Ekonomi̇

Kuyumcular: Küresel belirsizlikler altını 2026'da zirveye taşıyabilir

ABD'nin küresel politikaları ve merkez bankalarının rezerv tercihlerinin altına olan talebi artırdığını belirten kuyumcular, 2026 yılında altının gram fiyatının 10 bin lira seviyelerine ulaşabileceğini söyledi.

Batman'da İLKHA mikrofonuna konuşan kuyumcu esnafı Eyüp Başaran, altın piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, küresel belirsizliklerin ve ABD'nin izlediği politikaların altını daha da değerli hâle getirdiğini ifade etti.

Başaran, özellikle Çin'in rezerv politikalarındaki olası değişimin dünya altın piyasasını doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekti.

Mevcut piyasa verilerine göre, Türkiye'de gram altının satış fiyatı yaklaşık 6 bin 250 TL civarındadır; çeyrek altın ise yaklaşık 10 bin 500 TL seviyelerinde işlem görmektedir. Bu fiyatlar, yatırımcı ve tasarruf sahiplerinin altına olan talebini güçlü tutuyor.

Eyüp Başaran 

"Çin'in rezerv hamlesi altın piyasasını doğrudan etkiler"

Başaran, "Amerika'nın son zamanlarda hukuk tanımaz ve saldırgan politikaları, altının daha da yükseleceğini işaret etmektedir. Uzmanların söylediklerine göre, Çin'in döviz rezervlerinin 2026 yılından itibaren dolardan altına geçiş yapacağına dair bilgiler bulunmaktadır. Bu durum gerçekleşirse, rezervleri 3 trilyon doların üzerinde olan Çin’in bu hamlesi doğrudan dünya altın piyasasını etkileyecektir." ifadelerini kullandı.

"Altının gramı 2026'da 10 bin lirayı bulabilir"

2026 yılında altın fiyatında ciddi bir yükseliş beklediklerini belirten Başaran, "Bu gelişmeler ışığında, 2026 yılında altının gramı 10 bin lira seviyesini bulacağını düşünüyoruz. Öngörümüz bu yöndedir. İnsanlar şu anda adeta bir savaş havasında altın almaktadır. Dolara ve genel olarak dövize olan güven azalmış durumdadır. Bunun temel sebebi ise Amerika'nın hukuk tanımaz ve saldırgan politikalarıdır. Farklı ülkelere müdahaleler ve İran'a yönelik müdahale haberleri piyasalarda ciddi bir tedirginlik oluşturmaktadır." dedi.

"Döviz yatırımcıları altına yöneliyor"

Başaran, dünya genelindeki rezerv dağılımına da dikkat çekerek, "Uzmanlara göre dünya merkez bankalarının rezervlerinde doların payı eskiden yüzde 80–85 seviyelerindeyken, günümüzde bu oran yüzde 50'lere kadar gerilemiştir. Bu durum altına olan rağbetin arttığını göstermektedir." dedi.

"Altının düşmesini gerektirecek bir sebep yok"

Altının düşüş ihtimalini de değerlendiren Başaran, mevcut küresel koşulların altını desteklediğini vurguladı.

Başaran, "Altının düşme ihtimaline gelince, şu an için düşüşe neden olacak herhangi bir sebep görünmemektedir. Altın, her zaman olduğu gibi güvenli liman olma özelliğini korumaktadır. Dünyada ciddi bir belirsizlik vardır ve altını değerli kılan da zaten bu belirsizliktir."

"Altından şaşmayın"

Son olarak vatandaşlara da tavsiyede bulunan Başaran, "Günümüzde bana göre dünyanın hiçbir ülkesi tam anlamıyla güvende değildir. Amerika, çıkarları dışında neredeyse hiçbir hukuki ya da ahlaki değeri dikkate almamaktadır. Son olarak vatandaşlara tavsiyemiz şudur: Bizim de uzmanlardan öğrendiğimiz kadarıyla en güvenli liman altındır. Vatandaşların altından şaşmamaları gerektiğini ve bunun kendi yararlarına olacağını düşünüyoruz." şeklinde konuştu. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }