Burada konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, ABD ile son 10 yılda artan ticari ve yatırım ilişkilerinden memnuniyet duyduklarını söyledi.
İkili ticaret hacminin geçen yıl 39 milyar dolara ulaşarak tarihi seviyeye çıktığını, ABD'nin, Almanya'nın ardından ikinci büyük ticaret partneri konumuna geldiğini belirten Hisarcıklıoğlu, bu ivmenin, yılın ilk çeyreği itibarıyla devam ettiğini aktardı.
Hisarcıklıoğlu, küresel ekonomide sık ve şiddetli şoklar yaşandığını, ülkeler ve bölgeler arasında parçalanmanın derinleştiğini, kurallara dayalı ticaret sisteminin zayıfladığını, korumacılığın arttığını, güvenin azaldığını ve öngörülebilirliğin giderek kaybolduğunu belirtti.
Türkiye'nin, öngörülebilir, kurallara bağlı ve üretim gücü yüksek bir ülke olduğuna dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, aynı zamanda coğrafyanın en büyük sanayi üretim üssü olduğunu ve stratejik ortak konumunda bulunduğunu ifade etti.
'Ulaştığımız ticaret hacmi bizleri cesaretlendirmektedir'
Hisarcıklıoğlu, küresel tedarik zincirlerinin yeniden kurulduğunu, near-shoring (yakın kıyı desteği) ve friend-shoring (dost desteği) kavramlarının zorunluluk haline geldiğini bildirerek, 'Türkiye, coğrafyası, sanayi altyapısı ve insan kaynağıyla bu yeni paradigmanın merkezinde yer almaktadır. ABD ile daha güçlü ekonomik ortaklık kurmak istiyoruz ama bu ortaklık sadece ticaret rakamlarından ibaret olmamalı. Bugün ulaştığımız ticaret hacmi, bizleri cesaretlendirmektedir. 100 milyar dolarlık ticaret hedefimize ulaşmak için güçlü bir ivme yakaladık ancak bu büyümeyi sürdürülebilir kılmak, daha dengeli bir yapıya kavuşturmak zorundayız.' dedi.
Bu ortaklığın, birlikte üretmeyi, teknoloji geliştirmeyi ve büyümeyi hedeflemesi gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, savunma sanayisinden yapay zekaya, enerjiden dijital ekonomiye kadar birçok alanda derin işbirliğinin mümkün olduğunu kaydetti.
Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin enerji, savunma, yapay zeka, dijital ekonomi, siber güvenlik gibi alanlarda büyük bir potansiyele sahip olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Özellikle LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) ticareti, yenilenebilir enerji alanında işbirliğimizi daha ileri taşımamız gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye, savunma sanayisinde dünyanın önde gelen oyuncularından birisi haline geldi, yüksek teknoloji üretiminde önemli bir kapasiteye ulaştık, bu kapasiteyi ABD ile ileriye taşıyabiliriz. Aynı zamanda karşılıklı yatırımların artırılması da büyük önem taşımaktadır. ABD'li şirketlerin Türkiye'ye son 20 yılda yaptığı yatırımlar, 16 milyar dolara ulaşmıştır, bu rakamın çok daha yukarılara taşınması gerektiğine inanıyoruz.'
Daha güçlü ortaklık kurmanın önünde hala engeller bulunduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, bu anlamda CAATSA yaptırımlarının bir an önce kaldırılması gerektiğini dile getirdi.
Hisarcıklıoğlu, ayrıca 'Section 232' uygulamaları ve ABD'nin tek taraflı artırdığı gümrük tarife oranlarının, ikili ticaretin potansiyelinin gerisinde kalınmasına neden olduğunu aktararak, 'Eğer gerçekten daha büyük bir ortaklık hedefliyorsak, bu engelleri birlikte aşmalıyız.' diye konuştu.
'Ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için ortak programlar yürütüyoruz'
Türkiye firmaların ABD'deki yatırımlarının 14 milyar doları aşmasının, Türkiye iş dünyasının bu ortaklığa güçlü şekilde inanmasının göstergesi olduğunu kaydeden Hisarcıklıoğlu, 100 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşmaya katkı vermek için Chicago'da TOBB Ticaret Merkezi kurduklarını belirtti.
Hisarcıklıoğlu, Türkiye ve ABD'li firmaların yeni ticari bağlantıları için merkezin, lojistikten satış sonrası hizmetlere, pazarlamadan tedarik zinciri yönetimine kadar geniş bir yelpazede çözümler sunduğunu söyledi.
Merkezin, açıldığı günden bu yana 17 sektörde 150'den fazla ihracatçı firmaya hizmet verdiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, benzer merkezleri ABD'nin farklı eyaletlerine ve ABD kıtasının çeşitli bölgelerine yaygınlaştırmayı hedeflediklerini ifade etti.
Hisarcıklıoğlu, TOBB ve ABD Ticaret Odası olarak iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için ortak programlar yürüttüklerini, ticaret ve yatırım ilişkilerini güçlendirmeye yönelik etkinlikler hayata geçirdiklerini, bu işbirliğini de siyasi iniş çıkışlardan bağımsız şekilde sürdürdüklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise toplantıda yaptığı konuşmada, 'Savaş sonrası yeni bir bölgesel ortam, yeni şartlar bekliyor bizi. Yeni dinamikler devreye girecek. Bu ortamda istikrarını, güvenli liman vasfını koruyan, önemli değerleri olan bir ülke olarak çok önemli fırsatlarımız, imkanlarımız olduğuna inanıyoruz.' dedi.
Yılmaz, 2012'den bu yana TOBB ile ABD Ticaret Odası arasında sürdürülen işbirliğinin iki ülke arasında diyaloğu ve ortaklık zeminini geliştirici, yatırımları destekleyici etkilerini hep birlikte gördüklerini söyledi.
Türkiye ile ABD arasındaki köklü stratejik ortaklık ve müttefiklik ilişkisinin, ekonomik işbirliği açısından güçlü bir zemin sunduğunu belirten Yılmaz, karşılıklı güvene dayanan bu yapının, yatırım ve ticaret ilişkilerinin derinleşmesine imkan tanıdığını, iki ülke arasındaki ekonomik etkileşimin uzun vadeli ve sürdürülebilir şekilde gelişmesini desteklediğini ifade etti.
Yılmaz, Türkiye-ABD ticaret hacminin geçen yıl 39 milyar dolara yaklaştığını, hedefin 100 milyar dolar olduğunu aktararak, 'Gelişmeler ümit verici. 2026 yılının ilk çeyreğinde 10,4 milyar dolarlık bir ticaret hacmi oluşmuş. Bu da bu yıl önemli bir performans ortaya koyacağımızı gösteriyor ve 100 milyar dolar hedefi açısından güçlü bir potansiyele işaret ediyor.' diye konuştu.
Bu ticaretin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasının da önemli olduğunu dile getiren Yılmaz, '2025 yılından itibaren ticaret dengesinde Türkiye aleyhine gelişen bir tablo ortaya çıkmış, özellikle enerji ve savunma alanındaki işbirliklerinin etkisiyle dış ticaret açığı artış eğilimi göstermiştir. Bu nedenle ticari ilişkilerimizi çeşitlendirerek ve katma değeri yüksek alanlara yönelerek daha dengeli bir büyüme yapısını tesis etmeyi hedefliyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.
'Türk firmalarının ABD'de ortaya koyduğu performans dikkat çekicidir'
Yılmaz, ticaret hacmindeki gelişmelerin yanı sıra karşılıklı yatırımların da ilişkilerin en önemli unsurlarından birini oluşturduğunu anlatarak, '2003-2025 döneminde ABD'den Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımlar yaklaşık 16 milyar dolar olmuştur. Bugün ülkemizde 2 bin 300'ü aşkın ABD sermayeli firma üretim, ihracat, istihdam ve AR-GE alanlarına ciddi katkılar sunmaktadır. Aynı dönemde Türk firmalarının ABD'de gerçekleştirdiği doğrudan yatırımlar ise 14 milyar dolar gibi hiç de küçümsenmeyecek bir seviyeye gelmiştir. Dolayısıyla yatırımlarda dengeli bir ilişki olduğunu söyleyebilirim.' şeklinde konuştu.
'Türkiye'de yapacağınız yatırımlar inanılmaz meyveler verecektir'
ABD Ticaret Odası bünyesindeki ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani Üst Yöneticisi (CEO) Hamdi Ulukaya da Türkiye'nin genç, enerjik, dinamik bir iş dünyasına sahip olduğunu ifade etti.
Son zamanlarda yaşanan savaş ve çatışmaların, Türkiye'nin önemini gösterdiğine işaret eden Ulukaya, şunları kaydetti:
'Sadece Türkiye'ye yatırım yapmak isteyen Amerikan şirketleri değiliz biz. Aynı zamanda ABD'de yatırım yapan Türk şirketleriyiz. 100 milyar dolar gibi iddialı hedeflerimiz var. ABD-Türkiye İş Konseyi olarak iki ülke arasında çok büyük bir fırsat olduğunu görüyoruz. Ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, derinleştirilmesi açısından heyecanlıyım. ABD-Türkiye ilişkisinin iyi gitmesi bölge ve dünya için iyi, ben rolüm gereği elimden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğim, bu ilişkileri daha iyiye taşımaya çalışacağım, 'Belki Türkiye'de bir yatırım yapmalıyım' diye de düşünmeye başladım. 20-30 yıl sonra sanırım burada benim de bir yatırım yapmam gerekiyor. Uzun vadeli düşünecek olursanız, Türkiye'de yapacağınız yatırımlar inanılmaz meyveler verecektir. Dolayısıyla Amerikalılar çok ciddi şekilde daha fazla yatırım yapmayı düşünmeliler.' (İLKHA)