Gazze Şeridi'nde siyonist rejimin gerçekleştirdiği yoğun saldırıların ardından, binlerce Filistinli şehidin naaşı hala enkaz altında bulunuyor. Özellikle Nuseyrat Mülteci Kampı'nda yıkılan binaların altında kalan yüzlerce kişinin cenazesi, aradan geçen uzun zamana rağmen çıkarılamadı.
31 Ekim 2023'te hedef alınan ve onlarca ailenin yok edildiği mühendisler kulesi enkazında, 250'den fazla Filistinlinin şehit olduğu belirtilirken, bunların büyük bir kısmının naaşına hala ulaşılamadı. Enkaz altında kalan bedenlerin zamanla yok olduğu, ailelerin ise sevdiklerini defnetme hakkından mahrum bırakıldığı ifade ediliyor.
Yakınlarını kaybeden Filistinliler, siyonist rejimin ağır iş makinelerinin girişini engellemesi nedeniyle arama kurtarma çalışmalarının yapılamadığını belirtiyor. Bu durum, sadece kayıpların bulunmasını değil, cenazelerin akıbetine ilişkin belirsizliği de artırıyor.
Aileler, enkazın taşınmasıyla birlikte şehitlerin naaşlarının denize dökülmesi ya da inşaat atıklarıyla birlikte yeniden kullanılması ihtimalinden endişe ediyor. Bu iddialar, yaşanan trajedinin boyutunu daha da derinleştiriyor.
Refah, Han Yunus ve Gazze'nin kuzey bölgelerinde de benzer durumlar yaşanıyor. Resmi verilere göre binlerce şehidin naaşı hala yüzlerce yıkılmış evin altında bulunuyor.
Gazze'deki sivil savunma ekipleri, sınırlı imkanlarla yürüttükleri çalışmalarda birçok cenazeye ulaşamadıklarını, bazı bölgelerde ise naaşların tamamen parçalandığını ve tanınamaz hale geldiğini belirtiyor.
Yetkililer, siyonist rejimin enkaz kaldırma çalışmalarında naaşları kasıtlı şekilde parçalayarak yok ettiğine ve kalıntıları molozla karıştırdığına dair ciddi bulgular bulunduğunu ifade ediyor. Bu durum, uluslararası hukuka göre ağır bir ihlal ve savaş suçu olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, sivillerin hedef alınması, cenazelerin çıkarılmasının engellenmesi ve naaşlara saygı gösterilmemesinin Cenevre Sözleşmeleri kapsamında açık bir ihlal olduğunu vurguluyor.
Gazze'de yaşanan bu insanlık dramı, sadece bir savaşın değil, aynı zamanda hafızanın da yok edilmesi olarak görülüyor. Aileler ise tek bir şey istiyor: Şehitlerinin naaşına ulaşmak ve onları onurlu bir şekilde defnedebilmek. (İLKHA)