Si̇yaset

HÜDA PAR Sözcüsü Ramanlı: Şiddetin tasfiyesi süreci güçlü bir hukuki zemine kavuşturulmalıdır

HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, TBMM'de düzenlediği basın açıklamasında şiddetin tasfiyesine yönelik sürecin yasal düzenlemelerle desteklenmesi gerektiğini belirterek, bu kapsamda hazırladıkları kanun teklifini Meclis'e sunduklarını söyledi. Ramanlı ayrıca asgari ücret ve emekli maaşlarına seyyanen zam yapılmasını, çiftçilerin desteklenmesini ve Habur Sınır Yolu'nun yenilenmesini istedi.

HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın açıklamasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Şiddetin sona erdirilmesine yönelik sürecin sağlam bir hukuki çerçeveye kavuşturulmasının önemine dikkat çeken Ramanlı, hazırlayıp Meclis Başkanlığına sundukları 'Feshedilen veya Münfesih Sayılan Terör Örgütleri Hakkında Kanun Teklifi' için TBMM'de bulunan tüm gruplardan ve milletvekillerinden destek istedi.

Ramanlı, ekonomik şartlar nedeniyle asgari ücret ve emekli maaşlarında iyileştirme yapılması gerektiğini belirtirken, açıklanan hububat alım fiyatlarının çiftçiyi mağdur ettiğini ve Habur Sınır Yolu'nun bir an önce yenilenmesi gerektiğini söyledi.

'Sürecin güçlü bir hukuki zemine kavuşturulmasına bağlıdır'

Şiddetin tasfiyesi sürecinin hukuki çerçevesi ile ilgili Ramanlı, 'Memleketimizin onlarca yıldır ağır bedeller ödediği terör ve şiddet sorununun kalıcı biçimde sona erdirilebilmesi, hâlihazırda yürütülen sürecin güçlü bir hukuki zemine kavuşturulmasına bağlıdır. Silahlı yapıların tasfiye edilmesine yönelik iradenin somut yasal düzenlemelerle desteklenmemesi, belirsizliklerin derinleşmesine, kamuoyunda tereddütlerin artmasına ve sürecin yavaşlayarak tıkanmasına yol açabilecektir. Bu nedenle, toplumsal huzur ve emniyetin tesis edilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan hukuki adımların gecikmeksizin atılması büyük önem taşımaktadır. Tarihî bir sorumluluk bilinci ve Türkiye'nin şiddet sarmalından kurtulmasına katkı sunmak amacıyla hazırladığımız kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne 3 Haziran Çarşamba günü sunduk.' dedi.

Konuyla ilgili devamında Ramanlı, şunları kaydetti:

'Kanun teklifi ile silah bıraktığı, şiddeti terk ettiği ve faaliyetlerine son verdiği tespit edilen terör örgütlerinin hukuki statülerinin belirlenmesi; örgütsel yapısını ve eylem kapasitesini kaybeden yapıların ise belirli kriterler çerçevesinde münfesih sayılabilmesi öngörülmektedir. Bunun yanında, söz konusu örgüt mensuplarının hukuki durumlarına ilişkin ceza ve infaz rejiminde düzenlemeler yapılmakta, şiddet eylemlerinden vazgeçmeyi teşvik eden ve toplumsal bütünleşmeyi güçlendiren mekanizmalar oluşturulmaktadır. Teklifin temel amacı, terör örgütlerini toplumsal tabanları nezdinde silahlı yöntemlerden uzaklaşmaya zorlayan bir hukuk düzeni tesis etmek, şiddetin yeniden üretilmesini engellemek ve Türkiye'nin barış, güvenlik ve istikrar ortamını kalıcı hale getirmektir. Bu sebeple TBMM'de bulunan tüm grupları ve milletvekillerini kanun teklifimize destek vermeye davet ediyor; gecikmesizin bu sürecin selametle sonuçlanması için katkıda bulunmaya çağırıyoruz.'

Asgari ücret ve emekli maaşlarına seyyanen zam çağrısı

Temmuz beklenmeden seyyanen zam yapılması gerektiğini belirten Ramanlı, 'Mayıs ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte vatandaşın yaşadığı geçim sıkıntısının devam ettiği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Yıllık enflasyon yüzde 30'un üzerinde kalmaya devam etmiştir. Yılın ilk beş ayında yüzde 16,61'e ulaşan enflasyon, beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşmiş; başta asgari ücretliler ve emekliler olmak üzere sabit gelirli kesimlerin alım gücünde ciddi bir erimeye yol açmıştır. Bugün emekliler, asgari ücretliler, memurlar ve dar gelirli vatandaşlarımız; kira, gıda, ulaşım ve fatura giderleri gibi temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamamaktadır. Türk-İş verilerine göre açlık sınırı 35 bin lirayı, yoksulluk sınırı ise 114 bin lirayı aşmıştır. Bu vesileyle şu hususu bir kez daha yineliyoruz: Asgari ücret, açlık sınırının altında kalmayacak şekilde yılsonu beklenmeden yeniden belirlenmeli; emeklilerimizin yaşadığı mağduriyeti gidermek amacıyla en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracak şekilde emekli maaşlarına seyyanen zam yapılmalıdır. Adil bir ekonomik düzen; emeğin sömürülmediği, alın terinin karşılığının tam olarak verildiği, gelir dağılımında adaletin sağlandığı ve refahın toplumun tüm kesimlerine dengeli bir şekilde ulaştırıldığı bir anlayışla mümkündür.' ifadelerine yer verdi.

'Hububat alım fiyatlarında bütün bu oranların altında kalan bir artış gerçekleşmiştir'

Hububat fiyatlarının çiftçiyi zorda bıraktığını belirten Ramanlı, 'Toprak Mahsulleri Ofisi, 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladı. Buna göre sert ekmeklik buğday ile makarnalık buğdayın fiyatı, prim hariç ton başına 16 bin 500 lira oldu. Arpa alım fiyatı ise prim hariç ton başına 12 bin 750 lira olarak belirlendi. Geçen yıla göre buğday alım fiyatı yüzde 22,22 artarken arpadaki artış oranı yüzde 15,9'da kaldı. Mayıs 2026 itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 32,61 olarak gerçekleşmiştir. Merkez Bankasının belirlediği yılsonu enflasyon hedefi de önce yüzde 24, ardından yüzde 31 altında bir oran olarak açıklanmıştır. Diğer taraftan TÜİK'in en son yayınladığı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'ne göre tarımsal girdi fiyatlarındaki artış oranı, Mart 2026 itibarıyla yıllık yüzde 34,26 olarak gerçekleşmiştir.' şeklinde belirtti.

Ramanlı, 'Hububat alım fiyatlarında bütün bu oranların altında kalan bir artış gerçekleşmiştir. Bu durumda, girdi maliyetlerindeki artışlar, gerçekleşen enflasyon ve hedef enflasyon oranları göz önüne alındığında açıklanan hububat fiyatlarının ne denli yetersiz kaldığı görülecektir. Veriler ve karşılaştırmalı istatistikler, çiftçinin enflasyona ve girdi maliyetlerine ezdirilmesi anlamına gelmektedir. Bu da çiftçilerle birlikte gıda üretiminde kendi kendine yeterlilik ve gıda arz güvenliğinin darbe üstüne darbe yemesi demektir. Temel gıda hammaddesi olan ürünlerde büyük fiyat artışlarının başka sorunlara yol açacağı gerçeği de göz önüne alınarak çiftçiyi enflasyona ve girdi maliyetlerinin fahiş artışına karşı koruyacak şekilde tarımsal destek paketlerinin devreye konulması acil bir ihtiyaçtır. Anayasa'nın 45. Maddesi ve 5488 sayılı Tarım Kanunu, devlete tarımsal üreticiyi destekleme yükümlülüğü yüklemektedir. Tarım Kanunu'na göre tarımsal desteklemeler için millî gelirin en az yüzde 1'inin ayrılması gerekmektedir. Buna rağmen, 2025 yılında yaklaşık 615 milyar lira olması gereken tarımsal destekler, 159 milyar lirada kalmıştır. Bu nedenle, çiftçiyi üretimde tutacak, tarımsal üretimi güçlendirecek ve gıda arz güvenliğini koruyacak destekleme politikalarının hayata geçirilmesi yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda anayasal ve yasal bir zorunluluktur.' dedi.

'Habur Sınır Yolu Basra Körfezi'ni Avrupa'ya bağlayan kara yolu güzergâhıdır'

Habur sınır yolunun stratejik önemine değinen Ramanlı, 'Tarihî İpek Yolu güzergâhı üzerinde yer alan ve Şanlıurfa'dan başlayarak Mardin ve Şırnak/Silopi üzerinden Habur Sınır Kapısı'na ulaşan yaklaşık 365 kilometrelik kara yolu, uzun süredir vatandaşların yoğun şikâyetlerine konu olmaktadır. Özellikle Şanlıurfa ve Mardin'i de kapsayan, Şırnak il sınırına kadar olan bölüm büyük ölçüde deforme olmuş durumdadır. Şırnak il sınırları içinde kısmi bazı çalışmalar yürütülse de bu çalışmalar oldukça yavaş ilerlemekte; ayrıca yeni yapılan bazı kesimlerde dahi çökmeler yaşandığı yönünde şikâyetler bulunmaktadır. Bu yolun deforme olması, araçlar için sadece zaman kaybına neden olmuyor. Aynı zamanda araçların aksamında deformasyon ve arızalara da yol açarak hem doğrudan hem de dolaylı olarak ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bu durum, ülke ekonomisi için de zarar demektir. Habur Sınır Yolu Basra Körfezi'ni Avrupa'ya bağlayan kara yolu güzergâhıdır. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kriz göz önüne alındığında, bu hattın ne kadar kritik bir öneme sahip olduğu açıkça görülmektedir. Yol medeniyettir, kalkınmadır, gelişimdir. Bu kadar büyük bir öneme sahip olan Habur Sınır Yolu'nun yıllardır göz ardı edilmesinin anlaşılır bir tarafı yoktur. Özellikle ağır tonajlı araçlar tarafından yoğunlukla kullanılan bu yol için derhal yenileme çalışmaları başlatılmalıdır.' diye konuştu. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }