HÜDA PAR İktisat Başkanı Mehmet Şah Gültekin, mayıs ayı enflasyon verileri ile vatandaşın yaşadığı geçim sıkıntısına dair değerlendirmelerde bulundu. Gültekin, 'Vatandaşın hissettiği hayat pahalılığı devam etmektedir' dedi.
'Ekonomik gerçeklik vatandaşın mutfağından ve faturalarından okunmaktadır'
Aylık enflasyonda son dönemin en düşük oranlarından birinin görülmüş olmasına rağmen hayat pahalılığının vatandaşın günlük hayatında tüm yakıcılığıyla devam ettiğini belirten Gültekin, 'Ekonomik gerçeklik yalnızca açıklanan rakamlardan değil; vatandaşın mutfağından, pazarından, faturalarından ve kira giderlerinden okunmaktadır. Özellikle emekliler, asgari ücretliler, memurlar ve dar gelirli vatandaşlar için geçim şartları ağırlaşmaya devam etmektedir.' ifadelerini kullandı.
'Milyonlarca vatandaş temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor'
Açıklamasında Türk-İş'in verilerine de yer veren Gültekin, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 35 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 114 bin lirayı aştığını hatırlattı.
Bekâr bir çalışanın yaşama maliyetinin 45 bin liranın üzerine çıktığını vurgulayan Gültekin, 'Bu rakamlar, milyonlarca vatandaşın gelirinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi yetersiz kaldığını göstermektedir. TÜİK'in Hanehalkı Bütçe Araştırması sonuçları da gelirin önemli bir bölümünün kira, ulaşım ve temel tüketim harcamalarına gittiğini, aile bütçelerinin her geçen gün daha fazla baskı altında kaldığını ortaya koymaktadır.' tespitinde bulundu.
'Faiz ödemelerinin kamu maliyesi üzerindeki yükü artıyor'
Uygulanan sıkı para politikalarına rağmen bütçe üzerindeki faiz yükünün dikkat çekici boyutlara ulaştığını belirten Gültekin, kamu gelirleri artarken faiz harcamalarının da yüksek oranlarda tırmandığına işaret etti.
Faiz dışı bütçe dengesinin fazla vermesine rağmen bütçenin açık vermesinin, faiz sarmalının kamu maliyesine etkisini açıkça gösterdiğini belirten Gültekin, şunları kaydetti:
'Bugün gelinen noktada vatandaş daha fazla vergi ödemekte, kamu daha fazla gelir toplamakta, ancak buna rağmen geçim sıkıntısı ortadan kalkmamaktadır. Enflasyonla mücadele politikalarının yükü büyük ölçüde sabit gelirli kesimlerin üzerine bırakılmıştır. Gelir dağılımındaki bozulma derinleşirken, ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine adil şekilde yansımadığı görülmektedir.'
'Faize dayalı ekonomik yaklaşım kalıcı çözüm üretmiyor'
Merkez Bankası'nın 11 Haziran'da açıklayacağı politika faizi kararının da bu açıdan önem taşıdığını vurgulayan Gültekin, faize dayalı ekonomik yaklaşımın kalıcı bir çözüm üretmediğinin net olarak görüldüğünü dile getirdi.
Yüksek faizin; üretim maliyetlerini artırdığını, yatırımları yavaşlattığını, işletmelerin finansmana erişimini zorlaştırdığını ve vatandaşın konut ile taşıt edinimini güçleştirdiğini belirten Gültekin, 'Enflasyonla mücadele yalnızca faiz politikalarına indirgenmemelidir. Üretimi artıran, istihdamı güçlendiren ve gelir dağılımını iyileştiren bütüncül politikalar hayata geçirilmelidir. Ekonomide asıl mesele tüketimin varlığı değil, üretimin niteliğidir. Kalıcı refah; yüksek katma değerli üretim, güçlü sanayi, ihracat ve adil paylaşım ile mümkündür.' değerlendirmesinde bulundu.
'Temmuz ayı beklenmeden seyyanen iyileştirme yapılmalıdır'
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu'nun daha önce kamuoyuna yaptığı çağrıyı yineleyen Gültekin, 'Temmuz ayı beklenmeden emekliler, asgari ücretliler ve düşük gelirli vatandaşlar için seyyanen iyileştirme yapılmalıdır. Ücretler, vatandaşın gerçek hayat pahalılığı dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir. Vergi sistemi daha adil hale getirilmeli, kamu kaynakları faiz yerine üretime, yatırıma ve istihdama yönlendirilmelidir.' şeklinde konuştu.
Meselenin yalnızca enflasyonun açıklanan orandan ibaret olmadığını, asıl meselenin milyonlarca vatandaşın geçim mücadelesi olduğunu vurgulayan Gültekin, 'Adil bir ekonomik düzen; emeğin korunduğu, üretimin teşvik edildiği, gelir dağılımının iyileştirildiği ve kaynakların hakkaniyetle paylaşıldığı bir anlayışla mümkündür.' ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı. (İLKHA)