Kırıkkale Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Silah Sanayi Teknikerliği Programı'nda öğrenim gören öğrenciler, silah sistemleri, üretim teknolojileri, bilgisayar destekli tasarım ve üretim, balistik, kalite kontrol ve bakım-onarım alanlarında aldıkları teorik ve uygulamalı eğitimlerle sektöre hazırlanıyor.
Öğrenciler, mezuniyet sonrasında savunma sanayi kuruluşlarında, kamu kurumlarında ve özel sektörde farklı görevlerde çalışma imkanı buluyor.
Teknik personel ihtiyacı artıyor
Kırıkkale Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Silah Sanayi Teknikerliği Programı Öğretim Görevlisi Ali Can Yakın, savunma sanayisinin tüm ülkeler açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, Türkiye'nin son yıllarda bu alandaki yatırımlarını önemli ölçüde artırdığını söyledi.
Savunma sanayisindeki büyümeye paralel olarak teknik personel ihtiyacının da arttığını ifade eden Yakın, 'Bu alanda yapılan yatırımlar önümüzdeki yıllarda da devam edecek. Dolayısıyla nitelikli teknik eleman ihtiyacı sürekli artacak.' dedi.
Öğrencilerin eğitim sürecinde silah bilgisi, bakım-onarım, bilgisayar destekli tasarım ve üretim, CNC teknolojileri, teknik resim, malzeme bilgisi ve balistik gibi dersler aldığını belirten Yakın, uygulamalı eğitimlerin öğrencileri doğrudan iş hayatına hazırladığını ifade etti.
Yapay zekâ ve dijital üretim süreçleri sektörü dönüştürüyor
Savunma sanayisinin teknolojiyle birlikte sürekli geliştiğini vurgulayan Yakın, yapay zekâ destekli üretim sistemleri, otonom teknolojiler ve dijital üretim süreçlerinin sektörde yeni bir dönüşüm başlattığını belirtti. Bu alanda kariyer hedefleyen gençlerin bilgisayar destekli tasarım ve üretim, teknik resim, malzeme bilgisi ve ekip çalışması konularında kendilerini geliştirmelerinin önemine dikkat çeken Yakın, savunma sanayisinin disiplinli çalışma kültürü gerektiren dinamik bir alan olduğunu söyledi.
'Teoriyi uygulamayla birleştiriyoruz'
Program öğrencisi Halit Korkmaz, savunma sanayisine duyduğu ilgi nedeniyle bu bölümü tercih ettiğini belirterek, uygulamalı eğitimler ve stajların mesleki gelişimine önemli katkı sağladığını söyledi.
Bilgisayar laboratuvarları ve atölyelerde edindikleri deneyimlerin sahada avantaj sağladığını ifade eden Korkmaz, teknik çizim ve üç boyutlu tasarım programlarını öğrenmenin mesleki gelişim açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Mezun Büşra Aktaş, eğitim sürecinde aldığı teknik resim, CAD/CAM, kalite kontrol ve uygulamalı atölye eğitimlerinin iş hayatına uyumunu kolaylaştırdığını belirtti.
Üniversite öğrencisiyken Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren bir savunma sanayi firmasında çalışmaya başladığını ifade eden Aktaş, mezuniyet sonrasında da aynı sektörde kariyerine devam ettiğini söyledi. Büşra Aktaş, kadınların bilgi, disiplin ve teknik yeterlilikleriyle savunma sanayisinde başarılı bir şekilde görev alabildiğini belirterek, kız öğrencilerin bu alanda kendilerine güvenmeleri gerektiğini söyledi.
Mezun Fatma Yalçın, uygulamalı eğitimlerin iş hayatına geçiş sürecinde önemli avantaj sağladığını ifade etti.
Yalçın, kadınların savunma sanayisinde daha fazla yer almaya başladığını belirterek, teknik alanlarda kadın istihdamının her geçen yıl arttığını ifade etti.
'Ciddi şekilde ara eleman ihtiyacı oluştu'
Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Silah Fabrikası Mühendislik ve AR-GE Müdürü Cengizhan Türk, savunma sanayisinde faaliyet gösteren şirket sayısının her geçen yıl arttığını belirterek buna paralel olarak nitelikli ara teknik elemana duyulan ihtiyacın da büyüdüğünü söyledi. Silah Sanayi Teknikerliği programının bu ihtiyacın karşılanmasında önemli rol üstleneceğini ifade eden Türk, 'Savunma sanayi alanında artan şirket sayısıyla birlikte ciddi şekilde ara eleman ihtiyacı oluştu. Bu ihtiyacın önemli bir bölümünün Silah Sanayi Teknikerliği bölümünden mezun olacak arkadaşlarımızla karşılanması hedefleniyor.' dedi.
Silah Sanayi Teknikerliği öğrencilerinin üniversite yıllarında güçlü bir teorik altyapı kazanmalarının ve bu bilgiyi uygulamaya aktarabilecek yetkinliğe sahip olmalarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Türk, mezunların MKE'de özellikle tasarım süreçlerinde görev alabildiğini belirtti.
Türk, 'MKE'de piyade tüfeklerinden makineli tüfeklere ve keskin nişancı tüfeklerine kadar farklı silah sistemlerinin tasarımını gerçekleştiriyoruz. Bu süreçlerde bilgisayar destekli modelleme programlarından yararlanılıyor. Silah Sanayi Teknikerliği mezunları da bu tasarım ve üretim süreçlerinde görev alabiliyor.' diye konuştu.
Öğrencilere üniversite yıllarını en verimli şekilde değerlendirmeleri tavsiyesinde bulunan Türk, 'Okul bittikten sonra bilgiye ulaşmak çok daha maliyetli oluyor. Öğrencilerimizin alanında uzman akademisyenlerinden en üst düzeyde faydalanmalarını ve kendilerini sürekli geliştirmelerini tavsiye ediyorum.' ifadelerini kullandı.
Savunma sanayisinin teknik bilgi kadar mesleğe ilgi ve öğrenme isteği de gerektirdiğini dile getiren Türk, bu alanda eğitim almayı tercih eden öğrencilerin merak duygusunu koruyarak kendilerini sürekli geliştirmelerinin mesleki başarı açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Sektör uygulama deneyimine sahip mezunları tercih ediyor
Kırıkkale Üniversitesi Teknoparkı'nda faaliyet gösteren Güzeltepe Makine ve Savunma Teknoloji firmasının kurucu ortağı Gökhan Ünlü, savunma sanayisinin büyümesine paralel nitelikli teknik personele olan ihtiyacın arttığını söyledi. Ünlü, işe alımlarda teknik bilgi kadar uygulama deneyimi, CNC tezgahlarını kullanabilme, teknik resim okuma, CAD/CAM programlarına hakimiyet, kalite kontrol bilgisi ve yabancı dil becerilerine de önem verdiklerini belirtti.
Üniversite yıllarında staj ve yarı zamanlı çalışma imkanı bulan öğrencilerin mezuniyet sonrasında iş hayatına daha hızlı uyum sağladığını ifade eden Ünlü, savunma sanayisinin yapay zekâ ve dijital üretim teknolojileriyle birlikte gelişimini sürdüreceğini, bu nedenle Silah Sanayi Teknikerliği mezunlarına duyulan ihtiyacın önümüzdeki yıllarda daha da artacağını kaydetti.
'Yüzde 99,5'i Türkiye üniversitelerinden mezun'
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının Türkiye üniversitelerinde yetiştiğini belirterek 'ASELSAN ve TUSAŞ'ın da aralarında bulunduğu savunma sanayimizin beş büyük şirketinde çalışan 42 bin personelin yüzde 99,5'i Türkiye üniversitelerinden mezun gençlerden oluşuyor. Üstelik bu gençler yalnızca birkaç değil, 158 farklı üniversitemizden mezun oldu. Bu tablo, yükseköğretim sistemimizin ülkemizin stratejik sektörlerine nitelikli insan kaynağı yetiştirme kapasitesini açıkça ortaya koyuyor.' değerlendirmesinde bulundu.
Savunma sanayisinde sürdürülebilir başarının nitelikli insan kaynağıyla mümkün olduğunu vurgulayan Özvar, 'Yükseköğretim Kurulu olarak sektörün ihtiyaç duyduğu teknik uzmanları yetiştirecek programları kararlılıkla desteklemeyi sürdürüyoruz. Üniversitelerimiz, savunma sanayimizin geleceğini inşa edecek teknikerleri, mühendisleri ve araştırmacıları yetiştirmeye devam edecek.' ifadelerini kullandı. (İLKHA)