Dünya

Pentagon'da İran endişesi: Trump geri adım iddialarını reddediyor

ABD yönetimi bir yandan İran'a karşı askeri yığınak yaparken diğer yandan "diplomasi" vurgusu yapıyor. Pentagon'un uzun soluklu bir savaştan kaygı duyduğu ortaya çıkarken, Donald Trump savaş planlarına ilişkin haberleri yalanladı. Ancak bölgedeki askeri hareketlilik, Washington'un baskı politikasını sürdürdüğünü gösteriyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la olası bir askeri çatışmaya ilişkin çıkan haberlerin "yanlış yazıldığını" savundu. Savaşa girme kararının "yalnızca kendisine ait" olduğunu söyleyen Trump, İran'la anlaşmayı tercih ettiğini belirtti; ancak "Anlaşma olmazsa İran için çok kötü bir gün olur" ifadeleriyle tehdit dilini sürdürdü.

Trump, ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine'in İran'a yönelik bir savaşa karşı çıktığı yönündeki haberleri de "asılsız" olarak niteledi. Caine'in savaş istemediğini ancak askeri bir çatışmada "zaferin kolay olacağını" düşündüğünü öne sürdü.

Ancak Amerikan basınına yansıyan bilgiler, Pentagon içinde ciddi kaygılar bulunduğunu gösteriyor. Özellikle İran'a karşı başlatılacak geniş çaplı bir operasyonun uzun süreli bir savaşa dönüşme, ABD askerî kayıplarını artırma ve mühimmat stoklarını tüketme riski taşıdığı ifade ediliyor.

ABD'nin İran'a karşı askeri seçenekleri masaya yatırdığı, bu seçeneklerin sınırlı hava saldırılarından rejimi hedef alan günler sürecek kapsamlı bir hava kampanyasına kadar uzandığı belirtiliyor. Pentagon kaynaklarının, böylesi bir senaryonun Washington'u kontrolü zor bir çatışma sarmalına sürükleyebileceği uyarısında bulunduğu aktarılıyor.

Buna rağmen ABD, 2003'ten bu yana bölgede görülmemiş düzeyde askeri yığınak yapıyor. Washington yönetimi, bu baskıyı "diplomasiye alan açma" gerekçesiyle savunsa da askeri tehdit ile müzakereyi aynı anda yürütmesi çelişkili bir tablo ortaya koyuyor.

Trump'ın özel temsilcileriyle İran heyetinin İsviçre'nin Cenevre kentinde bir araya gelmesi planlanıyor. ABD tarafı bu görüşmeleri "son şans" olarak nitelerken, askeri hazırlıkların sürmesi Washington'un diplomasiyi bir baskı aracı olarak kullandığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

Öte yandan işgal basınında yer alan değerlendirmelerde, ABD'nin olası bir saldırının ilk aşamasında siyonist rejimin doğrudan müdahil olmasına sınırlama getirebileceği iddia edildi. Ancak İran'ın olası bir karşılık vermesi durumunda Tel Aviv yönetimine "yeşil ışık" yakılabileceği konuşuluyor.

Haftalardır artan askeri sevkiyat ve sert açıklamalar, Washington'un bölgede gerilimi düşürmekten ziyade yükselten bir rol üstlendiği eleştirilerine neden oluyor. Tahran ise nükleer programı üzerinden baskı kurulmasını "bahane üretme" olarak değerlendiriyor ve herhangi bir saldırıya karşılık vereceğini vurguluyor.

Ortaya çıkan tablo, ABD'nin bir kez daha askeri seçenekleri masada tutarak bölgeyi yeni ve belirsiz bir çatışma ihtimaliyle karşı karşıya bıraktığını gösteriyor. Diplomasi söylemine rağmen savaş ihtimalinin bu denli yüksek sesle konuşulması, Washington yönetiminin küresel güvenlik yerine güç gösterisini öncelediği yorumlarını beraberinde getiriyor. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }