Konya'da vatandaşlar, yüksek enflasyon, artan faiz oranları ve hayat pahalılığının günlük hayatı her geçen gün daha da zorlaştırdığını belirtti.
Esnaf, yükselen maliyetler nedeniyle satışların düştüğünü ifade ederken, vatandaşlar alım gücünün giderek azaldığını, asgari ücretin kira ve temel ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını söyledi. Gençler ise artan maliyetler nedeniyle evlilik planlarını ertelemek zorunda kaldıklarını, ekonomik sıkıntıların aile hayatını ve sosyal yaşamı da olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Hacı Arif Eseroğlu
Enflasyon nedeniyle satışlarının gerilediğini söyleyen Hacı Arif Eseroğlu '1,5 ay öncesine kadar işlerimiz gayet iyiydi. Şimdi yurt dışından gelen misafirlerimiz var. Ben mobilyacıyım. Sehpa ve mobilya almaya geliyorlar. Buraya gelen müşterilere, Türkiye'den ya da yurt dışından olmalarına bakmadan aynı fiyatı uyguluyoruz. Ama artık öyle bir noktaya geldik ki bir Alman müşteri bile buradan rahatça bir sehpa alamıyor. Enflasyon düşerse ekonomi de düzelir. Her şey enflasyona bağlı ama bu şartlarda bunun gerçekleşmesi çok zor görünüyor. Bu senenin de zor geçeceğini tahmin ediyorum. Ben esnafım, satış yapıyorum ama son 1,5–2 aydır istediğim satış oranını yakalayamıyorum.' dedi.
Hasan Yağmur
Asgari ücretin ev masraflarına yetmediğini belirten Hasan Yağmur ise ' Ekonomi ciddi anlamda alım gücünü zorlaştırdı. Artık asgari ücretle çalışmak geçinmeye yetmiyor. Eskiden bir asgari ücretle rahatça geçinilebilirken, şimdi ise asgari ücret ancak ev kirasını karşılayabiliyor. İster istemez insanlar bunalıma giriyor, iş bırakmalar artıyor. Konya'da da hayat gerçekten pahalılaştı. Ev sahiplerinin istediği kiralar çok yüksek. Bir kişi 28 bin lira maaş alıyor, bunun 20 bin lirasını kiraya veriyor. Geriye kalan 8 bin lirayla elektrik, su ve diğer faturalarını mı ödesin yoksa yiyecek ihtiyacını mı karşılasın?' ifadelerini kullandı.
Yağmur, alım gücünün iyileştirilmesi gerektiğini aksi takdirde halkın kredi kartlarına yönelip bankalara borçlandığını, bunun da aile içinde maddi sıkıntılar doğurduğunu söyledi:
'Yapılabilecek çok şey var ama öncelikle alım gücünün artırılması gerekiyor. Maaşlar iyileştirilmeli ya da farklı çözümler bulunmalı. Şu anda insanlar nakit parayı unuttu, herkes kredi kartına yükleniyor. Bu yüzden borçlar da arttı. Eskiden huzurun varsa para o kadar önemli değildi. Ama bugün yeni evlenmiş biri, 28 bin lira maaşla ailesini geçindirmeye çalışıyor. Gezmeye, sosyalleşmeye imkânı kalmıyor. Evde maddi sıkıntılar başlayınca huzursuzluk da beraberinde geliyor. Çünkü temel sorun 'Para yetmiyor.' düşüncesi.'
Muhammet Teke
Etli ekmek dükkânı işleten Muhammet Teke hayat pahalılığının artmasıyla müşteri kaybı yaşanmasın diye eski fiyatlardan satış yaptıklarını söyleyerek buna bir çare bulunmasını gerektiğini söyledi.
Teke 'Konya'da iş yaptığımız bölgeler oldukça hareketli yerler. Allah'a şükür işlerimiz tamamen kötü değil, bir şikâyetimiz yok. Akşama kadar çalışıyoruz. Bu aralar havaların sıcak olmasından dolayı biraz durgunluk var ama yine de şükrediyoruz. Türkiye'nin ekonomisi şu sıralar zayıf. Konya'da da diğer illerde de durum aynı. Çarşının içinde olmamıza rağmen işler eskisi kadar canlı değil. Bir hareketlilik gelmesi gerekiyor. Hayat pahalılığı çok arttı. Et pahalı, un pahalı, odun pahalı, birçok ürüne zam geliyor. Biz de müşteriyi kaybetmemek için liste fiyatlarını uygulayamıyor, eski fiyatlardan satış yapıyoruz.'
Gençlerin evlenememe ve boşanmaların nedeninin, büyük ölçüde maddi geçimsizlik olduğunu dile getiren Teke 'Tek işle geçinmeye çalışıyoruz. İkinci bir işte çalışırsak ailemize zaman ayıramayız. Gençler evlenirken birçok vaatle evleniyor ama sonrasında bu vaatlerini yerine getiremiyorlar. Ardından boşanmalar yaşanıyor. Bunun ekonomiden mi işsizlikten mi yoksa bütçe yetersizliğinden mi kaynaklandığını bilemiyorum ama bence işsizlik ve ekonomik sıkıntılar önemli etkenlerden biridir.' diye konuştu.
Nuri Kartal
Nuri Kartal ise asgari ücretin az olduğunu ve faizin düşürülmesi gerektiğine dikkat çekerek 'Türkiye ekonomisi hiç iç açıcı değil, durum vahim. Öncelikle faiz sorununun çözülmesi gerekiyor. Asgari ücret bugünkü şartlarda yeterli değil. Bugün asgari ücret 28 bin lira ama ev kirası 30 bin buluyor. Böyle bir ortamda zaten söylenecek fazla bir şey kalmıyor.' dedi.
Kartal 'Türk lirasının değeri çok düştü. İnsanlar maaşlarıyla temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanıyor. Ekonomik durum hayatın her alanını etkiliyor. Para olmazsa insanlar nasıl evlenecek? Asgari ücret alan biri geçimini mi sağlasın, düğün hazırlığını mı yapsın, ev eşyasını mı alsın? Bunların hepsini aynı anda yapmak neredeyse imkânsız hâle geldi.' şeklinde konuştu.
Muhammet Vahip
Doktora öğrencisi Muhammet Vahip ise 'Bence Türkiye'nin ekonomik durumu oldukça iyi. Kimsenin aç olduğunu düşünmüyorum. Herkesin kendi kazancı var. Dört-beş yıl öncesiyle kıyasladığımızda o dönem maaşlar daha düşüktü. Bugün hayat pahalı olsa da insanların günlük kazançları da arttı. Eskiden 300-400 lira kazanan biri bugün 2-4 bin lira arasında kazanabiliyor. Yeni evlenen iki insan birbirini seviyorsa ekonominin huzur üzerinde belirleyici olduğunu düşünmüyorum. Allah'a inanan kişi, rızkın Allah'tan geldiğine inanır. Huzur, insanların birbirine karşı tutumuyla ilgilidir, ekonomiyle doğrudan bağlantılı değildir.' ifadelerini kullandı.
Vahip 'Bir insanın tek işine odaklanıp onu en iyi şekilde yapmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum. Elbette ek gelir faydalı olabilir ancak asıl işi ihmal etmemek gerekir. Ben doktora öğrencisiyim. Tezim üzerinde en iyi şekilde çalışmam benim için en önemli görevdir. Elhamdülillah Türkiye'de yaşıyoruz. Ülkemiz güzel bir ülke. Dinimizi özgürce yaşayabiliyoruz. Faiz ise dinimizde haramdır. Kur'an-ı Kerim'de ve Peygamber Efendimizin hadislerinde açıkça yasaklanmıştır. Bu nedenle faizden uzak durmak gerektiğine inanıyorum.' diye konuştu. (İLKHA)