Sudan'da 15 Nisan 2023'te başlayan savaş, aradan geçen üç yılda yalnızca askeri bir çatışma olmaktan çıkarak devlet yapısını çökerten büyük bir yıkıma dönüştü. Başkent Hartum'da başlayan çatışmalar kısa sürede ülkenin tamamına yayılırken, Sudan bugün dünyanın en ağır insani krizlerinden biriyle karşı karşıya bulunuyor.
Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında süren çatışmalar, herhangi bir tarafın kesin üstünlük sağlayamadığı uzun süreli bir yıpratma savaşına dönüştü. Kentler el değiştirirken ülkenin altyapısı, kamu kurumları ve sosyal düzeni büyük ölçüde çöktü.
Siyasi alanda da derin bir çıkmaz yaşanıyor. Sivil siyasi grupların ortak bir tutum geliştirememesi ve farklı hesaplarla hareket etmesi, krizin daha da derinleşmesine yol açtı. Bir yandan eski rejimle hesaplaşma söylemleri, diğer yandan demokrasi vaatleri öne çıkarken, savaşın yükünü doğrudan Sudan halkı taşıdı.
Uluslararası toplumun yaklaşımı ise eleştiri konusu olmaya devam ediyor. Cidde başta olmak üzere farklı merkezlerde yürütülen diplomatik girişimlerin somut sonuç üretmediği, ateşkes ve siyasi çözüm konusunda kalıcı ilerleme sağlanamadığı belirtiliyor. Sudan krizi giderek 'unutulan savaşlar' kategorisine sürükleniyor.
İnsani tablo ise her geçen gün ağırlaşıyor. Milyonlarca Sudanlı ülke içinde ve dışında yerinden edilirken, sağlık ve eğitim hizmetleri büyük ölçüde çöktü. Özellikle Hartum, Darfur, Cezire ve Kordofan bölgelerinde yıkılmış şehirler, kalabalık göç kampları ve artan sivil kayıplar savaşın boyutunu gözler önüne seriyor.
Uzmanlara göre savaşın uzaması yalnızca mevcut acıları derinleştirmiyor; aynı zamanda Sudan'ın gelecekte yeniden inşa edilmesini de zorlaştırıyor. Ülke bugün, parçalanma riski ile kalıcı savaş düzeni arasında sıkışmış durumda. (İLKHA)