Ekonomi̇

İş dünyasından savaş uyarısı: Hürmüz Boğazı küresel ekonomiyi olumsuz etkileyecek

Orta Doğu’da devam eden savaşın ekonomiye olası etkilerini değerlendiren Burpol Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, küresel tedarik zincirlerinin, enerji fiyatlarının, sigorta maliyetlerinin ve finansal risk algısının yeniden fiyatlandığı bir sürecin küresel ekonomik kırılganlıkları tetikleyebileceğini söyledi.

ABD ve işgal rejiminin İran’a saldırmasıyla başlayan ve giderek tırmanan savaş küresel piyasaları etkilemeye başlarken, iş dünyasından "maliyet baskısı" ve "stratejik üretim" uyarıları geldi. Burpol Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, artan jeopolitik risklerin enerji ve hammadde fiyatlarını tetikleyerek özellikle KOBİ’ler ve iç piyasaya üretim yapan sanayiciler üzerinde ciddi bir yük oluşturabileceğine dikkat çekti.

Yıldırım, Türkiye’nin bulunduğu jeopolitik konum nedeniyle bu gelişmelerden hızlı etkilenebileceğini belirterek, üretim ve ihracat gücünü koruyacak ekonomik politikaların önemine vurgu yaptı.

  "Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, küresel ekonominin enerji damarının tıkanması demek"

ABD ve işgal rejiminin İran’a yönelik saldırılarının dünya ticaretine olumsuz etkileri olacağına işaret eden Yıldırım, "Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, küresel ekonominin enerji damarının ciddi biçimde tıkanması demek. Gemilerin beklemesi ve rota değiştirmesi şimdiden piyasaları etkilemeye başladı. Net enerji ithalatçısı olan Türkiye için bu durum; akaryakıtta fiyat güncellemeleri, artan taşımacılık maliyetleri ve zincirleme olarak gıda ile üretim fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor." dedi.

 Petrol fiyatları ve enflasyon sarmalı

 Yıldırım, Orta Vadeli Program’da (OVP) 2026 yılı için öngörülen 65 dolarlık varil fiyatı varsayımının, çatışmalar nedeniyle 100 dolar seviyelerine çıkma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Bu yükselişin Türkiye ekonomisindeki olası yansımalarına dikkat çeken Yıldırım, bu sürecin cari açık ve enflasyon hedefinde yukarı yönlü sapmalara neden olabileceğini kaydetti. Yıldırım, savaşın uzaması halinde ise büyümenin ivme kaybettiği ancak enflasyonun yüksek seyrettiği stagflasyonist bir baskının tetiklenebileceğini, Avrupa ekonomilerinin bir petrol şokuyla resesyona girmesinin ise en büyük pazarı olan AB’ye ihracatı zayıflatabileceğini dile getirdi.

 "Üretim ve ihracat gücünü koruyacak ekonomik politikalar uygulanmalı"

Küresel risklerin artmasıyla gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı yaşanabileceğini ifade eden Yıldırım, Türkiye’nin bu süreçte Merkez Bankası rezervlerinin yüksekliği sayesinde önemli bir avantaja sahip olduğunu belirtti.

 Yıldırım, "Ülkemizde finansal istikrarı koruma yönünde adımları atılıyor. Üretim ve ihracat gücünü koruyacak ekonomik politikalar uygulanmalı." diye konuştu. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }