Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Mekke'de basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Din Hizmetleri Ataşelik Binası'nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan Başkan Arpaguş, şunları kaydetti: 'Kutlu bir şehirdeyiz. Mübarek bir beldedeyiz. İnsanoğlunun yeryüzü serüveninin başladığı yerde; vahyin kalbi Mekke-i Mükerreme'deyiz. İnsanlık tarihi bu şehirde başladı. İlk insan ve ilk peygamber Hazreti Âdem aleyhisselam bu topraklarda yaşadı. Yeryüzündeki ilk mabed burada inşa edildi. Bu kutlu şehir, Hazret. Âdem'den beri nice peygamberin risaletine şahit oldu. Hazreti İbrahim insanları hacca buradan davet etti; tevhit mücadelesinin meşalesini burada yaktı.'
'Mekke, yüce kitabımızda 'Ümmü'l-Kura' yani 'Şehirlerin Anası' olarak isimlendirilmiştir'
Bu toprakların Hazreti İbrahim'in iman ve sadakatine; Hazreti İsmail'in samimiyet ve teslimiyetine tanıklık ettiğine dikkati çeken Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi: 'Onun için Mekke, yüce kitabımızda 'Ümmü'l-Kura' yani 'Şehirlerin Anası' olarak isimlendirilmiştir. Kur'an-ı Kerim'de 'emin bir belde' olarak da nitelendirilen bu şehir, bizzat Allah tarafından harem kılınmış, mukaddes kabul edilmiştir. Cenab-ı Hakk, ziraata elverişsiz bu kurak beldeye Kâbe'nin hürmetine rahmet hazinelerinden sayısız nimetler ve güzellikler ikram etmiştir. Burayı fazl u keremiyle bereketlendirmiştir. Bu yüzden buraya, 'mükerrem kılınmış, değer verilmiş ve ikram edilmiş' şehir anlamında 'Mekke-i Mükerreme' diyoruz.'
'Rahmet peygamberi güzel ahlak üzere bir toplum inşa etti'
Mekke'nin en çok da Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in aziz hatıralarının şahidi olan bir şehir olduğunu söyleyen Başkan Arpaguş, alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber Hazreti Muhammed Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu şehirde doğduğunu hatırlatarak, 'Onun (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vasıtasıyla insanlığa gönderilen son vahiy Kur'an-ı Kerim, burada nazil oldu. Yüce dinimiz İslam'ın insanlığa tebliği bu şehirde başladı. Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) risaleti, sadece Mekke'nin talihini değil, tarihin akışını da değiştirmiştir. Zira Rahmet Peygamberi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), burada başlattığı mücadeleyle, rahmet, merhamet ve güzel ahlak üzere bir toplum inşa etti.' ifadelerini kullandı.
'Bu medeniyet, asırlar boyu ilim, irfan ve hikmetle insanlığın yolunu aydınlattı'
Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu topraklarda çeşitli ırk ve kültürlere mensup milletlerin bir arada, güven içinde, kardeşçe yaşayabileceği bir devlet ve medeniyet kurduğunu dile getiren Başkan Arpaguş, 'Bu medeniyet, asırlar boyu ilim, irfan ve hikmetle insanlığın yolunu aydınlattı. Yeryüzünü adalet, şefkat ve merhametle yeniden buluşturdu. Dolayısıyla burada bulunduğumuz süre zarfında, bu medeniyete kaynaklık eden değerleri daha yakından tanımaya çalışmalıyız. İslam'ın hayat ve medeniyet tasavvurunu, bu kadim mirası insanlığın ufkuna sunmanın gayreti ve çabası içinde olmalıyız.' şeklinde konuştu.
Başkan Arpaguş, bu mübarek beldeden geçecek her haber, yazı ve görüntünün, hem hac ibadetinin ulvi atmosferini hem de yüce dinimiz İslam'ın evrensel değerlerinin geniş kitlelere ulaşmasına vesile olacağını da ifade etti.
'Hac, her şeyden önce bir diriliş ve öze dönüştür'
'Hazreti İbrahim'in lisanıyla Rabbimizin hac için yaptığı davet, elbette sadece bir mekana, bir şehre, bir beldeye yapılan davet ve çağrı değildir. İnsanların Allah'ın evine, Beytullah'a davet edilmesi, derûnunda kendi içerisinde nice hikmetler barındırmaktadır.' diyen Başkan Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:
'Bu çerçevede hac ibadeti, bireysel ve toplumsal açıdan kendine has pek çok anlamı da bünyesinde taşımaktadır. İslam'ın en kapsamlı ibadetlerinden biri olan hac, her şeyden önce bir diriliş ve öze dönüştür. Vahyin ve sünnetin rehberliğinde kişinin iman, azim ve kararlılıkla kendini tanıma, rabbini bilme, özüne varma ve kendini yeniden inşa etme sürecidir.'
Hac ibadetinin bir arınma ve yenilenme fırsatı sunduğunu anlatan Başkan Arpaguş, 'İnsan burada geçmişiyle yüzleşerek hata ve günahlarından arınma imkânı bulur. Âlemlerin Rabbine yönelerek samimi bir tövbe, dua ve yakarışlarla ilahi affa mazhar olma fırsatı bulur. Nitekim Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), mebrur bir haccın insanı 'annesinden doğduğu günkü gibi' günahsız kılacağını müjdelemişlerdir.' diye konuştu.
'Müminler, Cenab-ı Hakk'a olan bağlılıklarını teyit ederek O'nun hükmüne ram olduklarını ilan ederler'
Hac ibadetinin aynı zamanda bir sadakat ve teslimiyet nişanesi olduğunu aktaran Başkan Arpaguş, 'Müminler, burada Cenab-ı Hakk'a olan bağlılıklarını teyit ederek O'nun hükmüne ram olduklarını ilan ederler. Kâbe'yi tavaf etmek, Safa ve Merve arasında sa'y etmek, şeytan taşlamak gibi ibadetlerin her biri, Hazreti İbrahim, Hazreti Hacer ve Hazreti İsmail'in Allah'a olan teslimiyet ve sadakatini bizzat yaşayarak hayatımıza taşımanın sembolik ifadeleridir.' dedi.
'Arafat Vakfesi, adeta ölümden sonraki dirilişi ve mahşer meydanını hatırlatmaktadır'
Hac ibadetinin tüm insanların Allah katında eşit olduğuna da işaret ettiğini belirten Başkan Arpaguş, 'Bu ibadet esnasında bürünülen ihram; makam-mevki, mal-mülk, dil, ırk gibi dünyevi tüm farklılıkları ortadan kaldırmakta ve insanların kulluk ekseninde eşit olduğunu ihsas etmektedir. Bilhassa milyonlarca insanın aynı anda Allah'a yöneldiği Arafat Vakfesi, adeta ölümden sonraki dirilişi ve mahşer meydanını hatırlatmaktadır. Bu ihtişamlı manzara, bizlere, dünya hayatının geçiciliğini ve asıl yurdumuzun ahiret olduğu bilincini aşılamaktadır.' ifadelerini kullandı.
'Hac cihanşümul bir kardeşlik buluşmasıdır'
Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Hac cihanşümul bir kardeşlik buluşmasıdır. Dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanlar, ümmet şuuruyla tek bir çatı altında toplanır. Coğrafi ve kültürel farklılıklar ortadan kalkar; milyonlarca Müslüman aynı amaç ve duygularla kardeşçe yan yana saf tutar. Her bir Müslüman, tüm dünyayı saran bir inanç ailesinin, devasa bir ümmetin değerli bir parçası olduğunu derinden hisseder. Bu hissiyat, küresel çapta barış ve kardeşlik bağını pekiştiren unsurdur. İnanç, düşünce ve ahlak boyutuyla hac ibadeti, İslam'ın evrensel ilkelerinin bireysel ve toplumsal düzeyde resmedildiği muazzam bir tablo gibidir. Mühim olan bu tabloyu hayatın tamamına taşıyabilmektir.'
'Müslümanların birlik-beraberliğini pekiştirmenin çaba ve gayretinde olmalıyız'
Bugün dünyanın ağır sınamalardan geçtiğini söyleyen Başkan Arpaguş, maddi ve manevi bunalımların kıskacında kalan insanlığın kendisine bir çıkış yolu aradığına dikkati çekerek, 'Şimdi bizler, insanlığı içine düştüğü bunalımlardan kurtaracak ahlak ve değerlerin neşet ettiği topraklarda bulunuyoruz. Ve söz konusu kurtuluş ilkelerini yeniden insanlığa takdim etme sorumluluğunu taşıyoruz. Elbette bu sorumluluğu hakkıyla yerine getirebilmenin yolu, tevhide inananların vahdette buluşmasından geçmektedir. Bu sebeple her birimiz, öncelikle haccın sosyal açıdan en önemli yansıması olan vahdet şuurunu güçlendirmenin, Müslümanların birlik-beraberliğini pekiştirmenin çaba ve gayretinde olmalıyız.' diye konuştu.
Başkan Arpaguş, dünya mazlumlarının yüzünün gülmesi, yeryüzünü kuşatan küresel sorunların çözüm bulması, Filistin'in Gazze'nin kurtulmasının ancak Müslümanlardaki vahdet şuurunun güçlenmesiyle mümkün olacağını ifade etti.
'394 kafile başkanı, 1836 din görevlisi ve 445 kadın irşat görevlisi hocalarımızla sahadayız'
Haccın çeşitli zorlukları olan meşakkatli bir ibadet olduğunu dile getiren Başkan Arpaguş, 'Diyanet İşleri Başkanlığı olarak vatandaşlarımızın, hac ibadetini her yönüyle en güzel şekilde yerine getirmeleri ve evlerine, sevdiklerine sağ salim dönmeleri için azami çaba ve gayret gösteriyoruz. Bu bağlamda hac ibadetini bir eğitim sürecine, bir aydınlanma iklimine dönüştürmek istiyoruz. Alanında yetkin hocalarımızdan oluşan özel bir fetva ve irşat ekimiz var. Bununla birlikte 394 kafile başkanı, 1836 din görevlisi ve 445 kadın irşat görevlisi hocalarımızla sahadayız. Gerek hac ibadetine mahsus konularda gerekse diğer dini hususlarda hacı adaylarımızı bilgilendirmek için her fırsatı değerlendirmeye çalışıyoruz.' ifadelerine yer verdi.
'Bu sene hacca gelen vatandaşlarımızın yaş ortalaması 60'
'Hac mevsimi boyunca sağlık personelimizle birlikte 4 bini aşkın kişiden oluşan güçlü bir ekiple Mekke'de ve Medine'de hacılarımıza hizmet ediyoruz. Bu sene yüzde 52'si kadın, yüzde 48'i erkek olmak üzere 84 bin 942 vatandaşımız hac ibadetini eda etmek için kutsal topraklarda olacak. Bu sene hacca gelen vatandaşlarımızın yaş ortalaması 60.' diyen Başkan Arpaguş, şunları kaydetti:
'Bugün itibarıyla hacı adaylarımızın büyük çoğunluğu Mekke ve Medine'ye, kutsal topraklara intikal etmiş bulunmaktadır. İntikallerimiz sorunsuz bir şekilde devam ediyor. Türkiye'den son kafilemiz bugün yola çıkıyor. Birkaç gün içerisinde tüm hacı adaylarımız bu mübarek beldeye ulaşmış olacak Allah'ın izniyle. Hacı adaylarımızın sağlığını son derece önemsiyoruz. Bu çerçevede Mekke'de 1 Sağlık Merkezimiz ve 17 Sağlık Ocağı'nda, Medine'de ise 3 Sağlık Ocağı'nda, alanında uzman hekimlerimizle, hacılarımıza sağlık hizmet veriyoruz. Arafat'ta ve Müzdelife'de de sağlık hizmetlerimiz devam edecek.
Arafat hazırlıklarımızı hassasiyetle sürdürüyoruz. Hacılarımızın iaşesinden konaklayacağı çadırlara, intikallerinden sağlık hizmetlerine varıncaya kadar Arafat sürecinin her aşamasını titizlikle takip ediyoruz. Vatandaşlarımızın hac ibadetini en güzel şekilde yerine getirmeleri için çalışıyoruz. İnşallah, 25 Mayıs Pazartesi günü saat 14.00 itibarıyla Arafat'a intikallerimiz başlayacaktır.'
Başkan Arpaguş, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia'ya ve tüm Bakanlık yetkililerine hacı adaylarına yönelik hizmetlerinden dolayı da teşekkür etti.
'Hac için kutsal topraklarda bulunan 10 vatandaşımız vefat etmiş bulunmaktadır'
Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı: 'Şu ana kadar hac için kutsal topraklarda bulunan 10 vatandaşımız vefat etmiş bulunmaktadır. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Sözlerime son verirken hem burada görev ve hizmetlerimizin hem de hac ibadetimizin, kolay ve bereketli geçmesini Cenabı Hak'tan niyaz ediyorum. Dualarımızın makbul, haccımızın mebrur olmasını diliyor; bizleri bütün hacılarımızla beraber sıhhat ve afiyet içinde ailelerimize kavuşturmasını Cenabı Hakk'tan niyaz ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.'
Toplantıya, Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları Dr. Hüseyin Hazırlar, Dr. Hatice Boynukalın Şenkardeşler ve Fatih Mehmet Karaca ve Başkanlığın üst düzey yöneticileri ile basın mensupları katıldı. (İLKHA)