Gazze'ye yönelik ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan 'Küresel Sumud Filosu' aktivistleri, siyonist rejimin uluslararası sularda düzenlediği baskının ardından Aşdod Limanı'na zorla götürüldü. Sosyal medyada yayılan görüntülerde aktivistlerin ellerinin kelepçelendiği, yere yatırıldığı ve işgal marşı dinlemeye zorlandığı görüldü. Görüntüler uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Siyonist işgalciler, Gazze'ye doğru ilerleyen yardım filosunu Kıbrıs açıklarında durdurdu. İşgal rejimi sözde Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, olayı küçümseyici ifadelerle 'bir halkla ilişkiler filosunun sonu' şeklinde yorumlarken, 430 aktivistin siyonist rejim gemilerine aktarıldığını duyurdu.
Aşdod Limanı'nda çekilen görüntülerde siyonist Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in limanı ziyaret ederek tutsak aktivistlere hakaret ettiği ve Başbakan Binyamin Netanyahu'ya aktivistlerin 'uzun süre hapiste tutulması' çağrısında bulunduğu görüldü. Ben-Gvir'in açıklamaları işgal rejimi içinde de tepki çekti.
Siyonist rejimin Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Ben-Gvir'i sert sözlerle eleştirerek 'Bu utanç verici görüntüyle devlete zarar verdin.' dedi. Saar, siyonist bakanın askerlerden dışişleri çalışanlarına kadar birçok kişinin yürüttüğü diplomatik çabaları boşa çıkardığını belirtti.
Türkiye'den geçen hafta hareket eden 'Küresel Sumud Filosu', bu yıl Gazze ablukasını kırmayı amaçlayan üçüncü büyük girişim oldu. Gazze'de 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılar nedeniyle gıda, ilaç, su ve yakıt krizi derinleşirken, filo insani yardım ulaştırmayı hedefliyordu.
İtalya Başbakanı ve Dışişleri Bakanı, aktivistlere yönelik muamele nedeniyle işgal büyükelçisini Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı. Roma yönetimi yaşananları 'kabul edilemez' olarak nitelendirirken, resmi özür talep etti.
'Esirler Medya Ofisi' tarafından yapılan açıklamada ise siyonist rejimin uluslararası aktivistleri 'kaçırdığı ve işkenceye maruz bıraktığı' belirtilerek, Filistin halkıyla dayanışmanın suç haline getirilmeye çalışıldığı ifade edildi. Açıklamada, yaşananların özgür sesleri susturma ve Filistin anlatısını dünyadan izole etme çabasının parçası olduğu vurgulandı.
Açıklamada ayrıca Ben-Gvir'in aktivistlere yönelik aşağılayıcı tavrının, işgal hapishanelerindeki Filistinli esirlerin maruz kaldığı uygulamaların bir yansıması olduğu kaydedildi. İşgal hapishanelerinin 'sistematik işkence ve yavaş infaz merkezlerine dönüştüğü' ifade edildi.
Siyonist rejim merkezli 'Adalah' hukuk merkezi de yayımladığı açıklamada, Aşdod Limanı'ndan servis edilen görüntülerde hapishane idaresi ve işgal askerlerinin aktivistleri darbettiğinin görüldüğünü belirtti. Kuruluş, aktivistlerin diz çöktürülüp elleri arkadan bağlanmış halde yere baktırıldığını ve arkada işgal marşının çaldığını aktardı.
Açıklamada, filonun uluslararası sularda durdurulmasının ve yüzlerce aktivistin zorla alıkonulmasının uluslararası hukukun açık ihlali olduğu vurgulandı. Hukuk merkezi, yaşananların Gazze'ye yönelik 'toplu cezalandırma ve aç bırakma politikalarının' uzantısı olduğunu kaydetti.
Adalah avukatlarının Aşdod Limanı'ndaki 'gözaltı' merkezlerine girerek aktivistlere hukuki destek vermeye çalıştığı, esirlerin derhal ve koşulsuz serbest bırakılmasının talep edildiği bildirildi.
'Küresel Sumud Filosu', pazartesi sabahı yaptığı açıklamada işgalcilerin yaklaşık 50 yardım teknesine baskın düzenlediğini duyurmuş, daha sonra yayımladığı mesajda ise 'israil işgalcileri insani yardım filomuzu yasa dışı ve şiddet kullanarak durdurdu, gönüllülerimizi kaçırdı.' ifadelerini kullanmıştı.
Uluslararası tepkiler de peş peşe geldi. Endonezya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, filoda bulunan dokuz Endonezya vatandaşının işgalciler tarafından alıkonulduğunu açıkladı ve tüm aktivistlerin serbest bırakılmasını istedi. Endonezya basını, esir alınanlar arasında iki gazetecinin de bulunduğunu yazdı.
Türkiye ve İspanya da filoya yönelik müdahaleyi kınadı.
Organizasyon yetkilileri, filo içerisinde İrlanda Cumhurbaşkanı Catherine Connolly'nin kız kardeşi Margaret Connolly'nin de aralarında bulunduğu 15 İrlanda vatandaşının yer aldığını belirtti.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung ise siyonist rejimin uluslararası sularda Güney Kore vatandaşlarını alıkoymasını 'açık bir sınır ihlali' olarak nitelendirdi. Lee, kabine toplantısında yaptığı açıklamada, vatandaşlarının uluslararası hukuka dayanmayan gerekçelerle 'gözaltına' alındığını belirterek 'Bu tür uygulamalar protesto edilmeden geçiştirilebilir mi?' ifadelerini kullandı. (İLKHA)