Ali Muhammed Ömer, son dönemde artan dış müdahaleler ve bölgesel gerilimler üzerine yaptığı açıklamada, Somali'nin egemenliğine yönelik her türlü girişime karşı net bir duruş sergilediklerini ifade etti.
Ömer, özellikle siyonist rejimin Somaliland bölgesinde diplomatik varlık oluşturma girişimine değinerek 'Somali'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü hiçbir şekilde pazarlık konusu değildir. Hiçbir dış güç, hangi gerekçeyle olursa olsun ülkemizin bir parçasını ayrı bir yapı gibi değerlendiremez.' dedi.
Bu tür adımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Ömer, Somali'nin tepkisinin duygusal ya da ani değil, tamamen diplomatik ve hukuki çerçevede olduğunu belirterek 'Biz meseleleri gerilimle değil, uluslararası hukuk ve çok taraflı diplomasiyle ele alıyoruz.' ifadelerini kullandı.
Bölgedeki geniş çatışma ortamına da değinen Somalili Bakan, ülkesinin pozisyonunun 'pasif tarafsızlık' olmadığını söyleyerek 'Bizim tutumumuz ilkeli bir tutumdur. Gerilimin tırmanmasına, sivillerin zarar görmesine ve bölgesel istikrarsızlığa karşıyız.' değerlendirmesini yaptı.
Somali'nin Bab el-Mendeb ve çevresindeki stratejik deniz yollarına ilişkin yaklaşımını da aktaran Ömer 'Tüm uluslararası deniz yollarının açık, güvenli ve kesintisiz kalması gerekir. Bu hatlar sadece Somali'nin değil, küresel ticaretin damarlarıdır.' dedi.
Yabancı askeri varlıklara ilişkin tartışmalara da değinen Ömer, bu tür anlaşmaların yalnızca Somali hükümetinin onayıyla ve ulusal çıkarlar doğrultusunda geçerli olabileceğini vurguladı. 'Somali'de hiçbir siyasi, askeri ya da stratejik varlık hükümetin izni olmadan meşru değildir. Egemenlik devredilemez ve kiralanamaz.' ifadelerini kullandı.
Ömer'in açıklamaları, Somali'nin hem ayrılıkçı Somaliland meselesi hem de bölgesel güç rekabeti karşısında daha sert bir egemenlik vurgusuna yöneldiğini ortaya koydu. (İLKHA)