Dünya

Londra'nın ikiyüzlülüğü: Filistinlilerin kanıyla test edilen casusluk sistemlerini satın aldı

Birleşik Krallık hükümeti, kamuoyunda siyonist rejimi eleştirirken, Filistinliler üzerinde test edilen "İsrail" menşeli gözetim ve casusluk yazılımlarına milyonlar akıtmaya devam ediyor.

Uluslararası platformlarda Gazze'ye yönelik saldırılara dair "endişe" açıklamaları yapan Londra yönetimi, perde arkasında siyonist rejimin geliştirdiği ve Filistinliler üzerinde denenen gözetim teknolojilerini satın almaya devam ediyor. Bu durum, Birleşik Krallık'ın insan hakları söylemi ile sahadaki icraatları arasındaki çelişkiyi bir kez daha gözler önüne serdi.

Son olarak İngiliz makamlarının, siyonist rejim merkezli Cellebrite ve BriefCam şirketlerinden casusluk ve gözetim yazılımları satın aldığı ortaya çıktı. Daha önce de yüz tanıma teknolojisi geliştiren Corsight sistemlerinin, taşeron anlaşmalar yoluyla İngiltere İçişleri Bakanlığı projelerinde kullanıldığı basına yansımıştı.

Cellebrite'ın geliştirdiği yazılımlar, telefon ve bilgisayarlardaki güvenlik protokollerini aşarak cihaz içeriğine erişim sağlayabiliyor. İnsan hakları raporları, bu tür teknolojilerin Gazze ve Batı Şeria'da binlerce Filistinlinin esir alındığı süreçlerde kullanıldığını ve elde edilen verilerin baskı mekanizmasının parçası haline getirildiğini ortaya koyuyor. Buna rağmen İngiltere'de birçok polis birimi şirketle sözleşmelerini yeniledi.

BriefCam ise video özetleme, yüz tanıma ve plaka takibi gibi özellikler sunuyor. Bu teknolojilerin, işgal altındaki Kudüs'te Filistinlilerin hareketlerini izlemek ve kontrol noktalarında ayrımcı uygulamaları pekiştirmek için kullanıldığı biliniyor. Londra'nın bu sistemlere yatırım yapması, Filistinlilere karşı kurulan dijital gözetim ağının dolaylı biçimde desteklenmesi anlamına geliyor.

Üstelik İngiliz basınında yayımlanan raporlar, yüz tanıma teknolojilerinin siyahiler ve Asyalılar üzerinde daha yüksek hata oranına sahip olduğunu ortaya koydu. Buna rağmen hükümetin bu sistemleri genişletme planı, yalnızca Filistinliler açısından değil, Birleşik Krallık toplumundaki azınlıklar açısından da ciddi hak ihlali riskleri barındırıyor.

Londra yönetiminin bir yandan Gazze'deki saldırıları eleştirip diğer yandan Filistinlilerin üzerinde test edilen güvenlik teknolojilerine yatırım yapması, "insan hakları" söyleminin ne kadar seçici uygulandığına dair güçlü bir örnek olarak değerlendiriliyor. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }