Güncel

Türkiye'de baraj doluluk oranları, yağışların etkisi ve su riskinde son durum

Türkiye genelinde özellikle büyükşehirlerde su kaynaklarının durumu, 2026 yılı başından itibaren kuraklık ve ardından gelen yağışların etkisiyle dalgalı bir seyir izliyor. Başta İstanbul olmak üzere birçok kentte baraj doluluk oranları, yılın ilk aylarında kritik seviyelere geriledikten sonra son haftalardaki yağışlarla kısmi toparlanma gösterdi.

İstanbul'da 2026 yılına girilirken baraj doluluk oranı yaklaşık yüzde 18 seviyesine kadar düşerek son yılların en düşük seviyelerinden birine indi.
Ocak ayı sonunda yüzde 26 seviyesine çıkan doluluk, Şubat ayında yüzde 42-44 bandına yükseldi.
Mart 2026 itibarıyla ise son yağışların etkisiyle doluluk oranı yüzde 46-47 seviyelerine kadar ulaştı.

Ancak bu oran, geçen yılın aynı dönemine göre hala oldukça düşük. Örneğin 2025 Mart ayında İstanbul barajları yüzde 79 seviyesindeydi.

Diğer büyükşehirlerde de benzer tablo dikkat çekiyor. İzmir'de baraj doluluk oranı yüzde 66 civarında ölçülürken, bazı barajlarda oran yüzde 30'un altına düşmüş durumda.

Yağışlar su kaynaklarını ne ölçüde etkiledi?

Uzmanlara göre son haftalardaki yağmur ve kar yağışları barajlara kısmi rahatlama sağladı.
Nitekim İstanbul'da Aralık 2025'te yüzde 18 seviyesinde olan doluluk oranı, yağışlarla birlikte Şubat ayında yüzde 40'ın üzerine çıktı.

Ancak yağışların etkisinin sınırlı kaldığı, su rezervlerinin henüz güvenli seviyeye ulaşmadığı vurgulanıyor.

Su sıkıntısı riski devam ediyor mu?

Yetkililer ve uzmanlar, mevcut artışa rağmen su sıkıntısı riskinin tamamen ortadan kalkmadığı görüşünde. Özellikle; artan nüfus, yüksek tüketim, iklim değişikliği ve düzensiz yağış rejimi gibi faktörler nedeniyle büyükşehirlerde su yönetimi kritik önem taşıyor.

Baraj doluluk oranlarının yüzde 50'nin altında kalması, uzun vadeli su güvenliği açısından riskli kabul ediliyor.

Toplumun su tasarrufu bilinci ne durumda?

Veriler, su tüketiminin artmaya devam ettiğini gösteriyor. İstanbul'da su tüketimi yıllık bazda artış eğiliminde.

Uzmanlar, toplumda farkındalığın arttığını ancak bunun davranışa yeterince yansımadığını belirtiyor.
Özellikle günlük kullanımda israfın sürdüğü, tasarruf alışkanlıklarının yeterince yerleşmediği ifade ediliyor.

Tasarruf için hangi önlemler alınmalı?

Uzmanlara göre su krizinin önlenmesi için hem bireysel hem de kurumsal düzeyde önlemler şart.

Bireysel önlemler; diş fırçalarken ve tıraş olurken musluğu kapatmak, kısa duş alışkanlığı kazanmak, damlayan muslukları onarmak ve bahçe sulamada gece saatlerini tercih etmek şeklinde sıralanıyor.

Kentsel ve kurumsal önlemler açısından ise kaçak-su kayıplarının azaltılması, gri su ve yağmur suyu geri kazanımı, tarımda damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve su yönetiminde dijital izleme sistemlerinin artırılması öne çıkan tavsiyeler arasında. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }