Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) tarafından, VI. Ulusal Aşçılık Kampı kapsamında düzenlenen Bilim Kafe etkinliğinde, gastronominin tarihsel kökenleri ve mesleki dönüşümü ele alındı.
Bilim Kafe, Yükseköğretim Kurulu Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda gerçekleştirildi.
Bu yıl 'toprak' temasıyla düzenlenen ve yurt dışından iki, yurt içinden 81 olmak üzere toplam 83 üniversiteden akademisyen ve öğrenci ile pek çok sektör temsilcisini bir araya getiren Türkiye'nin ilk ve tek ücretsiz aşçılık eğitim hareketi olan VI. Ulusal Aşçılık Kampında dört gün süresince bilim kafe buluşmaları yapılıyor.
Osmanlı'dan günümüze uzanan aşçılık geleneği
Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Arif Bilgin, 'Osmanlı Sarayına Personel Seçimi ve Mengenli Aşçılar' başlıklı Bilim Kafe etkinliğinde, aşçılık mesleğinin kökenine ve dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Mengen aşçılık geleneğinin saray mutfağına dayanan kökeni, usta çırak ilişkisinin yapılanması ve sektördeki kurucu rolleri sebebiyle çok güçlü bir gelenek haline geldiğini söyleyen Prof. Dr. Bilgin, Ulusal Aşçılık Kampı gibi etkinliklerin söz konusu geleneğin görünürlüğünü artırdığını ifade etti.
Aşçılığın Mengen'i ve Bolu'yu en fazla temsil eden, karakterize gelenek olduğunu belirten Bilgin 'Dünyanın çok farklı bölgelerinde, şehirlerinde, farklı işletmelerinde Bolulu aşçıların, özellikle de Mengenli aşçıların istihdam edildiklerini biliyoruz. Bu köklü bir gelenek.' ifadelerine yer verdi. Bilgin, Mengen aşçılık geleneğine aşçılık eğitiminin kurumsallaşmasının büyük bir katkısı olduğunu kaydederek, dijitalleşme ile ortaya çıkan büyük dönüşümlerin aşçılık mesleğinin inşasına farklı yönlerden katkı sağlamaya başladığını ifade etti.
'Aşçılarımızın hikayelerini dünyada görünür kılmalıyız'
Sosyal medya videoları ve web bilgileri gibi unsurların aşçılığı uygulama açısından farklı kanallardan öğrenme imkanı sunmaya başladığına dikkat çeken Bilgin, aşçılık eğitiminin zamanla kurumsallaştığını ve dijitalleşmenin mesleğin öğrenilme biçimlerini dönüştürdüğünü ifade etti.
Prof. Dr. Bilgin, yeni dönemde farklı öğrenme kanallarının ortaya çıktığını vurgulayarak 'Görünürlüğü sağlamanın yollarından bir tanesi aşçıların hikayelerini görünür kılmak. Bütün dünyaya yayabilmek. Aşçılık bugün çok gözde bir meslek, gelecekte de hiçbir zaman önemini yitirmeyecek, aşçılık mesleği hep olacak.' dedi.
Prof. Dr. Bilgin, bilim iletişiminin tarihsel kökenlerine de değinerek, Osmanlı döneminde bilginin topluma ulaştırılması amacıyla önemli girişimlerde bulunulduğunu belirtti. Bilimsel cemiyetler, yayınlar ve sergiler aracılığıyla bilginin geniş kitlelere ulaştırıldığını ifade eden Bilgin, geçmişte seyyar sergilerle bilimin toplumun ayağına götürüldüğünü kaydetti.
'Etkinliği büyütmeye çalışacağız'
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ferudun Kaya aşçılık kampının yeniden düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, sürece akademisyenlerin çok büyük katkısı olduğunu belirtti. Kaya 'Geleneksel hale gelen bu etkinliği, tüm desteği vererek genişletmeye ve büyütmeye çalışacağız.' diye konuştu.
Aşçılık Okulu Mezunları Derneği (ASOMDER) Başkanı ve BAİBU Öğretim Görevlisi Berker Çiftçi de kampın, Türkiye'nin farklı üniversitelerinden akademisyen ve öğrencileri bir araya getiren önemli bir platform olduğunu aktardı. Çiftçi '6 yıl aradan sonra aşçılık kampı düzenlemek gerçekten büyük bir heyecan. Burada Polonya ve Bulgaristan'dan iki üniversite dahil 83 üniversiteyi ağırlıyoruz.' ifadelerine yer verdi.
Öğrenci, akademisyen ve şefler aynı masada
Mengen'de düzenlenen Aşçılık Kampı, şefler, akademisyenler ve öğrencileri aynı platformda bir araya getirerek gastronomi eğitiminin uygulamalı ve kültürel boyutuna katkı sunuyor. Katılımcılar, kampın mesleki gelişim, deneyim paylaşımı ve bilgi aktarımı açısından önemli bir zemin oluşturduğunu kaydetti.
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper Kurnaz da kampın usta-çırak geleneğini akademik ve sektörel düzeyde buluşturan bir yapı olduğuna işaret ederek 'Hem akademik ortamlarla bilgi aktarımıyla hem de sosyal ortamlarla insanların bir araya geldiği ve farklı üniversiteler de bir network alanı oluşturduğumuza inanıyoruz.' dedi.
Anadolu Üniversitesinden Dr. Emrah Yıldız, Arif Bilgin'in bilim kafe sunumunun mesleğe farklı bir bakış açısı kazandırdığını belirterek 'Normalde gastronomiyi herkes yeme içme ile alakalı bir unsur gibi algılayıp hep bununla ilgili ifadeler kullanırken Arif Hoca'nın insan kaynağı yönünden konuyu ele alması, Mengen aşçılık geleneğinin ustadan çırağa 'el verme' olarak anlatması çok kıymetli bir bilgi.' ifadelerini kullandı.
'Şeflerimizden önemli kazanımlar elde ediyoruz'
Kampa katılan eğitmen şef Emrah Zeyyat Karbancıoğlu, organizasyonun sektör açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek 'Dünya üzerindeki yapılan, en verimli, en işe yarayan, bu kadar gastronomi, aşçılık öğrencisine dokunabilen tek etkinlik olduğunu düşünüyorum. Aşçılığa, mutfağa, Türk mutfağına ve yöresel ürünlerimize katkı sunmaya çalışıyoruz.' dedi.
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mengen Aşçılık Meslek Yüksekokulu öğrencilerinden Ecesu Yanık 'Burada güzel bir network kazanıyoruz. Öncelikle şeflerle ve eğitmenlerle tanışma fırsatımız oluyor. Onlarla iletişim bizim için daha iyi, verimli oluyor.' görüşünü dile getirdi.
Yağmur Gültekin de 'Özellikle mutfaklarda çok güzel etkinlikler oluyor. Şeflerimizden önemli kazanımlar elde ediyoruz. Mengen'de eğitim görmekten dolayı mutluluk duyuyorum.' ifadelerini kullandı. (İLKHA)