Uzman Diyetisyen Nevzat Ertaş, obezitenin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ciddi bir halk sağlığı problemi haline geldiğini söyledi. 4 Mart'ın Dünya Obezite Günü olarak kabul edildiğini hatırlatan Ertaş, obezitenin vücutta aşırı miktarda yağ birikmesi olarak tanımlanabileceğini belirtti.
“2030’a doğru 1 milyar kişi obez olabilir”
Dünya Sağlık Örgütü’nün 2024 yılı raporlarına göre dünyadaki erişkin nüfusun yüzde 59’unun fazla kilolu veya obez olduğunu belirten Ertaş, “Mevcut beslenme alışkanlıklarının devam etmesi halinde 2030 yılına doğru dünyada 1 milyar insanın obeziteye sahip olacağı tahmin edilmektedir.” dedi.
Ertaş, bu verilerin obezitenin küresel ölçekte büyüyen bir sağlık sorunu olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
“Beden Kitle İndeksi 30’un üzerindeyse obezite”
Obezitenin tanı kriterlerine değinen Ertaş, “Vücut ağırlığının kilogram cinsinden, boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle Beden Kitle İndeksi (BKİ) hesaplanır. BKİ sonucuna göre 25-30 arasındaki değerler fazla kilolu, 30’un üzerindeki değerler ise obez olarak kabul edilir.” ifadelerini kullandı.
Bel çevresi ölçümünün de önemli bir gösterge olduğunu belirten Ertaş, “Kadınlarda 80 santimetrenin, erkeklerde 94 santimetrenin üzerindeki bel çevresi risklidir. Kadınlarda 88 santimetreyi, erkeklerde ise 102 santimetreyi aşan ölçümler obezite olarak sınıflandırılır.” dedi.
“Temel neden alınan ve harcanan kalori arasındaki dengesizlik”
Nevzat Ertaş
Obezitenin büyük ölçüde önlenebilir nedenlere dayandığını vurgulayan Ertaş, “Temel sebep, vücuda alınan kalori miktarı ile harcanan kalori miktarı arasındaki dengesizliktir.” dedi.
Obezitenin tek başına bir hastalık olduğuna dikkat çeken Ertaş, bununla birlikte tip 2 diyabet, hiperlipidemi, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, kas-iskelet sistemi hastalıkları, inme, bazı kanser türleri ve solunum sistemi hastalıkları için de önemli bir risk faktörü olduğunu kaydetti.
Türkiye’de obezite ile mücadele programı uygulanıyor
Ertaş, Türkiye’de “Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı” kapsamında obezite ile mücadele ve fiziksel aktivite eylem planının uygulandığını belirtti.
Obeziteden korunmada en önemli iki unsurun sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite olduğunu vurgulayan Ertaş, yetişkinler ve çocuklar için önerilerini paylaştı.
“Yetişkinler haftada en az 4-5 gün hareket etmeli”
Ertaş, “Yetişkinlerde haftanın 4-5 günü en az 30-35 dakika orta şiddette fiziksel aktivite önerilmektedir. Çocuk ve ergenlerde ise her gün en az 60 dakika orta ve yüksek şiddette fiziksel aktivite yapılması tavsiye edilir.” dedi.
“Çocukluk çağı obezitesi daha tehlikeli”
Çocukluk ve ergenlik döneminde büyüme ve gelişmenin devam ettiğini belirten Ertaş, bu dönemde alınan fazla kiloların yağ hücrelerinin sayısını artırdığını ifade etti.
“Artan yağ hücresi sayısı yetişkinlikte de korunur. Bu nedenle çocukluk çağında obezite yaşayan bireylerin yetişkinlik döneminde yeniden obez olma ihtimali, normal kilodaki bireylere göre yaklaşık iki kat daha fazladır.” diyen Ertaş, erken yaşta önlem alınması gerektiğini vurguladı.
“Çocuklar her gün en az 60 dakika aktif olmalı”
Çocukların tablet, bilgisayar ve telefon başında uzun süre hareketsiz kalmamaları gerektiğini belirten Ertaş, “Çocukların her gün en az 60 dakika enerjilerini harcayabilecekleri fiziksel etkinliklere katılmaları desteklenmelidir.” dedi. (İLKHA)