Öztürk, karın sağ üst kısmında şiddetli ağrı, ateş, bulantı ve kusma gibi belirtiler yaşayanların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini belirtti.
Halk arasında 'safra kesesi iltihabı' olarak bilinen akut kolesistitin, çoğunlukla safra kesesini tıkayan taşlara bağlı olarak geliştiğini belirten Öztürk, hastalığın önemli bir cerrahi rahatsızlık olduğunu söyledi.
Akut kolesistitin safra kesesinin iltihaplanmasıyla seyrettiğini ifade eden Öztürk 'Karın sağ üst kısmında şiddetli ağrı, ateş, bulantı ve kusma en sık görülen belirtilerdir. Erken tanı ve uygun tedavi, hastalığın ilerlemesini ve ciddi komplikasyonların gelişmesini önlemede büyük önem taşır.' dedi.
Tedavi hastanın durumuna göre planlanıyor
Günümüzde akut kolesistit tedavisinde hastanın genel durumu ve hastalığın şiddetinin dikkate alındığını belirten Öztürk, tedavi yaklaşımının hastaya göre bireyselleştirildiğini kaydetti.
Öztürk 'Sıvı tedavisi, ağrı kontrolü ve gerekli durumlarda antibiyotik tedavisi uygulanırken, kesin tedavi çoğu hastada safra kesesinin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Bu işlem laparoskopik kolesistektomi olarak gerçekleştirilmektedir. ' ifadelerini kullandı.
İlk 72 saat içinde yapılan cerrahi önemli
Uygun hastalarda erken cerrahi müdahalenin güvenli ve etkili olduğunu belirten Öztürk, ameliyatın zamanlamasının tedavi sürecinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Bilimsel çalışmaların uygun hastalarda tanı konulduktan sonraki ilk 72 saat içerisinde, hatta semptomların başlangıcından itibaren ilk bir hafta içerisinde gerçekleştirilen erken laparoskopik kolesistektominin güvenli ve etkili olduğunu gösterdiğini belirten Öztürk, erken cerrahinin önemli avantajlar sağladığını ifade etti.
Öztürk 'Erken cerrahi; hastanede kalış süresini kısaltmakta, tekrarlayan atakları önlemekte ve gecikmiş ameliyat nedeniyle oluşabilecek komplikasyon riskini azaltmaktadır. ' dedi.
Her hastada aynı cerrahi yöntem uygulanmıyor
Akut kolesistit tedavisinin her hasta için aynı şekilde planlanmadığını vurgulayan Öztürk, özellikle ileri yaş, eşlik eden ciddi hastalıklar veya yaygın enfeksiyon gibi özel durumlarda hastaya özgü bir tedavi planının oluşturulması gerektiğini söyledi.
Öztürk 'Gerektiğinde önce enfeksiyon kontrol altına alınabilir, ardından en uygun zamanda cerrahi uygulanabilir.' diye konuştu.
Erken değerlendirme tedavi başarısını artırıyor
Akut kolesistitte başarılı sonuçların elde edilmesinde doğru tanı ve zamanında müdahalenin büyük önem taşıdığını belirten Öztürk, tedavi sürecinin deneyimli bir cerrahi ekip tarafından yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Öztürk 'Akut kolesistitte başarılı sonuçların anahtarı; doğru tanı, zamanında müdahale ve deneyimli bir cerrahi ekip tarafından yürütülen multidisipliner hasta yönetimidir. Erken değerlendirme ve uygun cerrahi zamanlaması hem hasta güvenliğini artırmakta hem de tedavi başarısını önemli ölçüde yükseltmektedir. ' ifadelerini kullandı.
'Vakit kaybetmeden hastaneye başvurun'
Akut kolesistit belirtilerinin görülmesi halinde hastaların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini belirten Öztürk, gerekli tetkiklerin yapılmasının ardından tedavi ve cerrahi sürecin planlanmasının önemine dikkat çekti.
Öztürk 'Bahsettiğimiz semptomların olması halinde vakit kaybetmeden hastanemize başvurarak tetkiklerin yapılmasını ve erken dönemde tedaviye başlanıp cerrahi planlamanın yapılmasını öneriyorum.' dedi. (İLKHA)