Hukukçular Derneği Ankara İl Temsilciliği, Ankara Adliyesi önünde yaptığı basın açıklamasında, işgalci siyonistlerin sözde parlamentosu tarafından 30 Mart 2026'da kabul edilen idam cezasına ilişkin yasal düzenlemeye tepki gösterdi. Açıklamada, söz konusu düzenlemenin uluslararası hukuk ve temel insan haklarına açıkça aykırı olduğu belirtilerek, işgal altındaki topraklarda uygulanmasının meşruiyet taşımadığı ve hukuk düzenleri bakımından 'yok hükmünde' olduğu ifade edildi.
Aynı kapsamda, Derneğin Genel Merkezi tarafından İstanbul'da Beyazıt Meydanında eş zamanlı bir açıklama yapılırken, 81 ildeki il temsilciliklerinin de kendi adliyeleri önünde aynı saatlerde basın açıklamaları gerçekleştirdiği belirtildi.
Ankara Adliyesi önündeki açıklama Ankara Temsilcisi Av. Mehmet Tiryaki, tarafından okundu.
Tiryaki, 'Hukukçular Derneği olarak kurulduğumuz 1970 yılından beri gerek ülkemizde gerek dünyada meydana gelen hukuksuzlukların karşısında olduk ve her daim bu duruşumuzu yüksek sesle dile getirdik. Ancak son yıllarda başta Filistin olmak üzere bütün dünyada giderek artan şiddet sarmalı ve zulüm hepimizi, özellikle de biz hukukçuları ciddi bir mesuliyet altında bırakmaktadır. Her fırsatta ve her platformda sesimizi yükseltme gayretimize rağmen israil terör devleti saldırılarına devam etmekte, insan hakları ihlallerini giderek artırmaktadır. Bugün burada toplanmamızın asıl sebebi ise israil parlamentosu tarafından 30 Mart 2026 tarihinde kabul edilen idam cezasına dair yasal düzenlemenin insan haklarına ve uluslararası hukuka aykırılığını güçlü bir şekilde ortaya koymaktır.' dedi.
'israil terör devleti işgal ettiği topraklar üzerinde tam egemenlik yetkisi kullanamaz'
İşgalcilerin bu kararı yok hükmünde olduğunu aktaran Tiryaki, 'Her şeyden önce ifade etmek gerekir ki; israil parlamentosu tarafından yapılan bu yasal düzenleme bütün hukuk düzenlerinde yok hükmündedir. Filistin topraklarında işgalci konumda olan israil terör devletinin, Filistin topraklarında kendi hukuki düzenini egemen bir devlet gibi kullanması mümkün değildir. israil terör devleti işgal ettiği topraklar üzerinde tam egemenlik yetkisi kullanamaz, kendi hukuk düzenini ve yargı sistemini sınırsız biçimde uygulama yetkisine de sahip değildir. Söz konusu yasa kapsamında, özellikle 'israil devletinin varlığını ortadan kaldırma amacıyla işlenen öldürme fiilleri' bakımından ölüm cezası öngörülmektedir. Bu düzenleme ile israil terör devleti, Filistin'in özgürlüğü için mücadele eden on binlerce insanı hukuki düzenleme kisvesi altında katletmek istemektedir. Üstelik, yasa ile kararın 90 gün gibi kısa bir süre içerisinde uygulanması düzenlenmiş, karar için gerekli olan oybirliği şartı kaldırılmış, temyiz ve itiraz yolları ise önemli ölçüde kısıtlanmış durumdadır. israil terör devleti bu yasa ile eli silahsız ve savunmasız sivilleri katletmek için yeni bir bahane üretmeye çalışmaktadır. Özellikle 7 Ekim 2023 tarihinden beri yaşlı, çocuk, kadın, sivil gözetmeksizin soykırım suçu işleyen israil terör devleti, terör bahanesi ile öldüremediği sivilleri de bu yolla katletmeyi amaçlamaktadır.' ifadelerine yer verdi.
'Gelinen noktada, işgalci israil terör devletinin varlığının yalnızca Filistin için değil dünya için bir güvenlik sorunu haline geldiği ortadadır'
Açıklamasının devamında Tiryaki, şunları aktardı:
'Elbette Filistin'de bulunan ve israil içinde insan hakları mücadelesine devam eden hukukçular ve insan hakları savunucuları tarafından yasa, Yüksek Mahkemeye taşınmış bulunmaktadır. Bu hukuk mücadelesi de bizlerin desteğine ihtiyaç duymakla, ülkemizde ve dünyada daha yüksek sesle dile getirilmelidir. Gelinen noktada, işgalci israil terör devletinin varlığının yalnızca Filistin için değil bütün Ortadoğu ve hatta dünya için bir güvenlik sorunu haline geldiği ortadadır. israil parlamentosu tarafından kabul edilen bu katliam yasası, bütün uluslararası hukuk düzenlemelerine de aykırıdır. Öncelikle, idam cezasının uygulanmasına ilişkin uluslararası standartlar bakımından ciddi ihlaller söz konusudur. israilin taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nde idam cezası son derece dar bir çerçeveye tabi tutulmuştur ve buna göre idam cezası yalnızca 'en ağır suçlar' için, sıkı usuli güvenceler altında ve keyfilikten uzak biçimde uygulanabilir. Buna karşılık söz konusu düzenleme, 'terör' kavramını geniş ve belirsiz bir şekilde kullanarak ölüm cezasının kapsamını genişletmekte ve özellikle askeri mahkemeler bakımından bu cezayı fiilen zorunlu hale getirmektedir. Nitekim bu yasa ile idam cezalarının keyfilik arz ettiği ve uluslararası hukukla bağdaşmadığı, düzenlemenin Filistinlilere yönelik bir apartheid uygulamasının kılıfı olduğu ortadadır.'
Tiryaki, 'Düzenleme aynı zamanda işgal altındaki topraklarda uygulanması bakımından uluslararası insancıl hukuk ile de bağdaşmamaktadır. 1949 tarihli IV. Cenevre Sözleşmesi uyarınca işgalci gücün cezai yetkileri son derece sınırlıdır ve bu yetkilerin işgal altındaki nüfusun korunması amacına uygun şekilde kullanılması gerekmektedir.' dedi.
'Bu yasanın varlığı dahi tek başına bir savaş suçu niteliğindedir'
'Bu yasanın varlığı dahi tek başına bir savaş suçu niteliğindedir.' diyen Tiryaki, 'Bu kapsamda Hukukçular Derneği olarak, israilin kabul ettiği ayrımcı idam yasasına karşı hukuki girişimler başlatmış ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi nezdinde; Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu, Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörlüğü, İşgal Altındaki Filistin Topraklarında İnsan Haklarının Durumu Özel Raportörlüğü, İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Ceza Özel Raportörlüğüne, başvurularda bulunulmuştur.' ifadelerine yer verdi.
'Özgür Filistin için hukuki ve sivil mücadeleye davet ediyoruz'
Son olarak Tiryaki, 'Hukukçular Derneği olarak; başta ülkemizde olmak üzere dünyadaki bütün Hukukçuları, insan hakları savunucularını, sivil toplum örgütlerini ve vicdan sahibi insanları israil parlamentosunun bu yasal düzenlemesi başta olmak üzere israil terör devletinin insanlığa karşı eylemlerine karşı durmak, sesimizi bütün dünyaya duyurmak ve en önemlisi Özgür Filistin için hukuki ve sivil mücadeleye davet ediyoruz.' diye konuştu. (İLKHA)