Harran Üniversitesi Erdemli Gençlik Kulübü üyesi gönüllüler ve çok sayıda öğrenci yemekhane önünde, Filistinli esirlere yönelik idam kararını kınamak amacıyla bir araya geldi.
Kulüp üyesi Mustafa Göksun, okuduğu basın açıklamasının başında, tarih boyunca zulmün, zalimin gücünden değil mazlumun yanındakilerin pasifliğinden güç almış olduğunu ve buna artık bir son verilip din kardeşlerinin yanında olmaları gerektiğini belirtti.
'israil, kınama mesajlarından beslenen bir pervasızlık içindedir'
Toplum olarak işgal rejiminde yaşanan bu acı verici gelişmelere sessiz kalındığını belirten Göksun, 'Bugün israil, yeryüzü mescidini var gücüyle kirletmeye devam etmektedir. Daha kötüsü ne olabilir ki dedikçe israil, cevap verir gibi, tüm dünya ile alay edercesine yeni bir alçaklığa imza atmakta ve alçaklığın sınırının olmadığını göstermektedir. Geldiğimiz süreçte işgalciler, gerek HAMAS gerek İran karşısında düştüğü acziyetin intikamını alırcasına, bir aydan fazladır Mescid-i Aksa kapılarını kapatan işgalci çeteler, Müslümanlardan ciddi bir tepki almayınca bu sefer sonraki adıma geçip, zindanlarında esir aldıkları Mescid-i Aksa'nın murabıtları, savunucuları ve kahramanları için idam kararı çıkarttılar.' dedi.
Göksun, 'Yıllardır biriken acılar, çiğnenen uluslararası hukuk kuralları ve son olarak Filistinli esirler için yasallaştıran bu idam kararı, tek bir gerçeği yüzümüze çarpmaktadır: israil, kınama mesajlarından beslenen bir pervasızlık içindedir. Hatırlayın, 1969'da Mescid-i Aksa'da çıkan yangında dönemin işgal rejiminin Başbakanı, 'O dönemde Müslümanlar bize saldıracak ve bizi topyekûn ortadan kaldıracaklar dedim. Fakat gördüm ki Müslümanlar suskun bir ümmetmiş' demişti. İşte bu suskunluk, bu duyarsızlık ve bu acziyet, işgalcilere sonraki adımları atma kapısını açtı. Bu karara da Müslüman halklar yeterince tepki göstermeyip, dünya kamuoyu gündemine getirmekten aciz kaldılar. Dünya kupası maçında Türkiye'nin attığı bir gole olan ilgi, ne 1 aydan fazladır Mescid-i Aksa'nın kapalı olmasına gösterildi ne de Mescid-i Aksa için işgalci rejimin zindanlarında olan binlerce mücahit için çıkarılan idam yasasına gösterildi. Ne yazık ki bu bizim gerçeğimizdir.' ifadelerini kullandı.
'Tarih söyleyenleri değil, yapanları yazacaktır'
Fiili olarak yaptırım uygulanmadığı sürece bu zulmün son bulmayacağını vurgulayan Göksun, 'Bu karar ile hiçbir itiraz hakkı olmadan ve çoğunun hakkında bir suçlama bile olmamasına rağmen, içerisinde kadın ve çocukların da bulunduğu işgal zindanlarındaki binlerce Filistinli esir 90 gün içinde idam edilebilecek. Kardeşlerimiz bizden idamı durdurmak için ayağa kalkmamızı isterken, bizim uyuşukluk ve parçalanmışlığımız sebebiyle işgal çetesinin sözde savunma bakanı gözlerimizin içine bakarak 'Ben teröristleri idam etmek için sabırsızlıktan ölüyorum' diyebilmektedir. Artık şu gerçeği herkes anlamalıdır ki alışılmış tepkiler alışılmış zulmü durduramaz. israil, kınamayı bir maliyet olarak görmemektedir. Aksine somut bir yaptırımla karşılaşmadığı her kınama onun için bir yeşil ışık hükmündedir. israilin laf kalabalığına karnı toktur.' şeklinde konuştu.
Bugün yapılması gerekenleri sıralayan Göksun, şöyle devam etti:
'israille askeri, teknolojik ve ekonomik tüm iş birlikleri derhal ve süresiz olarak askıya alınmalıdır. Zalime mermi taşıyan ticaret hatları kesilmelidir. israil sadece kınanan değil, yargılanan ve cezalandırılan bir fail konumuna getirilmedikçe söylenen her söz havada asılı kalacaktır. Şu çok iyi bilinmelidir ki tarih söyleyenleri değil, yapanları yazacaktır. Tarih boyunca zulüm, zalimin gücünden değil mazlumun yanındakilerin pasifliğinden güç almıştır. Bugün israil meclisinden çıkan idam kararı, bir halkın yaşama hakkına vurulmak istenen son zincirdir. Bu zinciri kıracak olan şey, devletlerin ve toplumların ortaya koyacağı fiili iradedir. Bizler bugün buradan vicdan sahibi her bireyi, kurumu ve devleti elini taşın altına koymaya ve işgali fiilen imkansız kılacak adımlar atmaya çağırıyoruz. Zira celladın elindeki balta, kınama sesleriyle değil, onu tutan kolun kırılmasıyla düşer.'
'Her yerde dediğiniz gözünüz şaşıdır'
Bugün İran'ın, ABD karşısında yılmadan karşısında durarak aslında kimsenin yenilmez olmadığını dile getiren Göksun, 'Bugün dokunulmaz sandığımız gölgeye nasıl dokunulduğunu gördük. Yenilmez zannedilen, meğer ışığın önünü kesen korkak bir farenin devleşen gölgesi imiş. Amerika'nın gerçek yüzü daha önce Vietnam'da, Afganistan'da ortaya çıkmıştı ama yine maharetli bir illüzyonist gibi büyüdüler, korku putları yığdılar önümüze. Daha dün israilin 7 Ekim ve sonrasında HAMAS karşısındaki başarısızlığı, oluşturdukları yenilmezlik ve 'her şeyi biliyoruz' algılarını kaldırdı. Bugün de İran karşısında girdikleri çıkmaz bu algıyı yerle bir etmiş ve aslında sanıldıkları kadar güçlü olmadıklarını tüm dünyaya göstermiştir. israilin asıl gücü, karşısındakilerin onun yenilmez olduğuna dair duyduğu inançtan beslenir ancak gerçekte o devasa gölgenin, kısıtlı kaynaklara sahip, iç çekişmelerle boğuşan ve dış desteğe göbekten bağlı olan bir fareye ait olduğu artık daha net görülmektedir. Yenilmez dev gölgesi de artık kimseyi korkutmasın. Trilyon dolarlık uçak gemilerinin ucuz dronlar ve siber saldırılar karşısında ne kadar büyük bir risk altında olduğunu herkes gördü. Dolayısıyla buradan sesleniyoruz: Ey Amerika, ey israi! siz büyük değilsiniz. Her yerde dediğiniz gözünüz şaşıdır. Her yerde ördüğünüz ağlarınız da örümcek ağı gibi zayıftır. Siz küçüksünüz ama Allah büyüktür. Ona dayananlar bir olduğunda, kahredici bir yenilgiye uğratacak ve tarihin çöplüğüne gönderilecektir. Son olarak şunu söylemek istiyoruz: Gazzeli kardeşlerimizin kanı, Gazze'yi terk edenlerin, israil ile normalleşenlerin ve esirleri işgal hapishanelerinde idam edilmek üzere yalnız bırakanların peşini bırakmayacaktır.' dedi. (İLKHA)