Güncel

Uzmanından velilere önemli uyarılar: Okula uyum sürecinde nelere dikkat edilmeli?

Mardin Artuklu Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Nur Talay, okula yeni başlayacak çocuklar için uyum sürecinin nasıl olması gerektiğine dikkat çekerek, 'Yeni bir ortam, yeni arkadaşlar ve yeni bir öğretmen çocukta heyecan ve kaygı oluşturabilir. Bu dönemde her çocuğun uyum süreci farklıdır.' dedi.

İLKHA mikrofonuna konuşan Mardin Artuklu Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Nur Talay, okula yeni başlayacak çocukların uyum sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli hususlara değindi.

Talay, okula yeni başlayacak çocuklar için yeni bir ortam, yeni arkadaşlar ve yeni bir öğretmenin heyecan ve kaygıya neden olabileceğini ifade ederek, her çocuğun okula uyum sürecinin farklı olduğunu belirtti.

'Her çocuğun uyum süreci farklıdır'

Okul döneminde her çocuğun uyum sürecinin farklılık gösterdiğini ifade eden Talay, 'Okula başlamak çocuk için önemli bir değişimdir. Yeni bir ortam, yeni arkadaşlar ve yeni bir öğretmen çocukta heyecan ve kaygı oluşturabilir. Bu dönemde her çocuğun uyum süreci farklıdır. Bazı çocuklar kısa sürede alışırken, bazı çocukların daha fazla zamana ihtiyacı olabilir. Bu süreçte ebeveynlerin sabırlı olması, çocuğun duygularını küçümsememesi ve ona güven vermesi çok önemlidir. Bunun için çocuklarının duygularını dinlemelidirler. Çocuğun kaygılarını küçümsemeden, onu gerçekten dinlediklerini hissettirmelidirler. 'Korkacak bir şey yok.' demek yerine, 'heyecanlanmanı anlayabiliyorum, biz senin yanındayız.' demek daha doğru bir yaklaşımdır. Bu konuda çocuklara karşı kararlı ve net olunmalıdır. Okula gitme konusunda aile içerisinde net bir duruş sergilenmelidir. Tehditkâr bir dilden kaçınılmalıdır. 'Okulda disipline gireceksin.' gibi korkutucu ifadeler kullanılmamalıdır. Okul olumlu anlatılmalıdır. Öğretmenler ve sınıf arkadaşları hakkında pozitif cümleler kurulmalıdır. Vedalaşmalar kısa tutulmalı, okul kapısında uzun süren ve ağlamalı ayrılıklardan kaçınılmalıdır. Öğretmenle iş birliği yapılmalı, yaşanan uyum sorunlarında okul rehberlik servisiyle iletişim halinde olunmalıdır.' şeklinde konuştu.

'Güne protein ve lif ağırlıklı, güçlü bir kahvaltıyla başlaması sağlanmalıdır'

Uyku ve beslenme düzenine dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Talay, 'Çocuğun yaşına uygun ve yeterli uyku alması, okula uyumunu ve okul performansını da artıracaktır. Bunun için uyku rutini oluşturmak adına yaz tatilinin son günleri beklenmemelidir. En az 10-15 gün öncesinden çocuğun uyku ritmi oluşturulmalıdır. Çocukların yaşına uygun, dengeli ve çeşitli beslenmesi gerekir. Kahvaltının atlanmaması önemlidir. Güne protein ve lif ağırlıklı, güçlü bir kahvaltıyla başlaması sağlanmalıdır. Ayrıca çocuğun yeterli su tüketmesi çok önemlidir. Bu nedenle yeterli su tüketme alışkanlığının kazandırılması gereklidir.' diye belirtti.

'Her ateş, her öksürük veya her burun akıntısı antibiyotik gerektirmez'

Talay, okul döneminde çocukların daha sık hastalığa yakalanabildiğine dikkat çekerek, 'Çocuklar okula başladıkları zaman daha sık hastalanabilmektedir. Toplu alanlara girdikleri için özellikle damlacık yoluyla ve elden ele temasla bulaşan hastalıklar ön plana çıkmaktadır. Üst solunum yolu enfeksiyonları damlacık yoluyla yayıldığından çocuklar daha sık enfeksiyon geçirebilmektedir. Dolayısıyla hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve el yıkama becerisinin çocuklara iyice anlatılması elzemdir. Çocuklarda ateş, öksürük ve burun akıntısı olduğu zaman bunlar üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri olabilir. Bu tür durumlarda etken çoğunlukla viral olduğundan çocuklara hemen antibiyotik verilmemelidir. Bu konuda mutlaka bir uzman görüşü alınmalıdır.' ifadelerini kullandı.

Çocuğun hangi durumlarda okula gönderilmemesine açıklık getiren Talay, 'Her ateş, öksürük veya burun akıntısı geçiren çocuk ağır bir enfeksiyon geçiriyor anlamına gelmez. Özellikle günlük yaşamlarını bozacak düzeyde halsizlik ve baş dönmesi söz konusu ise kendi hekimlerine danışılarak çocukların okula gönderilmemesi tavsiye edilmektedir. Çocukların her baş ağrısı veya karın ağrısı yaşaması ciddi bir hastalık olduğu anlamına gelmez. Bu dönemlerde çocuklar yeni bir ortama girdikleri için kaygılarını bu şekilde yansıtabilirler. Hastalığın şiddeti ve ciddiyeti konusunda mutlaka hekimlerle birlikte karar verilmesi gerekmektedir.' dedi.

'Çağımızın en büyük problemlerinden biri ekran kullanımı'

Fazla ekran kullanımının okul başarısı etkilediğini vurgulayan Talay, şunları aktardı:

'Çağımızın en büyük problemlerinden biri olan ekran kullanımı özellikle oku başarısını etkilediği konusunda ciddi çalışmalar var. Burada yalnızca ekranın kaç saat kullanıldığına değil, ekranın çocuğun yaşamındaki yerleşimine bakmak gerekir. Ekran kullanımı çocuğun uykusunun, ders çalışmasının, fiziksel aktivitesinin ve aile ile geçirdiği zamanın önüne geçmemelidir.'

'Matara ve beslenme kutusu seçiminde kolay temizlenebilen ürünler tercih edilmeli'

Talay, sağlık ve hijyen konusunda da tavsiyelerde bulunarak 'Her çocuk için aynı kapsamda bir sağlık kontrolü gerekmeyebilir. Toplu alanlara giren çocukların enfeksiyon riskine karşı korunması ve fiziksel olarak desteklenmesi önemlidir. Ancak büyüme ve gelişmenin değerlendirilmesi, aşıların kontrol edilmesi ve görme veya işitme ile ilgili bir sorun olup olmadığının gözden geçirilmesi yararlı olabilir. Çocuklara hijyen alışkanlığı kazandırılmalıdır. Doğru el yıkama ve hapşırma kuralları evde uygulamalı olarak öğretilmelidir. Matara ve beslenme kutusu seçiminde çocukların kolay temizlenebilen ve Bisfenol A (BPA) içermeyen ürünler kullanması tercih edilmelidir. Özellikle kronik hastalığı olan çocukların okul başlamadan önce doktorları tarafından değerlendirilmesi ve gerektiğinde okulla gerekli sağlık bilgilerinin paylaşılması önemlidir.' şeklinde ifadelerini aktardı.

Talay, son olarak şunları belirtti:

'Çocuklarını yalnızca ders ve okul başarısı açısından değerlendirmemeleridir. Çocuğun yeterli uyuması, dengeli beslenmesi, hareket etmesi, yeterli su tüketmesi, ekranı uygun şekilde kullanması ve kendisini güvende hissetmesi çok önemlidir. Çocuklarımızı başka çocuklarla karşılaştırmamalıyız. Onların kaygılarını küçümsemeyelim ve onları dinleyelim. Unutmayalım ki okul başarısının temelinde yalnızca akademik beceriler değil; sağlıklı bir beden, sağlıklı bir ruhsal durum ve çocuğun kendisini değerli hissetmesi vardır.' (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }