Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile baş başa görüşmesi ve Yüksek Düzeyli Strateji Konseyi Toplantısı'na katılmasının ardından çeşitli alanlardaki anlaşmaların imza törenine başkanlık etti ve ortak basın toplantısı düzenledi.
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ve heyetini Ankara'da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Öncelikle bundan 81 sene evvel binlerce Cezayirli kardeşimizin şehit olduğu Setif ve Guelma katliamının yarınki yıl dönümü vesilesiyle Cezayir'in bağımsızlığı uğrunda can veren tüm kardeşlerimize Cenabıallah'tan rahmet niyaz ediyorum. Sayın Tebbun ile son olarak 21 Kasım 2023'te Cezayir'de bir araya gelmiş İşbirliği Konseyi mekanizmamızı bir üst seviyeye çıkaran kararla Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizi ilan etmiştik. Hamdolsun bugün kendileriyle beraber Stratejik İşbirliği Konseyimizin ilk toplantısına başkanlık ettik.' ifadelerini kullandı.
'2023'te belirlediğimiz 10 milyar dolar ticaret hedefimiz doğrultusunda çabalarımızı artırmış durumdayız'
Toplantıda, Türkiye-Cezayir kardeşliğini daha ileriye taşıyacak kararlar aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: 'Türkiye-Cezayir ilişkilerinin lokomotifini, ortak tarihimizden kaynaklanan karşılıklı saygı ve sevgi teşkil ediyor. Bu dayanışma ruhunu bugün sadece ikili münasebetlerimizde değil birçok uluslararası meselede benimsediğimiz ortak tavırda da görüyoruz. Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortaklarımızdan Cezayir ile iş birliğimizi enerji, madencilik, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere birçok stratejik alanda geliştirmekte kararlıyız. 2023'te belirlediğimiz 10 milyar dolar ticaret hedefimiz doğrultusunda çabalarımızı artırmış durumdayız. Cezayir'de bin 600'ü aşkın firmamız, 8 milyar dolarlık yatırımlarıyla sanayi, madencilik, tarım, inşaat, ilaç sanayi ve altyapı alanlarında önemli proje ve yatırımlara imza atıyor. Bugün Ankara'da düzenlenen iş forumunda özel sektör temsilcilerimiz bir araya geldiler. Yeni iş birliği fırsatlarını görüştüler. İnşallah önümüzdeki dönemde beraberce çalışarak karşılıklı yatırımlara ve özel sektör iş birliklerine yenilerini ekleyeceğiz.'
'Tarım ve gıda güvenliği alanında cezayir'in tarımsal refahına katkı sağlamaya hazırız'
İşgalci rejimin tahrik ve tertipleriyle başlayan, bölgedeki savaşın özellikle enerji piyasalarını olumsuz etkilemeye devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Türkiye olarak Cezayir ile de yıllar önce güvenilir, istikrarlı ve sürdürülebilir enerji iş birlikleri kurduk, geliştirdik. Gelinen aşamada doğal gaz başta olmak üzere, enerji tedariki güvenliği konusunda uzun vadeli iş birliğimizi her geçen gün ilerletiyoruz' dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yenilenebilir enerji ve yeni teknolojiler alanlarında da ortaklık imkanlarının değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını belirterek, 'Madencilik sektöründeki iş birliği potansiyelini de müşterek yatırımlar ve karşılıklı tecrübe paylaşımı yoluyla hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Günümüzün en kritik konularından biri haline gelen tarım ve gıda güvenliği alanında Cezayir'in tarımsal refahına katkı sağlamaya hazırız. Savunma sanayii alanında hem ülkelerimizin hem de bölgemizin güvenliğine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Aramızdaki kardeşlik bağlarını perçinleyecek kültür merkezlerinin karşılıklı olarak faaliyete geçmesine de büyük önem veriyoruz' ifadelerini kullandı.
'Bölgemizin güvenliğini ciddi şekilde tehdit eden şiddet sarmalının sona erdirilmesinde ortak tutuma sahibiz'
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ile bölgesel ve uluslararası meselelere dair fikir teatisinde bulunduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: 'Cezayir ile Afrika'yı ve bölgemizi ilgilendiren temel meselelerde benzer yaklaşımlara sahip olduğumuzu görmekten memnuniyet duydum. Filistin'de iki devletli çözümün en güçlü savunucuları arasındayız. 15 Kasım 1988'de Filistin devleti kuruluşu, biliyorsunuz, Cezayir'de ilan edildi. Cezayir'in geçtiğimiz 2 yılda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliği sırasında Filistin davasına verdiği desteği takdirle karşıladık. Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'daki İsrail saldırganlığı, bölgemiz için asıl güvenlik sorununun mevcut hükûmetin yayılmacı hukuk ve kural tanımaz politikaları olduğunu bir kez daha göstermiştir.'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bölgesel sahiplenme anlayışımız gereğince Suriye'nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine büyük önem atfediyoruz. Suriye'nin yeniden inşasına katkılarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye ve Cezayir olarak bölgemizin barış ve güvenliğini çok ciddi şekilde tehdit eden şiddet sarmalının sona erdirilmesinde ortak tutuma sahibiz. Cezayir ile kazan-kazan anlayışı içinde dostluk ve iş birliğimizi her alanda ilerletmeye devam edeceğiz. Bu düşüncelerle istişarelerimizin ve imzaladığımız belgelerin ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum' dedi.
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun: '(Türkiye ile) ilişkilerimizi ekonomik alanda çeşitlendirmeyi hedefliyoruz'
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun da konuşmasında, Cezayir-Türkiye ilişkilerinin ortak kültürel mirasa dayandığına işaret ederek ilişkilerdeki artan dinamizmden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
Bu düzeye ulaşmak için özellikle son 5 yılda büyük atılımlara imza attıklarının altını çizen Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, 'Bu ziyaretimiz sırasında da ilişkilerimizi ekonomik alanda çeşitlendirmeyi, ortaklığımızın sektörler bazında, özellikle yenilenebilir enerji, sanayi, tarım, madencilik, kültürel ve insani alanlarda ikili iş birliğinin desteklenmesini, ortak tarihi mirasımıza sahip çıkmayı hedefliyoruz.' ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Körfez ve Orta Doğu bölgesindeki gelişmelerin yanı sıra krizlerin çözüm yollarını ve güvenliğin tesisi konularını ele aldıklarını belirten Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, 'israil işgalini, uluslararası insancıl hukuku ihlal etmesini, Lübnan'a yönelik açık saldırılarını ve Gazze Şeridi'ndeki vahşi uygulamalarını kınıyoruz.' dedi.
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, işgalci rejim 'israilin' ihlallerine son verilmesi ve bölgede barışın inşası için çabaların yoğunlaşması gerektiğini vurgulayarak, 'Önemli olan başta Filistin halkının bağımsız devletini kurma hakkı olmak üzere meşru haklarını garanti altına alan adil ve kalıcı çözümü sağlaması konusunda uluslararası toplumun sorumluluğunu vurgulamak istiyorum.' diye konuştu. (İLKHA)