Batman Bağımlılıklarla Mücadele Derneği Başkanı Psikolog Yasir Atalay, yaz tatili sürecinde çocukların akademik gelişimi, ekran kullanımı ve dijital bağımlılık riskine ilişkin İLKHA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Psikolog Atalay, yaz tatilinin plansız geçirilmesinin çocuklarda 'yaz öğrenme kaybı' ve dijital bağımlılık riskini artırabileceğini belirtti.
Ailelerin çocuklarıyla birlikte günlük rutin oluşturması, ekran kullanımını bilinçli şekilde yönetmesi ve akademik becerilerin düzenli tekrar edilmesini sağlaması gerektiğini ifade eden Atalay, teknolojinin kontrollü kullanıldığında gelişime katkı sunduğunu, kontrolsüz kullanımın ise bağımlılık ve gelişimsel gerilemeye yol açabileceğini söyledi.
'Yazın öğrenme kaybı yaşanabiliyor'
Yaz tatilinin doğru değerlendirilmediği takdirde çocukların yıl boyunca edindikleri kazanımların bir kısmını kaybedebileceğini belirten Atalay 'Özellikle yazın gelmesi ve okulların tatil olmasıyla beraber, çocukların yıl boyunca öğrendikleri akademik ya da diğer alanlardaki becerilerin kaybına yol açabilir; biz bu duruma 'yaz öğrenme kaybı' diyoruz. Eğer çocuklar yıl boyunca edindikleri becerileri günün herhangi bir saatinde, her gün düzenli olarak yarım saat bile tekrarlarsa, bu durum becerilerin korunması açısından çok kıymetli olur.' dedi.
'Araştırmalar matematik becerilerinde ciddi kayıp yaşandığını gösteriyor'
Konuya ilişkin bilimsel araştırmalara dikkat çeken Atalay 'Amerika'da 2008-2012 yılları arasında, yarım milyon insan üzerinde yapılan bir araştırma var. Bu araştırmada özellikle matematik becerileri ve düşük sosyoekonomik düzey gibi parametreler öne çıkmış. Risk grubunda olan bu çocukların, yıl boyunca öğrendikleri matematik becerilerinin yüzde 20 ile yüzde 30 civarını yazın kaybettiği görülmüş. Bu da beraberinde ciddi bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor.' ifadelerini kullandı.
'Bırakın çocuklar biraz sıkılsın'
Yaz tatilinin planlı geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Atalay 'Bundan dolayı, yaz tatilinin başlamasıyla beraber bizim bir planlama yapmamız lazım. Çocuklar 'Sıkıldım' ya da 'Zaten yıl boyunca çalıştım' diyebilirler. Bırakın sıkılsınlar. Sıkılmak, zihnin üretmesini sağlar. Ancak biz ebeveynler olarak çocukların veya kendimizin sıkılmasına tahammül etmekte zorlanıyorsak, çocukların bu kısa süreli rahatlama arzusu büyük bir risk grubunun oluşmasına yol açar.' diye konuştu.
'Ekran kullanımını bilinçli yönetmemiz gerekiyor'
Teknolojinin kontrollü kullanılmasının önemine değinen Atalay 'Bu süre zarfında ekran kullanımını ne kadar bilinçli yönetirsek, o kadar sağlıklı bir ilerleme kaydedilir. Yetişkinlerde internet kullanımı dünya ortalaması günlük 6,5 saatken, Türkiye'de bu süre yaklaşık 7,5 saate ulaşmış durumda. Bu da aslında tehlikenin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Bu kısa süreli rahatlama hissi ve 'Sıkıldım' söylemleri, aslında planlanmamış zamanlardan kaynaklanıyor. Bu yüzden çocuklarla bir anlaşma yapmamız; süreleri, zamanları ve rutinleri planlamamız gerekiyor. Bunların hepsi çocukların gelişimi açısından çok kıymetlidir.' dedi.
'Model ol, izle ve yönet anlayışı çok önemli'
Ailelerin çocuklarına örnek olması gerektiğini ifade eden Atalay 'Ebeveynler bu tehlikenin farkında olmalı. Özellikle 'model ol, izle ve yönet' teması bu süre zarfında çok önemlidir. Sınırların net olması, sabır ve sebat gösterilmesi çok kıymetli kavramlardır. Sıkıntıya tahammül edebilen çocukların olması, çok daha verimli bir süreç ortaya çıkarır.' şeklinde konuştu.
'Dijital bağımlılık oluşabilir'
Dijital bağımlılık riskinin gerçek olduğuna dikkat çeken Atalay, şöyle devam etti:
'Dikkat edilmezse dijital bağımlılık oluşur mu? sorusuna gelecek olursak; evet, dünyada da bahsedilen böyle bir tehlike söz konusu. Dijital bağımlılık oluşabilir çünkü karşımızda çok hızlı akan bir dinamik var. Bahsettiğimiz kuşak, 2010 ve sonrası doğanları kapsayan Alfa Kuşağı. Bu kuşak zaten teknolojinin içine doğdu. Şöyle düşünün: Radyonun yayılması ve belli bir kullanıcıya ulaşması için yaklaşık 39 yıl gerekirken ya da Twitter ve diğer sosyal mecraların belli bir kitleye ulaşması zaman alırken, bilinen basit bir oyun sadece 19 gün içerisinde 50 milyon kullanıcıya ulaştı. Eğer ebeveynler iyi birer dijital okuryazar değilse, bu tarz tehlikeler muhakkak söz konusu olacaktır. Bu durum, beyinde haz odaklı bir dinamik yaratarak bağımlılığa yol açar. Salt teknoloji kullanımı, bağımlılığı ve riskleri de beraberinde getirir.'
'Çocuklarla ortak bir tatil planı hazırlayın'
Yaz tatilinin planlı geçirilmesine yönelik ailelere önerilerde bulunan Atalay 'Aileler, tatili iyi bir şekilde değerlendirmeli. Bilgi odaklı olarak ne yapabilirler? Bütün zamanı planlasınlar. Çocukla karşılıklı bir anlaşma yapsınlar ve bu anlaşmanın altına hem ebeveyn hem de çocuk imza atsın. Her bütçeye uygun, illa çok pahalı olması gerekmeyen aktiviteler planlanabilir. Herkes kendi evinde, plastik atıklar gibi evdeki malzemeleri kullanarak basit oyuncaklar üretebilir.' dedi.
'Teknoloji bilinçli kullanılırsa gelişime katkı sağlar'
Teknolojinin tamamen yasaklanması yerine bilinçli kullanılmasının önemine değinen Atalay 'Tüm günleri planlayacak şekilde 'duygu saatleri' yapsınlar. Bu planın içinde, çocuğun pasif kalmadığı bilinçli bir teknoloji kullanımı yer almalı. Çünkü teknolojide hem pasif kullanım hem de etkileşimli ve iletişime dayalı bir dinamik vardır. Ebeveynler, çocukları hızlı ekran kullanımına değil, daha çok etkileşim içeren oyunlara yönlendirmelidir. Bunun için de iyi bir dijital okuryazarlık sürecine ihtiyaç var. Anne babalar bu konuda bilgi sahibi oldukça çocuklarını da eğitmeye başlayacaklardır. Teknolojinin yerli yerinde kullanımı çocukta güzel bir ilerleme sağlarken, kontrolsüz ve hızlı tüketimi gerilemeye yol açar.' diye konuştu. (İLKHA)