Dünya

Hamideti'nin Afrika turu: Askerî güç mü tahkim ediyor, siyasi zemin mi arıyor?

Sudan Hızlı Destek Kuvvetleri lideri Muhammed Hamdan Dagalo'nun (Hamideti) Uganda ziyareti, barış arayışı mı yoksa uluslararası meşruiyet arayışı mı sorularını gündeme getirdi. Ziyaret, BM Güvenlik Konseyi'nde Sudan dosyasının yeniden hareketlendiği bir döneme denk geldi.

Sudan'da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında devam eden savaş sürerken, HDK lideri Muhammed Hamdan Dagalo (Hamideti), yaklaşık yedi ay aradan sonra kamuoyunun karşısına çıkarak Uganda'ya resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Hamideti, başkent Entebbe'de Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni ile bir araya geldi.

Ziyaret, yalnızca diplomatik bir temas olarak değil, Sudan krizinin uluslararası boyut kazandığı bir dönemde stratejik bir hamle olarak yorumlanıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Sudan'da insani ateşkes ve uluslararası insani hukuk ihlallerine ilişkin yeni bir karar taslağının gündeme gelmesi, Hamideti'nin Afrika turunun zamanlamasını daha da dikkat çekici kıldı.

Afrika Birliği daha önce Museveni'yi, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile Hamideti arasında doğrudan müzakereleri kolaylaştırmakla görevlendirmişti. Ancak tarafların daha önce planlanan görüşmelerde bir araya gelememesi nedeniyle girişim sonuçsuz kalmıştı. Bu çerçevede Kampala buluşması, yeniden canlandırılmak istenen bir Afrika arabuluculuk hattı olarak görülüyor.

Hamideti, Uganda'daki konuşmasında herhangi bir barış girişimini reddetmediğini söyledi ancak geçmişte imzalanan anlaşmaları örnek göstererek "dayatılmış barış" formüllerine mesafeli olduğunu vurguladı. ABD, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden oluşan dörtlü mekanizmaya açık olduğunu ifade etmekle birlikte, "Afrika merkezli çözüm" tercih ettiğini dile getirdi.

Ancak ziyaret yalnızca diplomatik mesajlarla sınırlı kalmadı. Hamideti, güçlerinin sayısının savaşın başındaki 123 binden bugün yarım milyonu aştığını iddia etti. Ayrıca Kolombiyalı paralı askerlerin insansız hava araçlarını kullandığını kabul etmesi, çatışmanın bölgesel ve uluslararası boyutuna dair yeni tartışmalar başlattı.

Sudan hükümeti cephesinden ise sert tepkiler geldi. Darfur Bölgesi Valisi Minni Minnawi, Uganda'nın Hamideti'yi kabul etmesini "işlenen ağır ihlallerin meşrulaştırılması" olarak değerlendirdi. Amerikan düşünce kuruluşu Atlantic Council'den Afrika uzmanı Cameron Hudson ise bazı Afrika ülkelerinin taraflara diplomatik platform açarak fiilen savaşın parçası haline gelme riski taşıdığı uyarısında bulundu.

Sudanlı bazı analistler ise ziyaretin askeri değil siyasi bir zorunluluktan kaynaklandığını savunuyor. Özellikle Kordofan bölgesinde HDK'nin son dönemde yaşadığı askeri gerileme ve Darfur'daki "paralel yönetim" girişiminin uluslararası tanınırlık kazanamaması, Hamideti'yi diplomatik zemin arayışına itmiş olabilir. İngiltere'nin şubat ayında BM Güvenlik Konseyi başkanlığını yürütmesi ve Sudan dosyasının yeniden gündeme taşınması da bu arayışı hızlandırmış görünüyor.

Bu çerçevede Hamideti'nin Afrika turu iki farklı okumaya açık: Bir yandan askeri baskı altında siyasi meşruiyet üretme çabası, diğer yandan olası bir ateşkes sürecinde masada yer alma hazırlığı. Ancak hangi motivasyon ağır basarsa bassın, Sudan'daki savaşın artık yalnızca iç dengelerle değil, bölgesel ve küresel güçlerin hesaplarıyla da şekillendiği açıkça görülüyor. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }