Halil Bilik, Mescid-i Aksa'nın sadece Müslümanlar için değil, insanlığın vicdanı açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti.
Bilik, Mescid-i Aksa'nın İslam'ın ilk kıblesi olduğunu, Kur'an-ı Kerim'de açıkça zikredildiğini ve Hazreti Muhammed'in İsra ve Miraç mucizesinin burada gerçekleştiğini belirtti.
Mescid-i Aksa'nın ümmetin üzerinde ittifak ettiği nadir değerlerden biri olduğunu vurgulayan Bilik 'Hangi mezhepten ve hangi milletten olursa olsun bütün Müslümanların, Filistin'in özgürlüğü ve Mescid-i Aksa'nın korunması konusunda birlik içinde olması gerekiyor.' dedi.
Türkiye'nin Filistin konusunda maddi ve manevi olarak üzerine düşeni yapmaya çalıştığını ifade eden Bilik, siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşlarının da daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılmasının gerilimi daha da artıracağını kaydeden Bilik, siyonist rejimin bu karardan geri adım atması gerektiğini belirtti.
İslam dünyasının bugün sayıca güçlü olmasına rağmen birlik ve yaptırım gücü bakımından zayıf durumda olduğunu belirten Bilik, bunun nedenini 'dünya sevgisi ve ölüm korkusu' olarak değerlendirdi.
Buna rağmen umutlu olunması gerektiğini vurgulayan Bilik, Müslümanların geçmişte olduğu gibi yeniden Kudüs'ü özgürlüğüne kavuşturacağına inandığını söyledi.
'Mescid-i Aksa ümmetin değeri'
Mescid-i Aksa 'nın müslümanlar ve diğer dinler için önemli bir yer olduğunu söyleyen Bilik 'Bütün Müslümanların ve bütün insanlığın vicdanını yaralayan bir durum. Zira Mescid-i Aksa Müslümanların önemli bir değeridir. Hristiyanlık ve Yahudilikte de kutsal olduğu gibi İslam'ın ilk kıblesidir. Kur'an-ı Kerim'de de zikri geçen bir mekandır. Peygamber Efendimizin İsra ve Miraç hadiselerinin gerçekleştiği, Kur'an-ı Kerim'de, 'Kulu Hazreti Muhammed'i bir gece ansızın Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya seyrettiren, ona bazı mucizeleri gösteren yüce Allah'ın şanı yücedir.' buyuruluyor. Mescid-i Aksa Kur'an-ı Kerim'de açıkça zikrediliyor, önemli bir değerimiz. 'Mescid-i Aksa'nın etrafını, çevresini mübarek kıldığımız.' diyerek Mescid-i Aksa'nın açık bir şekilde mübarek olduğunu buyuruyor. Peygamber Efendimiz de Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi 'den sonra ziyaret edilmesi gereken bir yer olduğunu ve orada yapılan ibadetlerin kat kat sevap verilecek ibadetlerden biri olduğunu ifade ediyor. Peygamber Efendimiz, en üzüntülü olduğu dönemde, eşini kaybettiği ve boykot ile ambargo uygulanan yıllarda, Allah onu mucizevi bir şekilde Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan da Miraç hadisesine çıkarmıştır. Nerede geçiyor? Kur'an-ı Kerim'de geçmiyor ama Mescid-i Aksa'dan Allah'ın takdir ettiği Sidretü'l-Münteha denilen yere kadar beş vakit namaz ve birtakım mucizeler verildiği buyuruluyor. İlk sorumuza özetle cevap verecek olursak, kesinlikle Mescid-i Aksa ümmetin en değerli yerlerinden bir tanesi ve ümmet bu konuda çok üzüntülü. Ama inşallah dualarımızla Mescid-i Aksa'nın bir an önce eski özgürlüğüne kavuşması en yakın zamanda gerçekleşir.' şeklinde konuştu.
'Bir an önce somut adımların atılması gerekiyor'
Etnik yapısı ve dini ne olursa olsun herkesin Mescid-i Aksa'nın özgürlüğü konusunda birlik olması gerektiğini vurgulayan Bilik 'Mescid-i Aksa ümmetin son dönemlerde üzerine ittifak ettiği nadir konulardan biri. Bütün İslam alemi, dünyanın her tarafındaki Müslümanların ortak değeri olmasıyla aslında Müslümanları bir araya getiren bir unsur. Gücü yeten herkesin, hangi mezhepten olursa olsun, hangi etnik yapıdan olursa olsun, herkesin Mescid-i Aksa'nın özgürlüğü ve Filistin'in bağımsız olması konusunda birlik ve beraberlik içerisinde olması gerekiyor. Bu konuda tabii ki bilgisi ve imkanı olanlar somut adımlar atarken, bazıları da imkanları ve güçleri olmadığı için sadece dua etmekle yetiniyor. Fiili olarak belki bazıları gerekli yardımı da yapamıyor. Elhamdülillah, biz Türkiye Cumhuriyeti olarak elimizden geldiği kadar maddi ve manevi görevleri yerine getirdiğimizi düşünüyoruz. İnşallah bundan sonra da bu birlik içerisinde kenetlenip, bir an önce somut adımlar atılarak gerek siyasilerin gerek sivil toplum kuruluşlarının gerekli baskıları yapması ile en yakın zamanda bu ablukadan ve sıkıntıdan Mescid-i Aksa kurtulur.' ifadelerini kullandı.
Bilik 'Mescid-i Aksa'nın İslam'da önemli bir değer olduğunu ve bütün ümmetin bu değere bir an önce sahip çıkması gerektiğini, bu konuda sağduyulu bir şekilde kenetlenmesi gerektiğini vatandaşlarımıza ve milletimize anlatması gerektiğini düşünüyorum. Diyanetin ve sivil toplum kuruluşlarının bu konudaki vazifesi bu olmalı.' diye konuştu.
'Kesinlikle İslam'da ümitsizliğe yer yok'
Müslümanların Yahudilerle savaşıp galip geleceğini Kur'an-ı Kerim'den örneklerle anlatan Bilik 'Peygamber Efendimiz bu konuda Müslümanların belli bir zaman zarfında zayıf düşeceğini hadis kaynaklarında şöyle ifade ediyor: 'Öyle bir gün gelecek ki ümmetler üzerinize üşüşecekler, yemek yiyenlerin sofraya üşüştükleri gibi.' Dediler ki 'Ya Resulallah! O gün bizler sayıca az mı olacağız?' Peygamber Efendimiz 'Hayır, siz nicelik olarak çoksunuz ama nitelik olarak yaptırım gücünüz olmayacak. Selin önünde bir çer çöp gibi olacaksınız.' buyuruyor. O gün geldiğinde, bugünkü gibi Müslümanların sayısı milyarlara ulaşacak ama bu milyarların hiçbir etkisi ve yaptırım gücü olmayacak. Allah, düşmanınızın gönlünden sizin heybetinizi söküp alacak, sizin de gönlünüze vehn hastalığını yerleştirecek. Dediler ki 'Vehn nedir ya Resulallah?' Allah Resulü 'Dünya sevgisi, dünyaya meyletmeniz ve ölüm korkusu.' buyuruyor. Efendimizin asırlar önce belirttiği gibi, kalbimizde hastalık var mı yok mu, dünyaya aşırı meyyal miyiz, materyalist miyiz değil miyiz; bu soruya cevap verdiğimizde, Efendimizin asırlar önce ümmetin içine düşeceği hali açık bir şekilde ifade ettiğini görüyoruz. Ama ümitvar olmamız lazım. Kesinlikle İslam'da ümitsizliğe yer yok. Allah, Kur'an-ı Kerim'de de Yahudilerin iki kere yenileceğini, zamanında yenildiklerini ve ileriki zamanda da yenileceklerini açık bir şekilde ifade ediyor. Sahih hadislerde de Efendimiz 'Bir gün gelecek, kıyamet kopmayacak, Müslümanlar ve Yahudiler savaşmadığı müddetçe. Müslümanlar Yahudilere galip gelecekler, onları yenecekler ve o gün geldiğinde Yahudiler ağaçların ve taşların arkasına saklanacak. O gün taşlar ve ağaçlar dile gelecek 'Ey Müslüman! Arkamda saklanan bir Yahudidir, gel ve onu etkisiz hale getir.' buyuruyor. Efendimizin mucizesi bu şekilde. Biz Allah'a ve ahiret gününe inanan, Peygamber Efendimizin her sözünün senet olduğuna ve sözlerinin yerine geleceğine inanan insanlarız. İnancımız tamdır. İnşallah Rabbim, şimdiki asırda bizlere, sizlere, evlatlarımıza bu müjdeyi nasip eylesin. Hazreti Ömer döneminde, Selahattin Eyyubi döneminde fethedildiği gibi, bir kere daha Müslümanların eliyle gerçek anlamda Kudüs'e barış getirebilecek olan, Kudüs'ün anahtarını teslim alabilecek nice evlatlar nasip eylesin. İslam'ın kuruluş yıllarından bir süre sonra Hazreti Ömer döneminde Kudüs fethedildi. Daha sonra büyük komutan Selahattin Eyyubi tarafından orası yeniden fethedildi. Allah, inşallah nice Ömerler, nice Selahaddinler, nice Fatihler bu ümmeti komuta edecek, orayı özgürleştirecek, dünyaya barışı ve huzuru getirecek, İslami hükümleri tesis edecek insanlar nasip eylesin inşallah.' dedi. (İLKHA)