Batman Bağımlılıklarla Mücadele Derneği Başkanı Psikolog Yasir Atalay, aşırı ekran kullanımının çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin İLKHA muhabirine önemli değerlendirmelerde bulundu.
Atalay, özellikle aile içi davranışların çocuklar üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.
Yasir Atalay 'Aşırı ekran kullanımı söz konusu olduğunda, bütün aile üyeleri sürekli ekran başında kaldığı zaman çocukta bir öğrenme meydana geliyor. Zaten çocuklar, siz ne kadar 'yapma' deseniz de sizin yaptıklarınızı taklit ederler. Peki, bu her çocuk için böyle midir? Hemen hemen her çocuk için böyledir. Eğer çocuk normal bir gelişim düzeyindeyse ebeveynlerini taklit eder.' dedi.
'Ekran, bazı çocuklar için daha büyük risk'
Atalay, bazı çocukların ekran karşısında daha sakin görünmesinin yanıltıcı olabileceğini ifade ederek bunun risk oluşturabileceğini belirtti.
'Bazen hormonal açıdan çok daha hareketli ve dürtüsel olan çocuklar da var.' diyen Atalay, 'Ekran, bu çocuklar için daha büyük bir risk teşkil ediyor. Çünkü ekran başında geçirdiği zaman çocuk belki daha sakin oluyordur ve ebeveynlerine sorun çıkarmıyordur. Ebeveynler de bu durumla ilgili 'Bak ne güzel durabiliyor' diye düşünebilir. Ancak bu, kesinlikle o çocukta Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olmadığı anlamına gelmez. Çünkü DEHB'li çocuklar da televizyon veya ekran karşısında uzun süre bekleyebilirler. Oradaki hızlı geçişler dopamin salınımı meydana getirdiği için bu durum bireyin hoşuna gider. Eğer özellikle bu tarz risk grubunda olan çocuklarınız varsa, lütfen bir çocuk ergen psikiyatristinden ya da bir klinikten destek almanızda fayda var.' ifadelerini kullandı.
'Ekran kullanımı iletişimi zayıflatıyor'
Ekran kullanımının aile içi iletişimi zayıflattığını dile getiren Atalay, şöyle devam etti:
'Ekran kullanımı, beraberinde iletişimi de ciddi anlamda zayıflatan bir durumdur. Bunun sebebi ise kişilerin ekranda geçirdikleri yoğun zamandan sonra, birbirleriyle eskiden geçirdikleri 'kaliteli' ve 'gerçek' zamanın niteliğinin azalmaya başlamasıdır. Çocuklar, dışarıda hava çok güzel olsa dahi yine ekranı tercih eder hale geliyorlar. Çünkü biz hangi kaynağı sürekli kullanırsak bu kaynak olumsuz da olabilir, bireyde farkında olmadan ona göre bir bağ şekillenmeye başlıyor.'
'Aile içi etkileşim ve doğal aktiviteler önemli'
Aile içi etkileşimin çocuk gelişiminde kritik bir rol oynadığını vurgulayan Atalay, ebeveynlere çeşitli önerilerde bulundu:
'Ne olursa olsun ebeveynlerin birbirleriyle ve çocukla olan ilişkisi, özellikle çocuğun ayna nöronlarının gelişeceği bebeklik döneminde, hareketleri taklit edeceği bir süreç olmalıdır. Birbirinizle karşılıklı 'aynalama' oyunları oynayabilirsiniz. Karşılıklı etkileşimin artacağı görsel aktiviteler yapabilir ya da doğada zaman geçirebilirsiniz.'
'Ekran okuryazarlığı şart'
Ekran kullanımının tamamen hayat dışına çıkarılamayacağını ancak bilinçli kullanımın önem taşıdığını belirten Atalay, 'En azından daha nitelikli içerikler seçilmelidir; sonuçta ekran hayatımızın bir gerçeği. Burada 'ekran okuryazarı' olarak hangi içerikleri kullanacağımızı seçmek, ebeveyn olarak hepimizin görevidir. Bu konuda araştırma yapmamız gerekiyor. Hızlı geçişlerin yoğun olduğu içerikler yerine, geçişlerin daha az ve içeriğin daha kaliteli olduğu seçimler yapmak, çocuk gelişimi açısından kesinlikle daha kıymetli olacaktır.' dedi.
'Kaynak seçimi çocukların davranışlarını belirler'
Son olarak, bireylerin maruz kaldıkları içeriklerin davranışlarını şekillendirdiğini ifade eden Atalay, ailelere önemli bir hatırlatmada bulundu:
'Hangi kaynaktan besleniyorsak o yönde tepkiler verdiğimiz bir gerçektir. Biz ebeveyn olarak nasıl ki beslendiğimiz kaynağa göre tepkiler sergiliyorsak, çocukların da beslendikleri kaynağa göre tepki vereceğini bilmemizde fayda var. Bu yüzden kaynak seçimi hepimiz için, özellikle de çocuklar için gereklidir. Ailece etkileşimin olduğu ve kaliteli saatlerin oluşturulduğu bir süreç temenni ediyorum.' (İLKHA)