Sağlık

Malatya'da aynı günde 3 hastanın kalp deliği şemsiye yöntemiyle başarıyla kapatıldı

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde aynı gün içerisinde gerçekleştirilen 3 başarılı kalp deliği kapatma işlemiyle, 3 genç hasta sağlığına kavuştu.

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Aktaş, atrial septal defekt (ASD) olarak bilinen kalp deliği hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu.

'ASD yaklaşık 2 bin canlı doğumda bir görülüyor'

Kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında bulunan yapının doğumsal olarak tam kapanmaması sonucu oluşan ASD'nin her 1500-2 bin canlı doğumda bir görüldüğünü belirten Aktaş, bu rahatsızlığın erişkin yaşlara taşınabilen konjenital kalp hastalıklarından biri olduğunu ifade etti.

ASD'nin çoğu zaman çocukluk döneminde belirti vermediğini kaydeden Dr. Aktaş, rutin muayenelerde duyulan üfürüm sonrası yapılan ekokardiyografi incelemeleriyle hastalığın tespit edilebildiğini söyledi. Dr. Aktaş 'Erişkin yaşlarda ise nefes darlığı, çarpıntı ve ilerleyen süreçte kalp yetmezliği gibi şikayetlerle karşımıza çıkabiliyor.' dedi.

'Aynı gün içerisinde 3 hastamızın kalp deliğini şemsiye yöntemiyle kapattık'

Hastanede uygulanan yönteme ilişkin bilgi veren Aktaş, uygun hastalarda ameliyata gerek kalmadan kasıktan girilerek kalp deliğinin kapatıldığını belirtti. 'Geçtiğimiz haftalarda aynı gün içerisinde 3 erişkin hastamızın kalp deliğini şemsiye yöntemiyle başarıyla kapattık.' diyen Aktaş, hastaların işlem sonrası aynı gün ayağa kalkıp yürüyebildiğini, ertesi gün ise taburcu edildiğini söyledi.

'Genellikle genel anestezi gerektirmiyor'

Yöntemin hasta açısından oldukça konforlu olduğunu vurgulayan Aktaş, işlemin genellikle genel anestezi gerektirmediğini ifade etti. Aktaş 'Kasık bölgesinden toplardamar sistemine girilerek kalbin sağ kulakçığından sol kulakçığına ulaşılıyor. Ardından şemsiye benzeri kapatma cihazı yerleştirilerek delik kapatılıyor.' diye konuştu.

Hastanede uzun yıllardır bu yöntemin başarıyla uygulandığını belirten Aktaş, zorlu vakalarda da başarılı sonuçlar elde ettiklerini kaydetti. Kasıktan girilerek kapatılmaya uygun olmayan hastalarda ise cerrahi tedavinin uygulandığını ifade eden Aktaş, işlem sonrası hastaların 3 ila 6 ay süreyle kan sulandırıcı tedavi kullandığını söyledi. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }