Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve uluslararası sularda siyonist rejim tarafından saldırıya uğrayan Mavi Marmara Gemisi'nde şehit düşenler, Siirt Üniversitesi Merkez Kampüsü'nde düzenlenen programla anıldı.
Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda Mavi Marmara Gazisi Meral Kaya konuşmacı olarak yer aldı.
Programda konuşan Kaya, Mavi Marmara'nın unutulmaması gerektiğini belirterek, 'Neden Mavi Marmara olayını anlatıyorsunuz diye soruyorlar. Diri tutmamız gereken bir şey var: Zulüm, adaletsizlik ve ihlaller ayyuka çıktı. Artık insanların sabrı taştı. Daha ne kadar izleyebiliriz, ne kadar susabiliriz? Bir halk bunları yaşarken, gözümüzün önünde katledilirken nasıl durabiliriz?' dedi.
'En kötü senaryomuz buydu'
Mavi Marmara gemisinin yola çıktığı sürece değinen Kaya, 'Bizi vuracaklarını değil, bizi zorla Aşdod Limanı'na çekeceklerini biliyorduk. En kötü senaryomuz buydu. Ama onlar öldürmeyi seçtiler.' ifadelerini kullandı.
Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Çünkü şunu çok iyi biliyorlardı: Eğer Mavi Marmara Gazze'ye varırsa, denizler özgürleşecekti. İnsanlık ailesine inanılmaz bir cesaret gelecekti ki bu cesaret, öldürmelerine rağmen geldi. Bunu göze alamadılar. O yüzden öldürmeyi tercih ettiler.'
Mücadelenin süreceğini vurgulayan Kaya, 'Ve bugün bu mücadele elbette bitmeyecek. Çok farklı sorgulayanlar oluyor; gemiler, tekneler, edilen masraflar… Bunlar, bu bedeller ödenecek. Ama bu yoldan asla vazgeçilmemesi gerekiyor. Desteğimizin bitmeden, tükenmeden devam etmesi gerekiyor.' dedi.
Mavi Marmara Gazisi Meral Kaya
Yaşanan sürecin zorluğuna dikkat çeken Kaya, 'Şu çağın Müslümanları olarak çok zor bir dönemden geçiyoruz. Zulüm hiçbir zaman bu kadar deşifre olmamıştı. Hiçbir zaman çocuklar bu kadar gözlerimizin önünde katledilmemişti. Bugün olmazsa ne zaman? Yarın buranın olmayacağını bilmiyoruz.' ifadelerini kullandı.
'Bugün olmazsa ne zaman?'
Toplumsal sorumluluğa işaret eden Kaya, 'Sizin evladınıza, annenize ya da babanıza bir şey olduğunda hepimiz şunu sorarız: 'Nerede insanlar, niçin bana gelmiyorlar, niçin yardım etmiyorlar?' O yüzden bugün bize düşen misyon budur.' dedi.
Konuşmasında bir anısını paylaşan Kaya, şunları kaydetti:
'Antalya'da beklerken bazı kadınlara gidip 'niçin gemiye bindiniz, nereden geldiniz?' diye sorular soruyordum. İrlandalı bir bayana sordum. Çok uzaktan gelmişti, üç erkek evladı vardı. Verdiği cevabı gittiğim her yerde anlatıyorum. Dedi ki: Mavi Marmara yola çıkmadan önce, 2008'in sonu 2009'un başında Dökme Kurşun Operasyonu oldu. Yine 1500 insan katledildi. Bunun 300'ü ilkokul çağında çocuklardı. 22 gün boyunca o savaşı, o katliamı çocuklarımla birlikte izledik. Ve şöyle düşündüm: Bundan on yıl sonra çocuklarım bu katliamı okuduklarında bana 'Anne, o kadar çocuk öldürülürken sen hiçbir şey yapmadın mı?' diye sorarlarsa, buna verecek bir cevabım olsun diye ben bu gemiye geldim.'
Kaya, bu sözleri söyleyen kişinin Hristiyan bir kadın olduğunu belirtti.
Kaya, konuşmasının devamında, 'Biz kendi hikayemizi yazıyoruz. Hepimizin özel imtihanları, sorumlulukları, kapasiteleri ve potansiyelleri var. Bunu kimseye izah etmek zorunda değiliz. Bunu en iyi bilen Allah'tır. Dolayısıyla bize düşen neyse; öğretim üyesiysek öğretim üyesi olarak, doktorsak doktor olarak, nerede neye dokunabiliyorsak, şu çağın Müslümanları olarak elimizi taşın altına koymak zorundayız.' dedi.
Program, ezgilerin ardından sona erdi. (İLKHA)