Güncel

Dışişleri Bakanlığı’ndan BM Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılmasına tepki

Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki görev süresinin uzatılmasına ilişkin BM Güvenlik Konseyi kararına tepki göstererek, Kıbrıs Türk tarafının rızasının alınmamasını eleştirdi.

Açıklamada, Kıbrıs Adası’nda konuşlu Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün görev süresinin, 2815 (2026) sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla bir yıl daha uzatıldığı hatırlatıldı. Karara ilişkin olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamanın kuvvetle desteklendiği bildirildi.

"Kıbrıs Türk tarafının rızası alınmadı"

BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken, Ada’daki egemen eşit iki halktan biri olan Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmamasının, Birleşmiş Milletler’in yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırı olduğu vurgulandı. Barış Gücü’nün KKTC topraklarındaki faaliyetlerini, KKTC makamlarının iyi niyetli yaklaşımı sayesinde sürdürebildiğine dikkat çekildi.

Hukuki zemin vurgusu

Açıklamada, söz konusu faaliyetlerin devamı için hukuki bir zeminin en kısa sürede tesis edilmesinin elzem olduğu belirtilerek, bunun süratle gerçekleşmemesi halinde KKTC makamlarınca atılacak adımların, Anavatan ve Garantör Türkiye’nin tam desteğine sahip olacağı ifade edildi.

Yiğitler-Pile yolu eleştirisi

Güvenlik Konseyi kararında, Ara Bölge’deki Pile köyünde yaşayan Kıbrıslı Türklerin KKTC’ye doğrudan erişimini hedefleyen Yiğitler-Pile yolu yapım çalışmalarına, tarafsızlıktan uzak bir dille atıfta bulunulmaya devam edildiği kaydedildi. Söz konusu yolun, Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs Türk tarafıyla vardığı mutabakata rağmen, Rumların baskısı sonucunda Barış Gücü tarafından uygulanmaması nedeniyle tamamlanamadığı belirtildi.

"Ara Bölge ihlallerine yer verilmedi"

Açıklamada ayrıca, Kıbrıs Rum tarafının başta Astromerit-Evrihu oto yolu ve Pile bölgesinde inşa edilen üniversite olmak üzere, Ara Bölge’de artan ihlallerine Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün ısrarla göz yumduğu, ancak bu ihlallerin kararda yer almamasının esefle kınandığı ifade edildi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin egemenliğinin Ada’nın kuzeyini ve Ara Bölge’yi kapsamadığına dikkat çekildi.

BM Barış Gücü’nün rolü sorgulandı

Kıbrıs Adası’nda yarım asırdır barışı temin eden unsurun Birleşmiş Milletler Barış Gücü değil, TSK'nın mevcudiyeti ve Türkiye’nin etkin garantisi olduğu vurgulandı. Ara Bölge’de iki tarafa adil ve dengeli bir yaklaşım sergilemeyen Barış Gücü’nün varoluş gerekçesinin ciddi şekilde sorgulanır hale geldiği kaydedildi.

İki devletli çözüm çağrısı

Açıklamada, Güvenlik Konseyi kararında Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik olarak geçmişte denenmiş ve başarısızlığı görülmüş yöntemlere atıfta bulunulmasının çözüm çabalarına katkı sağlamadığı belirtildi. Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümünün, Ada’daki iki devletin bir arada var olmasından geçtiği vurgulanarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve uluslararası toplum, Kıbrıslı Türklerin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü tescil etmeye davet edildi. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }