Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Konferans Salonu'nda Ankara'da görev yapan din görevlileriyle bir araya geldi.
Arpaguş, burada yaptığı konuşmada, Diyanet İşleri Başkanlığının, toplumu din konusunda aydınlatan ve milletimize rehberlik etmek üzere kurulan anayasal bir kurum olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:
'Bizler, milletimizin hayatına rehberlik eden bir teşkilatın mensuplarıyız. Doğru bilgiye dayalı bir inancın, güzel ahlak ile bezeli salih amelin ve bütün bunları müstakim bir çizgide buluşturarak Müslüman kimliğini inşa eden bir idealin temsilcileriyiz. Bizler, inancımızdan ve medeniyet köklerimizden tevarüs ettiğimiz ulvi bir emaneti hayata ve geleceğe taşımakla mükellefiz. Üstlendiğimiz görev, yalnızca bir mesleğin icrasını değil, aynı zamanda bir davanın temsilini ifade etmektedir. Bu görev, doğrudan insanların kalbine, zihnine ve hayatına dokunan, toplumsal huzurun ve manevi dirliğin temelini oluşturan bir mahiyet taşımaktadır.'
Arpaguş, Diyanet teşkilatının kurumsal kimliğinin, peygamberlerin izinden giden önceki nesillerin asırlara yayılan tecrübe ve hikmet birikimi üzerine inşa edildiğini belirtti. Bu köklü mirasın hem sağlam bir zemin sunduğunu hem de önemli bir sorumluluk yüklediğini ifade eden Arpaguş, yürütülen her hizmette ve atılan her adımda bu büyük mirasa layık olma bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
'Doğruyu yanlıştan ayırma konusunda rehberlik eden bir teşkilatız'
Doğru bilgiye erişimin zorlaştığı bir çağda yaşadığımızı söyleyen Arpaguş, bu durumun Başkanlık personelinin sorumluluğunu daha da artırdığını belirterek, şu ifadelere yer verdi:
'Çünkü bizler, topluma sadece bilgi sunan değil; aynı zamanda doğruyu yanlıştan ayırma konusunda rehberlik eden ve güven inşa eden bir teşkilatız. Haliyle hizmetlerimizin insanların beklentilerine, zamanın ruhuna ve yeni ihtiyaçlara göre uyarlanması gerektiğini asla unutmamalıyız. Muhatap kitlemizin çeşitlendiğini ve beklentilerin her geçen gün arttığını göz ardı etmemeliyiz. Bu çerçevede sizlerden özellikle birkaç hususa dikkat etmenizi istirham ediyorum. Evvel emirde, imkanlarımızın ve potansiyelimizin farkında olmak durumundayız. Bizim en büyük imkanımız; Yüce Allah'a olan sarsılmaz imanımız, ihlas ve samimiyetimiz, hamiyet-i diniyyemiz ve hizmet aşkımızdır.'
'Köklü geleneğimiz sahip olduğumuz yüksek potansiyelin en somut göstergesidir'
Arpaguş, 'Bununla birlikte köklü geleneğimiz ve dünya çapındaki güçlü kurumsal yapımız, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak sahip olduğumuz yüksek potansiyelin en somut göstergesidir. Yorulmadan, bıkmadan, usanmadan çalışmalarımıza devam etmek zorundayız. Yüklediğimiz sorumluluğun gereği olarak görevimizi en güzel şekilde yerine getirmenin gayreti içinde olmak durumundayız. Bu da kendimizi sürekli geliştirmeyi, bilgi ve bilincimizi her daim güncel ve diri tutmayı gerekli kılıyor.' diye konuştu.
'Etkili bir din hizmeti sağlam bir bilgi birikimiyle mümkündür'
Kur'an, sünnet ve temel kaynakların iyi bilinmesi gerektiğine dikkati çeken Arpaguş, 'Rehberliğimizin verimliliği, görevde bulunduğumuz bölgeyi tüm hususiyetleriyle tanımaktan geçer. Çağın nabzını tutan aktüel bilgiyi kuşanırken; sosyal bilimlerin derinliğinden teknolojinin imkanlarına kadar geniş bir yelpazede hakikati süzmeli; seçici ve rafine okumalarla fikri dünyamızı tahkim etmeliyiz. Tefekkür dünyamızı nitelikli okumalarla zenginleştirerek liyakatimizi artırmalıyız. Başkanlığımızın açıklamalarını, raporlarını, yayınlarını, Din İşleri Yüksek Kurulumuzu yakından takip etmeliyiz. Zira etkili bir din hizmeti, ancak sağlam bir bilgi birikimiyle, çağın meselelerine vukûfiyetle ve muhatapların ihtiyaçlarına cevap verebilecek kabiliyetle mümkündür.' şeklinde konuştu.
'En güzel örneklikle dinimizi tebliğ ve temsil etmek, hizmetlerimize bereket katacaktır'
Din görevlilerinin üslubu ve vatandaşa yaklaşımının son derece önemli olduğunu dile getiren Başkan Arpaguş, insanların kalbine giden yolun, nezaketten, zarafetten ve samimiyetten geçtiğini belirterek, 'Hikmetli, şefkatli, birleştirici, rehberlik edici bir dil kullanmak ve en güzel örneklikle dinimizi tebliğ ve temsil etmek, hizmetlerimize bereket katacaktır. Çalışmalarımızın etkisini kat kat artıracaktır.' dedi.
'Kurumsal aidiyet ve birlik ruhunu her daim diri tutmalıyız'
Arpaguş, 'Kurumsal aidiyet ve birlik ruhunu her daim diri tutmalıyız. Biz büyük bir aileyiz. Bu ailenin her bir ferdi, diğerinin yükünü hafifletmek, noksanını tamamlamak ve başarısını artırmakla sorumludur. Bireysel başarıların ötesinde, kurumsal başarının esas olduğunu unutmamalıyız. Diyanet İşleri Başkanlığı, bu coğrafyada çok önemli bir teşkilattır. Kurumsal yapısı, faaliyetleri, hizmet ağı, etki alanı bakımından örnek bir kurumdur. Sahih dini bilgiye dayalı din hizmeti açısından milletimiz ve insanlık için son derece büyük bir misyona sahiptir.' ifadelerine yer verdi.
'İslam dünyasında yapay ayrılıkların ülkemizde karşılık bulamamasının sebeplerinden biri Diyanet İşleri Başkanlığımızın varlığıdır'
Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:
'İslam dünyasında yaşanan yapay ayrılıkların ve kısır çekişmelerin ülkemizde karşılık bulamamasının en önemli sebeplerinden biri Diyanet İşleri Başkanlığımızın kurumsal varlığıdır. Onun için Diyanet tarihini iyi okumalıyız. Ahmet Hamdi Akseki'yi, Ömer Nasuhi Bilmen'i tanımalıyız. Yürüdüğümüz yolda bizden önce yürüyen insanların hayatlarını, yaşadıklarını, karşılaştıklarını iyi bilmek ve onlardan çıkaracağımız dersler neticesinde güne uygulamak zorundayız. Bununla birlikte başka coğrafyalardaki dini yapılardan da mutlaka haberdar olmalıyız. O zaman elbirliği, gönül birliği, ülkü ve hedef birliği içinde yol almanın değerini daha iyi anlamış ve kavramış olacağız.'
'Diyanet İşleri Başkanlığı milletimize rehberlik etmekle yükümlü bir kurumdur'
Toplumun her kesimine ulaşma noktasında daha fazla gayret gösterilmesi gerektiğini aktaran Arpaguş, 'Diyanet İşleri Başkanlığı, toplumun tüm kesimlerine sahih dini bilgiyi ulaştırmak ve milletimize rehberlik etmekle yükümlü bir kurumdur. Böylesine önemli bir kurumun mensubu olmak, elbette büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun en temel gereği, her türlü siyasi ve ideolojik düşüncenin üzerinde kalarak, hiçbir ayrım gözetmeksizin, toplumun her ferdine eşit mesafede hizmet sunmaktır.' dedi.
Programda, Ankara İl Müftüsü Dr. Hasan Çınar da hazır bulundu. (İLKHA)