Sağlık

Uzmanlar: Erken tanı ve düzenli takip hayati önem taşıyor

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Muhammed Emin Ergün, belirti vermeden ilerleyen hiperlipideminin kalp ve damar hastalıklarına yol açabileceğini belirterek erken tanı, düzenli kontrol ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekti.

Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Muhammed Emin Ergün, toplumda yaygın görülen ancak çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen hiperlipideminin kalp krizi, inme ve damar tıkanıklığı gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirterek vatandaşlara düzenli sağlık kontrolü çağrısında bulundu.

Toplumda 'sessiz tehlike' olarak bilinen hiperlipidemi hakkında değerlendirmelerde bulunan Ergün, hastalığın kanda bulunan yağların, özellikle kolesterol ve trigliserid düzeylerinin normal sınırların üzerine çıkmasıyla ortaya çıktığını söyledi.

'Hiperlipidemi önemli bir metabolizma hastalığıdır'

Hiperlipideminin yalnızca kolesterol yüksekliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Ergün, 'Hiperlipidemi; toplam kolesterol yüksekliği, LDL yani kötü kolesterol yüksekliği, trigliserid yüksekliği ve HDL yani iyi kolesterol düşüklüğü ile karakterize önemli bir metabolizma hastalığıdır.' dedi.

Hastalığın gelişiminde birçok risk faktörünün etkili olduğuna işaret eden Ergün, 'Genetik yatkınlık, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam, obezite, diyabet, hipotiroidi, sigara ve alkol kullanımı ile bazı ilaçlar hiperlipidemiye neden olabilmektedir.' ifadelerini kullandı.

'Tanı basit bir kan testiyle konulabiliyor'

Hiperlipideminin tanısının oldukça kolay olduğunu dile getiren Ergün, 'Tanı, 8 ila 12 saatlik açlığın ardından yapılan lipid profili kan testiyle konulmaktadır. Bu testte toplam kolesterol, LDL kolesterol, HDL kolesterol ve trigliserid düzeyleri değerlendirilmektedir.' diye konuştu.

20 yaşından sonra her bireyin en az beş yılda bir lipid profili yaptırmasının önerildiğini belirten Ergün, kalp ve damar hastalıkları açısından risk grubunda bulunan kişilerde ise kontrollerin daha sık yapılması gerektiğini ifade etti.

'İlk belirti kalp krizi ya da inme olabilir'

Hastalığın çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerlediğini belirten Ergün, birçok kişinin hiperlipidemiye sahip olduğunu ancak ciddi sağlık sorunları yaşadığında bunu öğrendiğini söyledi.

Ergün, 'İleri dönemlerde göğüs ağrısı, eforla nefes darlığı, yürürken bacak ağrısı, göz kapaklarında sarı yağ birikintileri yani ksantelazma ve deride yağ nodülleri olarak bilinen ksantomlar görülebilir. Bazı hastalarda ise ilk belirti kalp krizi ya da inme olabilir.' ifadelerini kullandı.

'Tedavinin temelini yaşam tarzı değişikliği oluşturuyor'

Tedavide ilk basamağın yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu vurgulayan Ergün, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Ergün, 'Doymuş ve trans yağlardan uzak durulmalı, sebze, meyve, tam tahıllı ve lif açısından zengin besinlerin tüketimi artırılmalıdır. Haftada en az 150 dakika düzenli egzersiz yapılmalı, ideal kilo korunmalı, sigara kullanılmamalı ve alkol tüketimi sınırlandırılmalıdır.' dedi.

Yaşam tarzı değişikliklerinin yeterli olmadığı durumlarda ilaç tedavisine başvurulduğunu belirten Ergün, 'Doktorun uygun görmesi halinde statinler, ezetimib, fibratlar ve PCSK9 inhibitörleri kullanılabilmektedir. Tedavi tamamen hastaya özeldir. İlaçlar doktor önerisi olmadan kesinlikle bırakılmamalıdır.' diye konuştu.

'Düzenli kontroller ihmal edilmemeli'

Vatandaşlara tavsiyelerde bulunan Ergün, düzenli sağlık kontrollerinin kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununun önlenmesinde önemli rol oynadığını belirtti.

Ergün, 'Düzenli kan tahlillerinizi yaptırın, doktor kontrollerinizi aksatmayın ve ilaçlarınızı düzenli kullanın. Akdeniz tipi beslenmeyi tercih edin, günlük yürüyüş ve fiziksel aktiviteyi yaşamınızın bir parçası haline getirin. Sigaradan uzak durun, diyabet ve tansiyonunuzu kontrol altında tutun.' ifadelerini kullandı.

Hiperlipideminin erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabileceğini vurgulayan Ergün, düzenli takip, sağlıklı beslenme, hareketli yaşam ve ideal kilonun korunmasının kalp, beyin ve damar sağlığını koruyarak hem yaşam kalitesini hem de yaşam süresini artıracağını söyledi. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }