Analiz

UNESCO'dan Lahey'e: Siyonist rejimin uluslararası hukukla gerilimi

Siyonist rejim, Birleşmiş Milletler ve bağlı kurumlarla yaşadığı gerilimi her geçen yıl artırırken, son olarak BM raporuna yönelik sert tepki ve diplomatik kopuş adımlarıyla dikkat çekti. UNESCO, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve İnsan Hakları Konseyi gibi kurumlarla yaşanan krizler, Tel Aviv'in uluslararası denetim mekanizmalarına karşı giderek sertleşen tutumunu ortaya koyuyor.

Siyonist rejimin uluslararası hukuk ve küresel kurumlarla yaşadığı gerilim uzun süredir devam ederken, son gelişmeler bu çatışmanın daha da derinleştiğini gösteriyor.

Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan ve çatışmalarda cinsel şiddet içeren raporun ardından Tel Aviv yönetiminin BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile ilişkileri askıya alma kararı alması, yeni bir diplomatik krize yol açtı.

BM raporunda yer alan değerlendirmeler, siyonist rejim ile Rusya'nın da yer aldığı bazı aktörlerin 'çatışmalarda cinsel şiddet' şüphesiyle listeye alınmasını içerirken, Tel Aviv yönetimi bu kararı 'yanlı ve siyasi' olarak nitelendirdi.

Siyonist rejim sözde Dışişleri Bakanlığı raporu sert ifadelerle eleştirerek Birleşmiş Milletleri 'taraflı bir yapı' olmakla suçladı.

BM ile kopan ilişkiler ve sertleşen söylem

Siyonist rejimin BM Genel Sekreteri ve kurumlarıyla ilişkilerini askıya alması, uluslararası arenada alışılmadık bir adım olarak değerlendirildi.

Tel Aviv yönetimi, raporun 'gerçek dışı ve kasıtlı' olduğunu savunurken, BM ise iddiaların sahadaki doğrulanmış bulgulara dayandığını açıkladı.

BM yetkilileri, özellikle Gazze ve Batı Şeria'daki 'gözaltı' süreçlerinde cinsel şiddet ve kötü muamele iddialarına ilişkin çok sayıda doğrulanmış vaka bulunduğunu belirtti.

Buna rağmen siyonist rejim, iddiaları reddederek uluslararası kuruluşları 'siyasi baskı aracı' olmakla suçlamayı sürdürdü.

Uluslararası kurumlarla uzun süredir devam eden kriz

Siyonist rejimin BM ile yaşadığı gerilim yeni değil.

İşgalciler, yıllardır İnsan Hakları Konseyi'ni 'sistematik olarak taraflı olmakla' suçlarken, 2025 yılında konseye üyeliğini sonlandırmıştı.

UNESCO ile yaşanan kriz de benzer şekilde derinleşmiş, Filistin'in üyeliği sonrası başlayan anlaşmazlıklar 2017'de ABD ile birlikte siyonist rejimin örgütten çekilmesine kadar uzanmıştı.

Tel Aviv yönetimi, özellikle Kudüs ve Filistin topraklarındaki kültürel miras kararlarını 'tarihi bağları yok saymak' olarak değerlendirirken, UNESCO bu kararların uluslararası hukuka dayandığını savunmuştu.

Uluslararası Ceza Mahkemesi ve 'hesaplaşma' süreci

Siyonist rejim ile Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) arasındaki gerilim de giderek tırmanıyor.

Filistin'in Roma Statüsü'ne taraf olmasıyla birlikte mahkemenin yetkisini tanımayan siyonist rejim, son yıllarda hakkında açılan soruşturmaları 'siyasi motivasyonlu' olarak nitelendiriyor.

Özellikle Gazze savaşına ilişkin yürütülen süreçte üst düzey işgalci yetkililer hakkında olası savaş suçu soruşturmaları gündeme gelirken, Tel Aviv yönetimi mahkemenin yetkisini reddederek uluslararası hukuk mekanizmalarına karşı sert bir pozisyon aldı.

'Seçici tanıma' ve artan diplomatik çatışma

Uzmanlara göre siyonist rejim, uluslararası kurumlarla ilişkilerinde 'çıkar temelli yaklaşım' izliyor.

Tel Aviv, kendi tezlerine uygun kararları desteklerken, aleyhine olan rapor ve kararları ise 'gayrimeşru' ilan ediyor.

Bu durum özellikle BM, UCM ve UNESCO gibi kurumlarla ilişkilerde sürekli krizlere yol açarken, Filistin meselesi bu çatışmanın merkezinde yer alıyor.

Filistinli yetkililer ise uluslararası toplumun daha etkin adımlar atması gerektiğini vurguluyor.

Sonuç: Derinleşen bir kırılma hattı

Siyonist rejim ile uluslararası hukuk mekanizmaları arasındaki gerilim, yalnızca diplomatik bir anlaşmazlık olmaktan çıkıp yapısal bir çatışmaya dönüşmüş durumda.

BM raporlarına yönelik tepkiler, kurumlarla bağların askıya alınması ve soruşturmalara verilen sert yanıtlar, bu kırılmanın daha da derinleştiğine işaret ediyor.

Uzmanlar, mevcut tablonun uluslararası hukuk düzeninin geleceği açısından kritik bir eşik oluşturduğunu ve bu gerilimin önümüzdeki dönemde daha da sertleşebileceğini değerlendiriyor. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }