Filistin

Filistin topraklarında adım adım ilhak: İşgalciler Gazze'yi yıkarken Batı Şeria'da yüzlerce dönüme el koydu

Siyonist rejim, bir yandan Gazze'de evleri havaya uçurup yaşam alanlarını yok ederken diğer yandan işgal altındaki Batı Şeria'da yüzlerce dönüm Filistin toprağına el koyma kararları alıyor. Filistinli yetkililer, uygulamaların yalnızca toprak gaspı değil, Filistin'in tarihi ve kültürel kimliğini hedef alan sistematik bir ilhak politikasının parçası olduğunu vurguluyor.

Siyonist rejimin Filistin topraklarındaki işgal ve ilhak politikaları hız kesmeden sürüyor. Gazze Şeridi'nde iki yılı aşkın süredir devam eden saldırılarla şehirler enkaza çevrilirken, Batı Şeria'da da yeni arazi gasplarıyla Filistin topraklarının haritası fiilen değiştirilmeye çalışılıyor.

Gazze'de son olarak kent merkezinin doğu kesimleri ile Han Yunus'un kuzeydoğusundaki yerleşim alanları hedef alındı. İşgalciler, çok sayıda konut ve binayı patlayıcılarla yıkarak bölgede yeni bir yıkım dalgası başlattı.

Yerel kaynaklar, Gazze kentinin doğusunda peş peşe yaşanan güçlü patlamaların kilometrelerce uzaklıktan duyulduğunu aktarırken, Han Yunus çevresinde de yoğun duman bulutlarının yükseldiğini bildirdi. Son günlerde işgalcilerin kontrol altına aldığı bölgelerde geniş çaplı yıkım, yakma ve buldozer faaliyetlerinin arttığı belirtiliyor.

Yıkım operasyonları, gün içerisinde düzenlenen saldırılarda 3 Filistinlinin şehit olduğu ve yaklaşık 30 kişinin yaralandığı haberlerinin ardından geldi.

Batı Şeria'da yeni toprak gaspı

Gazze'deki yıkımla eş zamanlı olarak işgal altındaki Batı Şeria'da da yeni el koyma kararları alındı.

Filistin Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu Başkanı Müeyyed Şaban, işgal makamlarının Beytüllahim yakınlarındaki Cebel el-Fureydis bölgesinde 300 dönüm Filistin toprağına el koyma kararı çıkardığını açıkladı.

Kararın gerekçesi olarak 'kamu yararı' ve 'arkeolojik alan geliştirme' gösterilse de Filistinli yetkililer bunun yerleşim projelerine hizmet eden yeni bir gasp hamlesi olduğunu belirtiyor.

Şaban, yıl başından bu yana alınan üçüncü kamulaştırma kararının, Filistin toprakları üzerinde hukuki ve idari egemenlik kurmayı amaçlayan daha geniş kapsamlı bir planın parçası olduğunu söyledi.

Filistinli yetkili, işgal makamlarının 2024 yılında aynı bölgenin çevresindeki 171 dönümü de 'devlet arazisi' ilan ettiğini hatırlatarak, tarihi ve kültürel alanların hedef alınmasının yalnızca toprak kontrolüyle sınırlı olmadığını, Filistin'in tarihsel hafızasını dönüştürme girişimi anlamına geldiğini ifade etti.

İlhak adımları hızlanıyor

İşgal makamları ayrıca Tubas'ın doğusundaki Teyasir köyüne ait 42 dönüm araziye de 'askeri amaçlar' gerekçesiyle el koyma kararı verdi.

Şubat ayında ise siyonist rejim hükümeti, 1967'den bu yana ilk kez geniş Filistin arazilerinin 'devlet mülkü' olarak kaydedilmesinin önünü açan bir kararı onaylamıştı. Filistinli çevreler bu adımı, Batı Şeria'nın fiili ilhakına yönelik en açık girişimlerden biri olarak değerlendiriyor.

Amaç demografik ve coğrafi dönüşüm

Filistinli yetkililere göre Gazze'deki sistematik yıkım ile Batı Şeria'daki arazi gaspları birbirinden bağımsız süreçler değil. Her iki uygulama da Filistinlilerin yaşadıkları topraklardan uzaklaştırılmasını, coğrafi bütünlüğün parçalanmasını ve yerleşim projeleri için yeni alanlar açılmasını hedefleyen kapsamlı bir stratejinin parçası olarak görülüyor.

Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da işgalcilerin saldırılarında 1168 Filistinli şehit oldu, 12 binden fazla kişi yaralandı. Aynı dönemde yaklaşık 23 bin Filistinli esir alınırken, 33 binden fazla kişi de yaşadığı bölgeleri terk etmek zorunda kaldı.

Filistinli kurumlar, son el koyma kararlarının ve Gazze'deki yıkımların, Filistin topraklarında adım adım ilerleyen fiili ilhak politikasının yeni halkaları olduğunu belirterek uluslararası topluma harekete geçme çağrısında bulunuyor. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }