Siyonist rejim hükümeti, işgal altındaki Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde yer alan Bab es-Silsile Mahallesi'ndeki Filistinlilere ait mülklerin kamulaştırılmasına yönelik yeni bir kararı onayladı.
Kudüs Valiliği tarafından yapılan açıklamada, kararın Mescid-i Aksa'ya bitişik bölgelerdeki Filistin mülklerini hedef aldığı ve bunun yeni bir sömürgeci tırmanış anlamına geldiği belirtildi. Açıklamada, söz konusu adımın Filistinlilerin zorla göç ettirilmesi ve tarihi mülkler üzerindeki işgal kontrolünün derinleştirilmesi amacı taşıdığı ifade edildi.
İşgal basınında yer alan bilgilere göre, Eski Şehir'deki bir caddenin, genişletilmesi planlanan 'Yahudi Mahallesi'nin parçası haline getirilmesi hedefleniyor.
Bab es-Silsile yolu, Mescid-i Aksa'ya açılan en önemli tarihi geçiş noktalarından biri olarak biliniyor. Bölge, aynı zamanda Filistinlilerin ticari ve sosyal hayatının canlı şekilde sürdüğü son alanlardan biri olma özelliğini taşıyor.
Bölgedeki Filistinli esnaf, işgal yönetiminin uzun süredir bu adımı hayata geçirmek istediğini belirterek olası tahliyelerin 'felaket' anlamına geleceğini söyledi. Esnaf, Yahudi yerleşim alanının genişletilmesi halinde bölgenin demografik yapısının ciddi şekilde değişeceğini ifade etti.
Kudüs Valiliği de kararın yalnızca emlak meselesi olmadığını, siyasi ve dini boyutlar taşıdığını vurguladı. Açıklamada, hedef alınan bölgenin Mescid-i Aksa çevresindeki Filistin ve İslam varlığını tasfiye etmeye dönük daha geniş kapsamlı planların parçası olduğu kaydedildi.
Uzmanlar, siyonist rejimin dayandığı hukuki zeminin 1968 yılında Eski Şehir'de 'kamu yararı' bahanesiyle el konulan 116 dönümlük alan kararına uzandığını belirtiyor. O dönemde yalnızca 5 dönüm büyüklüğünde olan 'Yahudi Mahallesi'nin yıllar içinde genişletilerek yaklaşık 130 dönüme çıkarıldığı ve binlerce Yahudi yerleşimcinin bölgeye taşındığı ifade ediliyor.
Kararın uygulanması halinde Bab es-Silsile çevresindeki 15 ila 20 arasında tarihi Filistin mülkünün işgal yönetiminin kontrolüne geçebileceği belirtiliyor. El konulması beklenen mülkler arasında Eyyubi, Memlük ve Osmanlı dönemlerinden kalma tarihi yapılar, medreseler, vakıf binaları ve dükkânlar bulunuyor.
Araştırmacılar, hedef alınan bölgede Memlük dönemine ait Taştemuriyye Medresesi gibi önemli İslami eserlerin yer aldığını belirtiyor. Bölgedeki birçok yapının geçmişte Mescid-i Aksa ve Kubbetü's-Sahra için vakfedildiği aktarılıyor.
Filistinliler ise Bab es-Silsile'nin yalnızca taş binalardan oluşmadığını, Kudüs'ün dini, kültürel ve toplumsal hafızasının önemli bir parçası olduğunu vurguluyor. Kararın uygulanması durumunda işgalcilerin baskılarının artacağı, Mescid-i Aksa'ya ulaşımın daha da zorlaştırılacağı ve yerleşimcilerin bölgedeki varlığının genişletileceği ifade ediliyor. (İLKHA)