktarma hususunda çağrıda bulunan İyisoylu, 'Kızlarımız kültürlerini unutmasın. Günlük hayat ne ise bayramlarını da öylece geçirmesin. Evlerde çörek kokusu gelsin, örf ve adetlerine sahip çıksınlar. En azından yapacakları bir çörekle bayram olduğu bilinsin, belli olsun.' dedi.
Evde hazırlanan çörekler ile fırın veya pastane ortamlarında yapılan çöreğin arasındaki farka da değinen İyisoylu, 'Hazır çörekler içerisinde genelde su ve maya var. Sonradan hazırlanan yapay ürünler kullanıldığından bir veya iki saat sonra bayatlayabiliyor ama evde yapılan bayram çörekleri bir hafta on gün tazeliğini koruyabiliyor. Hatta kalabalık aile olduğumuzdan annem 150 kilogramlık leğende hazırlar, kardeşlerin tamamı gelir evimizden çöreğini alır.' ifadelerini kullandı. (İLKHA)