Filistin

İşgal ordusu ile Yahudi çeteler birlikte hareket ediyor: Batı Şeria'da sistematik şiddet

Batı Şeria'da Yahudi çete saldırıları artık münferit olaylar olarak değil, ordu koruması ve çoğu vakada fiili katılımıyla yürütülen organize bir şiddet modeli olarak kayda geçiyor. İnsan hakları raporları, cezasızlığın kurumsallaştığını ortaya koyuyor.

İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik Yahudi çete saldırıları, son iki yılda yeni bir aşamaya taşındı.

Sahadan gelen görüntüler, tanıklıklar ve insan hakları örgütlerinin yayımladığı veriler, işgal ordusunun yalnızca saldırılara göz yummakla kalmadığını, birçok olayda Yahudi çetelerle aynı hatta hareket ettiğini gösteriyor.

İşgal rejiminde yayımlanan Haaretz gazetesinin paylaştığı videolarda askerlerin Yahudi çetelerle koordinasyon içinde olduğu, bazı durumlarda Filistin köylerine doğru yönlendirmelerde bulunduğu görülüyor. Ordu görüntüleri tamamen inkâr etmek yerine "uygunsuz diyalog" ifadesiyle soruşturma başlatıldığını duyurmakla yetindi.

"israilli" insan hakları örgütü Yesh Din tarafından açıklanan verilere göre, 2005'ten bu yana Yahudi çeteler ve askerler hakkında açılan soruşturma dosyalarının yüzde 93,6'sı iddianame düzenlenmeden kapatıldı. 2016-2025 yılları arasında yapılan 2 bin 427 başvurunun yalnızca yüzde 22,7'sinde soruşturma açıldı; bunların ise sadece yüzde 0,9'u iddianameye dönüştü. Veriler, cezasızlığın istisna değil, sistematik bir uygulama haline geldiğini ortaya koyuyor.

Saha olayları da bu tabloyu destekliyor. Haziran 2025'te Ramallah'ın doğusundaki Kafr Malik köyüne yönelik silahlı Yahudi çete saldırısında evler ve araçlar ateşe verildi. Köylülerin saldırıya karşı koyması üzerine bölgeye gelen askerlerin ateş açtığı ve üç Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi. Ağustos ayında Duma'da yerleşim yolu açılmasına karşı düzenlenen protestoda bir Yahudi ateş açarak bir Filistinliyi katletti. Olayla ilgili yapılan bağımsız araştırmada protestonun barışçıl olduğu belirtildi.

"israilli" insan hakları örgütü B'Tselem, yerleşimci şiddetinin "rastlantısal değil, ordu koruması altında ve belirli bir hedef doğrultusunda sürdürüldüğünü" belirtiyor. Örgüte göre saldırılar, Filistinlilerin topraklarından uzaklaştırılması ve kırsal alanların yerleşime açılması stratejisinin parçası.

Batı Şeria'da halihazırda 149 resmi yerleşim birimi ve 200'ün üzerinde kaçak yerleşim noktası bulunuyor. 7 Ekim 2023'ten bu yana on binlerce saldırı kayda geçerken, onlarca Filistin yerleşim yeri boşaltıldı ve yüzlerce aile zorla göç etmek zorunda kaldı.

Siyonist rejim sözde Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümet döneminde yerleşim faaliyetleri hız kazanırken, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir Yahudi çetelere verdiği siyasi destekle öne çıkıyor. Savunma Bakanı Israel Katz ise 2024 sonunda Yahudi çete şiddeti şüphelilerine yönelik bazı idari tedbirleri durdurmuştu.

Ortaya çıkan tablo, Batı Şeria'da Yahudi çete şiddetinin bireysel aşırılıklardan ziyade, askeri koruma ve siyasi destekle sürdürülen yapısal bir güvenlik pratiğine dönüştüğüne işaret ediyor. Uzmanlara göre bu durum, bölgedeki gerilimi daha da derinleştirirken, Filistinli siviller açısından günlük hayatı sürekli bir güvenlik tehdidi altında bırakıyor. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }