Mersin Aile Platformu tarafından pedofili, çocuk istismarı ve aile yapısına yönelik tehditlere dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirildi.
Yağmur altında toplanıldığını ve 6 Şubat depremlerinin yıl dönümüne dikkat çekmek istediklerini belirten Platform Başkanı Sait Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Değerli hazirun, bugün burada yağmurun altında, 6 Şubat’ta o kadar gözyaşının döküldüğü bir günde, depremde ne kadar acı çekersek, bazı insanlarımızın çocuklarımızı, evlatlarımızı bu sapık zihniyete sattıklarını öğreniyoruz. Hâlâ araştırılıyor, ortaya çıkmayan şeyler var. Bu pedofili sapıklarının nelere gebe olduğunu, dünyayı nereye sürüklediğini beyan etmek için burada toplanmış bulunuyoruz.”
Dünyanın birçok ülkesinde benzer yapıların bulunduğunu savunan Yılmaz, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Amerika’da olan biten bir şeyin bizim ülkemizde hâlâ nasıl var diyeceksiniz; görüyorsunuz ki dünya sisteminde Norveç’ten Fransa’sına, İngiltere’sinden İtalya’sına her tarafta bu adamların kirli elleri var. Biz aile platformları olarak bu insanları ifşa etmek üzere kurulduk. Ülkemizde gençlerimizi LGBT bataklığına çeken, aileleri ifsat eden aynı güçtür. Bu güçleri insanlarımıza ifşa ediyoruz. Ve onlara diyoruz ki; sizin paranız varsa, malınız mülkünüz varsa neye yarar? Bizim de inancımız var, ahlakımız var, değerlerimiz var.” dedi.
Konuşmanın ardından platform adına hazırlanan basın açıklama metnini Eğitim Bir-Sen Mersin 1 No’lu Şube Başkan Yardımcısı Ömer Seyhan okudu.
Seyhan tarafından okunan metinde, şu ifadelere yer verildi: “Bugün karşı karşıya olduğumuz mesele; tekil suçlar, münferit sapkınlıklar ya da bireysel tercihler meselesi değildir. Bu yaşananlar; aileyi zayıflatmayı, insanın fıtratını bozmayı ve toplumsal bağları koparmayı hedefleyen küresel bir kuşatmanın parçasıdır. Pedofili ağları, çocuk istismarı, çocuk kaçakçılığı ve bu suçların üstünü örten ideolojik kalkanlar; insanlığa karşı işlenen ağır suçların farklı yüzleridir. Epstein dosyası, bu karanlık yapının yalnızca ifşa olmuş bir örneğidir; meselenin tamamı değildir.
Özellikle son yıllarda ‘özgürlük’ ve ‘hak’ söylemleri altında yürütülen bazı ideolojik dayatmaların, çocukları hedef alan, aile yapısını aşındıran ve biyolojik-psikolojik gerçekliği yok sayan bir normalleştirme sürecine dönüştüğü açıktır. Bu süreç, pedofili gibi insanlık suçlarının görünmez kılınmasına ve toplumsal reflekslerin köreltilmesine hizmet etmektedir.
Burada söz konusu olan şey; bireylerin yaşam tercihlerinden ziyade, çocukları ve aileyi merkeze alan toplumsal düzenin bilinçli biçimde çözülmesidir. Bu tesadüf değildir. Bu masum bir kültürel değişim değildir. Bu, insan neslinin devamını ve ahlaki temellerini hedef alan organize bir yıkım stratejisidir.
Bizler; çocukların dokunulmazlığının, ailenin korunmasının ve insan onurunun hiçbir ideolojiye, hiçbir güç odağına ve hiçbir çıkar hesabına feda edilemeyeceğini ilan ediyoruz. Bu dosyalar kapatılamaz. Bu iddialar görmezden gelinemez. Bu karanlık ağlar şeffaf ve bağımsız şekilde soruşturulmak zorundadır. Sessizlik suça ortaklıktır. İnsanlık adına bu meselenin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.” ifadeleri kullanıldı. (İLKHA)