Lübnan ile siyonist rejim arasında ABD arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve işgalcilerin Güney Lübnan'daki varlığının sona erdirilmesine ilişkin süreçte yeni bir aşamaya geçildi.
Lübnanlı bir kaynak, Roma'daki son görüşmelerde Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını sahada doğrulamak üzere görev yapabilecek ülkelerden oluşan kısa bir liste üzerinde uzlaşıldığını açıkladı.
Reuters'a konuşan kaynak, tarafların karşılıklı olarak kabul etmedikleri ülkeleri eleyerek her iki tarafın da kabul edebileceği seçenekler üzerinde yoğunlaştığını belirtti. Ancak listede hangi ülkelerin bulunduğu ve kaç ülkeden oluştuğu açıklanmadı.
Listenin nihai hale getirilmesi ve hangi ülkelerin görevlendirileceğine karar verilmesinin ABD'nin yetkisinde olduğu bildirildi. Washington'un bir ülkeyi veya birden fazla ülkeyi seçebileceği ifade edildi.
Fransa listeden çıkarıldı
Lübnanlı başka bir yetkili ile iki yabancı diplomat daha önce Reuters'a yaptıkları açıklamada, ABD ve siyonist rejimin Fransa'yı olası ülkeler listesinden çıkardığını söyledi.
Böylece Lübnan'daki görev için değerlendirilen ülkelerin seçiminde tarafların karşılıklı itirazlarının belirleyici olduğu ortaya çıktı.
Beyrut ise daha önce Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını denetleme görevinin özel güvenlik şirketlerine verilmesi önerisini reddetmiş, söz konusu görevin devletler tarafından yürütülmesinde ısrar etmişti.
Lübnanlı kaynak, şu aşamada gündemdeki tüm seçeneklerin devletlerden oluştuğunu ancak göreve katılacak askerlerin sayısı, konuşlanma biçimi ve Lübnan ordusuyla koordinasyon mekanizmasının henüz netleşmediğini aktardı.
Yabancı güçler için BM seçeneği
Lübnan'a yabancı asker konuşlandırılabilmesi için bu güçlerin görev ve yetkilerini belirleyecek hukuki bir çerçeve oluşturulması gerekiyor.
Gündemdeki seçeneklerden biri, söz konusu güçlerin Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) çatısı altında görevlendirilmesi. Ancak UNIFIL'in mevcut görev süresi yıl sonunda sona eriyor.
Bu formülün uygulanması için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin yeni bir karar alması gerekiyor. ABD ve siyonist rejimin bu seçeneği değerlendirmeye hazır olduğu belirtilirken, yabancı güçlerin başka bir BM kuruluşunun çatısı altında görevlendirilmesi veya Lübnan ile imzalanacak bir mutabakat zaptı üzerinden ülkede konuşlandırılması da seçenekler arasında bulunuyor.
Asıl düğüm Güney Lübnan'daki çekilmede
Roma görüşmelerinde Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını denetleyecek ülkeler konusunda ilerleme sağlanmasına rağmen müzakerelerin en kritik başlıklarından biri olan işgalcilerin Güney Lübnan'dan çekilmesi konusunda anlaşma sağlanamadı.
Lübnan Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından biri, siyonist rejimin Beyrut'un yeni bir çekilme bölgesi belirlenmesi yönündeki talebini reddettiğini söyledi.
Siyonist rejim, Lübnan ordusunun daha önce konuşlandığı iki 'deneme bölgesinde' kontrolü tamamen sağladığının önce doğrulanmasını şart koştu.
Beyrut ise işgalcilerin çekilmesi planlanan yeni bölgeler arasında Bint Cübeyl ve El-Hıyam beldelerinin de bulunmasını önerdi. Her iki belde de siyonist rejimin yoğun hava saldırılarına maruz kalmış ve çok sayıda bina ile mahalle yıkılmıştı.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn da Roma görüşmelerinin ardından yaptığı açıklamada, ateşkes, evlerin yıkılması ve yerle bir edilmesinin durdurulması, sınırların belirlenmesi, esirlerin iadesi ve 'deneme bölgelerinin' belirlenmesi gibi çeşitli başlıklarda olumlu ilerleme sağlandığını söyledi.
Ancak işgalcilerin hangi bölgeden çekileceği konusunda tarafların pozisyonları arasındaki fark giderilemedi.
Çerçeve anlaşmasının uygulanması tartışılıyor
Lübnan ile siyonist rejim, 26 Haziran'da Washington'daki 5 müzakere turunun ardından bir çerçeve anlaşması imzalamıştı.
Anlaşmanın temel başlıkları arasında Hizbullah'ın silahsızlandırılması, devlet güçleri dışındaki grupların askeri varlığının sona erdirilmesi ve işgalcilerin Güney Lübnan'da işgal altında tuttuğu bölgelerden kademeli olarak çekilmesi bulunuyor.
Anlaşmaya göre Lübnan ordusunun belirlenen iki 'deneme bölgesinde' konuşlanmasının ardından Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve bölgede devlet güçleri dışındaki herhangi bir grubun askeri varlığının engellenmesi öngörülüyor.
Bu uygulamanın başarılı olması, siyonist rejimin Güney Lübnan'daki diğer bölgelerden kademeli çekilmesinin önünü açacak bir test olarak değerlendiriliyor.
Lübnan ordusu, siyonist rejim güçlerinin çevresinden çekilmesinin ardından 21 Temmuz'da iki deneme bölgesinden biri olan Batı Zuter'de konuşlanmıştı. Lübnan ordusu ayrıca Srifa ve Furun beldelerindeki varlığını da güçlendirmişti.
Böylece Roma görüşmelerinde taraflar, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasının uluslararası denetimi konusunda belirli bir zeminde buluşurken, işgalcilerin Güney Lübnan'daki varlığının sona erdirilmesi konusunda kritik bir anlaşmazlık devam ediyor. Müzakerelerin bundan sonraki aşamasında hem denetim görevini üstlenecek ülkelerin kesinleştirilmesi hem de siyonist rejimin çekileceği yeni bölgelerin belirlenmesi sürecin kaderini belirleyecek. (İLKHA)