Bangladeş yargısı, eski Başbakan Şeyh Hasina hakkında yolsuzluk suçlamaları kapsamında yeni bir gıyabi hapis cezası daha verdi.
Özel bir mahkeme, Hasina'yı 10 yıl hapse mahkûm ederken, ailesinden birçok isme de benzer suçlamalarla ağır cezalar verdi. Böylece Hasina'nın toplam mahkûmiyet süresi onlarca yılı aşmış oldu.
Şeyh Hasina, 2009-2024 yılları arasında ülkeyi fiilen tek adam yönetimiyle idare etmiş, bu süreçte İslami çevrelere yönelik baskılar, medreselere müdahaleler ve dindar kesimleri dışlayan katı laik politikalarla sık sık eleştirilmişti. Muhalifler, Hasina yönetimini "İslam'a düşman bir laiklik anlayışını devlet politikası haline getirmekle" suçlamıştı.
Hasina'nın iktidarı boyunca Hindistan'la kurduğu yakın ilişkiler de tartışma konusu olmuştu. Özellikle Hindu milliyetçisi Narendra Modi hükümetiyle geliştirilen stratejik bağlar, Bangladeş kamuoyunda "egemenliğin Delhi'ye teslim edilmesi" şeklinde yorumlanmıştı. Eleştirmenlere göre Hasina, iç politikada baskıcı uygulamaları sürdürürken, dış politikada Hindistan'ın bölgesel çıkarlarının adeta bir uzantısı gibi hareket etti.
2024'te patlak veren halk ayaklanmaları ve öğrenci protestolarının ardından iktidardan düşürülen Hasina, Hindistan'a kaçmış ve o tarihten bu yana orada yaşamaya başlamıştı. Bangladeş mahkemeleri hakkında defalarca tutuklama kararı çıkarmasına rağmen, Hindistan yönetimi bu kararları uygulamayı reddetti.
Yargı kararları, Hasina döneminde kurulan siyasi ve ekonomik düzenin çöküşü olarak değerlendirilirken, geçici hükümet ve kamuoyu, ülkenin "İslam'a düşman elit yönetimden ve dışa bağımlı politikalardan arındırılması" gerektiğini savunuyor. Şeyh Hasina dosyası ise Bangladeş tarihinde, güç, ideoloji ve dış bağımlılığın nasıl ağır bir hesapla sonuçlandığının simgesi olarak görülüyor. (İLKHA)